Arabistan’da Erdoğan sevgisi

Suudi Arabistan’da Davos’un yankıları henüz bitmiş değil. Her yerde insanlar hala Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kahramanvari tavrını, kendi ülkelerinde ve hatta bir çok ülkede böyle cesur bir Başbakan görememişliğin verdiği üzüntü ile Türk halkından gıpta ederek bahsediyorlar.

Eklenme: 27 Şubat 2009 13:36 / Güncelleme: 27 Şubat 2009 13:36 / 10,930 Okunma / 21 Yorum

Suudi Arabistan’da Davos’un yankıları henüz bitmiş değil. Her yerde insanlar hala Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kahramanvari tavrını,  kendi ülkelerinde ve hatta bir çok  ülkede böyle cesur bir Başbakan görememişliğin verdiği üzüntü ile Türk halkından gıpta ederek  bahsediyorlar.

Bir çoğu böyle bir Başbakanın milleti olabilmek gururuna ermek için Türkler'in yerinde olmak istediklerini çekinmeden dile getirirken, bunu söylemekten çekinenlerin de gözlerinden bu arzularını okuyabilmek çok kolay oluyor.

Ziyarete gittiğimiz arkadaşlarımızın evinde, sokakta, işte, çarşıda, pazarda neredeyse başka bir mevzu konuşulmuyor. İnsanlar Erdoğan’ın , Davos’da ne kadar kararlı, cesur, kendine güvenir bir tavırla ülkesini savunduğunu, bir anda maruz kaldığı haksızlığa karşı kıvrak aklıyla nasıl da susmadığını ve kendinden emin ifadeler, tavırlar sergileyerek ülkesinin saygınlığını koruduğunu, zulme seyirci kalmadığını, zalime dost olmadığını konuşuyor.

"ERDOĞAN, AMR MUSA'DAN DAHA ARAP"

Araplar Davos’daki olayın öncesinde her hangi bir Türkle karşılaştığında pek de umursamadıklarını itiraf ederken, şimdilerde karşılarına çıkan her Türke Başbakanımız hakkında övgülerde bulunduklarını, onu can-ı gönülden takdir ettiklerini ve Türkler'in şanslı bir millet olduklarını söylüyorlar.

Kimisi de, Davos’da Erdoğan’ı Amr Musa’dan daha Arap gördüğünü söyleyerek bu tavrıyla  hangi milletten olursa olsun daima mazlumun yanında olacağını ispat eden  bir Başbakan izlediklerini  ifade ediyordu. Bazı gözlerine perde inmişlerin aksine, başka bir milletten hatta Arap dünyasından, üstelik bu konuda gerekeni yapamamışlığın verdiği mahcubiyete rağmen yine de çekinmeden gayet açık bir ifade ile Başbakanımızın Davos’da söylediklerinin ne kadar gerçek olduğunu, bu tavrın her hangi bir çıkar için yapılacağına inanmadıklarını, Erdoğan’ın yaptıklarının zulme karşı kayıtsız kalamamışlıktan başka bir şey olmadığını ve hatta konuşmasında hislerinin son derece gerçek oluşunu bariz bir şekilde yüz ifadelerinde  gördüklerini  söyleyen  Araplar da var.

Bütün bunların neticesinde herkesten duyduğum  tek şey; “Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlık yaptığı bir ülkenin vatandaşı olduğunuz için çok şanslısınız.” sözü oluyor.

kullan

 

Bir çok kişi bana, benim yerimde olmak istediğini söylediğinde,  Başbakanımızın Davos’daki tavrını televizyon başında nefesimi  tutarak, zaman zaman yaşlı gözlerle izlerken duyduğum gururu tekrar yaşıyorum adeta.

Arapların sevgilerini çok yoğun yaşadıkları birçoğumuz tarafından bilinen bir durum.  Fakat Başbakanımıza olan aşırı sevgi ve hayranlıklarından ötürü gösterdikleri bu aşırı ilgiyi hiç yadırgayamayacağım doğrusu. Her ne kadar tepkilerini koyamasalar da, doğru  tekdir, aklın yolu birdir. Bu yüzden doğru yolda ilerleyen akıllı Başbakanımızı yürekten tebrik ediyorlar. Hemen belirtmekte fayda var ki; bahsettiğim insanlar sadece Suudiler değil, bilenler bilir, her milletten gurbetçi var burada ve buradaki her milletin insanından Başbakanımız hakkında aynı övgüleri duymak mümkün.

Hakikat şu ki; yaşadığımız gurur büyük elbette fakat gururumuza fazla da kapılmadan,  ülkesi için cansiperane çalışan, milletinin haysiyetini kendi haysiyeti gibi bilen, doğru bildiğini söylemekten asla çekinmeyen cesur ve yürekli  bir Başbakana sahip olduğumuz için ve hakeza; vatanı, milleti için kendisine layık görülen vazifenin sadece o şaşaalı köşkte oturmaktan ibaret olmadığının idrakinde, sürekli çalışan, koşuşturan, vatanına milletine hizmet eden ve şimdiye kadar benzerini maalesef pek göremediğimiz bir Cumhurbaşkanına sahip olduğumuz için Allah’a her gün şükretmeli, insi ve cinni şeytanların şerlerinden muhafaza etmesi için daima Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımıza başta olmak üzere, kalbinde Allah korkusu ile ülkesine hizmet eden bütün büyüklerimiz için  dua etmeliyiz.

Bir zamanlar Allah demekten sakınacak kadar katılaşmış kalpler tarafından karartılmış ülkemizin, bugünkü durumunu hakikat gözüyle görelim ve daha da iyi günler için dua edelim. Belki yakın geçmişimize kadar hayalini bile kuramadığımız güzel Türkiyemizi, bugünlerde ufukta görebiliyoruz. Bu günlerimizin bizlere Allah’ın bir ihsanı, bir lütfu, bir nimeti  olduğunu unutmamalıyız ve şükretmeliyiz. Zira nimet, nimeti verene şükrü iktiza eder. 

Başbakanımızın milletinin haysiyeti için sergilediği tavır herhalde her Türk vatandaşının göğsünü kabartmış, gözlerini doldurmuştur. Aksi halde hissedenlerin kendilerinden şüphe etmesi gerekir zaten. Bu gururu bizlere yaşattığı için Başbakanımıza olan sevgimiz saygımız daha da büyüdü elbette fakat yurt dışında yaşayan bir Türk vatandaşı olarak bu duyguyu ülkemdeki vatandaşlarımdan bir nebze daha fazla yaşadım ve hatta hala o anı tekrar tekrar  yaşadığım zamanlar oluyor.

Ayşenur KAHVECİ / Haber 7
aysenurkahveci@live.com
Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri