Türkiye'ye Yunan ve Rumlardan büyük oyun

Rumlar ve Yunanistan öyle sinsi bir plan hazırlamış ki hakkımız olan müthiş zenginlikleri kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldık.

Eklenme: 29 Kasım 2011 13:20 / Güncelleme: 29 Kasım 2011 13:20 / 39,841 Okunma / 22 Yorum

Türkiye, Doğu Akdeniz’deki yeraltı hazinesini kaybetmek üzere. Rum Yönetimi, 2003’ten bu yana kıyıdaş olduğu tüm ülkelerle anlaşma imzaladı. Uzmanlara göre Türkiye’nin denizleri başkalarının tapusuna geçiriliyor. Acilen somut adım atılmalı.
 
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin İsrail’le yaptığı anlaşma Doğu Akdeniz’de ihmal edilmiş petrol ve doğalgaz yataklarını gündeme taşıdı. Tartışmalar Mavi Marmara baskınıyla 1,5 yıldır Türkiye ile ilişkileri krize dönmüş İsrail ve RumYönetimi üzerinde yoğunlaşırken gerçekler perde arkasında kaldı. Rum yönetiminin 2003’ten bu yana Akdeniz’de kıyıdaş olduğu ülkelerle tek tek Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) anlaşmaları yaparken Dışişleri bürokratlarının 17 Aralık 2010’daki Rum-İsrail anlaşmasına kadar bu konuda somut bir adım atmadığı ortaya çıktı. Uzmanlar, “Türkiye’nin denizleri başkalarının tapusuna geçiriliyor” uyarısı yaptı.
 
ÜSTÜNKÖRÜ DİLE GETİRİLDİ
 
Türkiye’nin mevcut konjonktürde henüz Doğu Akdeniz’de münhasır ekonomik bölgesini ilan etmemesi ve kıyıdaş devletlerle yetki alanlarının sınırlandırılmasına yönelik bir anlaşma yapmamasının siyasi ve ekonomik açıdan risk olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin sadece 32,1618 boylamının batısı ile 33,40 enleminin kuzeyini kapsayan deniz alanlarında uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru hak ve menfaatleri olduğunu üstün körü bir şekilde dile getirdiği işaret ediliyor.
 
Türkiye için Prof. Dr. Sertaç Hami Başeren tarafından çizilen ve toplam 145 bin kilometrekarelik bir alanı kapsayanmünhasır ekonomik bölgenin de Yunanistan’ın son girişimleriyle tehlikeye girdiği belirtildi. Özellikle Yunanistan’ın GüneyKıbrıs veDoğu Akdeniz’e diğer kıyıdaş devletlerle yatay hat esasına göre sınırlandırma anlaşması yapması durumunda Türkiye’nin münhasır ekonomik bölgesinin 41 bin kilometrekarelik AntalyaKörfezi’yle sınırlanacağına dikkat çekildi. Uzmanlar, Türkiye’nin asgari 104 bin kilometrekarelik deniz yetki alanının Yunanistan ve diğer devletler tarafından iç edileceği tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna işaret etti.
 
50 BİN KM ARTABİLİR
 
Prof. Başeren tarafından minimalist bir yaklaşımla çizilen haritanın, yatay hat yerine düşey hatla çizildiği ve Suriye,KKTC ileMısır’ın kıyıdaş ülke esas alınarak hazırlandığı ifade ediliyor. Uzmanlar yeni bir haritanın çizilmesini isterken bu haritanın düşey hatlarla değil tıpkı GüneyKıbrıs RumYönetimi’nin yaptığı gibi yatayhatlarla çizilmesi gerektiğine işaret ediyor. Bu durumda Türkiye- ’nin münhasır ekonomik bölge alanı 50 bin kilometrekare artıyor.
 
Türkiye’nin 572 yıllık ihtiyacını karşılıyor
 
ABD Jeoloji Araştırmalar Merkezi başta olmak üzere bir çok ülke ve kuruluşun yaptığı çalışmalar Doğu Akdeniz’de toplam değeri 1.5 trilyon doları bulan 30 milyar varil petrole eşdeğer hidrokarbon yataklarının olduğunu ortaya koyuyor. 2010 yılı tüketim miktarları dikkate alındığında bölgedeki hidrokarbon rezervinin Türkiye’nin572 yıllık,Avrupa’nın ise 30 yıllık doğalgaz ihtiyacını karşılayabilecek seviyede olduğuna dikkat çekiliyor. Bu veriler eylül ayında KKTC’deki ODTÜ kampüsünde yapılan Doğu Akdeniz Enerji Sempozyumu’nda gündeme getirildi.
 
Türkiye bu aşamadan sonra ne yapmalı
 
Rum Yönetimi tarafından ilan edilen 13 bölgeden 5’i Türkiye’nin hakkı. Kıyıdaş ülkelerle MEB anlaşmaları imzalanmalı. Uluslararası deniz hukukuna atıf yapılmalı
 
Türkiye’nin vakit geçirmeden Doğu Akdeniz’e kıyıdaş ülkelerle MEB anlaşmaları yapması gerekiyor. Uzmanlar, Rum Yönetimi tarafından ilan edilen 13 bölgeden 5’inde Türkiye’nin hakkı olduğuna da işaret ediyor. Ayrıca Kıbrıs Rum Yönetimi’nin başta Lübnan olmak üzere sınırlandırma antlaşması imzaladığı ülkelerin deniz alanlarını bu ülkelerin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak vemenfaatlerine aykırı bir şekilde elde ettiği belirtiliyor.
 
DENİZ HUKUKU HAK VERİYOR
 
İmzalanan bu anlaşmalarla İsrail, Lübnan ve Mısır’ın binlerce kilometrekarelik deniz yetki alanlarının Güney Kıbrıs tarafından sahiplenildiği ifade ediliyor. Uzmanlar bu gerçeklerin uluslararası kamuoyu ve ilgili kıyıdaş ülkeler nezdinde gündeme getirilmesinin Türkiye’nin pazarlık gücünü artıracağına işaret ediyor. Arnavutluk ve Yunanistan arasında 2009’da imzalanan deniz yetki alanları anlaşmasının bu nedenle Arnavutluk Anayasa Mahkemesi tarafından 2010 yılında iptal edildiği hatırlatılıyor.
 
Uzmanlar, uluslararası deniz hukukuna atıf yapıyor. Buna göre deniz yetki alanları sınırlandırmasının, devletlerin ilgili kıyı uzunluklarının orantısına göre adaların ana kıtaların önünü kapatmayacak şekilde ve ters yönde olup olmamaları dikkate alınarak yapılması gerekiyor. Bu durum Türkiye’nin Kıbrıs Adası’nın güneyinde hak vemenfaatlerinin bulunduğunu ortaya koyarken, Türkiye’ninMısır, Suriye ve KKTC’nin yanı sıra Libya, İsrail hatta Lübnan ile de kıyıdaş devlet olarak anlaşma imzalayabileceğini gösteriyor. Türkiye’nin söz konusu kıyıdaş ülkelerin Güney Kıbrıs ile imzaladıkları anlaşmalarda kaybettiklerini tekrar alabileceği vurgulanıyor.
 
Sessiz sedasız aşama kaydetti
 
Doğu Akdeniz’deki yeraltı zenginliğinin farkına varan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail, Lübnan, Mısır ve hatta Suriye’nin hidrokarbon yataklarının olduğu bölgeleri aralarında imzaladıkları MEB anlaşmalarıyla paylaşmak üzere olduklarına dikkat çekiliyor. Doğu Akdeniz’deki müthiş servet Türkiye’nin gündemine Kıbrıs adasının tek sorumlusu gibi hareket eden Rum Yönetimi’nin İsrail’le imzaladığı MEB anlaşmasıyla geldi. Türk diplomatlarının konuyla yeterince ilgilenmediği dönemde Rumlar ilk olarak 17 Şubat 2003’te Mısır’la, ardından 17 Ocak 2007’de Lübnan ile son olarak da 17 Aralık 2010’da İsrail’le MEB sınırlandırma anlaşması imzaladı.
 
AB’NİN DESTEĞİNİ ALDI

Ayrıca Avrupa Birliği’nin de desteğini alan Rum Yönetimi 2 Nisan 2004’te Kıbrıs Cumhuriyeti adına 21 Mart 2003’ten geçerli olmak üzere Münhasır Ekonomik Bölge ilanında bulundu. Yine Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Suriye ile de MEB anlaşması için müzakereler yürüttüğü belirtiliyor. Türk diplomasisinin etkisizliğinden cesaret alan Rum Yönetimi, 26 Ocak 2007’de Kıbrıs’ın güneyinde 13 adet petrol arama ruhsat sahası ilan ederek bu sahaları ihaleye açtı. İhale edilen sahalardan 12 Numaralı sahaya ait haklar ABD’nin Noble Energy şirketi tarafından alındı.
 
Diğer ülkelerin izlediği strateji
 
Rum Yönetimi’nin dışında Doğu Akdeniz’e kıyısı bulunan Yunanistan, Suriye, Lübnan ve İsrail de konuyla ilgili olarak çok önemli adımlar attı. Yunanistan’ın uluslararası hukuk normlarıyla bağdaşmasa da Girit, Kaşot, Kerpe, Rodos veMeis hattını esas alarak MEB çalışmalarını tamamlamak üzere olduğu belirtiliyor. Konuyla ilgili olarak Atina yönetiminin, Mısır ve Libya ile görüşmelere başladığı, Rum yönetimi ile sınırlandırma anlaşmasını yapmasına ramak kaldığına dikkat çekiliyor. Suriye de 19 Kasım 2003’te ‘karasularının esas hatlarından itibaren 12 deniz mili, bitişik bölgesinin ise 200 denizmilini aşmayacak şekildemünhasır ekonomik bölge oluşturarak’ BM’ye deklare etti. Konuyu yakından takip eden uzmanlar Suriye tarafından ilan edilen petrol arama sahalarının kuzey sınırının Türkiye- ’nin karasularını bile kapsadığı uyarısında bulunuyor.
 
iSRAiL HIZLI DAVRANDI (Devamı ikinci sayfada)

  • Sayfa:
  • 1
  • 2
Etiketler: akdeniz türkiye
Yorumlar Yorum Yaz
  • osman

    uyan artik Turkiye uyan 29 Kasım 2011 16:20 - Toplam 2 kişi beğendi.

    adamlar akdenizde mali goturecekler, bizde ortadoguya demokrasi ve laikli getirmeye calisalim. birakin herkes kendi isini gorsun, degisiklik istiye mucadele etsin kazansin bizi isimiz mi yani ortadoguya demokrasi ve laikli goturmek. Biz once kendi isimize bakalim enerjimizi gereksiz islere harcamiyalim tarih yazacagiz diye tarihi olmiyalim. sanayilesmis ulkeler PETROL ve DOGAL gaz pesinde. biz once Hava,Kara ve DENIZLERIMIZE hakim olalim. Once Kendi hakkimizi ariyalim alalim. sonra hak gotururuz baska yerlere.

  • mehtap dalgalı

    onlar bize oyun hazırlıyorlar bizde kendi aramızda oynuyoruzz 29 Kasım 2011 14:18 - Toplam 1 kişi beğendi.

    sen şöyle dedin ,çabuk istifa et , seçime gidelim ne oyunlar ne oyunlar

  • yaşar Gürakan

    Hani Bunlar Dostumuzda 29 Kasım 2011 14:04 - Toplam 1 kişi beğendi.

    Hani bu ülkeler bu hükümetin dostu idi! Yunan ve Rum lar bu hükümetin dostu olabilir ama bu milletin dostu olacaklarını sanmıyorum...

  • birikoray

    SOL KADAR BAŞINIZA TAŞ DÜŞSÜN... 29 Kasım 2011 13:17 - Toplam 3 kişi beğendi.

    neymıs sol zıhnıyet sol zıhnıyet hadı ya 9 senedır tek basına ıktıdar olanıda göruyoruz napıyolar,eğitim berbat ( meb müstesar yardımcısı lise mezunu)hoca demiş kıbrısı tamamen alalım dıs polıtıka senın hocanın dedıgı gıbı hadı alalım demekle olmuyo van münit demeklede olmuyo göruyoruz bak sen hala van münit de adamlar neler yapıyo,sizde sol zihniyetde sol zihniyet deyin durun..

  • Cem Tekin

    Gaz haberi. 29 Kasım 2011 12:43 - Toplam 3 kişi beğendi.

    Bu haberler Turkiyeyi gaza getirip ellerinde, stogunda olan paralari bu kanallara yonlendireren arastirma yaptirmak, sonra cikmayacak ama, cikmasi ihtimali olan durumda onlarda hazira konacak, Turkiye bu numaralari yemez. gecti bor un pazari. Turkiye yapacagi birsey varsa kendisi icin zaten yapar. Orada Ise yarar petrol ve gaz olacakti da simdiye kadar size birakacaklardi, cok komik, Suan Akdenizde 3000 km lik dogalgaz boru hatti var avrupaya bagli olarak, GAz vardida onun icinmi onca zahmete girip acmislardi.

  • TÜM YORUMLAR İÇİN TIKLAYIN