Böbrek taşı ameliyatı oldu hayatı karardı!

Ankara'da ünlü bir özel hastanede böbrek taşı rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olan 56 yaşındaki Hülya Çağlar, o günden bu yana hiçbir ameliyat geçiremiyor. Solunumunun yetersiz ve safra kesesinde taş olduğunu ifade eden Çağlar, ayrıca böbreğinin çalındığı iddiasıyla da suç duyurusunda bulundu.

Eklenme: 09 Nisan 2013 10:12 / Güncelleme: 09 Nisan 2013 17:15 / 17,401 Okunma

Samet Tunçer'in haberi

Hülya Çağlar (56) 2003 yılında Ankara'da özel bir üniversite hastanesinde geçirdiği böbrek taşı ameliyatında böbreğinin enfeksiyon kaptığını mecburen kendi izni ile böbreğinin alındığını, sonrasında ameliyat dikişlerinin yırtıldığını ve yürüme yetisini kaybettiğini ileri sürdü.

Böbrek ameliyatı öncesi takılan drenin yanlışlıkla bağırsaklarına takıldığını söyleyen Çağlar, yaşananları şu sözlerle anlattı:

"DREN YANLIŞ TAKILINCA ENFEKSİYON KAPTIM"

"Ben 2003'ün sonunda rahatsızlığımdan dolayı Ankara'daki hastaneye tedavim için müracaat ettim. Benim rahatsızlığım böbrek taşı olduğu ve kırılmasının mümkün olmadığı böbrek taşlarımın alınması gerektiğini anlattılar. Acil servise müracaat ettiğimde bana hemen yatış verdiler ve derhal taşların alınması gerektiğini söylediler. Ben hastaneye yattım. Hastaneye yattığımda senin arkandan dren takacağız bir gün sonra laparoskopik sistemle böbrek taşlarımı alacaklarını söylediler. Beni yatırdılar fakat dreni takan ismini bilmediğim doktor dreni yanlışlıkla idrar yolu yerine bağırsaklarıma takmış."

"BAĞIRSAKLARIM DIŞARIDA 68 GÜN YAŞADIM"

"Büyük abdestim kanıma karıştığı için 2 saat sonra sepsis enfeksiyonu tanısıyla yoğun bakıma alınıyorum.  Yoğun bakımda 1 gün yattıktan enfeksiyonun bütün vücudumu sardığını ve böbreğimin birinin alınması gerektiğini söylediler. Yoğun bakımdaki durumumdan dolayı kabul ettim ve böbreğimi aldılar. Böbreğim alınmadan önce solunum sistemim durduğu için traken tüpü taktılar ve bu sebepten dolayı konuşamıyordum. Bende mecburen izin vererek böbreğimi aldılar. Kanımda enfeksiyon olduğu için ve bu durumda ameliyat ettikleri için dikişlerim söküldü. Ameliyattan sonra bir gün doktorlar vizit geziyorlardı ve içlerinde hastanenin başhekimi de vardı. Beni diğer doktorlar yattığım yerden doğrultup diğer hocalara göstermek istedi. Benim karnım cart diye yırtıldı. Bütün bağırsaklarım dışarıya çıktı. Bağırsaklarım dışarıda 68 gün yaşadım."

"BACAĞIMDAN ET ALINIP KARNIMA NAKLEDİLDİ"

Yürüme yetisini tekrar kazandığını ama apar topar rehabilitasyon merkezinden atıldığını anlatan Çağlar, "68 gün sonra ben enfeksiyonu yendim. Bu süre zarfında ölü derileri sürekli kestiler. Fakat karın duvarım açık olduğu ve kapanmadığı için bacağımdan et alıp karnıma eklediler. Ama bana sağlık güvencemin cerrahi müdahaleyi ödediğini bacağımdan et alıp karnıma ekleme operasyonunun estetiğe girdiğini bunun için 17 bin TL alınacağını ve çıkışta benim ödeyeceğimi söylediler. Üç gün sonra enfeksiyonum sıfıra indirgendi. Ameliyat sonrası bir süre yattıktan sonra rehabilitasyon merkezine gönderildim" dedi.

"BÖBREĞİMİN ÇALINMIŞ OLABİLECEĞİNİ SÖYLEDİLER"

Böbreğinin çalınmış olabileceğini rehabilitasyon merkezinde duyan Çağlar, "90 gün boyunda hastanede yattığım için yürüme kabiliyetimi kaybettim. Daha sonra beni hastaneye bağlı rehabilitasyon merkezine gönderdiler. 20 gün sonra orada yürümeye başladım. Fakat orada çalışan personel tarafından benim böbreğimin çalışmış olduğunu eğer hastalık sonucu alınmış olsaydı benden patalojik rapor isteneceğini ama istenmediği bu yüzden de böbreğimin çalınmış olabileceğini söyledi. Bende bu durumda kendilerini şikayet edeceğimi söyledim bunu duyunca beni hastane çalışanlarından birinin yakınının arabasına bindirdiler herhangi bir taburcu işlemi yapmadan Kızılay meydanına götürüp burada bıraktılar ve burası kızılay birine yardımcı olmasını söyle onlar seni memleketine göndersinler dediler. Bende oradan Antalya'ya gittim. Nefes problemim çoğalınca Akdeniz Üniversitesine başvurdum. Onlarda kanımda enfeksiyon olduğu için beni tedavi edemeyeceklerini söylediler" diye konuştu.

AMELİYAT OLURSAM ÖLECEĞİM

Şuanda safra kesesinde taş olduğunu ama karın duvarı olmadığı için ameliyat olamadığını anlatan Çağlar, "Antalya'dan İstanbul Çapa tıp fakültesine geldim. Burası boğazıma takılan tüpün yanlış takıldığını çıkarırken dikiş atılmadığı için boğazımdaki etten dolayı nefes problemimin geçmeyeceğini söylediler. Safra kesemdeki taş nedeniyle ameliyat olmam gerekiyor ancak hangi hastaneye gittiysem karın duvarımın olmadığı için bir daha delinmesinin mümkün olmadığı ve anestezi verilemeyeceği söyleniyor. Benim Ankara'daki ameliyatımdan 9 yıl sonra hakkımı aramamın nedeni benim şu anda hiçbir operasyon geçiremememdir. Ben nasıl nefes alacağım? Herhangi bir kaza geçirsem bana anestezi verilemediği için ölebilirim" dedi.

Çağlar son olarak, ameliyat olduğu 2003-2004 yıllarında görev yapan üniversitesi rektörü, hastane başhekimi, üroloji kürsü başkanı ve hastane çalışanlarının "böbreğini çalarak hayatını tehlikeye attığı" iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu söyledi.

 

samet.tuncer@haber7.com

Kaynak: Haber7

Yorumlar Yorum Yaz
  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
Mekke ve Medine'den Canlı Yayın
Gazete Manşetleri
Piyasa Verileri