'Müslüman kabrinde kefenden başka birşey olmaz'

Araştırmacı yazar Nidayi Sevim, Osmanlı zamanından kalma tarihi mezar ve mezar taşları ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sevim, tarihi mezarları köstebek yuvasına çeviren definecilerden, yanlış uygulanan restorasyon çalışmalarına kadar tarihin gözler önünde kaybolmasına dair çok net değerlendirmelerde bulundu.

'Müslüman kabrinde kefenden başka birşey olmaz'
'Müslüman kabrinde kefenden başka birşey olmaz'
GİRİŞ 09.11.2018 17:30 GÜNCELLEME 09.11.2018 17:30
Bu Habere 6 Yorum Yapılmış

Bahadır ALEMDAR'ın haberi

 

 

Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz araştırmacı yazar Nidayi Sevim şu açıklamalarda bulundu; 

Tarihi mezarlıklarımızla ilgili genel bir sorun var. Aslında bu mezar taşlarının kaçırılması, olayın popüler tarafı en son basamağı. Onun daha öncesinde tarihi mezarlıkların özellikle yeni mezar yeri açmak için mezarlık simsarları tarafından tahrip edilmesi söz konusu. Yüzlerce mezarlık bu şekilde tahrip edilip yerine yeni bir mezar yeri açılıyor. Bunun kesinlikle önlenmesi lazım.

 


YANLIŞ RESTORE UYGULAMASI

Eyüp mezarlığının çok yakınlarında oturuyorum ben ve 15 yıldır bu işlerle uğraşıyorum. Bazı yerlerde tarihi mezar taşları restore ediliyor. Restorasyon sırasında tazyikli su ve kumla mezar taşlarını tarihi değerlerinden yavaş yavaş arındırıyorlar. Bu da harflerin yavaş yavaş erimesine ve aynı işlemi birkaç defa tekrarladığımız zaman yazıların yok olmasına sebep oluyor.  

MEZAR TAŞLARININ ÇALINMASI

Bu tarihi mezarlıklarda hiçbir koruma yok. 30-40 seneden beri mezar taşlarını çalıyorlar. Hayır eserlerinin etrafında olan mezarlıklar ve hazineler Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bütçesinde. Sorumlusu onlar ki buralar kısmen korunaklı yerler. Türbelerin, camilerin, hayır eserlerinin etrafında olan yerler. 

Bunun dışında kalan tarihi mezarlıklar Edirnekapı, Eyüpsultan , Zeytinburnu’ndaki Tahirağa, Merkezefendi diye sırayla gider. Bunların sorumluluğu vaktiyle vakıflardayken büyükşehirlerin inisiyatifine verildi.

Hakikaten orada arı gibi çalışıyorlar hakkının yemeyelim. Ama mezarlıklar müdürlüğünün görevi paketleme servisi gibi çalışmak olmamalı. Paha biçilmez değerleri olan bu eserler ile ilgili belediyelerin mutlaka ve mutlaka uzmanlık alanı geliştirmesi lazım. Bu işlerin altından kalkacak yetkinliğe mutlaka ulaşması lazım belediyelerin. Eğer şayet bunun altından kalkamıyorsa devlet kesinlikle bir birim oluşturmalı bu eserlerin korunması ve kollanması için.

DEFİNECİLER KÖSTEBEK YUVASINA ÇEVİRDİ

Defineciler  7 sene önce Eyüpsultan Camii'nin arkasında 500 yıllık bir mezarı açtılar. Lahit mezarı açarken 5 tane mezarı tahrip ettiler. Birkaç gün önce onun hemen iki metre aşağısında açmışlar. Yani köstebek yuvasına çevirdiler tarihi mezarları. İslami geleneklere göre mezarlara gömü olmaz. Müslüman kabrinde kefenden başka bir şey olmaz. Önemli yaramızdan bir tanesi de defineciler. 

YORUMLAR 6
  • ÖZET 1 hafta önce Şikayet Et
    Karnımız doydu gerçek yüzümüz ortaya çıktı
    Cevapla
  • xxx 1 hafta önce Şikayet Et
    bir tarihçi olarak; asıl tahribatın harf inkılabından sonra yapıldığını, camiler ahır yapılırken, şehit ve hafız mezarlıklarının park yapıldığını, özellikle üzerinde İslam yazısı bulunan tüm mezar taşlarının kırıldığını yazman gerekmez miydi.
    Cevapla
  • srgl 1 hafta önce Şikayet Et
    Yazık oralara tedbirler alması lazım değilmiğdi
    Cevapla
  • Muhammed Deniz 1 hafta önce Şikayet Et
    Nidayi Sevim kardeşimizin endişesine kulak verilmeli. Vakıflar genel müdürlüğü Nidayi kardeşimizin görüş ve önerilerini mutlaka dinlenmelidir. (Ben dinledim ve hak verdim) kendine ve haberi yapana teşekkür ediyorum.
    Cevapla
  • Alper KARA 1 hafta önce Şikayet Et
    Valla nezaman arı gibi çalıştılar orada bilmiyorum. 4~5 ay önce edirnekapı şehitliğin oradan geçtim.. Korkunç bir koku vardı tarif etmek istemiyorum..
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
İstanbul’da 5 millet bahçesi hizmete açıldı
Türkiye'den sert ABD açıklaması!