Miroğlu: HDP'nin istismarına karşı uyanık olun!

AK Parti 26. dönem Mardin Milletvekili ve AK Parti MKYK Üyesi Orhan Miroğlu, Türkiye'nin olası Suriye harekatını ve HDP'nin tavrını Haber7'ye değerlendirdi.

Miroğlu: HDP'nin istismarına karşı uyanık olun!
Miroğlu: HDP'nin istismarına karşı uyanık olun!
GİRİŞ 29.12.2018 09:44 GÜNCELLEME 29.12.2018 10:31
Bu Habere 12 Yorum Yapılmış

Haber7.com / İbrahim Günay

 

 

Miroğlu, Suriye'de Fırat'ın doğusuna yapılacak operasyonun Kürtlerin özgürlüğünü kazanması için bir fırsat olduğunu söyledi. Miroğlu ayrıca Türkiye'nin operasyon kararlılığının HDP'yi rahatsız ettiğini ve HDP'li bazı isimlerin provokatif tweetler atarak 6-8 Ekim Kobani olayları benzeri olaylar çıkarma çabasında olduğuna dikkat çekti.

- ABD'nin Suriye'de Fırat'ı doğusundan çekilme kararını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

 

Türkiye'nin kararlılığı en önemli sebep. Türkiye bir NATO üyesi ve ABD'yle müttefik. ABD Suriye'de, PKK/PYD'ye vekalet savaşlarının bir parçası ya da bir aktörü haline getiren stratejiyi inşa ederken, bu stratejiyi Türkiye'nin görmezlikten gelebileceğini, hatta Sayın Cumhurbaşkanımızın bu stratejiyi tölere edebileceğini varsaydı. Oysa PKK/PYD'yi merkeze koyan bir stratejinin er veya geç Türkiye'nin itirazlarıyla karşılaşacağı apaçıktı. Nitekim Türkiye bu stratejiyi bekasına yani varlığına yönelmiş bir hamle olarak gördü ve diplomatik girişimler sonuç vermeyince askeri seçenek olarak Fırat'ın doğusuna  operasyon kararı geldi. Masaya güçlü bir seçenek olarak konuldu. ABD'nin PYD tercihi kısmen, çaresizlik kısmen de maliyet hesaplarıyla ilgiliydi. Maliyet derken sadece maddi değerlerle ölçülen bir maliyeti kastetmiyorum. Amerikan kamuoyu bugün öyle bir halde ki, ikinci bir Irak sendromunu yaşamak istemiyor ki, Vietnam'dan sonra Amerikan halkını saran ve sıradan Amerikalılar için bir sendroma dönüşen Irak işgalinden ve bu işgal sırasında hayatını kaybeden Amerikalı askerlerin trajedisinin bu defa Suriye'de tekrarlanmasını istemiyor. Bundan başka, Suriye'deki yanlış tercihler, Trump'ın asker- sivil bürokrasisindeki peş peşe yaşanan tasfiyelerin de gerçek sebebi aslında.

TÜRKİYE'DEKİ TEPKİYİ HESAPLAYAMADILAR

Trump yönetimi ayrıca, Türkiye'nin yüzünü Atlantik'ten Avrasya'ya dönmesini hiç istemez. Oysa Suriye'de öyle bir örgütü destekleyip büyüttüler ki, aynı örgütün eş zamanlı tarih içinde Türkiye'ye karşı ve hiç bir sebebi kalmamışken hala terör ve şiddet temelli bir çatışma sürdürüyor olmasının Türkiye kamuoyunda yarattığı Anti- Amerikancı hissiyatın Her iki ülkenin ilişkilerinde yaratacağı depremi hesaplayamadılar.

KOBANİ'DEKİ ORTAKLAŞMA TEKERRÜR ETMEZ

Galiba sahada PYD'yle ilişki kuran Amerikalılar, kendilerine sunulan birtakım raporların doğruluğuna inandılar. PYD'nin Suriye'de güçlendirilmesi stratejisinin, başta Türkiye olmak üzere bütün Kürt nüfus arasında 'isyan dinamiğini' güçlendireceğini ve bu milli dinamiğin ABD'nin hizmetine sunulacağını düşündüler. Oysa Afrin operasyonu olduğunda ve PYD bu şehri terk ettiğinde Kürtler'in kılı bile kıpırdamadı. Sebebi şu, Suriye Kürtleri dahil, KÜrt halkı, PKK/PYD'nin örgütsel çıkarlarıyla, halk olarak kendi çıkarlarının artık örtüşmediğini ve örtüşme ihtimalinin de bu konjontürde mümkün olmadığını görüyorlar. Kobani'deki ortaklaşmanın tekerrür etmesi bu bakımdan zor. İşte bütün bu sebepleri alt alta koyduğumuzda, Trump yönetiminin Suriye'de askeri olarak kalmanın artık Amerikan çıkarlarına hizmet etmediğinin  farkına vardığını görüyoruz.

- Türkiye'nin bölgeye yapacağı muhtemel operasyon sizin için ne ifade ediyor?

Bu yılın yani 2018 yılının Şubat ayında verdiğim bir söyleşide şöyle dediğimi hatırlıyorum: 'Afrin operasyonu PKK/ PYD'nin Kürt halkının çoğunluğunun rızasına dayanmayan Arap, Türkmen, Süryani gibi halkların itirazıyla da karşılaşan PKK/ PYD'nin iktidar mekanizmalarını dağıtacaksa, bu operasyon Kürtler'i'özgürleştirecektir.'

Şimdi yanılmadığımı görüyorum, bu süreçten dışlanan, hatta kendi vatanından PYD güçleri tarafından sürgüne yollanan, hapse atılan bir çok Kürt aktör ve siyasi parti, artık Suriye sahnesinde rol almaya ve temsil hakkını kullanmaya çalışıyor. Tabi ki muhtemel bir operasyonun bizim Kürt kamuoyunda yaratacağı sonuçları ve etkileri hesaba katmak, ve 'Anti- Kürt' söylemlerden kaçınmak lazım. Türkiye Suriye'de Kürtler'in hakkını hukukunu yok sayan bir pozisyonda değil. Türkiye kendi varlığına yönelmiş bir terör örgütünün ne Suriye'de ne Türkiye'de Kürt halkını temsil edemeyeceği inancıyla hareket ediyor. Mesele tersi bir boyutta olsaydı, Türkiye'nin Kuzey Irak'a karşı da durması gerekirdi. Oysa ki Türkiye inşa etti. Bu yüzyılın Kürtler açısından en önemli meselesi hep söylüyorum, liderlik meselesidir. Doğru bir siyasi liderlik, bölgenin şartlarını iyi okuyan ve hesaba katan, Türkiye'yle dostluk ilişkilerine değer veren bir siyasi liderlikten yoksunluğun sonucu hep hayal kırıklığı, küresel aktörlerin yedeğinde güç olmak ve kaçınılmaz bir şekilde yenilgi psikolojisine yuvarlanmak olacak. Bilhassa HDP'yi yönetenler şu muhasebeyi yapmalılar: PKK, eğer Suriye'deki geçici iktidar uğruna çözüm sürecine ateş etmeseydi, durum bugün ne olurdu? Maalesef bu örgüt çözüm sürecine ihanet etti ve bugün Güneydoğu'da aklı başında hiç kimse, Türkiye'nin muhtemel bir askeri operasyonuna karşı çıkmıyor. Oysa Kobani'de durum tam tersiydi ve Kürtler DAİŞ'in işgaline karşı tam olarak  ortak bir tavır koydular.

"HDP'NİN İSTİSMARINA KARŞI UYANIK OLUNMALI"

Aslına bakarsanız HDP/ PKK fırsat bu fırsat deyip, bu ortak tavrı ve hissiyatı da örgüt çıkarlarına tahvil etmeye çalıştı istismar etti ve  6-7,8 Ekim olayları bu anlayışın sonucu olarak yaşandı. Fırat'ın Doğusuna Muhtemel bir askeri operasyon süreci bu yönleriyle de iyi yönetilmeli ve hem sivil toplum hem siyasi partilerimiz hem medyamız gerçekçi bir pozisyon almalıdır. Bunu yaparken, evet Türkiye'nin bu haklı mücadelesi, hiç bir şekilde Anti- Kürt bir söyleme dönüşmemelidir.

- Kürtler bu operasyondan nasıl etkilenir?

AKLI BAŞINDA HİÇBİR KÜRT BUNU KABUL EDEMEZ

Genel olarak, bu tecrübelerin, bir muhasebe yapmaya yol açacağı beklenebilir. Çeşitli Kürt partileri, DAİŞ sonrası döneme hazırlanırken, şimdi PYD/PKK eliyle sürdürülen bir iktidar döneminin, Suriye'de nasıl sonuçlanacağının muhasebesini de yapmaya başlayacaklar diye düşünüyorum. Suriye'de süreçten mağdur olan Kürtler'le, komşu ülkelerde yaşayan Kürtler'in meseleye bakışlarında ciddi bir fikir ortaklaşmasının meydana gelmesini bekleyebiliriz, ki o da şu: Türkiye ile çatışma yaşayan, mücadelesini Türkiye'ye karşı inşa eden hiç bir grubun başarıya ulaşma ve temsilcisi iddiasında olduğu bir halkı mutlu etme şansı yok. İster Irak ister Suriye ister Türkiye ve İran olsun, çeşitli Kürt grup ve partilerinin hiç birinin artık Türkiye'ye rağmen Kürtler'in temel haklarının karşılanması bakımından bir mücadele yürütmeleri mümkün değil. Bana kalırsa, Sayın Erdoğan Kürt halkının daha doğrusu mazlum halkların tek koruyucusu ve güvencesi durumunda. Kobani ve Şengal'de halk saldırıya uğradığında sahiplenen ve sığınılan ülke Türkiye oldu. Aklı başında hiç bir Kürdün, PKK'nın hala asker ve polis öldürüp şehit etmesini onayladığı düşünülemez. PKK'nın Türkiye'de hala elde silah dağlarda dolaşmasının, emperyalist güçlerin taleplerini karşılamaktan başka bir gerekçesi yok. Vekalet savaşlarını Kürtler hiç bir şekilde onaylamıyor. Sessizliğin sebeplerinden biri de budur. Bu süreç miadı dolmuş bir mücadele tarzının kapanmasına yol açacak ve deyim yerindeyse meşru Kürt mücadelesinin etrafına inşa edilen 'Berlin Duvarı' da yıkılacaktır. Hendek/ Çukur stratejisi PKK/HDP paradigmanın Türkiye'de çökmesine yol açtı, şimdi Suriye'de çöküyor, meşru temellerde bir hak mücadelesinin ve eşit temelde bir siyasi temsilin önünün açılması bu sözünü ettiğim şiddet ve terör döneminin kapanması lazım.

- Türkiye'nin operasyon mesajı sonrası Peşmerge'den PYD'ye destek kararı çıktı. Sizce operasyon yapılırsa Peşmerge ve PYD'nin tavrı ne olacak?

Durum Kobani'ye benzemiyor. Bu yönlü yapılan açıklamaları, biraz da belli bir kamuoyunu tatmine yönelik olduğunu düşünüyorum. Kuzey Irak yönetimi, bağımsızlık referandumundan sonra Ankara'yla soğumaya giren ilişkilerini düzeltmeye çalışıyor. Kaldı ki PYD'nin Suriye Kürtlerine yönelik baskıcı tutumu ve yönetim anlayışından en çok rahatsızlık duyan KDP yönetimidir. KDP çizgisindeki Kürt Partilerinin hiç biri şu an Kuzey Suriye'de barınamaz durumda. Dahası, Kuzey Irak yönetimi, PKK/PYD'nin çıkarlarıyla Kürt halkının çıkarlarının bir ve aynı şey olmadığının farkında. Kandil'de üstlenen PKK şimdi de Şengal'de yer tutmaya çalışıyor, Süleymaniye'de İranlılarla beraber hareket ederek Kuzey Irak'ı bölünmeyle karşı karşıya bırakıyor. Peşmergelerin bütün bu nedenlerle, Suriye'de PYD'nin güç kaybetmesini milli bir mesele olarak göreceğini düşünmek yanlış olur.

ESAD TÜRKİYE İLE KARŞI KARŞIYA GELMEK İSTEMEZ

PYD, operasyon haberleri yayılınca, Moskova, Şam ve Waşington'da bir dizi görüşmeler gerçekleşti. Hakim olduğu alanları, Türkiye'yle çatışmamak için, Esad rejimine bırakmak böylece de Rusların destekleyebileceği bir pozisyon yaratmak.. Suriye ordusunun Menbiç'e girdiği yönündeki haberler şimdilik doğrulanamıyorsa da, bu uzak bir ihtimal olmayabilir. Suriye ve Türk ordusunu karşı karşıya getirebilirlerse, yeniden güç bularak hem daha geniş bir alanda ve Suriye ordusunun himayesinde mobilize olabilecekler hem de Rusya'ya dolaylı olarak daha yakınlaşmış olacaklar. Bu hesap tutar mı, pek mümkün değil. PYD bunun karşılığında ne elde eder-otonomi, kanton, özerklik gibi-hiç belli değil. Amerikalılarla gerçekleştirdiği işbirliğinin sonucunda yaşanan Esad'a gelip sığınmak oldu. Ama Esad Türkiye'yle karşı karşıya gelmek istemez, bu Türkiye'nin de istediği bir şey olmaz, Türkiye'nin istediği Esad yönetimiyle savaşmak değil, Suriye'nin üniter birliğinin korunması ve PKK/ PYD gibi devlet dışı organizasyonların, küresel çapta aktörlerin-ABD/Rusya gibi-desteği ve himayesiyle,  yönetebilecekleri bir alanda egemen olmalarını engellemektir.

- Fırat'ın doğusuna operasyon sinyalinin HDP'yi hareketlendirdiğini görüyoruz. HDP'li isimlerin provokatif Tweeter attıkları görülüyor. Sizce HDP 6-8 Ekim Kobani olaylarına benzer olaylar mı çıkarmak istiyor?

HDP'NİN YENİ 'KOBANİ' HAYALİ TUTMAZ

HDP benzer bir konjonktürde Kobani sürecinde, insanları sokağa  döktü, 50 kişi feci şekilde can verdi. Tarih tekerrür etmez. Türkiye'nin Zeytin dalı operasyonu sırasında da bir hareketlenme yaratmak istediler, ama bu başarılamadı. Bugünlerde çeşitli kriminal düzeyde gerçekleşmiş olayları istismar ederek, ve bu olayların etnik hınç ve öfkeyi tetiklemeye  hizmet edecek bir düzeye taşınması için sosyal medyada bazı çabalara rastlıyoruz. Çatışmaların en yoğun olduğu, PKK'nın intihar bombacılarıyla katliamlar gerçekleştirdiği zamanlarda bile Türk vatandaşlarımızın, komşuları olan Kürtlere etnik bir hınç ve öfke duyarak, herhangi bir şiddet eylemine ve saldırılara yöneldiğine şahit olmadık. Yeni Kobani süreçleri ve hissiyatı yaratmak, bugün artık zor hatta imkansız. HDP'nin bir muhasebe yapıp, bu yolun yol olmadığını, insanları sırf ve sadece PKK istiyor diye, sokaklara dökmenin vicdani sorumlulukla, sivil siyaset ve demokrasiyle bağdaşmadığını görmesi gerekir. Ne yazık ki, bu partiden gelen açıklamalar, milletvekillerinin meclis mesaisi, olup bitenden HDP'nin hemen hiç ders çıkarmadığını açık bir şekilde gösteriyor.

KAYNAK: HABER7

GÜNÜN ÖNEMLİ GELİŞMELERİ

ETİKETLER
Orhan Miroğlu
YAZDIR
YORUMLAR 12
  • mardini 6 ay önce Şikayet Et
    PYD nin çekirdeği osmanlının tehcir ettiği ermenilerden oluşuyor. PKK da zatern lübnan a sürülen ermeniler tarafından kurulmadımı bekaa vadisindeki kampta... pkk pyd kürt oluşumu olsaydı Lübnanda değil hakkaride cizrede kurulurdu. oysa senaryoyu yazanlar kürtlere ölümden başka rol biçmedi.. arkadakiler ise ölümlerden kendilerine koltuk devşiriyor. bilginize...
    Cevapla
  • Hasan 6 ay önce Şikayet Et
    Miroğlu çok güzel konuşmuş ama benim yada Türk halkının anti amerikanci olması için pyd ye destekten ziyade sebeplerimiz var müslümanları katleden ırakta afganistanda suriyede masumlara kıyan bir devlet benim dostum olamaz konu.kürtlere gelince ben bir müslüman olarak ve Türkiyeli bir Türk olarak kader birliği yaptığım 1000 senelik kardeşim olan kürtlerin kazanımları olmasını isterim en azından esede karşı elinin güçlenmesini isterim ama Türkiye ile koordineli halde ve bekamiza zarar vermeyecek şekilde yani pkkpyd değilde orda müslüman bir kürt oluşum olsa bekamizlada ilgisi olmazsa Türkiye neden desteklemiyor diye sorarım ama mesele kürtler değil pkkpyd kafirleridir
    Cevapla
  • misafir 6 ay önce Şikayet Et
    Vatandaş bu okuduğundan ne anlayıpta bu cevabı verdin tam alakaya maydanoz durumu!!?
    Cevapla
  • Vatandaş 6 ay önce Şikayet Et
    Turgut Özal kürttü ve cumhurbaşkanıydı bunu bi hatırla
    Cevapla
  • Asım 6 ay önce Şikayet Et
    Kürtler şu anda özgür.. abd güdümünde devlet kurarlarsa, verilen 5000 tır silahın hesabını 5000 sene veremezsiniz.
    Cevapla
  • Millet 6 ay önce Şikayet Et
    Amerika’ya çok güvenmeyelim mutlak suretle kendi planları vardır amaçlarının ne olduğunu herkes çok iyi biliyor bir anda ne oldu da Amerika çekilmeye karar verdi oturup düşünmek gerekiyor biz planlarımızı devreye sokmalıyız Amerika’yı hiç beklemeden yoksa kandırılmaktan beter oluruz
    Cevapla
  • Meta 6 ay önce Şikayet Et
    Sağduyulu Kürt kardeşlerimiz bu haçlıların kirli oyununa ve tuzağına bir daha düşmeyecektir
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Bu dava emsal teşkil edecek! İki maaşı da alacaklar...
Seçim yatırımı işçiler kasayı boşalttı