Cuma Hutbesi 13 Eylül! "Her Can Dokunulmazdır"

Diyanet İşleri Başkanlığı 13 Eylül Cuma Hutbesini yayınladı. "Her Can Dokunulmazdır" temalı Cuma Hudbesi, bugün tüm Müslümanlara Cuma Namazı'nda minberden olunacak. İşte 13 Eylül Cuma Hutbesi...

Cuma Hutbesi 13 Eylül! "Her Can Dokunulmazdır"
Cuma Hutbesi 13 Eylül! "Her Can Dokunulmazdır"
GİRİŞ 13.09.2019 09:21 GÜNCELLEME 13.09.2019 09:37
Bu Habere 2 Yorum Yapılmış

Diyanet İşleri Başkanlığı merakla beklenen 13 Eylül Cuma Hutbesini yayınladı. Cuma namazında tüm Müslümanlara hutbeden okunacak olan "Her Can Dokunulmazdır" temalı Cuma Hutbesi, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi sitesinden duyuruldu. İşte 13 Eylül Cuma Hutbesi;

 

 

CUMA HUTBESİ 13 EYLÜL 2019!

 

 

"HER CAN DOKUNULMAZDIR"

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: "Kim bir mümini kasten öldürürse cezası, içinde ebedî kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazap etmiştir, lânet etmiştir ve çok büyük bir azap hazırlamıştır."

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: "Kim zarar verirse Allah da ona zarar verir. Kim insanlara güçlük çıkarırsa, Allah da ona güçlük çıkarır."

Aziz Müminler!

Yüce dinimiz İslam, adalet ve eman, merhamet ve güven dinidir. İslam'ın koruma altına aldığı değerlerin başında yaşama hakkı gelir. Din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımı olmaksızın bütün insanlar, dinimize göre can dokunulmazlığına sahiptir. Peygamber Efendimiz, Veda Hutbesinde bu gerçeği tüm insanlığa şöyle ilan etmiştir: "Bu Zilhicce ayınız, bu Mekke şehriniz, bu arefe gününüz nasıl mukaddes ise, kanlarınız, mallarınız ve ırzlarınız da aynı şekilde mukaddestir, dokunulmazdır."

Hak ve hukuk tanımadan bir insanın canına kıymak, zulümdür. Mağdur ve yardıma muhtaç durumdaki bir insanın hayatını kurtarmak ise büyük bir onurdur. Bütün peygamberlerin getirmiş olduğu vahyin değişmez ilkesi olan bu husus, Kur'an-ı Kerim'de şöyle ifade edilir: "…Bir cana kıymaya veya yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olması dışında, kim bir insanı öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir insanı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur..."

Kıymetli Müslümanlar!

Anne karnında hayat bulduğu andan itibaren ölünceye kadar her can saygındır. İslam'ın çizdiği hukuki ve ahlaki sınırlara göre, bir bebek, annesinin hayatını tehlikeye atma gibi tıbbi bir gerekçe olmadıkça, keyfi sebeplerin kurbanı olarak kürtajla yok edilemez. Bir kadın, "namus" bahanesine sığınılarak şiddetin gaddar pençesi altında canından edilemez. "Töremiz böyle emrediyor" diyen koyu bir cehaletle kan davası güdülemez, hiç kimsenin canına kıyılamaz. Hatta can öyle bir emanettir ki, bir insan "Bu can benim değil mi?" diyerek intihara dahi kalkışamaz.

Değerli Müminler!

Asla unutulmamalıdır ki, Rahmân ve Rahîm olan Rabbimizin insanoğluna gönderdiği son din, merhamet üzerine kuruludur. Son dinin Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s), rahmet elçisidir. İslam'da şiddete ve zulme asla yer yoktur. Zira şiddet, zamanın silemediği ve yüreğin unutmadığı ağır bir vicdan yarasıdır. Kadın ya da erkek, çocuk ya da ihtiyar kimin canını yakarsa yaksın, şiddet apaçık bir zulümdür. Zulüm ise haramdır.
Öfkesine, nefretine ya da cehaletine yenik düşerek gücünü kullanıp mazlumu ezen kişi zavallıdır. Şefkat ve merhametten yoksun olanların, hak ve adaletten uzaklaşanların düştüğü çukur ise zifiri karanlıktır.

Aziz Müslümanlar!

Sevgili Peygamberimiz, başta ailesi olmak üzere muhatabı olan bütün insanlara saygı, şefkat ve nezaketle davranmıştır. Kimseye kaba ve kırıcı söz söylememiş, Müslümanların da hiçbir şekilde şiddete başvurmalarına müsaade etmemiştir. Allah Resûlü bir hadis-i şeriflerinde müminleri şöyle uyarmıştır: "Kıyamet günü en şiddetli azap görecek kimseler, dünyada insanlara en çok işkence edenlerdir."

Muhterem Müminler!

Ne hazindir ki karıncayı dahi incitmekten kaçınması beklenen Müslüman toplumları zaman zaman "Yan baktı! Korna çaldı!" gibi akla hayale gelmeyen sebeplerle birbirinin canına kast eder oldu. Müslümanlar, Kur'an-ı Kerim'in anlaşmazlıklarda hakem tayin etmeyi ve barıştan yana olmayı emrettiğini, Peygamberimizin kendi canına kastedenleri bile pişman olduklarında affettiğini sanki unuttu! Ailede, okulda, iş yerinde, sokakta sabır ve hoşgörüyle davranması gereken müminler, bir anlık öfkelerine yenilip birbirini incitir hale geldi. Oysa Peygamber Efendimiz, aklın değil bileğin gücüne güvenmeyi eleştirmiş ve şöyle buyurmuştu: "Güçlü kimse, insanları güreşte yenen değildir. Bilakis güçlü kimse öfke anında kendisine hâkim olandır."

Kıymetli Müslümanlar!

Geliniz! Nefes alıp veren her canlıda Yüce Rabbimizin kudretine şahit olalım. Yaratandan ötürü yaratılanı hoş görelim. Elimizle ve dilimizle hiçbir varlığa zarar vermeyelim. "Zarar vermek de yok! Zarara uğramak da yok!" şeklindeki nebevi ilkeye uyalım. Peygamberimizden bize miras kalan "güvenilir mümin olma" erdemine sahip çıkalım. Sıkıntımız ve sorunumuz ne kadar büyük olursa olsun, çözümü asla şiddette aramayalım. İnsan olmanın şerefine yakışır biçimde konuşalım, dinleyelim, anlayalım ve anlaşalım. Hele hele Rabbimizin mukaddes saydığı ve dokunulmaz kıldığı bir cana kıyarak dünyamızı ve ahiretimizi harap etmeyelim.

CUMA GÜNÜNÜN FAZİLETLERİ

- Cuma gününde ve gecesinde bana çok salat okuyun,böyle yapana kıyamet gününde,şahit ve şefaatçi olacağım.
- Parlak gecede ve nurlu günde bana çok salat edin,çünkü sizin salatlarınız bana arz edilmektedir.
- Her kim cuma günü ve gecesi,bana yüz kere salat okursa,Allah'u Teala onun ahiret isteklerinden yetmiş,dünya hacetlerinden de otuz olmak üzere yüz arzusunu yerine getirir ve size hediyeler geldiği gibi,o salatları da bana arz edecek meleği Allah'u Teala bu hususta görevlendirir. Şüphesiz benim ölümümden sonraki ilmim,sağken bilmem gibidir.
- Her kim cuma gecesi kehf suresini okursa,kendisiyle Kabe arası o kişi için nur gibi parlar.
- Her kim cuma gecesi,Duhan suresini okursa,yetmiş bin melek o kişi için sabaha kadar istiğfar eder.
- Her kim cuma gecesi veya günü Duhan suresini okursa,Allah'u Teala kendisine cennette bir köşk yapar.
- Cuma gecesi,Duhan suresini okuyan,sabaha affolunmuş olarak çıkar.
- Her kim cuma gecesi Bakara ve Ali İmran surelerini okursa ona yedinci ket gökle,yedinci kat yer arası kadar sevap verilir.
- Cuma gecesi Yasin suresini okuyan,mağfiret olunur.
- Cuma gecesi(bir rivayet cuma günü)Yasin ve Saffat surelerini okuyan kişiye Allah'u Teala hazretleri dileklerini verir...
- Cuma gününde bir saat vardır, mü'min bir kul namazda dua ederken Allah 'dan bir şey ister ve o saate denk gelirse Allah muhakkak ona icabet eder. Ashab-ı kiram: 'Bu saat hangi saatdir yâ Resûlellah" dediklerinde: "İkindi namazı ile güneş batması arasındaki vakittir." buyurdular.
- Cuma namazından sonra daha oturduğu yerden kalkmadan yüz defa diyen kimsenin yüz bin günahını, ana ve babasının da yirmi dört bin günahını Allah mağfiret eder.

YORUMLAR 2
  • Mehmet 3 gün önce Şikayet Et
    Cuma hutbelerinde günlük konular işlenmelidir. Günümüzde en çok Yalancılık, Dolandırıcılık, Kul hakkı ihlalı , Gıybet , Devlet malını zimmetine geçirmek, İsraf gibi Allah a Peygambere iman vb gibi konular sürekli gündemde tutulmalıdır. Gerçekten Allah a inanan insanların bunları yapamayacakları anlatılmalıdır.
    Cevapla
  • Serkan 3 hafta önce Şikayet Et
    bunca zamandır bu hutbe tekrarlanmalıydı çok geç kaldılar
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Son dakika haber: Kulp'taki saldırı: HDP'li Başkan tutuklandı
Türkiye'nin gurur günü! İlk kez görücüye çıktı