12 Eylül’ün acı hikayesi: Celladından helallik istedi

12 Eylül’ün üzerinden 39 yıl geçti ancak ‘bir sağdan bir soldan’ denilerek darağaçlarına gönderilen gençlerin acı hikayeleri unutulmadı. 5 Haziran 1983’te idam edilen Halil Esendağ’ın celladına söylediklerini abisi Osman Esendağ yıllar sonra Yeni Şafak anlattı: Eğilmiş celladın kulağına bir şey söylemiş. Sonra cellada sormuşlar ‘Halil senin kulağına ne dedi?’ Benden helallik istedi, demiş.

12 Eylül’ün acı hikayesi: Celladından helallik istedi
12 Eylül’ün acı hikayesi: Celladından helallik istedi
GİRİŞ 12.09.2019 10:18 GÜNCELLEME 12.09.2019 10:18
Bu Habere 57 Yorum Yapılmış

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden tam 39 yıl geçti. Dönemin Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’in ‘bir sağdan bir de soldan asın’ diyerek hayatlarını kararttığı 9 gençten 5’inin ailesi Yeni Şafak’a konuştu. Haklarını Kenan Evren’e helal etmediklerini haykıran aileler, o dönem hayatlarının karartıldığını ve iadei itibar istediklerini vurguladı.

 

 

İŞKENCEDEN TANIYAMADIK

Darbeden sonra ilk idam edilen Mustafa Pehlivanoğlu’nun abisi Oktay Fırtına, “Mustafa yakalanınca Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 7’inci katına geldik. Annemle birlikte beklemeye başladık. Aradan 20 dakika geçti geçmedi, görevli polise ‘Mustafa’yı ne zaman göreceğiz’ diye sordum. Polis yanımızda oturan genci işaret ederek ‘Orada’ dedi. Kardeşime öyle işkence etmişler ki eli yüzü şişmiş, annem de ben de tanıyamadık. O günü asla unutamıyorum” diye konuştu. Anne ve babasının idam edilen kardeşinin acısıyla hayatını kaybettiğini anlatan Fırtına, “Suçlular Gölbağı’ndaki bir mağarada yakalandı. Yani darbeciler kardeşimi suçsuz yere katletti. Dolayısıyla iadei itibar verilmesi gerekir. Babam bunun için çok uğraştı, başaramadı. Bana da vasiyet etti. Cumhurbaşkanımızdan iadei itibar istiyoruz. Bizim soy ismimizi bile Kenan Evren’in zoruyla değiştirdiler. Ben o dönem Devlet Planlama’da çalışıyordum, kurumdan atıldım. Rahmetlinin idamından sonra benim çocuklarımı okutmadılar” diye konuştu.

 

 

CENAZESİNİ VERMEDİLER

Halil Esendağ

12 Eylül cuntacılarının 5 Haziran 1983 tarihinde idam ettiği Halil Esendağ’ın abisi Osman Esendağ, acı dolu günleri Yeni Şafak’a anlattı. Cuntacıların kendilerini mahkemeye dahi sokmadığını söyleyen Esendağ, “Mahkemenin birine babam tek gitmişti. Orada yüzüne vurmuşlar” dedi. Darağacındayken son isteği sorulan kardeşi Halil’in “Allah’ımdan havanın biraz yağmasını istiyorum” dediğini aktaran Esendağ “O böyle dileyince yağmur yağmış. Eğilmiş o celladın kulağına bir şey söylemiş. İş bittikten sonra cellada sormuşlar ‘Halil senin kulağına ne dedi?’ diye, ‘Benden helallik istedi’ demiş. Asıldıktan sonra başı kıbleye dönmüş” diye konuştu. “Acı bir olaydı. Cenazesini alamadık, vermediler” diyen Esendağ şunları söyledi: “Cenazesini askeriye götürdü, biz ise arkadan takip edebildik. Göstermediler, biz o acıyla köyümüze döndük.”

YAŞINI BÜYÜTÜP ASTILAR

Manisalı Selçuk Duracık’ın kardeşi Gülşen Duracık Aydınlı da iadei itibar isteyen ailelerden. Abisi Selçuk Duracık’ı her hafta Pazar günü Buca Cezaevi’nde ziyaret ettiklerini anlatan Gülşen Duracık, “Gittiğimizde temiz çamaşır götürür, kirlilerini alırdık. O da her seferinde kirlilerin arasına tadelle çikolata koyardı benim için. Beni çok severdi. Abim asıldıktan sonra ne zaman tadelle çikolata görsem içim cız eder, yiyemem” dedi. En son görüşte abisinin halinin tuhaf olduğunu kaydeden Duracık, şunları anlattı: “Yanımızda biraz durdu sonra bizi bırakıp gitti. Haberlerde sabah iki kişi asıldı diye duyduk. Aradık ‘Sizinkiler değil’ dediler. İçimizde kuşku olunca ertesi gün yine gittik. Cezaevinde önümüzden iki tabut geçti. Meğer abimle Halil Esendağ’ın tabutuymuş.” Abisi için çok mücadele verdiklerini anlatan Gülşen Duracık, “Bir ekmek fırını olayı olmuş, abim o gün orada bile değilmiş ama ortaokul çağında hapse düştü. 17 yaşında hapse girdi. Yaşını büyütüp astılar. En çok zorumuza giden de o oldu. Zor günler yaşadık, çok acılar çektik. Anne ve babam kanser olup vefat etti.”

Kur’ân’ı anneme bayrağı babama verin

Cengiz Baktemur

Cengiz Baktemur'un abisi Haluk Baktemur

1978 Şubat’ında 17 yaşındayken hapse giren abisi Cengiz Baktemur’un 2 gün Malatya Cezaevi’nde kaldıktan sonra Elazığ Askeri Cezaevi’ne sevk edildiğini anlatan kardeşi Haluk Baktemur, “Abimi asmak için reşit olmasını beklediler” dedi. Abisiyle ilgili “iki kez idam edildiğine yönelik” haberler çıktığını ifade eden Baktemur, şunları anlattı: “Abim iki kez asılmadı. Devlet bizden idam ipi için para da istemedi. Berat Kandili’ne denk gelen infazı, 1 Mayıs günü gerçekleşti.” Abisinin infazı ertelendiği zaman gülmeye başladığını belirten Baktemur, niye güldüğü sorulduğunda “Yarın 2 öğrencimi Kur’an’a geçireceğim. Yoksa idamımın bir gün ertelenmesine sevinmedim” yanıtını verdiğini söyledi. Son isteği sorulan abisinin “Ben sabah namazını annemle beraber kılmak istiyorum” dediğini belirten Bektemur, şöyle konuştu: “Annemi içeri alıyorlar. Ezanı okuyor, namazı kılıyorlar birlikte, helalleşiyorlar. ‘Anne bana kelime-i şehadet getirt, heyecandan şaşırabilirim’ diyor. Annem ‘Oğlum git inlet, titret burayı’ dedikten sonra kendinden geçmiş, bayılmış. 20 yaşındaki oğlunu eliyle ipe gönderdi. Cengiz tekbir getirerek gitti darağacına. Asılmadan önce Kur’an-ı Kerim ve bayrak istemiş. Cezaevinde bulamıyorlar. Kendi Kur’an’ını getirtiyor, bir de güç bela küçük bayrak buluyorlar. ‘Kur’an-ı Kerim’i anneme, bayrağı babama verin’ diye vasiyet ediyor.”

Bu ilmeği size geçirtmem

 

Ahmet Kerse'nin abisi Şaban Kerse

Kardeşi Ahmet Kerse’yi kaybeden Şaban Kerse, o günleri “12 Eylül’de ailece yok olduk, sıfırlandık, tükendik. Ben abimle çok yakındım. Kenan Evren’e hakkımı helal etmiyorum” sözleriyle özetledi. İnfaz edildikten sonra kardeşinin eşofmanla defnedildiğini belirten Şaban Kerse, “Abimin cenazesini alıp köye getirmek için bayağı uğraştık. Abimi yıkamadan, kefenlemeden eşofmanıyla toprağa koymuşlar. Üzerine taş bile koymamışlardı. Biz oradan çıkarttık, yıkadık, kefenledik ve köyümüze defnettik. ‘Kalk sıran geldi’ dediklerinde abdest alıp namaz kılmış. ‘Bu ilmeği boynuma geçirmeyi size nasip etmem’ deyip kendi geçirmiş urganı boynuna” diye konuştu. Kardeşinin bir kız sevdiğini anlatan Şaban Kerse, şunları anlattı: “Biz dayak yedik, işkence gördük. Çok zor günler geçirdik. Kilis’te kaçak gezdik. Bir kız sevmişti. O kızın abisi de onu ihbar edip yakalattı. Benden bir şey saklamazdı, biz arkadaş gibiydik. O sevdiği kızı amcasının oğluna verdiler. Birbirlerini çok seviyorlardı. Kızın abisinin ihbar ettiğini ben kardeşimin hatıra defterinden okudum.”

Yeni Şafak

YAZDIR
YORUMLAR 57
  • osmanlı 3 gün önce Şikayet Et
    Bunları film yapın Ölümsüzleştirin.dandik dandik ahlak erezyonuna sokacak diziler yapıp yarın böyl onurlu ölecek gençler bulamaycaksınız bu yüzden.
    Cevapla
  • Adem 3 gün önce Şikayet Et
    Onlar Cenneti Kazandılar Elhamdülillah ya onları haksız yere idam esen hainler heni nerdeler şimdi ? Dünyaya kazık mı çaktılar. Nerdeler biliyorum şuan cehennemin dibinde acı çeke çeke inliyorlar ama o mazlumlar Rasulun hemen yanında komşuluk ediyorlar.
    Cevapla
  • ertuğrul 3 gün önce Şikayet Et
    İşte sağı solu kalmadı o zalimler de toprağın altına girdi. Hesap öte tarafa kaldı. Merak etmeyin hesap şimdiden görülmeye başlandı kıyamete kadar kabirde kıyametten sonra infaz cehennemde inşallah.
    Cevapla
  • mehri Gül 3 gün önce Şikayet Et
    Ülkemin asil kahramanları ruhun sad olsun inşallah Rabbim bu zulmü yapanlardan elbet hesap soracak ilahi adalet tecelli edecek
    Cevapla
  • kagan 3 gün önce Şikayet Et
    Elhamdu lillahi rabbil alemin. Errahmanirrrahim. Maliki yevmiddin. İyya kena'budu ve iyya kenestain. İhdinassıratal mustagim. Sıratallezine en'amte aleyhim ğayril mağdubi aleyhim veladdal'lin. Amin! Allah Mağfiret etsin. Cennette Peygamberimiz s.a.v, tüm şehidler ve sevdiklerimizle buluşmayı nasip etsin.
    Cevapla
  • Mehmet 3 gün önce Şikayet Et
    Amin Ecmain
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Türk Bayrağı'nı çalmıştı! Rum aileden Türklere mektup!
HDP binası önüne, evladı için bir anne de Bursa'dan geldi!