Siyasetteki FETÖ’cüler mutlaka tasfiye edilecektir

Mehmet Barlas
Mehmet Barlas

Rahmetli Nejat Eczacıbaşı "Dünyanın her ülkesinde 'know how' ilkesi geçer, Türkiye'de ise 'know who' ilkesi geçerlidir" derdi. Gerçekten de çoğu durumda "Adamını bul" ilkesinin geçerli olduğunu ve bazı durumlarda ise "Benim kim olduğumu biliyor musun" cümlesinin sık sık seslendirildiğini biliriz.

Örgüte üye olmak

Özellikle FETÖ örgütlenmesinin ayrıntıları açığa çıkmaya başladığından beri bilgi ve liyakat yerine bu örgüte üye olmanın ne kadar önemli olduğunu şaşkınlıklar içinde öğrendik. Askeri liseden başlayan üyeliğin kişileri generalliğe kadar taşıdığını gördük. Hava Kuvvetleri'nin jet pilotlarının FETÖ'cü olduklarını, 15 Temmuz'da dehşet içinde izledik.

Veba gibi

Yargıda davası olanların çözümü FETÖ desteğinde aradıklarını gördüğümüz gibi, ticarette rekabeti aşmanın da FETÖ'cülükten geçtiğini anladık. Adliyede, poliste, eğitimde, medyada ve toplumsal yaşamın her alanında FETÖ'nün veba gibi her alana sızdığını artık biliyoruz.

Partili FETÖ'cüler

FETÖ'nün siyasi partilerdeki etkinliği konusu ise hâlâ tam bilinmemekte. Örneğin 2002'den beri iktidarda olan AK Parti'de kaç FETÖ eylemcisi vardır, tam bilemiyoruz. AK Parti milletvekili Şamil Tayyar şimdiye kadar çeşitli görevlerdeki AK Partililerden 300'ünün partiden atıldığını söylüyor. Ama çok üst görevlerdeki bazı isimlerin doğrudan ya da yakınları dolayısıyla FETÖ âşığı oldukları da kamuoyunun bilgisi dahilinde.

Operasyonlar

Aslında MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı ve dolayısıyla Başbakan Erdoğan'ı hedef alan 2012'nin ocak ayındaki FETÖ operasyonuna kadar, kimse FETÖ'nün gerçek yüzünün farkında değildi. 17-25 Aralık operasyonu ise, FETÖ'yü iyice açığa çıkardı. İşin zirveye ulaştığı nokta ise 15 Temmuz darbe teşebbüsüydü. Bu bakımdan bu operasyonlar öncesinde FETÖ ile yakın veya dost olmak bir problem yaratmıyordu. Mesela FETÖ'cü bakanların olduğu biliniyordu.

Durum farklı

Ama artık durum farklı... Kimse "Benim kim olduğumu biliyor musun" diyerek adliyenin etki alanı dışında kalamıyor. Ve eğer AK Parti içinde hâlâ aktif durumda FETÖ'cü varsa en kısa zamanda bunların tasfiye edileceği kesindir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konudaki tavizsiz tutumu, olacakların da habercisidir. Bu temizliği daha önce tam olarak MHP'nin yaptığını da söylememiz gerekiyor.

Sabah

yazının devamını okuyun