Erdoğan ısrar etti İdlib katliamdan kurtuldu

Mehmet Acet
Mehmet Acet

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Soçi çıkarmasından yine tarihi niteliği olan bir karar daha çıktı.

Yine diyorum, aynı Soçi’de 2017’nin Mayıs ayında Rus yapımı S-400 füzelerinin Türkiye tarafından satın alınması kararı alınmıştı.

 

 

Bu defa, haftalardır devam eden İdlib trafiği, iki tarafı da tatmin eden önemli bir anlaşma ile sonuçlandı.

-İdlib’de 15 Ekim’den itibaren muhalifler ile rejim birlikleri arasında silahsız bölge oluşturulacak.

-İdlib’den ağır silahlar çıkartılacak.

-Türk ve Rus askerleri bölgede devriye gezecek.

-İdlib’e askeri bir müdahale olmayacak.

Anlaşmanın ana çerçevesi böyle.

Putin’in açıklamalarından da anlıyoruz ki, bu teklif Türkiye’den gelmiş ve müzakereler sonrası böyle bir zemin yakalanmış.

Rusların bir ay kadar önce “Suriye ordusu dışında elinde silah taşıyan herkes hedeftir” anlamına gelecek bir pozisyon bildirimiyle gündeme taşıdığı İdlib meselesinin geldiği bu noktaya bakacak olursak, Türkiye adına elde edilen kazanımlar hiç de fena sayılmaz.

Hepsinden önemlisi aralarında savaş uçaklarından korunmak için mağaralara sığınan insanların da bulunduğu 3,5 milyon Suriyeli derin bir nefes almış oldu.

Bu insanların gözünde Cumhurbaşkanı Erdoğan bundan sonra büyük bir kahraman haline gelecektir.

Neden derseniz, anlaşma her şeyden önce İdlib’i son sığınak bölgesi olarak bulan bu insanların hayatını kurtarmış oldu.

İkincisi, Türkiye’ye doğru yeni bir göç dalgasının önü kesilmiş oldu.

Üçüncüsü, Astana sürecinin ruhu korunarak, birkaç haftadır el ovuşturan Batı ittifakının hesapları ortada kaldı.

Dördüncüsü, Türkiye Suriye denkleminde masada da güçlü bir aktör olduğunu bir kere daha göstermiş oldu.

Beşincisi, İdlib’e karadan büyük bir askeri yığınak yapan Esad rejiminin hevesi kursağında kaldı.

ESAD’IN  ZAFER İLANI YARIM KALDI

Türkiye ile Rusya arasında varılan Soçi anlaşması üzerine söylenecek başka sözler de var.

Herşeyden önce bu anlaşmayla “Türkiye’nin Esad rejimiyle masaya oturma dışında seçeneği kalmadı” tezi çökmüş oldu.

Esad rejimi dediğimiz ‘şey’, Rusların otur dediği zaman oturduğu, kalk dediği zaman kalktığı bir kukla haline dönüşmüş durumda.

Öyle olduğu için, Türkiye’nin Ruslarla anlaşarak rejime istediğini yaptırabilmesi, ya da istediği zaman frenlemesi söz konusu olabiliyor.

Üstelik bu şekilde 21’inci yüzyılın en acımasız katiline meşruiyet imkanı da verilmemiş oluyor.

Soçi’deki İdlib anlaşmasının bir numaralı kahramanı hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır.

Tehlikeyi gördü, ısrar etti, iddialarının arkasına sağlam bir irade ortaya koydu, zoru gösterdi, öneriler sundu ve Putin’i ikna olmaya zorladı.

Böylece İdlib rahat bir nefes almış oldu.

yazının devamını okuyun