Rojava’nız çöp, kendiniz tarih oldunuz

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk

N’oldu sizin Rojava devriminize? Ne oldu sizin kantonlarınıza? N’oldu Fırat’ın batısına geçerken kullandığınız dile! Ne oldu sizin SDG’niz, PYD’niz, YPG’niz?

N’oldu?

Kaçıp gitti bazılarınız. Kandil’in yolunu tutanınız da var Sincar’ın kapısından gireniz de… Irak’ta izini kaybettirmek için uğraşanınız da var, Batı’ya iltica etmeye çalışanınız da… Esad’ın kollarına kendini bırakanınız da var İran’a kaçmaya çalışanınız da…

Geride bıraktığınız kuyruklarınız anlamsız “seyirme”lerle sağına soluna saldırıyor ama nafile. Hepsi tek tek bulunuyor, hepsi tek tek imha ediliyor. Ne keskin nişancılarınız işe yarıyor ne kurduğunuz tuzaklar.

N’oldu sizi eğiten McCurk’a? N’oldu?

Karaktersiz, omurgasız, ilkesiz olduğunuzu biz biliyorduk da “Tekliflere açığız” dediğiniz de cümle alem de yeniden görmüş oldu

İlkesiz, omurgasız olduğunuzu biz biliyorduk da elinizdeki DEAŞ militanlarını salıverip ceplerine de harçlık koyduğunuzda cümle alem bir kez daha gördü.

ELİZE SARAYI’NDA AĞIRLANINCA SİZİ SATMAZLAR MI SANDINIZ?

Siz omurgasız, kişiliksiz, ilkesizler güruhu olarak coğrafyamızı istilaya gelen istilacıların kucağından kucağına koştunuz. İstilacıların kuklası oldunuz. Elize Sarayı’nda ağırlanınca sizi öylece kabulleneceklerini mi sandınız?

Telefonla görüşünce onların gözünde makbul olacağınızı mı sandınız?

Arkasına sığındığınız güçlerin gücünü kendi gücünüz mü sandınız?

Türkiye’ye başkasının kucağından parmak sallamanın bedeli olmayacak mı sandınız?

Coğrafyamızın kaderini Batılı müttefiklerinizle Amerika ile birlikte tayin edebileceğinizi mi sandınız? Rojava devrimi diye bir hülyaya dalmıştınız... Hülyayı ütopyaya çevirip ikinci bir İsrail olabileceğinize inandınız! Peki n’oldu Rojava devriminize? N’oldu ikinci terör devletine? N’oldu hayallerinize?

Amerika sizi sattı! Güvendiğiniz dağlara kar yağdı. Şimdi Rusya’ya Esad’a güveniyorsunuz ama nafile.

Rejim 2012’de size bıraktığı yerlere geri dönmeyecek sandınız. Türkiye’nin iradesini Amerika ve müttefiklerinin kırabileceğini sandınız.

AMERİKA’NIN KUCAĞINDAN TÜRKİYE’YE PARMAK SALLAMANIZIN CEREMESİNİ ÇEKECEKSİNİZ

Sadece omurgasızlık, ilkesizlik yapmadınız ayın zamanda şımarıklık da yaptınız. Tıpkı Türkiye’deki ağababalarınız gibi. PKK ve onun siyasi uzantısı HDP sözcüleri gibi cüretkar ve şımarıktınız, sınırın öte yakasında da…

Peki n’oldu? N’oldu peki?

Sur’da, Nusaybin’de, Cizre’de dümdüz oldunuz. Akıllanmadınız! Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Dereler’de dümdüz oldunuz. Akıllanmadınız? Afrin’de dümdüz oldunuz. Akıllanmadınız!

Sadece 24 saatte Resulayn düştü, akıllanmadınız. İki günde Tel Abyad düştü akıllanmadınız. Amerika’ya, Batılılara yalvardınız, yüzünüze bakmadılar. Rusya’ya Esad’a açık çek verdiniz sizi muhatap almadılar.

Tek taraflı olarak deklare ettiğiniz bir kağıt parçasıyla Esad’a teslim olmayı seçtiniz.

Şimdi Amerika’nın bölgesel planlarında artık piyonun piyonusunuz. Rusya ile Esad’ın insafına kaldınız. Türkiye’yi karşınıza alarak hülyalarınızı, ütopyalarınızı mezara gömdünüz.

TÜRKİYE’Yİ PKK İLE BÖLEMEYENLER STRATEJİK HEDEFLERİNİ REVİZE EDİYOR OLABİLİR Mİ?

Sizin üzerinizden coğrafyanın haritasını yeniden çizmek isteyenler bugün panikle Ankara’nın yolunu tutuyor. Uzun vadeli stratejik hedeflerinin Türkiye’nin direnci ile tutmadığını fark edenler strateji planlarını revize etmenin yollarını deniyor.

Siz kullanılıp atıldınız. Biz de sizi kullanıp atanların yıllardır “Türkiye” için reva gördüklerini cümle aleme gösterdik.

Yok öyle yağma! Irak gibi, Suriye gibi, Yemen gibi, Libya gibi bizi de parçalayacaklarını, birbirimize düşüreceklerini sananlar sizi kullandı ve kaybetti.

Kendileri de çırılçıplak ortaya çıktı.

Tıpkı 15 Temmuz 2016’da FETÖ eliyle yapmak istediklerinin ellerinde patlaması gibi.

Amerika’nın şahinleri, İsrail’in şahinleri, Batı’nın iki yüzlü liderleri başka bir Türkiye’yi çoktan satın almış olacaklar ki şimdi hırslarından ve öfkelerinden çıldırıyorlar.

Olsun. “Topunuz gelin” demişti hatırlarsanız Erdoğan tüm terör örgütlerine. Demek ki onların ağababalarına da “Topunuz gelin” deme vaktidir.

PYD/YPG-PKK Suriye’de parça parça olurken onların ağababaları da kendi içlerinde göreceksiniz birbirlerine düşecek.

Bugünler geçecek. Ve inşallah biz bu badireden çok daha güçlü çıkacağız. Hayal görenler de tarihin çöplüğüne atılacak.

Yanılıyor muyum?

Pence’nin dudaklarını ısırdığını gördünüz mü?

Dün iki noktaya kilitlendik hep birlikte. Birincisi elbette Mehmetçik’in hallaç pamuğu gibi attığı Fırat’ın doğusuydu. İkincisi ise Ankara Beştepe Külliyesi’ydi.

Açıkçası Trump’ın rezil mektubunun basına sızdırılmasından sonra Amerika Başkan Yardımcısı Pence’nin Beştepe’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile karşılaşma anını merak ediyorduk.

O kareleri hatırlayın. Pence gergin bir şekilde Erdoğan’ın karşısına çıktı. Koltuğa oturduktan sonra ellerini nereye koyacağını bilemedi. Bir ara dudaklarını kemiriyordu… Kameralar karşısında gergin, öfkeli ve ne yaptığını bilmez haldeydi.

O toplantıda nelerin konuşulduğuna ilişkin bilgileri bugünden sonra çok konuşacağız.

Ama o fotoğraf ve görüntü bile Amerika’nın “suçüstü” yakalanmışlık halinin göstergesiydi.

YENİ ŞAFAK GAZETESİ

yazının devamını okuyun