Kitap fuarı var, kitap satalım! Hadi ya!

TÜYAP kitap fuarı 25. yılına erdi. Dile kolay çeyrek asır. Ancak hala kendisini bir kasaba fuarı olarak görülmekten kurtaramadı. Yayınevleri hâlâ fuara kitap satmak için katılıyor...

Kitap fuarı var, kitap satalım! Hadi ya!
Kitap fuarı var, kitap satalım! Hadi ya!
GİRİŞ 28.10.2006 22:42 GÜNCELLEME 28.10.2006 22:42

Ağah Sivrikalem'in yazısı

TÜYAP'ın hakkını TÜYAP'a verelim. Az şey değildir, kitabın yüz bilmem kaçıncı sınıf ihtiyaç olarak görüldüğü bir ülkede kesintisiz olarak ard arda 25 sene fuar yapabilmek. Katılan yayınevi sayısını koruyarak, üstüne ilave ederek her sene daha geniş alana ihtiyaç duymak fuarın her açıdan başarılı olduğunun ispatıdır.


İlk yıllar gerçi bazı kesimlere karşı ketum davranışlar sergilenmesi yadırganmış ve bu kesimlere fuarı kötüleme yolunda büyük kozlar verilmişti ama zamanla izlenen olumlu politikalarla bu gerilim ortadan kaldırıldı... TÜYAP Kitap fuarının artılarını ve başarılarını zaten pek çok yayın organı ve yazar dile getirecek, tafsilata girmeye lüzum görmüyorum.


Ben daha ziyade 'gümüş yılında' yapılamayanların altını çiziyorum. Dostlar acı söylemez ise zafer sarhoşluğu başarılı insanların dibe çakılmasına yol açar. 


Malesef TÜYAP kitap fuarı, 25. yılında hâlâ kendisini yayınevlerinin kitaplarını pazarlara açan değil tezgahlara dizen bir oluşum olarak görmekten kurtaramamıştır. Benzetmeyi mazur görün kendisini hâlâ alelade bir kasaba fuarının genişletilmiş hali olarak görüyor.


Yayınevlerinin hâlâ fuara ödedikleri stand parasını satışlardan çıkarıp çıkartamayacaklarını hesap etmeleri bile bu mantığın bariz göstergesi. TÜYAP fuarında biraz ciro yapalım mantığı güden yayınevi oranı yüzde 90 değil ise ben bu yazıyı yazan kalemimi kırarım...


Ama okurların artık yüzde 90'ı görüyor ki yayınevlerinin fuarda uyguladığı indirim sadece göstermelik. Zaten bugün herhangi bir kitap sitesine girdiğinizde yüzde 20-30 indirimle, (hatta ilknokta.com sitesinde 50 kadar yayınevinin kitabı yüzde elli indirimli) edinmek mümkün. O zaman niye gidip peşin para ile o kadar kalabalığa katlasın ki bir okur?


Bir yayınevi fuarda yüzde 25 indirimle kitap satacaksa bu okura hakarettir. Fuar indirimi dediğin en az yüzde 50'dir. Bu indirimi yapabilen kaç yayınevi var?


Kitap baskı sayısı bin adet olan bir yayınevi ağlamaya mahkumdur, mahkum kalacaktır. O kafa değişmedikçe TÜYAP'ın 50. yılında bile siz ağlamaya devam edeceksiniz... 


Okuru fuara çeken kağıdın sarhoş edici kokusu ve o muazzam kültürel renk cümbüşüne duyduğu hasrettir, kitap alma ihtiyacı değil.


Bunu TÜYAP Kitap Fuarı Organizatörleri başta olmak üzere bütün yayınevleri idrak edip sindirmek zorundadır. Bu yüzden de yüzde ellinin altında indirim yapan yayınevleri bence protesto edilmelidir.  


Senin yayınevi olarak daha internet siten yok, arama motorlarında taradığın zaman ilk ona giren eserin yok, tabi ki TÜYAP panayırına bel bağlayacaksın. Böyle mi olmalı?


Şimdi denilecektir ki, 'Efendim TÜYAP Fuarı sadece ticari alış veriş amacı güdülen bir ortam değil, kültürel etkinlikleri de bağrında barındıran bir edebiyat ve sanat ortamıdır. Doğrudur. Öyle olması son derece takdir edilmesi gereken olumlu bir tavır. Ama olmasa da olur. Bu etkinlikler olmadığı için TÜYAP'ı suçlayacak olan kafalara şaşarım zaten. Bu organizasyonlar TÜYAP'ın görevi değil bir ikramıdır, lütfudur...


Peki TÜYAP niye ikramı ile övünmek zorunda kalıyor?


Çünkü TÜYAP kendi hedeflerini büyütemediği için yayınevlerinin ufkunda da bir açılım sağlayamıyor.


Bir kitap fuarına tabi ki kitap okurları gelmeli ve kitapları özel indirim fırsatları ile satın almalıdır, buna itirazım yok.


TÜYAP'ın asıl yapması gereken şey ticari pazarı geliştirmek ve yayınevlerine yeni anlaşmalar sağlayan bir platform olmaktır. Yani yayınevleri artık fuara kitap satmak için değil, yeni ticari açılım fırsatlarını yakalamak için katılmalıdır.


Fuar, öncelikle; üniversite yönetimlerinin, büyük holdinglerin ve şirketlerin yöneticilerinin, bilimsel alanda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlar dahil olamak üzere, sivil toplum kuruluşları, vakıflar ve belediyelerin yeni projeler bulmak, ya da projelerine uygun yayıncıları bir arada görüp karar verebilmek için buluştuğu bir platform haline gelmek zorundadır. Sadece yurt içinden değil yurt dışından da itibarlı müşteriler ile yayınevleri arasında fuar boyunca en az 1500 ila 5000  arasında anlaşma sağlanmalıdır. (Bu şu anda minimal seviyede kartvizit alış verişi şeklinde düzensiz ve programsız olarak yapılıyor. Kartviziti alan yayıncı da sonra gidip o kurumu kazıklayarak bir daha fuara gelmeye tövbe ettiriyor)


Bu sağlandığı zaman fuara gelen parakende kitap alıcısına değil yüzde 50 indirimle kitap vermek, promosyon kitap dağıtmak bile söz konusu olabilecektir..


Gelelim öğretmen, öğrenci ve basın mensupları dışındaki ziyaretçilerden 5 YTL alma ayıbına. Yahu koskoca TÜYAP, 25. yılında sponsor bulamayıp, hâlâ kitap görmeye (çoğu da seyretmeye) gelen gariban vatandaşın cebindeki 5 YTL'ye göz koyuyorsa 26. kez açılmasın o kapı... Ayıptır, kitap görmeye gelen amele Mehmet, berber çırağı Ahmet o para ile kitap bilet değil, kitap almalıdır...


Hülasa, TÜYAP artık çıtayı yükseltmeli ve yayınevlerine ticari hedeflerini büyütmeleri konusunda ışık tutacak yeni projeler geliştirmelidir...

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Son dakika: Ege Üniversitesi'nde 3,1 milyarlık liralık skandal! Çok sayıda gözaltı var...
Çin ve ABD'nin gözü bu seçimde! Kazanan isim son anda değişti!