Filmi örnek aldı ve oyunu kazandılar
Yahudi baba Guido’nun çocuğuna Nazi vahşetini belli etmemek için her şeyi bir oyunmuş gibi anlattığı ‘Hayat Güzeldir’ filmi İzmirli Demirbaş ailesine ilham oldu ve...
Nihal Yarkent'in haberi
Muzaffer Demirbaş oğlunun lösemiyi yenmesi için binbir çeşit ‘moral’ oyunu oynadı ve sonunda savaşı kazandı
Muzaffer Demirbaş (30) bacağını tren raylarına kaptırdığında 14 yaşındaydı. Çok uzun bir süre engelli olmayı kabullenemedi. Hatta arkadaşlarının protez bacağıyla dalga geçme ihtimalinden çekindiği için eğitim hayatına ortaokuldan sonra nokta koydu. İlerleyen yıllarda zor da olsa iş buldu, ardından evlenip yuva kurdu. Oğlu Harun’u kucağına aldığında ‘Hayatın anlamı işte bu’ dedi. Ancak Demirbaş’ın mutlu günleri Harun üç yaşına bastığında geride kaldı. Küçük çocuk sendeleyerek yürüyordu. Önce kendisini taklit ettiğini zannettiği için üzerinde fazla durmadı. Ancak Harun’un bacak ağrıları artınca doktora gidildi. Ve lösemi teşhisi kondu.
ŞOK olan Muzafffer Demirbaş bir kez daha isyan etti ve ‘Ben engelliyim. Oğlum niye böyle oldu’ diye ağladı. İlk şoku üzerinden attıktan sonra ise tedaviye odaklandı. Ancak Harun tedavi başlayınca içine kapandı, durgunlaştı ve hayata küstü. Hastalığı alt etmenin birinci kuralının ‘moral’in yerinde olmasından geçtiğini bilen Muzaffer Demirbaş, Roberto Benigni’nin Guido karakteriyle hafızalara kazınan ‘Hayat Güzeldir’ filmindeki gibi çocuğuna oyunlar oynadı. MUZAFFER
Oğlu üç yılda hastalığı yenen Muzaffer Demirbaş lösemili diğer çocuklara da yardımcı olmak için 2005 yılında Lösemilileri Yaşatma Derneği’ni (LÖSYAD) kurdu. Şimdi en büyük hedefi lösemili çocuklar için ilköğretim okulu açmak. Bunun için de desteğe ihtiyacı var.
(Star)