• Ahmedinejad'ın uçağında namaz
  • Siz habere gitmeyin o size gelsin
  • 'Tartışmaya açık' iki tebliğ neler gizliyor?
  • Yeni memura kötü haber
Demirel'i ziyaret eden komutan
Demirel'i ziyaret eden komutan
20 Temmuz 2008 17:52
Son iddia: 'Ecevit gitsin, Özkan gelsin' formülü tek operasyon değildi. Özkan'ı kabul ettiremeyen asker, Mesut Yılmaz'ın yerine Demirel'li planı devreye soktu!

Referans gazetesinden Nuray Başaran'ın aktardıkları

Son günlerde Ergenekon operasyonu ve darbe günlükleri nedeni ile gündeme gelen, "Askerlerin siyasete müdahil olması" girişimlerinde, "Ecevit gitsin, Özkan gelsin" formülü tek operasyon değildi... Aynı dönemde DSP hükümetine bulunan formüllerden birisi de Köşk'ten yeni inen Demirel'in, Mesut Yılmaz'ın yerine dışarıdan kabineye Başbakan Yardımcısı olarak girmesiydi. O dönem içerisinde aldığım notlarla ilerde çıkarmayı düşündüğüm kitaptaki bazı anekdotları bugün aktarmayı tarihe not düşmek olarak zaruri görüyorum. Daha birçok detayın bulunduğu notların bu olaya ilişkin bölümü şöyle;
Yıl 2001. Başbakan Ecevit'in kurmaylarından Devlet Bakanı Mehmet Ali İrtemçelik Hindistan gezisi sonrası sürpriz bir kararla istifa ediyor.
İrtemçelik, milletvekili masalarına "Başbakan, başbakanlık yapamıyor… Bunu saklamamamız lazım" notunu da iliştiriyor.
Bakan İrtemçelik'in bu istifası aynı zamanda Ecevit'e karşı başlatılan siyasi hareketin fitilini de ateşledi.
Ecevit, Hindistan gezisi sonrası hastalandı. Uzun süre Ecevit'in hastalığı tartışıldı.
Ecevit'in ekonomik ve sağlık problemleri nedeniyle zor günler yaşadığı yıllar.
Başbakanlık makamında yazar kasaların atıldığı, benzin parası bulamayan şoförlerin kamyonlarıyla Başbakanlık binasını basmaya yeltendiği dönemler.
Hüsamettin Özkan bir hafta sonu Bodrum'a çağrıldı ve bazı paşalar (aralarında emeklilerin de bulunduğu) Özkan'ın yüzüne. "Başbakan sen ol. Ecevit yerini sana bıraksın" dediler.
Bu sözleri Ecevit'i güçsüzleştirme operasyonu olarak algılayan Özkan, "Ecevit'le geldim, Ecevit ile giderim" cevabını verdi.
Sadece paşalar değil iş dünyasından önemli simalar da aralarında toplantılar yaparak Ecevit'in yerine kimlerin geçmesi gerektiği yönünde zihin egzersizleri yaptılar.
DSP içinde bir grup milletvekili de Demirel'den sonra köşke çıkmaya çalışan Mesut Yılmaz'a da tepkiliydiler.
Yılmaz ve ANAP ile ilgili yolsuzlukların ayyuka çıktığı bir dönem...
Hatta DSP'li eski Bakan Ertuğrul Kumcuoğlu, "şu şaibeli ANAP'tan artık kurtulalım" demekten bile çekinmiyor.
Bunun üzerine Yaşar Topçu bir formül geliştiriyor ve "Tamam ANAP'tan kurtulalım. Demirel'le yola devam edelim" teklifini getiriyor.
Hatta bu teklifinin içini de dolduruyor;
"ANAP ve DYP'deki Demirel taraftarı vekilleri toplayalım. Demirel bir grup kursun ve hükümet ortağı olsun. Yılmaz'ın yerine Başbakan Yardımcısı olsun."
Yani...
ANAP'sız Demirel'li bir hükümet...
Bu konuşmalardan bir süre sonra o dönemin bazı Kuvvet Komutanları bazı siyasilere aynı formülü dile getirmeye başladılar: "Ecevit'in hastalığından dolayı Türkiye'nin yıprandığını" belirterek. Demirel'li hükümet artık devletin üst seviyede gündemindeydi.
Yani, dışardan Demirel'in Başbakan Yardımcısı olarak atanması için kollar sıvanıyor...
Askerler görüştüğü bazı DSP'li milletvekillerine "Demirel'in kabineye ‘Derviş modeliyle' başbakan yardımcısı olarak atanmasının mümkün olup olmayacağını" soruyorlar.
Böyle bir atamanın hükümete güç katacağını, hem de Demirel'in tecrübelerinden hükümetin faydalanmasının doğru olacağı notlarını da ekleyerek.
Bunun üzerine dönemin bazı kuvvet komutanlarıyla görüşen vekiller Özkan'a olayı anlatırlar.
Bu konuşmalar birkaç kişi arasında kalır. Fikir egzersizleri yapılır.
Ama araya tüm dünyayı şoka sokan 11 Eylül faciası girer...
11 Eylül olayları nedeniyle konu derin dondurucu koyulur.
11 Eylül olaylarının şoku yavaş yavaş atlatılınca konu tekrar gündeme gelir...
Bir gün Meclis'te otururken, o günlerde DSP'nin en önemli isimlerinden ve Özkan'a yakın vekillerden birisi yanıma geldi.
Ben de o günlerde Demirel'i yakından izliyorum. Çünkü Demirel'i ziyarete gidenlerin "Baba siyasete geri dön" dediği, Demirel'in de "dönmem" diye ayak direttiği günler.
Şu anda adını açıklayamayacağım bir milletvekili Demirel'e "Aktif siyasete ne kadar yakınsınız" diyor... Demirel de oturduğu Güniz Sokağı işaret ederek, "Siyaset bana buradan sokak mesafesindedir" diyor. Bu nedenle zaten Demirel medyanın baş gündemindeydi.
Milletvekilinin Demirel'le ilgili kabineye dışarıdan eklemlenmesine ilişkin verdiği bilgiyi çok önemsedim.
Bu bilgiyi test etmek için Demirel'in Köşk'ten indikten sonra geleneksel hale getirdiği çarşamba toplantılarına gittim.
2001 Ekim ayı. Her zamanki gibi Demirel'in etrafı Türkiye'nin her tarafından gelen konuklarla doluydu.
Akın akın gelen insanlar Demirel'e hem sorunlarını anlatıyor, hem de "siyasete dön" çağrısı yapıyorlardı.
Gelen gidenin haddi hesabı yoktu.
Bir süre sonra Demirel'e özel bir görüşme yapmak istediğimi söyledim.
Demirel, Güniz Sokak'taki alt kattaki konuklarını ağırladığı salonun tam karşısında bulunan küçük bir odaya beni aldı.
Doğrusu duyduklarımı Demirel'e sormak ve söylemenin de zorluğunu yaşıyordum.
Salonda beklerken zaman zaman, "Çıkıp gitmeyi" bile düşündüm.
Sonra da kendi kendime dedim ki, "Devletin önemli isimleri bunları Demirel'e söyleyebiliyorsa, ben neden söylemeyeyim? Neden sormayayım?"
Kendimi telkin edip, cesaretle sordum;
"Yazılmak üzere sormuyorum. İzniniz olursa yazarım. Size sayın Başbakan'ın hastalığı nedeni ile tecrübelerinizden faydalanmak üzere bir teklif gelmiş ya da gelmek üzere. Sizin dışardan Derviş gibi Başbakan Yardımcısı olmanız isteniyormuş. Buna ne diyorsunuz?"
Demirel bunu kimden duyduğumu sordu. Bu konuda sessiz kaldım.
Belli ki benden önce kendisine bu teklif yapılmıştı.
Bunu hissettim...
Demirel, en önemli cümleyi şöyle kurdu; "Eğer devletimin ve milletin bana ihtiyacı varsa, neden olmasın?"
50 yıllık Türk siyasetine damgasını vuran ve daha 1 yıl önce cumhurbaşkanlığı koltuğunu bırakan Demirel in heyecanı gözlerinden okunuyordu.
Ve Demirel'in kabul edilip etmeyeceği şüpheyle bakılan başbakan yardımcılığı teklifine bakış açısı da "devletimin bana ihtiyacı varsa" yaklaşımıyla çoktan kabul görmüştü bile.
Biraz şaşkın, biraz heyecanlıydım. Ama aradan geçen günlerde öğrendim ki, bir süre sonra Demirel'i bir komutan bu nedenle ziyaret etmişti.

Referans gazetesi



Bu haber 13178 okundu.





YORUMLAR
selcuk erduran tarafından 2008-07-20 22:17:13 tarihinde yazılmış
faydalanmak
"Demirel'in tecrübelerinden hükümetin faydalanmasının doğru olacağı" gibi bir ifade var. tecrübelerinden bu halk çok çekti. çok şükür nasip de olmadı..
tarafından 2008-07-20 21:40:05 tarihinde yazılmış
--
Hiç dinci basın hakkında haberler göremiyoruz. Mesela bugün VAKİT'in iğrenç bulmacası ve bulmacaya şehit ailesinin verdiği sert tepki bu sitede yok. Sizler 'bizim adam' muamelesinden vazgeçmediğiniz sürece saygı görmeye layık değilsiniz.
Derya Deniz tarafından 2008-07-20 21:33:12 tarihinde yazılmış
adamlaar resmen ulkeyi bulmus milletin haberi yomus tam uyumuslar
demeki AZIZ NESIN cok dogru demis bizim toplumuz icin simdiye kadar milletci ve atatirkcu nutuklar atan demeki taam ulke dusmanlariymis ve halka kamoyunda disladiklari sahislar bunlar vatan hayini dedikleri kisilerde aslinda ulkeyi dusunen insanlarmis biz zaten oyle bir miletizki hic bir zaman dusunerek hiz bir seyi yapamiyoruz hep ezbere basa gecilecek insanlari hapse atiyoruz hapse girecek kisileride basa getiriyoruzz halen nasil DEMIREL VE EVREN PASA mahkemeye alinmiyor anliyamdim
Derya Deniz tarafından 2008-07-20 21:29:11 tarihinde yazılmış
hic unutmuyorum yilarca yuruyusler yapildi eyitim ozgurlesin diye tam demokrasi diye
yilarca bazi insanlarimiz kendilerini feda etiler su carpik duzeni degitirlisin diye unufersitelrden askerl elini caksindi ye binlerce ogrencilerimiz hayatlarindan oldu isci az bpara aliyor diye meydana cikiyorlardi bunlar hayin diyorlardi yilarca iskenceler yasadi su hakl ama hic bir gunde gik lari cikmadi ama gercek kahraman halk hakini egemn guclere yedirmez demeki bizim kahraman halk olmamiz icin kirk firin ekmek yememiz lazim halende halk kormus hakini ariyaamiyor bu tip insanlarin yuzunden
necat karadaban tarafından 2008-07-20 21:22:42 tarihinde yazılmış
boyle askere masallah
kendi isleri disinda her seye burunlarini sokmuslar ne pasalarimiz varmis beeeeeeeeeee 41 kere masalah guvenligimizi teslim ettigimiz insanlara bak allah turk ulusuna sabir versin
hasan fatih can tarafından 2008-07-20 21:05:05 tarihinde yazılmış
( DERİN ) Devletin
sanrım derindevletin demek istemiş. dili sürçmüş olmalı..
ayhan anıl tarafından 2008-07-20 20:42:56 tarihinde yazılmış
eskilerden öyle gördüler
Asker kendi işi dışında her işe bakmış galiba...
cafer Barış tarafından 2008-07-20 20:40:37 tarihinde yazılmış
Öğretmenlerin en önemli görevi
Bundan sonra öğretmenlerin en önemli görevi öğrencilerine şunu öğretmek olmalıdır;Sevgili çocuklar deprem oldumu sıraların altına yatın, darbe oldumu sokağa dökülün. Ayrıca bizleri 20 yaşında hatırlayan değil doğar doğmaz hatırlayan bir devlet anlayışı istiyoruz.
Derya Deniz tarafından 2008-07-20 20:38:48 tarihinde yazılmış
simdi bu olayi akp peye mal ediyorlar
yilarca bu kisiler ergenekom icin insanlaar hapiste iskenceler gordu ve hic bir gazete yazmadi ve yilarca devlet ordu birlikte 700 bin gencimizin hayatini yok etiler yinede kimseden ses cikmadi simdi tayip bunlari sahiplenemez bu olayi bu tip insanlar sayesinden ortaya cikti yilarca anlatildi ama halkimiz anliyamadi ve o alatan kisilerede vatan hayini denildi linc edilmek istendi halk gecmisi soyle bir goz onunden gecirsin once
Mustafa Yılmaz tarafından 2008-07-20 19:55:11 tarihinde yazılmış
Meğer...
Maşallah emekliler hiç boş durmamışlar.Ben de niye PKK'yı 24 yıldır bitiremediler diye merak edip duruyordum.
hakan memur tarafından 2008-07-20 19:25:43 tarihinde yazılmış
sülo amca
değer arkadaşlar; bu ordumuz neden her siyasi olaya burnunu sokar sonra eline yüzüne bulaştırı ve her on yılda bir darbe yapar biliyormusunuz...miletimiz yüzünden yani bizler yüzünden... 1960 darbesinde şehit başbakan adnan menderes öldürül dü sustuk milletçe... 1970 de bi darbe daha oldu sustuk... 1980 darbe oldu yine sustuk onlar ne derse yaptık.... ülkeyi hortumladılar sustuk ama bu sefer susmayacağız... ben ankarada bidaha tank görmek istemiyorum...eğer görürsem o tankı alır kızıl ırmağa atarım..
Enes Fırat GÜNAYDIN tarafından 2008-07-20 19:16:22 tarihinde yazılmış
gülermisin ağlarmısın...
genelkurmay başkanının, askerin hergün medyada boy gösterdiği başka ülke olduğunu sanmıyorum (hemde görevi dışındaki konularla). bazı ülkelerde milletvekilleri komutanlarının isimlerini dahi bilmiyor. halkın secimlerde hesap soracagı ve muhatab olacagı sectigi hukumetler olmalı ama yaptıklarından dolayı hukumetlerden hesap sorma hakkıda goremiyorum bizlerde.ulkeyi hukumetler idare etmeye basladıgı zaman hakkımız olur. zorla guzellik olmaz sevdirmek yerine nefret ettirmeyin,asker,ornek olmalı bu konuda artık
akseli ağa tarafından 2008-07-20 19:01:53 tarihinde yazılmış
kulun hesabı varsa ALLAH ın da bir hesabı vardır.
fildişi kulelerde çevrilen dolapların hesabını bu millet nasıl bozdu.tatar ramazan filmi aklıma geldi.benim adım tatar ramazan ben bu oyunu bozarım.eeyyt.tabi burda tatar ramazan tayyip erdoğan oluyor.ergenekoncular ise abdurrahman çavuş ve gardiyanlar.ya bende ismimi abone olurken kilmastılı yazcaktım yanlışlıkla abdurrahman çavuşun yalaması akseli ağa yazdık.herkesten özür dilerim.
mustafa ciğer tarafından 2008-07-20 18:30:16 tarihinde yazılmış
dizi
dizi film gibi...askei boş bırakmamak lazım.Yoksa hollywood filmlerini bile aratmayacak seneryolar yazıyorlar.
mesut taş tarafından 2008-07-20 18:08:52 tarihinde yazılmış
asker
askerin beyni düzmantıkla çalışır o yüzden ne vakit ülkeyi yönetmeye kaksa eline yüzüne bulaştırmış binlerce insan heba olmuş ülke ekonomisi yerlerde sürünmüş ne hukuk kalmış ne adalet tam bir facia
abuzer yakut tarafından 2008-07-20 18:07:51 tarihinde yazılmış
tüh beeee
Yazık; nefret ettim bu politikadan ne kadar basit insanlar varmış bu ülkede bazan utanıyorum bu ülkede yaşadığım için. Bu hayattan neferet ettirdiler beni neden acaba? bu ülke bu kadar kötümü? nedfen herkes kendi işine bakmıyor bu rezalet daha ne kadar sürecek?
cem yılmaz tarafından 2008-07-20 18:07:39 tarihinde yazılmış
mühür kimdeyse şimdi süleyman odur
dün bursada hasan celal güzel demirel hakkında gayet yakışık açıklamalarda bulundu.takdir ediyorum hasan celal güzeli kimin kim olduğunu çok iyi biliyor
Video                  Fotograf
TÜM GAZETELER
NAMAZ VAKTİ

  • İmsak:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:

HAVA DURUMU