• Ahmedinejad'ın uçağında namaz
  • Siz habere gitmeyin o size gelsin
  • 'Tartışmaya açık' iki tebliğ neler gizliyor?
  • Yeni memura kötü haber
Ünlü spikerin bilinmeyen dünyası
Ünlü spikerin bilinmeyen dünyası
25 Temmuz 2008 08:25
7 yıldır her sabah size günaydın diyen ve bu programı sunan ödüllü spikeri ne kadar tanıyorsunuz? İşte ekran arkasındaki Tümer Doğru'nun hayatından kesitler

Ersin Çelik'in röportajı

160 yıllık Teşvikiye Camisi’nin bahçesinde, kulağında küpe altında motosiklet olan bir spiker… Sabah haberlerini kaçırmayanlar bu spikeri çok yakından tanıyor. Tam 7 yıldır her sabah evinize geliyor. Yatağınızı toplamanıza eşlik edip, kahvaltı sofranızdaki zeytin tabağına çatal atıyor. Kulaklarınıza gelen benzersiz ses tonu ile okuduğu gazete manşetleri mahmurluğunuzu  sıyırıp atıyor… Bu spiker; “Kanal 7’de Sabah”ın spikeri Tümer Doğru… Spiker diyorum çünkü o sunucu ve programcı denilmesine karşı. Mesleki kariyerini çok önemseyen Tümer Doğru, 06.30’da başlayıp 08.00’de biten dünün ve günün haber maratonunun bayrağını 7 yıldır taşıyor. Kısacası tüm ülkeye toptan günaydın diyor. Peki, siz her sabah evinizin vazgeçilmez konuğu olan Tümer Doğru’yu ne kadar tanıyorsunuz? Tam bir motosiklet tutkunu! 37 yaşında. Van'da doğmuş. Bürokrat olan babasının vesilesi ile, bir çok ili dolaşmış en son İstanbul'a demir atmış. Ekran dışında küpesiz adım atmıyor. İstanbul’un kalburüstü semti Nişantaşı’nda oturuyor. Dibinde oturduğumuz Teşvikiye Camisi’ne olan hayranlığını anlatırken gözlerindeki ışıltının voltajı arttıkça artıyor fakat kulağında küpe ile gittiği vakit namazlarında yadırganmasını da söylemeden edemiyor.

Onu meslekte buralara getiren farklı ses tonu için ‘benim tek varlığım’ diyen Doğru, geçtiğimiz günlerde, RTÜK tarafından verilen ‘Doğru ve Güzel Türkçe Kullanım Ödülü’ne layık görüldü. Ödülünü Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün elinden alan Tümer’i ödül kadar mutlu eden bir şey daha var. Cumhurbaşkanı Gül’ün kulağına eğilerek söylediği, “Güne her sabah seni izleyerek başlıyorum” sözleri… Tümer Doğru’yla mesleğe nasıl başladığını, günün kontağını çevirmenin inceliğini, gazete manşetlerini, medyayı, sesini ve tabii ki ülke meselelerini konuştuk…

Çok farklı bir ses tonun var. Taklit edilmesi zordur diye düşünüyorum. Aileden mi geliyor?
Babamın sesi. Aynısı bende. Babam hep bana şunu söyledi; sana bıraktığım en büyük miras sesim… Şu anda spiker olan ben o sermaye ve mirası taşıyorum... 

Yaptığın iş için biçilmiş kaftan. Sesini sen mi keşfettin yoksa başkaları mı?
Lise yıllarında edebiyata ve psikolojiye meraklıydım Boğaziçi’ni istiyordum. Ama puanım yetmeyince olmadı. Ben de konservatuara gittim…

Sesine güvenerek mi gittin konservatuara?
Küçük yaşımdan beri müziğe meraklıydım. Anaokulundan liseye kadar, müsamerelerde, korolarda ve tiyatrolarda yer adım. Annesinin eteğine yapışan çocuklardan değildim. Üniversite sınavında isteğim bölümü kazanamayınca, kendime kızıp ve bir daha üniversite sınavına girmeyip babamla iş yapmaya karar vermiştim ki, liseden müzik hocam aradı; “Tümer sen çok aktiftin, korolardaydın, şarkı söylerdin. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı sınavlarına girsene” dedi. Ben ve ailem “Bu yaştan sonra olur mu?” falan dedik. Sene 91, yaş 20. O zamanlarda konservatuarda yaş sınırı 23. Sonra giremiyorsun. “Bir deneyelim” dedim… İstanbul macerası ile bugünlere doğru adım attım.

Şarkı, türkü, müzik falan derken, konservatuarda spikerlik nereden geldi?
Ben de diğer öğrenciler gibi türkülerimizi seslendiriyor, sazımı çalıyordum. Bölüm başkanımız vardı Can Etili. Her türkü söylemeye başladığımda bana, “Tümer çok güzel bir sesin var. Hep, evde oturmuş senin sesinden haber dinliyorum diye hayal ediyorum.” diyordu. Bunu, birinci sınıftan beri söyledi. İlk aklıma o soktu..

Hocanın hayalini gerçekleştirmişsin...
Evet. Ama birde Taşkın Doğanışık var. “Tümer’in spiker olmasına vesile benim der” hep. Taşkın Hoca sene 94’te Kanal 7’de türkü programı yapıyordu. Yaptığı programın sunuşlarını yapmam için teklifte bulundu. “Sen bu işe yatkınsın, sesin iyi, diksiyon dersi almışsın, gel bende sunucu ol.”dedi. ‘Tamam’ dedim, tam işe başlayacakken hocanın programı bitti ve ayrıldı kanaldan. İş olmadı fakat benim aklıma sesimi kullanma fikrini soktular. Konservatuarda okurken 5 yıl boyunca, belgesel, film, dizi, reklam seslendirmeleri falan yaptım…

Buraya kadar anlattıklarından ortaya şu çıkıyor; Tümer Doğru sesini hocalarının iteklemesiyle keşfetmiş… Spikerliğe nasıl başladın?
O çok komikti. Okul bitmişti ve işsizdim. Ufak tefek seslendirmeler falan yapıyordum. Ama artık bir yerden başlamam gerekiyordu. Bir gün çıkıp Flas TV’ye gittim ve “Ben spiker olmak istiyorum” dedim. Hiçbir tecrübem yok. Stajyerlik bile yapmamışım. Gittim, özgüven ve idealistliğin verdiği destekle başvurdum. Form doldurdum. Direkt stüdyoya aldılar. Önüme gelen haberleri okudum. Ama ben daha önce bilmiyorum. Sesim, diksiyonum, artükilasyonum iyi ama o işin bir okuma disiplini, mesleki bir disiplini var. Bundan çok uzağım. Fakat beğendiler. Bir de, “Önünde hiçbir şey olmadan konuş” dediler. Tezimi anlattım, okulumu oradan buradan derken, “Biz sana haber vereceğiz” dediler ben gittim. Aradan bir ay geçti beni arayıp “Seni beğendik ama hemen ekran olmaz, gel muhabir olarak başla.” dediler…

Bu işin mutfağından yetiştin yani…
İstemeyerek. Onlar muhabir ol deyince, “muhabir olmayı düşünmüyorum” dedim. Böyle bir idealim yoktu. Çünkü muhabirliğin okulu var. Olmak istesem gider okurdum. Ama spikerliğin okulu yok. Sonra düşündüm, “Adamlar haklı” dedim ve başladım. İyi ki de başlamışım. İşin mutfağını gördüm. Çok da keyifliydi. Kısa bir diksiyon eğitimi alıp direkt spikerliğe başlayanlardan avantajlı konuma geldim. Ben muhabirliği çok zor şartlarda yaptım. Habere gidiyorsunuz, o zaman kablosuz mikrofonlar falan yok. Araç sizi bırakır üç saat sonra gelir. Meslek ateşim yüksek ama benim.. Tanker patladı. İtfaiyeciler yandı. Ben sabahlara kadar oradaydım. İlk canlı yayınıma telefonla bağlanarak girdim. Hepsi tecrübeydi. Haber nereden alınır, kaynağa nasıl ulaşılır, haber nasıl yazılır, montajlanır, sesi okunur, kurgu nasıl yapılır? Bunları gördüm. Ekrana öyle çıktım.

“BELİME KADAR ÇAMURLA HABER SUNDUM”

Ne kadar sürdü muhabirlik?
İki ay sadece muhabirlik yaptım. Daha sonra Flash Tv yönetimi ekrana çıkmam gerektiğine karar verdi. Ama öyle hemen takım elbiseyi giyip önüme gelen haberleri okumadım. Muhabirliğe devam ettim. Yayın saatine kadar haber peşinde koşup, kanala geldikten sonra hem bütün haber seslendirmelerini yapıyordum, hem de yayına çıkıyordum. Hiç unutmam, Alibeyköy’ü su basmıştı. Belediye sarı çizmeler dağıtsa da ben belime kadar çamura batmış vaziyette kanala gelip haber sundum. Ve üstüne üstlük haberlere gündeme göre konuk alıyordum. Mesela rahmetli Üzeyir Garih, İshak Alaton, Mehmet Yıldırım garnizon komutanları falan konuk oluyordu. Üzeyir Garih’i belime kadar çamura batmış vaziyette konuk etmiştim. Ekrandan sadece takım elbisenin ceket gömlek kravat kısmı görünüyor ne de olsa. Konuklarım benim spiker olduğumu yayına başlayacağımızda anlıyordu. Bu imkânsızlıkları yaşadım.

Yine de ekrana çıkman uzun sürmemiş. Çok hırslı mısın?
Hırsla alakalı değil. Doğuştan gelen bir yeteneğim varmış ve onu geç fark etmişim. Ben hayatımı tevafuk üzerine yaşayan, olanların tesadüf olduğuna asla inanmayan birisiyim. Her işte, her olayda, başıma gelen ne olursa olsun bunda bir hayır olduğuna inanırım. Ama bunu öyle başa gelen çekilir olarak da algılamamak lazım. Ben buralara tırnaklarımla kazıyarak geldim. Zaten çok hırslı birisi değilim. Bu yüzden de camiadaki arkadaşlarımla ilişkilerim biraz zayıftır. Hiçbir zaman için hırsım aklımın önüne geçmedi. Mesleğimde istikrarlı bir şekilde ilerliyorum. Bir çevre edineyim de o çevrenin bana bir faydası olsun diye de düşünmedim, bir anda 8 basamak atlamayı da…


Tümer Doğru, 20 aylık kızı Zeycan Deniz ve Fransız Konsolosluğu'nda çalışan dört dil bilen eşi Nergis hanımla  birlikte...

Var mı öyle 8 basamak birden çıkanlar camiada?
Çevremde var ve bir yerlere de geliyorlar. Fakat ben onu yapamıyorum. Kartvizit biriktiremiyorum… Bugün medyada ve sanat camiasındaki birçok arkadaşımı konservatuar yıllarımdan tanıyorum..

Buralara gelmende, ‘mesleğe başladığın dönemde özel televizyonların daha yeni kurulmuş olması ve piyasada kalifiye eleman olmaması da etken olmuştur’ diyebilir miyiz?
Aslında iki üç sene ile kaçırdım ben o dönemi. Benim zamanımda sektör bayağı mesafe kat etmişti. Senin dediğin o dönemde olmayı isterdim açıkçası. O zaman özel televizyonlarla bu işe başlayanlar piyasada şimdi krallar…

Senin deyiminle ‘Piyasada kral’ olmanın yolu başka nerelerden geçiyor?
Bir ekibe dahil olman gerekiyor. Ali Kırca’nın ya da Reha Muhtar’ın ekibinde olman gerekirdi. Ben hiçbir zaman bir ekibin içinde olmadım. Benim yolum buydu. Hayatımdan da memnunum. İstikrarı Kanal 7’de, “Kanal 7’de Sabah”la yakaladım.

“GAZETELER BİZİ OKUMAYIN YASAĞI GETİRDİ”

Ekranda gazete okumak televizyon haberciliğine bir hayli renk kattı ve hemen her televizyonda sabahları gazeteler okunuyor. Reyting raporlarından yola çıkarak şunu sormak istiyorum; Sabah haberciliğinin en tepesinde olan kişi olarak, bu işin geçmişini biraz anlatır mısın?
Ben 7 senedir ekranda gazete okuyorum. Ekranda gazete okumak 12 sene öncesine dayanıyor. Meslekteki birçok arkadaşımız bilmez, ben ekranda gazete okumaya başladığımda, ekranda gazete okumaya ihtiyati tedbir kararı getirilmişti.

İlginç! Neden böyle bir tedbir getirdiler ve sonra ne oldu da bu engel aşıldı?
 “Siz sabahları ekrandan gazeteleri okuyorsunuz, insanlar gazete almıyor” diye… Engeli yine meslekten gelen kıvraklıkla aşmıştık. Tedbir gelince, bana denildi ki, “Sakın gazeteleri okuma ama bir şekilde oku” dediler. “Bu nasıl olacak?” dediğimde, “Oradaki cümleleri okuma” dediler. Bu tedbir iki gün sürdü bir şekilde kaldırıldı. Benim hayatımda en çok zorlandığım iki gün oldu. Ben gazeteci değilim. Televizyoncuyum. O iki günü kotarmam imkansız bir şeydi ve çok zorlanmıştım.

Serzenişin konuyu çok güzel bir yere getirdi. Gazeteci, televizyoncu, sunucu, spiker ve anchormenlik… Medya ile alakalı bu meslekler iç içe geçmiş durumda. Son 6-7 yıldır da internet haberciliği var. Bu ayrım nasıl yapılmalı?
Bu birçok meslektaşımda var.  Arkadaşlar, sabahtan akşama kadar ekranda haber sunuyor ve sonra da çıkıp “Ben gazeteciyim” diyor. Hayır, biz gazeteci değiliz, televizyoncuyuz. Ya da “Ben anchormenim” diyorlar. Anchormen olmak için önce spiker olmak lazım. Spiker olamadan olmaz. Spikerlik bir branştır ve çok uzun süreli habercilik altyapısı gerektirmez. Spiker; Aldığını en iyi şekilde, anlayarak, vurgulama, tonlama, ses tonu ve biraz da fizikle besleyerek seyircinin kulağına işleyecek, verecek. Görsellik daha zayıftır. Hatta her spikerin biraz müzik altyapısı olmalı. Her heceye ayrı vurgu yapmak gerekiyor. Sesin nasıl yol aldığını bilmek gerek. Yani bu şu demek; “Aman izleyici, bu vurgulama - tonlamadan ne anlar. Stüdyoya aldığım konuğa, haberi çok iyi anlayarak sunuyorum edasıyla bol özgüven kokusu olan  iki soru yöneltirim…”Anlayış bu olmamalı..

Bir yerde yol konservatuara da çıkıyor o zaman…
Evet. Kendimden yola çıkarsam konservatuarın spikerliğe büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Sesin ilmini görmek gibi bir şey… Fonetik dersi görüyorsunuz. Bu da ses bilgisidir. Bir muhabir kadar haberi bilemeyebilirsiniz ama o haberi çok doğru bir Türkçe ve diksiyonla vermek zorundasınız. Bu atlanıyor ve zurnanın son deliğine kalıyor. Tam tersi olmalı ve spiker oradan başlamalı. Spikerliğin branşlaşması lazım ve üç saat diksiyon eğitimi alan her muhabir de spiker olmamalı.

ANCHORMANLİKDE AVRUPA’YI YAKALADIK”

Bu durumda 65 yaşın üstünde anchormenlik yapan ve bu yüzden eleştiri alan ‘ustaların’ doğru tercih olduğu ortaya çıkıyor…
Evet. Birçok meslek büyüğüme, özellikle anchormenlikleri ile tanınanlara habercilik ve yayın politikası anlamında saygı duyuyorum. Anchormenlik konusunda Avrupa’yı yakalamışız. Avrupa televizyonlarını takip edersen ciddi haber bültenlerini sunan insanlar ve hatta talk show dediğimiz sohbet programlarını sunan insanların yaş ortalaması da yüksektir. Bunun sebebi de habercilik tecrübesidir, deneyimdir.

Bizimkiler çok eleştiriliyor ama..
Benim habercilik tecrübelerini,  bilgi ve donanımlarını eleştirmek hakkım değil. Fakat işin diğer boyutundayım ben. Yani spikerlik kısmında… Fatih Altaylı’nın haber sunuşundan bir şey anlamıyorum. Ne söylediği anlaşılmıyor. Çok iyi yazar, çok iyi gazeteci ama haber sunuşu gerçekten bana bir şey vermiyor. Eleştiriler de bu yüzden geliyor zaten.
Şunu da eklemek istiyorum; Gerçek anlamda haber spikerliğinin; tonlama, vurgulama, diksiyon ve artikülasyon kısmına geldiğimizde şu anda haber sunan anchormenlerden iddialıyım… Çok eksikleri var.

Hırslı değilsin ama mesleki olarak çok iddialısın. Var mı örnek aldığın bir isim ya da öğretmenim diyebileceğin birisi?  
Örnek aldıklarım illa ki oldu. Ama öğretmenim olmadı. Bendeki eksiklikte o olacak... Önümde hiç öğretmen bulamadım. Hep istedim ki bir öğretmenim olsun, bana yol göstersin, ona biat edeyim ama olmadı. Hiç yaşayamadım.

Sen daha çok sesinle tanınıyorsun. Muhafaza etme ve formunu korumak için neler yapıyorsun?
Ses egzersizlerimiz var. Onları yapıyorum. Bundan ziyade bizim meslekte ben de dâhil bir eksiklik var ve çok tehlikeli. Sesi korumak için, ‘sesi diyaframa alma’ denilen bir yöntem var. Birçoğumuz yapmıyoruz. Diyaframı kullanmamaktan kaynaklanan, sesi yeterli ölçüde verememe, nefesi doğru alamama gibi bir sorun ortaya çıkar. Birçok insan sesi göğse alır. Ama diyaframa alırsan, bir A 4 dolusu metni neredeyse bir nefeste okursun..  Bu yüzden ‘sesi diyaframa’ alma çok önemlidir. Yapmamak bir eğitimsizliktir ve zamanla sesi kaybetmeye kadar götürür.

GAZETELERE MÜDAHALE EDİYORUM”

Her sabah hemen hemen tüm ulusal gazeteleri okuyorsun. Gazetelerin haber reflekslerini ve ortalama bakış açılarını çözmüşsündür sanırım…
Yedi sene oldu ve gazetelere artık çok aşinayım. Bir gazetede arka sayfada yer alan haberi bir ay sonra başka bir gazetede manşetten verildiğini gördüm. O yüzden gazetelerin aynı olaya farklı bakış açılarını keşfetmek gerek.  Gazeteyi elinize alıp haberin başlığını ve spotunu olduğu gibi okursanız program süresince izleyici aynı şeyleri duyar. Adı da Zaman olur Milliyet olur Sabah olur. Bir taraf Ergenekon iddianamesinin içeriğini yakalamış, bir taraf savcının açıklama sırasındaki mimiklerini yakalamış olur, diğeri de başka şeyler… Bunları bulup yansıtmak gerekiyor..

Son dönemin gelişmeleriyle birlikte gazeteciler kendilerini de masaya yatırmaya başladı. Gazeteler ve gazeteciler ‘Etiklik’ çerçevesinde birbirlerini deşifre ediyorlar. Ne düşünüyorsun?
Gazeteciler yıllarca etik çizgiye dikkat ettiler. Ama artık bu çizgi Türkiye’de biraz aşıldı. Yani kılıçlar çekildi. Bu sızdırılma haberleri filan gazetecileri kamplaşmaya götürdü. Bir şeyin adını koyacaksınız. Toplumun çok büyük bir kesiminin yadırgayacağı yanlış diyeceği meseleye bir bakıyorsunuz gazete manşetten sahip çıkıyor. Eskiden köşe yazarları köksel düşünce olarak ideolojikte olabilirdi. Ama ideoloji gazetelere çok yansımazdı. Artık bu çizgide yok oldu.

Gazeteleri okurken bazı haberlerin çok abartıldığını görüp sunuş açısında müdahale ediyor musun?
Bazen müdahale ediyorum. Şöyle müdahale ediyorum; Kesinlikle değiştirmiyorum ama bazı kelimeleri atabiliyorum. Çünkü yönlendirme var. İdeolojik anlamda da yönlendirme var. Sağa da dikkat ediyorum sola da. Radikal söylemlere de iki taraflı olarak dikkat ediyorum

“Ben şu gazeteyi zevk alarak okuyorum” diyebilir misin?
Son dönemde ayrışma iyice belirginleşti..en ortada duran gazete olarak Akşam gazetesi görünüyor..diğerlerine nazaran tabii.. Doğan Grubu’nun görüşü belli ama tek bir elden yönetilmese de diğer grubun görüşü de belli oluyor. Bunu okuyucu da görüyor.

Hiç okumasam sunmasam dediğin haberler var mı?
Evet oluyor. Orada çok ince bir duyguyla karşı karşıya kalıyorsun. Kazalara ve şehit haberlerine çok üzülüyorum. Keşke olmasa da hiç sunmasam...

Teklif gelse akşamları haber sunar mısın?
Tabi ki düşünürüm. Ama biraz itilmem lazım. Bu maratonda ben bayrağı ilk alanım. Bu yarışta ana haber bayrağı alan dördüncü kişi ve maratonu o tamamlıyor. Ya bayrağı ilk taşıyan ya da son taşıyan olmak isterim. Arada olmayı istemem ama.
 
Ekrandan uzak kalma korkun var mı?
Biraz var. Çünkü çok seviyorum ekranı ve alıştım…

“GÜL VE ARINÇ HER SABAH BENİ İZLEDİĞİKLERİNİ SÖYLEDİ”

Geçtiğimiz günlerde
‘Doğru ve Güzel Türkçe Kullanım Ödülü’ne layık görüldün. Sana ne kattı?
Harika duygular kattı, beni müthiş mutlu etti. Bir kere ödülün adı; ‘Türkçe’yi doğru ve güzel kullanma.’ Benim zaten en çok üzerimde durduğum konuydu. Müthiş onore oldum, büyük şeref duydum.

Ödülü, Türkçe’yi çok iyi konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün elinden alırken neler hissettin?
RTÜK’ün verdiği bu ödülün Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül tarafından verilmesi çok daha büyük bir şerefti. Resepsiyonda Cumhurbaşkanımızın benim kulağıma eğilerek, “Her sabah seni izliyorum. Ben de senin bir izleyicinim” demesi beni çok etkiledi. Yani Türkiye’nin en tepesindeki kişi bunu söyledi. Bununla birlikte bir cenazede karşılaştığım eski Meclis Başkanı Bülent Arınç da değerli eşleriyle her sabah beni izlediğini söylemişti

Bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve eski Meclis Başkanı güne seninle başlıyor, reyting sıralamasında birincisin. Sabah’ın köründe ekran başına çıkıp haber fırtınası estirmeyi nasıl tanımlarsın?
Günün ve gündemin kontağını çevirip bütün kontrolleri yaptıktan sonra birinci vitese takarak gündemin haber trafiğinde ilerleyen aracın şoförü olarak tanımlarım… 
 
Reyting oranlarını takip ediyor musun?
Samimi olarak söyleyeyim takip etmiyorum. Hiç dönüp ne kadar izlenmişim diye bakmadım. Ben işimi iyi yaptığımı düşünüyorum ve insanlardan aldığım tepki sabahları benim izlendiğimi ortaya koyuyor. Ama sabahları canlı yayın olarak birinci program bizim programımız…

Zirvede olan bir programın spikeri olarak teklifler alıyor musun?
Hiç teklif gelmedi. Burada teklifi yapması düşünülen kişilerin fikirleri ön planda elbette , benim değil..Bana teklif geldi diyen arkadaşlara da hiç inanmıyorum. İnsanlar kişisel çabalarıyla biriktirdikleri kartvizitleri basamak olarak kullanıyorlar ve adına  teklif diyorlar..Dolaylı olarak bir iki görüşme talebi geldi ama üstüne gitmedim. Benim sadece madden değil manen de doymam lazım. Kanalımdan, ortamından havasından çok memnunum. Huzuru çok önemsiyorum ve huzurluyum da…

(Haber 7)



Bu haber 70014 okundu.





YORUMLAR
yusuf akyuz tarafından 2008-07-28 11:22:11 tarihinde yazılmış
benim için farketmez
anadolu yakasındada bülbül deresinimi? seviyor acaba. birde gazete manşetlerinde, önündeki gazetelerin hepsini okusa, bence manşetleri okumasını sevmiyor.
şule ülkü tarafından 2008-07-28 00:26:48 tarihinde yazılmış
çok saygılıyız
yorumların bazılarını okudum kanım dondu. başkalarına özellikle başörtüsüne saygı duymuyorlar diye kızarken biz ne kadar başka yaşamlara saygı duyuyoruz ona takıldım.adamın kulağında küpe varmışta olmazmışta.ya bize ne bizi ilgilendiren yaptığı iş.özel hayatını yargılamak kime kaldı.eşi açık bide askılı giymiş diye kıldığı namazlarda olmaz dicek korkarım bazıları.unutmayalım herkes bizim gib yaşamak zorunda değil.inancını farklı şekillerde yaşayabilir.nolur 2008 türkiyesinde bari saygıyı hoşgörüyü öğreneli
gizem fidan tarafından 2008-07-27 21:13:32 tarihinde yazılmış
tebrikler
tebrik ederim çünkü yıllardır onu izliyorum her ne kadar bu kendi isteğimle olmasada babam açtığı için izledim hiç kaçırmadan.sabahları haber izlemekten pek hoşlanmam ama gerçekten ses tonu çok güzel bi spiker bence bebeğide çok tatlı....... MAŞALLAH
ERNAİL BÜYÜK tarafından 2008-07-27 18:41:19 tarihinde yazılmış
seni seviyoruz
küpe de taksan seni seviyoruz her sabah seninle başlıyoruz güne çizginden ayrılma daha güzel günler seninle ERNAİL BÜYÜK www.otlukbelim.com
tekin dogan tarafından 2008-07-27 08:24:41 tarihinde yazılmış
a kahyacı dıkkatınee . . .
Bole guzide bı kanalda bole ınsanlar cıkıor eger yanı senın lafınla MADEM tarafsız değil seyretme birader . zorla mı acıor hanımın bu kanalı. yoksa da hanımına laf gecir kımseye degil bebişim . . .
kartal mabedi tarafından 2008-07-26 13:23:21 tarihinde yazılmış
tuncer gitsin
spiker süper haberler süper ama aksam programları vahim yok edin su sacma sapan adamları tuncer sozum ona milli forma esırtında gol sewinci yasıyomus iki tane kızın ustune saldırıyo resmen yaaa biz sewiyeli izleyicileriz ya tuncer serdem coskun gitsin yada biz kanal deiştirecess
abdullah kahyacı tarafından 2008-07-26 10:44:19 tarihinde yazılmış
neyse tanımış olduk
ama böyle birisin madem tarafsız bir Türk kanalı seçseydin keşke.
Samet Adıgüzel tarafından 2008-07-26 09:16:58 tarihinde yazılmış
iyi müzik doğru haber
her sabah güne seninle baslamak bana keyif veriyor. basarıların devamını diliyorum.
erhan doğan tarafından 2008-07-26 03:07:17 tarihinde yazılmış
zehra doğan hanımefendiye
zehra hanım siz sanırım kanal7 tv.den değil başka tv.lerden bahsediyorsunuz sanırım yada karıştırıyorsunuz. Diksiyonu yani sesi doğru kullanmanın ve Güzel, doğru Türkçe kullanmanın neolduğunu bilmiyorsunuz. birde felsefeden bahsediyorsunuz. Bir ShoW Tv'ye, Kanal D,ye bakın magazinden başka, Haber Spikerlerinin Patronlarının ideolojilerine göre haber sunan,yorum yapan, yalakalık yapan Spikerlerden geçilmiyo.Keşke Tümer Doğru gibi Spikerler çoğalsa onlarıda izleriz.Tümer Doğru'yu başarısından dolayı kutluyorum
Alparslan Bozkurt tarafından 2008-07-26 00:48:05 tarihinde yazılmış
ahmet fatih
bence sen önce okuduğunu anlamayı öğren sonra pc bilgini söyle ben 2003 te bilgisayarla tanışmadım haber 7 ile 2003 te tanıştım hem senle atışmak veya yetişmek gibi bi derdim yok seni umursadığımda yok neden bana cevap verme ihtiyacında hissediyorsunki kendini neyse güldürmüşüm seni gülmeye devam et
Ahmet Fatih tarafından 2008-07-25 23:59:45 tarihinde yazılmış
ALPARSLAN BOZKURT'A
Güzel kardeşim, bilgisayarın b si demişsin. Sadece gülüyorum. Sen 2003 te tanıştın internetle ben 1997 den beri bu dünyanın içindeyim. İlk laptopum IBM sene 1997, sonra CTX sonra SONY Vaio, Sonrasını hatırlamıyorum bile... Neyse sen yine de gel benle atışma yetişemezsin... Sadece yorumlarına biraz dikkat et. Hep olumsuz hep olumsuz...
Cemal Özcan tarafından 2008-07-25 23:42:44 tarihinde yazılmış
Ben bilmez...
Ben televizyon izlemiyorum bilmiyorum kim kimdir, ne nedir veya bu haber niye burdadır yada bir sunucunun benim hayatımda ne gibi etkisi olabilir. Ben anlamaz.
Alparslan Bozkurt tarafından 2008-07-25 21:58:11 tarihinde yazılmış
ahmet yasin
adımın gerçek olduğuna yemin edebilirim ister inan ister inanma çok umurumda olan bişey değil haber 7 sitesini izlememin sebebi hem arayüzü ve kullanışı kolay hemde haberleri hızlı şekilde veriyor sen bilgisayarın b sini belkide bilmiyorken haber 7 i takip ediyordum ben 2003 yılından bu yana buradayım rahatsız oluyorsan sen git
fatih toprak tarafından 2008-07-25 20:30:02 tarihinde yazılmış
GÖSTERİN DAHA İYİSİNİ...
Sabah Haber proğramları arasında bana haber sunumu ve gazete okuma konusunda daha iyisini gösterin yarın sabah ben onu izleyim. Show tv nin haber sunan gazete okuyon iki sunucusu var :) bir haberi okuyup "sözüm ona" iki kelime yorum yapıyor ve ne hikmetse anlamadım birbirlerine bakıp gülüyorlar:) Eskiden takip edenler bilir; Fatih Altaylı yapardı aynını. Kendi ideoloji yönünde yorum yapardı. Şimdilerde izlemiyorum. Ama Tümer Doğru yorum yapmıyor. Sadece haber sunup gazete okuyor ve gayette başarılı.
Ahmet Fatih tarafından 2008-07-25 19:53:07 tarihinde yazılmış
takılma... alparslan bozkurt..
Adın sahte, her yorumun kin ve nefret dolu... Kardeşim sana buraya zorlamı gel gir oku yorum yaz diyorlar... Tövbe tövbe.... Şimdide bu tipler türedi... Adam sırf yazmak için yazan bi tip. Kardeşim git yeni çağın haberlerine yorum yaz... Burada yorum yazarak tatmin oluyor, millet sana kızdığında "nasıl da kızdırdım" diye zevkmi alıyorsun... Git arkadaşım işine... Biz tanıyoruz, izliyoruz, seviyoruz... mekan bizim sana ne oluyor yaa... Hadi canım işine bak sen hadi..
şaban mollahüseyinoğlu tarafından 2008-07-25 19:47:19 tarihinde yazılmış
tümer doğru.. ama yanlışlarda.. nasıl mı?
tümer bey başarılı olabilirsin ama ''günaydın'' demek = ''cehenneme kaydın'' demektir. bence selamun aleykum desen daha iyi.. ha siyasi konuna bir şey diyemem.. elbette başbakan ı ve cum. baş. sevmeyen insanları bende sevmem. ama saygı duyarım. başarına devam et ama müziği bırak ve eşinin örtülü olması vs. diğer günahlardan sıyrıl bir de küpe takma...
Yıldız Melek tarafından 2008-07-25 18:03:19 tarihinde yazılmış
KÜLTÜR YOK
Zehra tok-senin ne işin var bu haberde zaten senin gibilere burda yer yok.Bak işte hiçte düşündüğün gibi değil yazdıkların gaet net bi şekilde yayınlandı.özgürüm düşüncelerimi yazmaya dersen -tabi derim ama hiç de halk adına konuşma derim,çünkü senin dediğin halk değil burdaki,yalnış tıklamışsın-hadi bakim başka siteye.Yalaka olmadığımı anladın dimi.Benim bi beklentim yok ki yalaka yapayım ,sadece beyenimiz var.bunları anlayacak kapasite yok ki sende.gerçekten eğitim prgramlarına ihtiyacan var senin.kolayg
Alparslan Bozkurt tarafından 2008-07-25 17:20:35 tarihinde yazılmış
ne tanıması
valla ben daha yeni siteden öğrendim kimdir necidir die siteye takılıyoruz diye kanal7 de izleyecek değiliz ya sadece kadın programları üzerine kurulan bi kanalın neyi izlenirki
zehra tok tarafından 2008-07-25 17:08:10 tarihinde yazılmış
buz gibi
Buz gibi çok soğuk biri.Konuşunca robotun düğmesine basılmışta ordan ses veriyor gibi bir hali var.Haber7 kendi spikeri olduğu için şişirmiş.Yorumcularında haber7 den farkı yok.Yalakalık diz boyu.Kanal7 yi de hiç beğenmiyorum.Eğlence programları dışında bir şey yok.Eğitci öğretici programlar yok denilecek kadar az.Yani kanalın bir felsefesi yok.Çok sıradan bir kanal.HALKIN GÖZÜNDENDE DÜŞTÜ.BUNU HALKTAN BİRİ OLARAK SÖYLÜYORUM.EDİTÖR BEY İŞİNİZE GELMEYECEĞİ İÇİN YAYINLAMAYACAĞIZI DÜŞÜNÜYORUM BU YORUMUMU
UGUR ISPARTALI tarafından 2008-07-25 16:15:46 tarihinde yazılmış
yayın saatını saat 9 alsanız
tebrik ederim ...başarılarınızın devamını da dılıyorum bence gelecekte cok basarılı bır haber sunucusu olacaksınız.. kanal 7 den bazı ısteklerımız var sabahları haber saatini 9 a kadar uzatsanız tekrar mükemmel olacak birde su sayın kanal 7 yetkılılerı tv yı muzik,eglence,tucer,serttaş ve gereksız programlar tv sıne cevırdınız acılen mudahale edersenız memnun oluruz...
Hasan Basri tarafından 2008-07-25 15:29:56 tarihinde yazılmış
Ne izledim ne de Dinledim
Kötüdür diye demiyorum gerçekten hiç izlemedim... Gerçi beğeneceğimide sanmıyorum bende cami deki cemaat gibi düşünüyorum annelerimiz küpe takar..Şİmdi hemen Yavuzu Selimi örnek vermeyin bana...
Yıldız Melek tarafından 2008-07-25 14:51:14 tarihinde yazılmış
kanal7 haber7 ye sevgiler
ALLAH'ım sana ve o dünya tatlısı kızına ve biricik güzel eşine HAYIRLI uzun ömürler versin.Beyeniyle izliyoruz seni,her zaman doğruları takib edersen doğru yere çıkarsın TÜMER .Sayğılarımla.
harun yaman tarafından 2008-07-25 14:30:19 tarihinde yazılmış
spiker
her sabah güne seninle baslamak bana keyif veriyor. basarıların devamını diliyorum.
mimiga mimiga tarafından 2008-07-25 14:28:34 tarihinde yazılmış
Kanal7 beni en sonunda çatıya çıkarttıracak
Geçen hafta paraya kıydım, yazlığa bir çanak, receiver...vs aldım ve Ülke Tv'yi izledim.Ne güzel bir kanalmış.Lüzumsuz bir program rastlamadım.Bütün programları keyif alarak izledim.Turksat'tan yayın izleyebilmek için çanağın kıble yönüne dönmesi gerekiyormuş.Şimdi evdekini halledip Kanal7 gibi gereksiz programlar yayınlayan kanallardan kurtulacağım.Bıktım Tuncer'den, İkbal'den,Ertürk'den son olarak da Serdem Coşkun'dan.Kanal7'nin izleyicisine hiç saygısı kalmadı. Ülke Tv'yi izleyebilene kadar favorim TVNET
mimiga mimiga tarafından 2008-07-25 14:18:44 tarihinde yazılmış
Annemin 1 numaralı adamı:)
Sabahın köründe evi inletircesine sesi açıyor. Uykuyla uyanıklık arasında gündemi dinliyorum:) Kanal7'de izleyebileceğimiz nadir programlardan biri. Çünkü kanal öyle bir hale geldi ki sürekli zangır zungur eğlence programı yapıyorlar. Bazen düşünüyorum da, dünya yansa Kanal7'nin bir hasırı yanmaz. Tümer Bey'in küpelerinden motosikletinden felan haberimiz yoktu. Ekrandaki ciddi duruşunun ardında aslında çok renkliymiş:) Yolun açık olsun
YUSUF GÜLLÜOĞLU tarafından 2008-07-25 14:16:54 tarihinde yazılmış
strese sokuyorlar
Kanal7 nin spikerleri konuşunca strese giriyorum.İnsanı rahatlatan bir ses tonuna ship değiller.Tümer bey de aynı ses tonuna sahip.Kanal7 den ayrılırsa başka bir kanalda iş bulabileceğini sanmıyorum.Kanal7 de eski tadını vermiyor.yaklaşık 2 yıldır kanal7 yi doğru dürüst izlemiyorum.Boş bir kanala döndü.İslami çizgisinden de uzaklaştı.İnşallah eski günlerine geri döner.
ahmet ünal tarafından 2008-07-25 14:16:09 tarihinde yazılmış
bravo
tümer abi seni her sabah beğeni ile izliyorım başarılısın çünkü beğendiğim spikerin sunduğu haberi daha iyi anlıyorum
baki tarafından 2008-07-25 12:48:08 tarihinde yazılmış
ooOOooofff
çok uzun valla hiç okuyamam
hayta hayta tarafından 2008-07-25 12:13:40 tarihinde yazılmış
işini iyi yapan kazanır..
tebrikler.
Bahattin KÜÇÜK tarafından 2008-07-25 12:08:26 tarihinde yazılmış
doğru adresi bulmuşsunuz...
Sayın Tümer DOĞRU, "Türkçe’yi Doğru ve Güzel Kullanma." ödülünü aldığınız için sizi tebrik ederim.Sizi her zaman kanal 7 ekranında görmek istiyoruz.
Gurkan GS tarafından 2008-07-25 12:08:08 tarihinde yazılmış
İyi güzel de
iyi de bütün bunlardan bize ne ?
kaan mert tarafından 2008-07-25 11:49:55 tarihinde yazılmış
başarıların devamlı olsun
her sabah seni izlemeden çıkmıyorum tümer kardeş
mehmet yılmaz tarafından 2008-07-25 11:43:47 tarihinde yazılmış
tebrikler..
başarılarınızın devamını diliyoruz kardeş.. seni seviyoruz
muratkiraz tarafından 2008-07-25 11:04:49 tarihinde yazılmış
helal
Ben kücüklükten beri ailem izledigi icin tümer beyi tniyorum gercekten ssi mukemmel televizyon odasinda yattigim icinde sabah onun sesiylen uyaniyorum aman tumer bey kanal 7 den ayrilma seni seviyoruz ahmet hakan out tümer dogru in
Orhan Bilir tarafından 2008-07-25 10:23:41 tarihinde yazılmış
Tümer Doğru
Soy isminden de anlaşılıyor zaten dogru kanal doğru iş doğru hayat başarılarının devamını dilerim...
Kadim Kültür tarafından 2008-07-25 10:22:44 tarihinde yazılmış
M.Tuncer ve ....
Bir tane daha sözümona müzik programı yapan küçücük çinli akrobatların üzerine uçarak şhow yapan 5 e 10 var, ondan programcı değil iyi taban tahtası çıkar. O programı da derhal kaldırsınlar. K7 nin seviyesi bunlar yüzünden yerlerde sürünüyor.
Abdullah CEYLÂN tarafından 2008-07-25 10:17:40 tarihinde yazılmış
TEBRİKLER!...
Sayın Tümer DOĞRU, öncelikle "Türkçe’yi Doğru ve Güzel Kullanma." ödülünü aldığınız için sizi tebrik ediyorum. Kim görev ve sorumluluk bilinciyle hareket ederse Yüce Yaratan onu muvaffak kılar. Ben Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeniyim, yaklaşık olarak on yıldır bu görevi ifa ediyorum. Diksiyon, sunum, spikerlik ilgi alanlarım içerisinde. Güzel bir sesiniz var. Unutmayınız ki bu sesi hakikatte size veren Allah'tır. Öncelikle ona teşekkür etmeniz lâzım. Babanız vesile... Vesileye de teşekkür edilir. Dua ile.
Hayrettin KAYA tarafından 2008-07-25 10:08:20 tarihinde yazılmış
Farklı Olarak...
Öncelikle bu röportajdan dolayı haber7 com'u kutlarım.Kanal7'nin bütün çalışanlarını hep merak etmişimdir.Bunlardan birisi idi değerli Tümer Bey.Seviyeli,seyircisine saygılı kaç sunucu varki Türkiye'de.Hele insanlarla alay edermiş gibi sunan,belli bir kesime sürekli yüklenen,patronunun sesi olan sunucular varken ortalıklarda,değerli Tümer beyleri her zaman baştacı ederiz.Tek dileğim,sn.Tümer Bey'in ileride Ahmet Hakan'laşmamasıdır.
Tepkimizi Göstermeli tarafından 2008-07-25 10:06:46 tarihinde yazılmış
Yahu Tümer DOĞRU Kardeşim
Her sabah izliyordum seni , yayını saat 8 e çektin izleyemez oldum haftalardır. Lütfen tekrar 9 a uzatın o yayını. 8 de 8 i çeyrek gece 9 a 20 kala kalkıyorum yok yok yok.doğru düzgün bir haber programı yok.lütfen istirham ediyorum.uzat şu programı.(editörüm iletiverin kendisine yada kanal 7 yönetimine)
halit küçük tarafından 2008-07-25 09:51:58 tarihinde yazılmış
tümer doğru..
tümer abime sevgi ve saygılarımı gönderiyorum. aklıma duman odasında onunla yaptığımız muhabbetler geliyor herdaim her konuda başırılı olması dileğiyle.
ÖZLEM EROL tarafından 2008-07-25 09:46:10 tarihinde yazılmış
teşekkürler tümer doğru
haber programları dışında kanal7 de izle