Umut yolcularının korkunç öyküsü
Konteynerde aç ve susuz 26 saat süren yolculukları İstanbul'da 13 kişinin havasızlıktan ölmesiyle son bulan kaçak göçmenler korkunç öykülerini anlattı.
Küçükçekmece'ye bağlı Kayabaşı Köyü'nde yakalanan yaklaşık 90 kaçak göçmen, Sefaköy Eşref Bitlis Lisesi'nin spor salonunda haklarındaki yasal işlemlerin bitmesini bekliyor.
AA muhabirinin kaçak göçmenlerin anlattıklarından derlediği bilgilere göre, Afganistan, Burma, Bangladeş ve Pakistan uyruklu kişilerin umuda yolculuğu Pakistan'da bir araya gelmeleriyle başladı.
Ülkelerinde geçim sıkıntısı çeken ve ayda 50 dolara çalışmak zorunda kalan kaçak göçmenler, Yunanistan'da ayda 2 bin dolar kazanacaklarını vaat eden insan tacirlerine evlerini, tarlalarını, dükkanlarını açıkçası varlarını yoklarını satarak 2 bin ila 5 bin dolar arasında para verdiler.
Ayda 2 bin dolar maaş umuduyla bilmedikleri ve görmedikleri Yunanistan'a gitmek için önce bir hafta çok kötü şartlarda Pakistan'dan İran'a geçen kaçak göçmenler, burada bir evde iki gün aç-susuz bekledi, daha sonra insan tacirleri tarafından Türkiye sınırından geçerek Van'a getirildi.
Van'da 105 kişinin bir araya gelmesini bekleyen kaçak göçmenler, daha sonra konteynerde İstanbul'a hareket etti.
İstanbul'a hareket eden 105 göçmenin yolculuğu karanlık konteynerde su ve hava da tükenince sıkıntıya girdi. Hiç mola verilmeden, konteynerin kapıları açılmadan 26 saat süren yolculukta, kaçak göçmenlerin ikazlarına rağmen uzun süre durmayan şoför, Küçükçekmece'ye bağlı Kayabaşı Köyü yakınlarında durmak ve kapıyı açmak zorunda kaldı.
Böylece Pakistan'da başlayan umut yolculuğu, Yunanistan'a varamadan İstanbul'da sonlandı.
-KAÇAK GÖÇMENLERİN GÖZÜNDEN...-
Bangladeşli Mahmut Zahir, yolculuk sırasında yaşadıklarını şöyle anlattı:
''Pakistan'dan İran'a geldik. İran'da iki gün bir evde kaldık. Yemek yok, su yok. Sonra Van'a geldik. Bir tane arabada... Sonra konteyner. 105 kişi var. 4 gün yemek yemedik. Konteyner karanlık... Arkadaşlarla beraber oturuyoruz, beraber yatıyoruz... Su yok, yiyecek yok, ışık yok.
Van'dan buraya konteynerde 20 saatlik oksijen var, 20 saat iyiydi, hepimiz iyiydik, problem yoktu. Zaman geçince su, hava, ışık bitti... İstanbul'a 26 saatte geldik. 6 saatte 13 kişi öldü. Arkadaşlar şoförü çağırdı. Ama o ilgilenmedi. Şoför çok viski içiyor, bira içiyordu. İstanbul'a gelince kapıyı açmak zorunda kaldı. Sonra polisler geldi.''
Kaçak göçmen Muhammed Yunus, insan tacirlerine kendisini Yunanistan'a götürmeleri için evini satarak ve çevreden para bularak 3 bin dolar verdiğini, Yunanistan'a varınca da 2 bin dolar vermeyi taahhüt ettiğini anlattı.
Şahed Ali de ''Ben bilmiyorum ki Yunanistan'da ne var, ne yok... Kaçakçı dedi ki 'Yunanistan'da çok para var. Orada çok iş var.' Öyle olduğunu duyunca da herkes gitmek istiyor'' diyerek, 2 bin 500 doları babası ve kardeşinden aldığını, ama şu anda çok pişman olduğunu söyledi.
Ali, kendisi gibi birçok kişinin mal varlıklarını satarak bu yolculuğa çıktığını ifade ederek, ''Ülkemize dönünce ne yapacağımızı bilemiyoruz. Varımız yoğumuz gitti'' dedi.
-''BAŞBAKAN'A TEŞEKKÜR EDİYORUM''-
Haklarındaki yasal işlemlerin bitmesini spor salonunda bekleyen kaçak göçmenler, burada çok rahat olduklarını, günde 3 öğün yemek yiyebildiklerini, istedikleri zaman su içebildiklerini, yıkandıklarını, kıyafet verildiğini, sağlık sorunları ile ilgilenildiğini ve tüm bunlardan da ücret alınmadığını ifade ettiler.
Konuşması sırasında gözleri dolan Mahmut Zahir, ''Çok kötü günler geçirdik. Burada çok iyiyiz. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na çok teşekkür ediyorum'' diyerek memnuniyetini dile getirdi.
Ülkelerinde kendilerini bekleyen hanımları, çocukları, anne ve babaları olduğunu belirten göçmenlerin çoğunluğu bir an önce evine dönmeyi beklerken, bazıları da İstanbul'da iş bulma hayali kuruyor.
Bütün kaçak göçmenler ''bir daha böyle bir hata yapmama'' görüşünde birleşirken, ''Artık aklımız başımıza geldi'' diyorlar.
AA
-
doğrucu davut 17 yıl önce Şikayet Etbenim zavallı kardeşlerim.. şüphesiz ki bütün müminler kardeştir.allah'a inanmayan bir türk sadece benim vatandaşımdır,ama allah'a c.c.inanan bengladeş'li,iran'lı,pakistan'lı,çin'li,alman v.b.kim allah ve resulüne iman etmişse benim din kardeşimdir.çoluk çocuklarının rızkı için yollara düşmüşler,demek ki kendi ülkelerinde iş imkanı yok,rabbim yardımcıları olsun,ölenlere de rabbim rahmet eylesin,başka ne diyeyim?Beğen
-
okan genc 17 yıl önce Şikayet Etşofor ve insan tacileri. kesinkez şuna kanaat getirdim ki o şofor ve insan tacirleri insan değil... farklı bir yaratık.. nasıl birşey bu yaa.. Rabbim Islah EtsinBeğen
-
birindar Türk 17 yıl önce Şikayet Etdevamı. bunlar sımdı sınıra goturulecek buyuk bı ıhtımalle van'a orda evrakları teslım edılıp geceleyın sınır dısı yapılacak. ondan sonrası sız dusunun ıran askerının elıne gecerse vay hallerıBeğen
-
birindar Türk 17 yıl önce Şikayet Etallah yardımcıları olsun. onların halını gormeyen bilemez benaskerlıgımı van sınırında yaptım ne haller ve perısanlıkla türkiye sınırını gecmeye calısıyorlar.kımını uyanıklar tendürek dagının obur tarafını ıstanbul olarak kandırıyorlar. her gunumuz aksam olunca bunların goruntusu pesınde kosmakla gecerdi. haberlere cogu cıkmaz ama gunde yakalananın hesabı yok. sımdı bunlar sınıra goturulup sınır dısı edılecek daha sorunları bıtmedı.Beğen
-
Hasan Uluirmak 17 yıl önce Şikayet EtBizim insanlarımızda bir zamanlar bu haldeydi... Ben avrupada yaşıyorum ve bundan çok daha kötü hikayeler duydum. Bizim insanımızda bu hallerdeydi bir zamanlar. Ama şükür şu anda çok ama çok azalmış durumda. Hükümete veryansın edenler, haline şükretmeyenlere duyrulur..Beğen