Komplo mantığı alışkanlığı

  • Komplo mantığı alışkanlığı
    Murat Belge
    Taraf

05 Ağustos 2008 11:53 - 3,242 Okunma

Siyasette olup biten işlere bir dizi komplo ve fesat gözüyle bakan insanlara dünyanın her yerinde rastlarız.

Hattâ, ille “siyaset” olması da gerekmiyor: her türlü olayın ardında veya altında, onu öyle yönlendiren bir başka olay bulunduğunu düşünen çok kişi vardır. Bunu belki “insanoğlunun düşünme biçimi” gibi düpedüz evrensel bir çerçeve içinde ele almak dahi mümkün olabilir.


Eğilim bir hayli genel olmakla birlikte, bazı toplumlarda böyle bir düşünce tarzının hem daha yaygın, hem de daha sürekli olduğu gözlemlenebiliyor. Niçin “A” toplumunda değil de “B” toplumunda bu yaygınlık ve sürekliliğin daha çok gözlemlendiğinin gene o toplumun somut tarihi içinde yer alan özgül nedenleri olmalı.

Yıllar önce tekneyle Simi adasına gitmiştik. Orada kalırken bu işlere bakan bir “acenta” tekneye gözkulak olacak. Ofise gittik. Patron “Türk dostu”ymuş. İçeri girer girmez, kollarını havaya kaldırarak heyecanla karşıladı: “Türkler ve Yunanlar, kardeş olmalıdır, dost olmalıdır. Yeter artık bu Amerika’daki Yahudi lobisinin bizi birbirimize düşürmek için yaptıkları!..” diye bir tirada başladı.

Yani, onlar Yunanlar, biz Türkler, bu tatsız ve akılsız kuşku ve düşmanlık atmosferini kendi kendimize yaratamamışız, yaratamıyoruz da, bize bunu sağlaması için Amerika’daki Yahudi lobisine ihtiyacımız var? Peki o lobinin, bizim birbirimize düşman olmamıza niçin ihtiyacı var?

Bu soruları sorsam ne cevap alırdım, bilmiyorum. İnandırıcı bir cevap almayacağımı tahmin ediyorum. Ama sanırım “komplocu düşünce”nin bu çeşidi, zaten o tür sorulardan hoşlanmadığı için bu tür “açıklamalar”a yöneliyor. Bu adam Türk ve Helen halklarını seviyor. Demek ki, ortada bir “kötülük” varsa, bunu onların dışında biri üretiyor olmalı. Bizde her suç işlendiğinde, işleyenin anası “arkadaşları onu kötü yola sürüklemiş” der ya, o hesap. Gerisinde, herkes, kimden hoşlanmıyorsa, onu düşman ilân edecektir.

Ama bu anlattığım “sendrom” gene de “komplocu düşünce”nin görece ılımlı bir biçimi. Bu yöntemi çok daha ileri götüren ve açıklamaya kalkıştığı her olayı büsbütün anlaşılmaz hale getiren çok kişi var. Eğilim yaygınlaşınca –ki yaygınlaşabiliyor- “her kafadan bir yorum” çıkıyor ve olayla olayın anlaşılması arasına bir duvar örülüyor. Böylece, bunun yaygın olduğu toplumda, siyaset de siyaset olarak anlaşılmaz bir hale geliyor; herhangi bir akılcı “nedensellik” ilkesinin ortadan kalktığı, her şeyin başka her şeyin nedeni olabildiği, “yıldız falı”, “kara büyü” ve buna benzer mantıkların aklı tutsak aldığı bir düşünce iklimi kuruluyor.

Türkiye bunun böyle yürüdüğü toplumlardan biridir. Olmayıp da ne olsun? Başka türlü olamazdı, çünkü burada, gerçekten, hiçbir şey göründüğü gibi değil. Böyle bir toplumda, olayların sahiden de göründüğü gibi olduğuna inanan insanlara “aptal” demek bile meşrulaşabilir.

Üstelik, “olay” dediğimiz şeyler de öyle sıradan, nötr “olaylar” değil. Sürekli bir “Kurban Bayramı” ortamında yaşayan bir toplumuz, kan revan içinde bir tarih yaşamışız ve yaşamaya devam ediyoruz. Son yazımda, patlayan bomba ile, göçen binanın aynı sayıda insan götürdüğüne dikkat çekmeye çalışıyordum. Dünden beri “27 bebek” olayı gündeme geldi. Bunların da, bir anlamda, “faili meçhul”, ama o “fail” herhalde bir “terörist” değil.

Ya da belki öyledir. Yaparız “teori”sini, olur.

Ergenekon’la ilgili yayınlar sürüyor. Ortada 2500 sayfalık malzeme olunca, her gün her gazete ötekininkiyle kesişmeyen bir bölümü çıkarıp manşete taşıyabilir. Burada karşımıza çıkanların yarısı doğru olsa, nasıl dehşet verici bir ortamda yaşadığımız da belli olur zaten. “Disinformation” adamların öncelikli yöntemi. O zaman toplum ne yapsın, olanları kendine nasıl açıklasın?

Siyaseti mat olan, öyle tutulan toplumlar, hayatı büyük bir komplo gibi kavramaya mahkûm olurlar. Bu belki Ergenekon’un en büyük cinayeti: toplumun beynini dumura uğratmak.
  • ETİKETLER

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 126 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 69 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 73 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 58 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 44 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

Murat Belge Diğer Yazıları

  • IMKB100: 55.734 %-2.36
  • ALTIN: 92.197 %-1.16
  • DOLAR: 1.8555 %1.70
  • EURO: 2.3350 %0.24
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
3:40 5:32 13:08 17:03 20:31 22:14

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim