Yerel Seçim 2009

ÇOK OKUNANLAR

ÇOK YORUMLANAN

Yaşar Nuri Öztürk'ün 'küçük kafası'

İlahiyat profesörü Yaşar Nuri Öztürk, yazısında kendisini eleştirenlere yönelik öyle bir ifade kullandı ki Turgut Özal'ın 'Küçük Turgut'una rahmet okutur.

Yaşar Nuri Öztürk'ün 'küçük kafası'

Yazısında 'son kale' edebiyatı yapan ve vatanın bütün kalelerine girildiği günlerde kendisinin aşk maceralarıyla uğraşılmasına kızdığını açıkça belli eden Yaşar Nuri Öztürk, "Hortlamış bir sürü Damat Ferit ve Mustafa Sabri ile bütün bunlar yapılır, bütün kaleler bir bir düşürülürken, ülke, aydınlanmanın önünü açanlardan biri olan adamın anıtlaşmış eserlerini yaratan açıktaki o büyük kafasını bırakıp fermuarının arkasındaki küçük kafasıyla uğraşıyor." ifadesini kullandı.

Yazının tamamı ise şöyle:

 Yaşar Nuri Öztürk'ün bugünkü köşe yazısı

Bir tereddüdün romanı

Romandan filan söz edecek değilim.

Sözünü ettiğim tereddüt, Millî Mücadele sürüp giderken gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi’nde hayatının en uzun konuşmasını yapan Atatürk’e dinleyiciler arasından gelen müthiş bir sorunun yarattığı ve bugün kahırlı acılara dönüşen bir tereddüttür.

Benim tespitlerime göre, Atatürk’ün hayatında yaptığı en uzun süreli konuşma, 2 Şubat 1923’te İzmir Kordon’da, İzmir İktisat Kongresi toplantılarından birinde yaptığı konuşmadır. O tarih yaratan ve kendisi de bir tarih olan konuşma, halkın da dinlediği, canlı sorular sorduğu ve cevaplar aldığı destanî bir konuşmadır. 2 Şubat 1923 günü birkaç oturumda tamamlanmış, saatlerce sürmüştür.
 
Halk, konuşmaya zaman zaman tezahürat cümleleriyle, bazen de Gazi’ye sorduğu ve cevabını anında aldığı canlı sorularla katılıyordu.
 
O konuşma bu yönüyle de eşsizdir, örnektir, tarihtir.
 
İşte, zabıtlarda ‘hazır olanlardan biri’ diye geçen bir yurttaşın uzun sorusundan ibret verici, keramet gibi cümleler. Parantez içi sözler bizim açıklamalarımızdır. Uzun sorunun özeti şu:
 
“İslam’ın kurtarıcısı! Müsaade-i devletleri olursa bendeleri de memleketimin ve devletin mukadderatıyla alakadar bir noktadaki müşkülümün hallini zatı devletlerinden rica ediyorum. (Şu vakara, şu ciddiyet ve nezakete, şu öngörüye bakın). Köylüleri karşısına alıp büyük bir tevazu ile her türlü ihtiyaçlarını ve yaralarını dinlemek için lütfen teşrif buyuran yüce Gazi’den bütün köylü rica ve istirham eder ki, bu millî hâkimiyetin ebediyen bekasını temin edecek yollar ve bunlara ait hususlar tespit olunsun.”
 
“Paşa Hazretleri! Devletlilerince de malumdur ki, halkımız eğitimsizdir ve masumdur. Bu cehalet ve masumiyetin neticesidir ki, (şimdi şu bilince, şu idrake bakın) memlekete dün mebus sıfatıyla o millet kürsüsünden hitap eden Mustafa Sabri (Damat Ferit ve İngilizlerle Bağımsızlık Savaşı aleyhine işbirliği yapan ve halkı Allah ile aldatan hain şeyhülislam) ve emsali bugün büyük felaketler getirmiştir. Yarını kim temin edecek ki, Mustafa Sabri veyahut o mayadaki adamlar memlekete girmesin. Gençlik bunda bütün ruhuyla, bütün mevcudiyetiyle tereddüttedir…” (Atatürk’ün Bütün Eserleri, 15/52)
 
Şimdi de, aynı oturumdaki bir bürokratın sorusunu yine özetleyerek verelim. Maarif Müdürü Vasıf Bey soruyor:
 
“Paşa Hazretleri! Çöken imparatorluğu teşkil eden saray ve o sarayın etrafındaki menfaatperestler zümresi ve o zümrenin menfaatini temin etmek için dini araç kabul eden zümre tamamen yıkıldı mı?”
 
“Osmanlı İmparatorluğu yaşarken herkeste genel bir kanaat vardı: Padişaha karşı değil silah atmak, padişah konuşurken titrememek bile günahtır. Fakat görüyorsunuz ki, Anadolu halkı ve köylüsü üç yıldan beri padişahın hilafet ordusu diye gönderdiği kuvvetlere silahla karşı koydu. (Örtülü bir putperestlik olan bir anlayışın yıkılışına ilişkin ibret verici şu cümleye çok dikkat) Ruhlarda ve fikirlerde husule gelen bu değişikliğin sebebi nedir?” (Adı geçen eser, aynı yer)
 
Türkiye seksen yıldır bu tereddüdün romanını yaşamaktadır. Kahırlanarak söyleyelim ki bu roman, bu tereddüdü duyan o büyük ruhlu dedelerimizin kaygılarını haklı çıkarmış, Allah ile aldatmanın Haçlı ile işbirliği yapan tezgâhı, onlarca Damat Ferit ve Mustafa Sabri üretip ülkenin subaşlarına oturtarak aydınlanmanın mirasını çürütmüştür.
 
ABD’si, AB’si, yeni Damat Ferit ve Mustafa Sabrilerle işbirliği halinde o mirastan intikam alıyor.
 
Son olarak, Atatürk’ün büyük eserlerinden biri olan Montrö sözleşmesini de deldiler.
 
Hortlamış bir sürü Damat Ferit ve Mustafa Sabri ile bütün bunlar yapılır, bütün kaleler bir bir düşürülürken, ülke, aydınlanmanın önünü açanlardan biri olan adamın anıtlaşmış eserlerini yaratan açıktaki o büyük kafasını bırakıp fermuarının arkasındaki küçük kafasıyla uğraşıyor.
 
Ne için?
 
Velinimetlerine ihanet etmiş iki üç ağır ruh hastasıyla, aydınlık aleyhine kiralanmış politika bezirgânı birkaç namussuzun işbirliğinden doğan iğrenç çıkar değirmenine su taşımak için…
 
Bu hale getirilmiş bir ülkenin akıbeti nasıl olabilir? Cevabı vicdanlarınız versin, sevgili okuyucularım!
(Hürriyet) 

Bu haber 39808 kez okundu.
(3 dk. arayla güncellenir)

Söz sizde!

HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.

Bengü civelek:

ASLINDA ÖNEMLİ OLAN

Esasen her büyük kafanın varlık sebebi bir küçük kafadır. Burada aslolan küçük kafanaın kime ait olduğunun yani asaletinin belli olup olmadığıdır.

2008-09-01 09:53:52
hüseyin öztürk:

Okumadım

Okumadında niye yorum yazıyorsun demeyin.Başlığına gördükten sonra böyle düşünen ve düşündüklerini böyle tarifleyen bir insan okunmazda yorumlanmazda

2008-08-31 10:47:03
Ahmet Fidancı:

Sözde Profesör

İlahiyat demek nedir herkes bilir. hele hele o dalın profesörü olmak her yiğitin harcı değildir. İşte çıkmış meydana birisi, sözde profesör diyor ki: "YARATMIŞLAR"... Sen Sayın prof. o diplomanı götür çöpe at üstüne de sen atla. YARATMAK sadece Allah'u Te-ala'ya mahsustur. Profesörü olduğun bir konuda bu denli densiz konuşma yaparsan sana soğan profesörü derler bunu bilesin.

2008-08-31 01:12:02
Murat Kahraman:

YAŞAR HOCA'ya önrim!...

Yanlış işler yaptın, hatalı ictihatlar ettin, deniz baykal denen kişinin bile yalakalığını geçici olarak da olsa yaptın, gerçekten de insanları yıllarca Allah ile aldattın, şimdi ise Canan Hanımı aldattığından söz ediyorlar (gözümle görmedim, medyadan okudum, seyrettim, gerçeğini sen daha iyi bilirsin), halkın gözünden iyice düştün, ilmine itibar eden bile kalmadı, zaten siyasal olarak da şansın zannederim 1/72 milyondur... Hocam, gel bu dükkanı kapat, git bir Ramazan Umresi yap, dönüşte de

2008-08-29 21:06:21
Miray BAYRAK:

Eyvallah davut kardeşim

Karalıyoruz işte birşeyler..Her ne kadar yorum benim tasarladığımdan bayağı farklı çıkmış olsa da teşekkürler. Klavyemi değiştirdim değiştireli bir tuhaf yazmaya başladım nedense. Şu istemden de olsa bahsini ettiğimiz adama en büyük düşmanlığım İslam adına yaydığı sapık görüşlerden dolayıdır.İslama en büyük düşmanlığı edenlerle kolkola onların saçmalarını dillendiren bir İslam alimi(!) çok sırıtıyor.Pabucumun alimi! RABBİMİN onu rezil edeceğini biliyordum da bu kadar çabuk beklemiyordum. Selam ve sevgiler

2008-08-29 01:55:28
doğrucu davut:

miray bayrak kardeşim.

her zamanki gibi söylenecek söz bırakmamışsın.rabbimiz kimseyi nefsiyle başbaşa bırakmasın.bu iş hoca moca dinlemiyor.rabbimiz o adi işi yapma demiyor,yaklaşma diyor.bunu bir ilahiyat hocası bilmezse kim bilecek.yorumun her zaman olduğu gibi klas.saygılarımla kardeşim....

2008-08-29 01:40:15
cevat kelle:

eger bu hoca müsveddesine

zamanında istediği şeyhlikler verilseydi ohooo siz ozaman göreydiniz Ali kalkancıgilleri... Adam sözde hoca, ettiği lafa bak: ........gelen müthiş bir sorunun yarattığı... Bizim ilkokul bebelerine sorsan yaratıcı kimdir diye, elbet Allah diyecektir. E buda prof. dr. yaşar nuri öztürk, ona göre sorularda yaratabilir, sen varya yaşar nuri hoca müsveddesi, daha beter rezil olacaksın. Allah'ın dinni tahrif et, sonra da bekle, Allah seni iki cihanda rezil etmesin hemi? Daha çok beklersin...

2008-08-29 01:18:25
Miray BAYRAK:

SEN O MUSTAFA SABRİYE O HAKİKİ ALİME KURBAN OL!

Onun gibi ALLAHTAN başkasından Workman, kimsenin keyfine göre meseleleri eğip bükmeyen muhterem bir şahsın bir mücahitin adamlığının zekatı bile sana fazla gelir! Sen kim oluyorsun da Osmanlı gibi mümtaz bir medeniyete sataşma hakkını kendinde görüyorsun! Sen Osmnalıyı falan bırak da içine düştüğün "azgın teke" sendromundan kurtulmaya bak! Rezil oldun ümmeti İslama! Hem İslam hem Osmanlı düşmanı seviyesiz!

2008-08-29 00:53:20
ERDEM ESİN:

ÇIPLAK UYARICIDAN ŞAHANE KAFA GOLU

Çatlak uyarıcıdan patlak bir gol! Başka ne diyeyim? Belam kimdir, tağut kimdir, iblis kimdir bunları YNÖ den öğrenmek isterdik ama o gol atmaya heves sardı. Ne diyelim hayırlı olsun şahane gollerde gözümüz yok. Fakat dikkat et hoca(!) artık bol gol yemeye başlayabilirsin.

2008-08-29 00:28:25
orhan gogce:

terbiye den yoksun bu insan

bizim milletimizin vekilligini boyle insanlarin yapmis olmasi beni kaygilandiriyor. problem bizden basliyor, biz nasilsak vekilimiz de oyle olur. ve isin garibi bu adam kendini bize hoca olarak tanitti. Allahim bu insani bildigin gibi yap.

2008-08-29 00:02:45

Son Dakika Haberler

GAZETELER

MULTIMEDIA

Serbest Piyasa

Bugün Dün
USD 1,5350 1,5350
EUR 2,1430 2,1430
IMKB 36797,55 36797,55
ALTIN 46,1888 46,1888

ALINTI YAZARLAR

HABER7 YAZARLARI

UZAKLARDAN MEKTUPLAR

RÖPORTAJLAR

OKUR TEMSİLCİSİ

KONUK YAZARLAR

NAMAZ SAATLERİ

  • İmsak: 3 31
  • Güneş: 5 31
  • Öğle: 13 16
  • İkindi: 17 13
  • Akşam: 20 49
  • Yatsı: 22 38

HAVA DURUMU