Mehmet BARLAS
Masalların dünyasındaki kahramanların önlerinde zor görevler vardır.
Alıntı Yazarlar

Tamer KORKMAZ
Neyin işareti?
Engin ARDIÇ
1946 seçimlerini de yenileyin!
Can DÜNDAR
Korku kültürü nasıl yenilir?
Serdar TURGUT
E peki tamam da şimdi ne yapacağız?
Mutlu TÖMBEKİCİ
Türk polisinden korkmayan var mı?
Hasan Bülent KAHRAMAN
Türbanı ve AKP'yi AKP'den çalmak
Nasuhi GÜNGÖR
Oyun kurucu siyaset
Abdurrahim KARAKOÇ
Korku ve pısırıklık meziyet mi?
Hüseyin AKIN
Kaç yaşındaki arabadan kurban olur?
Markar ESAYAN
Ermeniliğe dair...
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Kömür yardımları genelevden çıkmış
Prof. Osman ÖZSOY
Bu davranış herkese örnek olmalı…
Prof. Nevzat TARHAN
Vicdanlı ol sayın orgeneralim...
Yaşar İLİKSİZ
Ben o kerizlikleri niçin yaptım?
Hüseyin YAYMAN
12 büyükşehirde kimler aday olur
Ayhan KISKAÇ
AK Parti'nin önündeki seçim engelleri
Fatih BAYHAN
Gani Müjde'den paramı istiyorum!
Saim ŞENDİL
Aile hekimliği dönemi başladı
Mustafa YÜREKLİ
PKK’yı destekleyen Almanya Deniz Feneri’ne niçin vurdu?
Ersagun ŞİMŞEK
Finansal krizden global krize!
Resul KURT
Krizden çıkışın yolu "Kısa çalışma ödeneği"
Uzaklardan Mektuplar

Cemal DEMİR
Amerika'yı kim keşfetti?
Ayşenur KAHVECİ
Müzdelife’de piknik
Adil DÖNMEZ
Noel ve kurban ya da 'Bayram gelmiş neyime'
Konuk Yazarlar

Tayyar YILDIRIM
CHP’nin çarşaf açılımı
Serhat ATABEY
Türbanlılar AKP’ye, çarşaflılar CHP’ye!
Semanur YAMAN
Ölüm Bayramı
Orhan DOĞANGÜNEŞ
Apo'nun psikolojisi
İhsan AKTAŞ
İstanbul'un yönetilebilir şehre dönüştüğü yıllar
Sevdiklerini canavarın elinden kurtarmaları için çetin sınavlardan başarı ile geçmeleri gerekir.
Örneğin canavarın mağarasının kapısını bir azgın at ve bir azgın it beklemektedir. Atın önünde et, itin önünde de ot vardır.
Masal kahramanının atın önüne otu, itin önüne de eti koyması durumunda bu azgın hayvanlar yiyeceklere dalıp, mağaranın kapısını boş bırakacaklardır. Böylece masal kahramanı da mağaraya girip, sevdiği kızı canavarın elinden kurtarabilmek için son adımını atacaktır.
Bizim sosyo-politik yaşamımızın kahramanlarının önlerindeki sınavlarda da böyle zor tercihler var.
Ayrıca kahraman olmayan bizlerin de, kahramanların sınavlardaki davranışlarına bakıp, tercihler yapmamız gerekiyor.
Örneğin Cumhurbaşkanı'nın kronikleşmiş bir sorunu çözmek için Ermenistan'ı ziyaret etmesi mi, yoksa Genelkurmay adına bir komutanın cezaevindeki Ergenekon sanığı emekli generalleri ziyaret etmesi mi, devletin geleceğine dönük zor tercihlerin bir yansımasıdır?
Hangi konu önemli?
Veya toplum PKK'nın son bir ayda gerçekleştirdiği saldırılarda güvenlik güçlerimizin verdiği şehit sayısının 41'e yükselmesi konusunda mı, yoksa askerin yargıya olan güveninin derecesi konusunda mı, Genelkurmay internet sitesi aracılığı ile bilgi sahibi olmak istemektedir?
Aslında bunlar zor tercihlerdir ve şairlerimiz bile hep o kapının arkasındaki bilinmeyene takılmış değiller midir?
İsterseniz bu noktada Cahit Sıtkı'nın "Kırkıncı Oda"sını hatırlayalım.
"Kırkıncı odanın kapısındayım;
Ne varsa bu kapı arkasındadır.
Açsam ya açmasam kaygısındayım;
Aklım iki cihan arasındadır.
Kimbilir neler oluyor içerde!
Yarab! İnsan bahtım hangi ellerde?
Ha ben ha masaldaki o şehzade;
Gönlüm bir güzelin sevdasındadır."
Böyle bir masallar dünyasında yaşamak, genel anlamda " uyutulmak" anlamına da gelir bu çağda.
"Kıbrıs'ı çözmek veya çözmemek", ya da "AB'ye girmek yahut girmemek" bu masallar dünyasının insanları için öncelikli meseleler değildir.
Hatta " Güneydoğu Sorunu"nun uluslararası bir mesele haline dönüşmesi bile, uyuyan güzeller tarafından fark edilmez.
Uyuyan güzeller
Bir kesim kendini Ergenekon İddianamesi'ndeki ilgili ilgisiz telefon konuşmaları kayıtlarına kaptırıp, "Nihayet derin devlet sığlaşıyor" diye avutur. Bir kesim de alkollü içkinin yasak olduğu "kurtarılmış" bölgelerin haritalarını yaparak "Bölünüyoruz" diye ağıtlar yakar.
Çözüm yine şiirdedir. Orhan Veli, bu çözümü "Masal" şiirinde vermiştir bize.
"Çocuk gönlüm kaygılardan azade;
Yüzlerde nur, ekinlerde bereket;
At üstünde mor kaküllü şehzade;
Unutmaya başladığım memleket.
Şakağımda annemin sıcak dizi,
Kulağımda falcı kadının sözü,
Göl başında padişahın üç kızı,
Alaylarla Kafdağına hareket."
MEHMET BARLAS - SABAH
Toplam 3770 kez okundu.
Ben bazı insanlarımıza şaşıyorum
Ne yorum yapalım bilmiyorum ama sapla samanın birbirine karışmasına hayret ediyorum tabii insanların özgürce düşünme hakkı var iyiye kötü kötüye iyi deme hakkıda var fakat Sayın Gül Ermenistanı ziyareti bence komşuluk ve dünya siyaseti açısından bize puan kazandırır diğer tarafdan gnkurmayın ergenekon sanıklarını ziyaretide bize puan kaybettirir ikisinin arasındaki farkı iyi tahlil etmek lazım.
tiyatro gibi
mehmet beyin yazılarını okuyunca aklıma hep bir demet tiyatrodaki mafya karakteri glir. o karakterde cüm leye hep abup sabuk örneklerle başlar,bilhassa hayvanlar alemi ile ilgili komik örnekler verirdi. tiyatroculara yakışıyorda aydınım diye yazan gazetecilerimize pek değil. yinede emek sarfetmiş mehmet bey,sırf bunun için sağol diyelim.






Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapamak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.