Umur TALU
Başbakan düşündü, taşındı... Kandıra'da tutuklu emekli generallerin muvazzaf general tarafından, Genelkurmay emriyle ama sivil kıyafetle ziyaret edilmesine, "İnsani bir ziyaret" dedi. Ramazan böyle bir şey.
Alıntı Yazarlar

Tamer KORKMAZ
Neyin işareti?
Engin ARDIÇ
1946 seçimlerini de yenileyin!
Can DÜNDAR
Korku kültürü nasıl yenilir?
Serdar TURGUT
E peki tamam da şimdi ne yapacağız?
Mutlu TÖMBEKİCİ
Türk polisinden korkmayan var mı?
Hasan Bülent KAHRAMAN
Türbanı ve AKP'yi AKP'den çalmak
Nasuhi GÜNGÖR
Oyun kurucu siyaset
Abdurrahim KARAKOÇ
Korku ve pısırıklık meziyet mi?
Hüseyin AKIN
Kaç yaşındaki arabadan kurban olur?
Markar ESAYAN
Ermeniliğe dair...
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Kömür yardımları genelevden çıkmış
Prof. Osman ÖZSOY
Bu davranış herkese örnek olmalı…
Prof. Nevzat TARHAN
Vicdanlı ol sayın orgeneralim...
Yaşar İLİKSİZ
Ben o kerizlikleri niçin yaptım?
Hüseyin YAYMAN
12 büyükşehirde kimler aday olur
Ayhan KISKAÇ
AK Parti'nin önündeki seçim engelleri
Fatih BAYHAN
Gani Müjde'den paramı istiyorum!
Saim ŞENDİL
Aile hekimliği dönemi başladı
Mustafa YÜREKLİ
PKK’yı destekleyen Almanya Deniz Feneri’ne niçin vurdu?
Ersagun ŞİMŞEK
Finansal krizden global krize!
Resul KURT
Krizden çıkışın yolu "Kısa çalışma ödeneği"
Uzaklardan Mektuplar

Cemal DEMİR
Amerika'yı kim keşfetti?
Ayşenur KAHVECİ
Müzdelife’de piknik
Adil DÖNMEZ
Noel ve kurban ya da 'Bayram gelmiş neyime'
Konuk Yazarlar

Tayyar YILDIRIM
CHP’nin çarşaf açılımı
Serhat ATABEY
Türbanlılar AKP’ye, çarşaflılar CHP’ye!
Semanur YAMAN
Ölüm Bayramı
Orhan DOĞANGÜNEŞ
Apo'nun psikolojisi
İhsan AKTAŞ
İstanbul'un yönetilebilir şehre dönüştüğü yıllar
Bir şeye "insani" dendi mi, benim için akan sular durur.
Bu kıtlıkta, şu kuraklıkta, o çoraklıkta; "insani" her şey, ama üniformalı ama sivil, iyidir.
"İnsani" olunca bir ziyaret...
Bence yargı bağımsızlığını da zedelemez...
Devlet hiyerarşisini de...
Adalet, hakkaniyet duygusunu da!
Tabii, insanlık her insan için olursa.
Bu kıtlıkta, şu kuraklıkta, o çoraklıkta; "insani" her şey, ama üniformalı ama sivil, iyidir.
"İnsani" olunca bir ziyaret...
Bence yargı bağımsızlığını da zedelemez...
Devlet hiyerarşisini de...
Adalet, hakkaniyet duygusunu da!
Tabii, insanlık her insan için olursa.
"İnsani" bir şey emsaldir.
Misaldir.
Herkesin "Doğuştan eşit insan" olduğuna dair İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi dünyasında...
Herkesin "Adalet karşısında eşit" olduğuna dair Anayasa hükmü ülkesinde...
"İmtiyaz ve zümre egemenlikleri"ni kökten reddettiğini söyleyen Cumhuriyet rejiminde...
Herkes için "insani" içtihattır.
Bugüne kadar olmamışsa, kabahattir; bugünden sonra artık şarttır.
Misaldir.
Herkesin "Doğuştan eşit insan" olduğuna dair İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi dünyasında...
Herkesin "Adalet karşısında eşit" olduğuna dair Anayasa hükmü ülkesinde...
"İmtiyaz ve zümre egemenlikleri"ni kökten reddettiğini söyleyen Cumhuriyet rejiminde...
Herkes için "insani" içtihattır.
Bugüne kadar olmamışsa, kabahattir; bugünden sonra artık şarttır.
Ben, sivili ve askeriyle, hükümeti ve Genelkurmayı ile, Meclis'i ve MGK'sı ile, Adalet Bakanı ve sivil, askeri yargı mensupları ile, güvenlik güçleri ve cezaevi yönetimleri ile bu devletten artık şunu beklerim:
İnsan olan herkese insani hareket!
İster ziyaret, ister tababet, ama ille de insani adalet!
İnsan olan herkese insani hareket!
İster ziyaret, ister tababet, ama ille de insani adalet!
Bu zaten, işkencenin, kötü muamelenin, dayağın, zorlamanın, cebrin, aşağılamanın reddini...
İnsanca koşulların sağlanmasını ihtiva eder de...
Ayrıca;
Hasta olan tüm mahkûmların insanca tedavi, gerekirse tahliye hakkını...
Karı koca mahkûmları ayıran duvarlara karşın insaniyetin ve hukukun gereklerinin yapılmasını...
Özellikle çocukların istismarının önlenmesini...
Cezaevlerinde katledilmiş insanların hakkı, hukuku ve insaniyet namına gerekli işlemlerin yapılmasını, sorumluların bulunmasını, en azından kamusal bir utancın oluşmasını...
Ve aklınıza gelebilecek tüm insani ve hayati ve de hukuki zorunlulukları kapsar.
İnsanca koşulların sağlanmasını ihtiva eder de...
Ayrıca;
Hasta olan tüm mahkûmların insanca tedavi, gerekirse tahliye hakkını...
Karı koca mahkûmları ayıran duvarlara karşın insaniyetin ve hukukun gereklerinin yapılmasını...
Özellikle çocukların istismarının önlenmesini...
Cezaevlerinde katledilmiş insanların hakkı, hukuku ve insaniyet namına gerekli işlemlerin yapılmasını, sorumluların bulunmasını, en azından kamusal bir utancın oluşmasını...
Ve aklınıza gelebilecek tüm insani ve hayati ve de hukuki zorunlulukları kapsar.
"İnsani" olmak, takdir ve bilhassa takip mevzuudur ayrıca.
Sırf cezaevi, suçu kesinleşmemiş olanın suçlu sayılmaması, insanlık adına sahip çıkılması gibi müşahhas hususlardan ibaret değildir.
Devletin tüm sivil ve askeri kurumlarında (tabii devletini, milletini, hükümetini, ordusunu seven özel sektörde de) kritik kriterdir.
Sivil veya askeri, kamusal veya özel hiç bir kurumda, hiyerarşi, mevki, makam, rütbe, statü, servet gücüyle kimsenin ezilmemesi, aşağılanmaması, dışlanmaması, mağdur edilmemesidir "insani" olmak.
Hakkaniyet, hak gözetilmesi, kimseye imtiyaz tanınmaması, imtiyazlılar tarafından alttakilerin hırpalanmamasıdır.
Her kademedeki insanın, her üniforma ve rütbedeki insanın, her kökenden, her bedenden ve ruhtan, her inançtan ve düşünceden insanın "insan" olduğunun hep hatırlanmasıdır.
"Yetim hakkı"nın da yenmemesi, "Yetim Hakkı"nın da yiyip bitirilmemesidir.
Yönetenlerin, buyuranların, emredenlerin, bizatihi kendilerinin de "insan" olduğunu, özel ve önemli görevler, yetenekler, konumlar ve statülerle donatılsalar dahi, ancak insan olarak "değerli" olabileceklerini unutmamasıdır.
Sırf cezaevi, suçu kesinleşmemiş olanın suçlu sayılmaması, insanlık adına sahip çıkılması gibi müşahhas hususlardan ibaret değildir.
Devletin tüm sivil ve askeri kurumlarında (tabii devletini, milletini, hükümetini, ordusunu seven özel sektörde de) kritik kriterdir.
Sivil veya askeri, kamusal veya özel hiç bir kurumda, hiyerarşi, mevki, makam, rütbe, statü, servet gücüyle kimsenin ezilmemesi, aşağılanmaması, dışlanmaması, mağdur edilmemesidir "insani" olmak.
Hakkaniyet, hak gözetilmesi, kimseye imtiyaz tanınmaması, imtiyazlılar tarafından alttakilerin hırpalanmamasıdır.
Her kademedeki insanın, her üniforma ve rütbedeki insanın, her kökenden, her bedenden ve ruhtan, her inançtan ve düşünceden insanın "insan" olduğunun hep hatırlanmasıdır.
"Yetim hakkı"nın da yenmemesi, "Yetim Hakkı"nın da yiyip bitirilmemesidir.
Yönetenlerin, buyuranların, emredenlerin, bizatihi kendilerinin de "insan" olduğunu, özel ve önemli görevler, yetenekler, konumlar ve statülerle donatılsalar dahi, ancak insan olarak "değerli" olabileceklerini unutmamasıdır.
"İnsani"... sadece "resmi insan hakları" değil...
İnsanın, insan olarak...
İster eşit bir kul deyin, ister eşit bir vatandaş...
Tüm haklarının var olması, tüm haklarıyla var olması ve hiçbir sivil veya askeri kudretin, maddi veya manevi gücün onun üstünde tahakküm kuramamasıdır!
O zaman hep birlikte, "insanlığa ziyaret"te bulunabiliriz.
Yoksa... Sadece sivillerle askeri "cezaevi ziyareti"dir olan biten.
Siyasi, askeri mesajı ağır, insani mesajı kısır kalır!
Başbakan ve Genelkurmay hem yanılmış, hem yanıltmış olur.
İnsanın, insan olarak...
İster eşit bir kul deyin, ister eşit bir vatandaş...
Tüm haklarının var olması, tüm haklarıyla var olması ve hiçbir sivil veya askeri kudretin, maddi veya manevi gücün onun üstünde tahakküm kuramamasıdır!
O zaman hep birlikte, "insanlığa ziyaret"te bulunabiliriz.
Yoksa... Sadece sivillerle askeri "cezaevi ziyareti"dir olan biten.
Siyasi, askeri mesajı ağır, insani mesajı kısır kalır!
Başbakan ve Genelkurmay hem yanılmış, hem yanıltmış olur.
***********************
Cinnet yükü
İnsanilikten bahsederken tam...
Dipsiz Kuyu'da "insan hakları" için çokça yazılan astsubay ve uzman çavuşların dünyasından "iki cinnet, altı cinayet, bir intihar" haberi geldi.
"Ordudan atılmış olduğu" söylenen eski uzman çavuş üç kişi öldürüp intihar etmiş, emekli bir astsubay da kendisine tokat atan arkadaşı ve iki kişiyi öldürmüştü.
Her cinayetin ille ekonomik, toplumsal nedeni olması gerekmiyor elbette.
Kıskançlık, intikam duygusu, anlık yahut yıllanmış öfke... hepsi mümkün.
Ama "cinnet birikimi" denebilecek şey de mümkün.
"Cinnet birikimi"; insanların ömürlerinin çoğu zamanında, çok anında insan yerine konmamanın, insani saygı görmemelerinin, saygı arayışlarının, bunların maddi temelinin olmamasıyla düştükleri sıkıntı ve bunalımların icmali.
Aklın pes ettiği bir anda, ruhumuzdaki kötülük yığılmasının kendi kötülüğümüz olarak kusulması!
Toplumlarda "adalet duygusu" suç işleyene hak ettiği cezanın verilmesiyle oluşmaz sadece...
Hak edilen mesleki, manevi, maddi hakların verilebilmesiyle, insana insani değerle ve daha çok insanın suçtan uzak kalabilmesiyle de oluşur.
"Mutlu olabilme hakkı" vardır her insanın!
Dipsiz Kuyu'da "insan hakları" için çokça yazılan astsubay ve uzman çavuşların dünyasından "iki cinnet, altı cinayet, bir intihar" haberi geldi.
"Ordudan atılmış olduğu" söylenen eski uzman çavuş üç kişi öldürüp intihar etmiş, emekli bir astsubay da kendisine tokat atan arkadaşı ve iki kişiyi öldürmüştü.
Her cinayetin ille ekonomik, toplumsal nedeni olması gerekmiyor elbette.
Kıskançlık, intikam duygusu, anlık yahut yıllanmış öfke... hepsi mümkün.
Ama "cinnet birikimi" denebilecek şey de mümkün.
"Cinnet birikimi"; insanların ömürlerinin çoğu zamanında, çok anında insan yerine konmamanın, insani saygı görmemelerinin, saygı arayışlarının, bunların maddi temelinin olmamasıyla düştükleri sıkıntı ve bunalımların icmali.
Aklın pes ettiği bir anda, ruhumuzdaki kötülük yığılmasının kendi kötülüğümüz olarak kusulması!
Toplumlarda "adalet duygusu" suç işleyene hak ettiği cezanın verilmesiyle oluşmaz sadece...
Hak edilen mesleki, manevi, maddi hakların verilebilmesiyle, insana insani değerle ve daha çok insanın suçtan uzak kalabilmesiyle de oluşur.
"Mutlu olabilme hakkı" vardır her insanın!
UMUR TALU - SABAH
umur.talu@sabah.com.tr
Toplam 2740 kez okundu.






Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapamak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.