Şamil TAYYAR
İyi gazete okurları, Doğan Medya Grubu’na bağlı gazetelerde siyasi sonuçları olan her manşetin kendi içinde gizli, kimi zaman açık mesajlar taşıdığını bilir.
Alıntı Yazarlar

Gülay GÖKTÜRK
Susma hakkımı kullanıyorum
Ahmet KEKEÇ
Keşke her mahkeme bu kadar hızlı olabilse...
Serdar TURGUT
Cumhuriyet manifestosu
Mümtaz'er TÜRKÖNE
''Asker düşmanı'' olmak
İbrahim Karagül
Sivas ve Başbağlar'ı birlikte hatırlamak!
Hikmet BİLA
Başbuğ’un talebi hâlâ geçerli
Hasan Bülent KAHRAMAN
İp üstündeki cambaz
İhsan DAĞI
Darbe ihtimali var mı?
Akif BEKİ
'24 saatin bilançosu'
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Başbuğ tatmin olmadı, mücadele bu zemine kayacak
Mehmet ACET
Sahi Erdoğan niçin bu kadar rahat?
Prof. Nevzat TARHAN
Çarşı herşeye karşı ama MJ'ye değil
Prof. Osman ÖZSOY
78'lik dede kurtuldu gençler can verdi
Yaşar İLİKSİZ
İslamcıların kafasının basmadığı konu!
Mehmet Ali BULUT
Darbeciye atılan tokat askerin gözünü çıkarmasın!
Hüseyin YAYMAN
MGK toplantısını nasıl okumalıyız?
Resul KURT
‘İzinden geç dönme’ cezası
Uzm. Psk. İlknur Yılmaz
Panik atak ve baş etme yolları
Fatih BAYHAN
Atatürk silah arkadaşlarını topladı ve …
Feride'nin Günlüğü
Aman içeri koyun dursun, çiçek dışarıda romantik bir darbe almasın
Recai YAHYAOĞLU
Asimetrik psikoloji
İhsan AKTAŞ
Önce Türk'ün mayasını bozdular
Seray DEMİRDÖVEN
Piyasalar nasıl seyir izleyecek?
Uzaklardan Mektuplar

K. Emre ULUCAN
Hayatta ilk defa 'Allah' demek
Polat HAN
‘Gülen’ Burda da Kıymetli(!)
Handan ÖZDUYGU
Şu bizim Arap düşmanlığımız!...
Tahir YAVUZ
Hint Okyanusuna düşen uçak ve bizi yakan ateş
Konuk Yazarlar
Yani, siyasi içerikli hiçbir manşet ‘masum’ değildir. Bazen bir açıklamayı büyütmek veya sayfalara gizlemek ya da kurgu başlıkla örmek bile mesajdır.
Alman Savcı Kerstin Lotz’un Deniz Feneri ile ilgili hazırladığı iddianamenin ‘kampanyaya’ dönüştürülmesi, bazı sanıkların ifadeleri üzerinden Başbakan Erdoğan ve Kanal 7 yöneticilerinin ‘vurulmak’ istenmesi, bunun somut örneğidir.
Denebilir ki, bu iddianamenin hiç mi haber değeri yok? Evet, var. Ama siz; Yakın karanlık tarihi deşifre etme yolunda en önemli merhale olan Ergenekon iddianamesini ‘ikna olmadım’ diyerek görmezlikten gelirseniz, aylar önce ele geçirdiğiniz dosyayı bekletip talepleriniz yerine getirilmediği an servise koyarsanız, burada habercilik refleksinden değil menfaatçilikten söz edilir.
Kaldı ki, Savcı Lotz’un cumartesi günkü Vatan’da açıklaması var: ‘Türk hükümetiyle hiçbir temasımız olmadı. Ne bana ne arkadaşlarıma böyle bir siyasi baskı yapılmadı. Zaten böyle bir siyasi baskı sözkonusu olamaz, burası Almanya...’
Aynı gün Radikal, Milliyet ve Hürriyet’te Alman savcıya AK Parti iktidarının baskı yaptığı iddiası yer alıyordu.
Yazılarımı yakından takip edenler hatırlayacaktır. Vatan’ın 22 Mayıs günü Yargıtay Başkanlar Kurulu Bildirisi’ni ‘Dilediğin her şeyi yapamazsın uyarısı’ kurgusuyla manşete taşımasını eleştirdiğim 23 Mayıs tarihli yazımda, Vatan’ın devlet görmüş bir yazarı ile Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Turan Erol arasında bir görüşmeye yer vermiştim.
Yazar: Bizim iş neden uzuyor? Şu işi bir an önce bitirin. Yoksa büyük sıkıntı olabilir. Aynı durumda bir özel TV kanalı (ismini vererek) ile ilgili dosya var elimizde ama biz bu dosyayı yayınlamıyoruz. Bir an önce kararınızı verin.
O gün yazmadım, artık tarihe not düşme zamanı. O yazar Prof. Dr. Aydın Ayaydın’dı. Ellerindeki dosya ise ‘Kanal 7’ dosyasıydı.
Malum, Vatan Gazetesi Doğan Grubu’na borçlarıyla birlikte satıldı. Rekabet Kurulu, bu satış sözleşmesi üzerinde titiz bir çalışma yaptıktan sonra ‘2 yıl içinde üçüncü şahsa satılması’ şartıyla onay verdi.
Halka açık bir şirketin, Vatan’ı zararıyla birlikte satın alması, Doğan hisseleriyle borsada işlem yapan küçük yatırımcı için ağır fatura demekti. Bazı yatırımcılar bu durumdan şikayetçi olunca SPK yeniden değer tespiti yapmaya başladı. Haliyle bu süreç, Vatan’ı, dolayısıyla patronları germeye başladı.
Aradan 3.5 ay geçtikten sonra ‘Kanal 7’ dosyası patladı. Oysa Deniz Feneri davası yeni değildi, dosya da aylar önce ellerindeydi. Bu sürede hükümetle ilave ne gibi pazarlık yapmak istediler? Erdoğan’ın dediği gibi Hilton arazisi mi? İddiaa mı? Yeni bir dağıtım ihalesi mi? Naklen yayın hakkı mı? Vatan’ın devri mi? CNN Türk’e karasal yayın izni mi?
Öyle ya, böylesine büyük bir haberi bekletmek için Aydın Doğan’ın makul bir sebebinin olması lazım.
Gölge iktidar
Doğan medyasına bakıyorum, Başbakan Erdoğan’a suçlamada bulunan bir sanığın ifadesinin yer aldığı bölümün fotokopisini yayınlıyorlar. Ergenekon soruşturması kapsamında ifade veren Mustafa Balbay’ın sorgulanmasını ‘Ne sorgu ama’ manşetiyle sulandıran, iki emekli orgeneralle ilgili iddiaları ‘deli saçması’ olarak gören Hürriyet, ne hikmetse o sanığın Erdoğan hakkındaki ifadelerini ciddiye almış.
Ayrıca Alman Savcı Kertsin Lotz işini iyi yapmış, Türk Savcı Zekeriya Öz sanıkları gereksiz konuşturmuş!
Temel kaygı habercilik olsaydı, çizgide kırıklık olmaması gerekirdi. Devlet büyükleriyle ilgili aslı astarı olmayan her iddiayı manşete taşıyabiliyorsanız size birkaç örnek vereceğim. Mesela darbe günlüklerinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’la ilgili çok ağır ithamlar var. Kullanabilir misiniz?
Yahu, o günlüklerin gerçek olup olmadığı belli bile değil!
O zaman Ergenekon davasına eklenen bir MSN (24.7.2005) yazışmasından (Gölge İktidar, sayfa 301) örnek verelim. Sanık Ümit Sayın diyor ki: ‘Eğer Başbuğ 1. Ordu’ya gelirse ve HT (Hurşit Tolon) emekli olursa ordunun sigortası yok demektir.’
Kesmediyse ve ‘ben gerekirse patronumu bile yazarım’ külhanbeyliği modundaysanız, Aydın Doğan’la ilgili olsun.
Hatırlayın Fatih Altaylı ve Serdar Akinan, 1 Temmuz günü Sky Türk’teki açıklamalarında Aydın Doğan’ın Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanabileceğini söylediler. Aynı gün İstanbul Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, soruşturma savcılarını arayıp (Gölge İktidar, sayfa 149) ‘Aydın Bey’i de mi alacaksınız?’ diye sordu.
Aydın Doğan’ın Ergenekon’la bağlantısının olup olmadığı şüphesi, soruşturmada sanık ve tanıklara yöneltilen sorulardan biriydi. Savcı Doğu Perinçek’e (Gölge İktidar sayfa 67, Aydınlık Dergisi 27 Nisan 2008) şunu sordu: ‘Veli Küçük’ün talimatıyla Aydın Doğan’la görüştünüz mü? Görüştüyseniz neler konuştunuz?’
Doğan medyasında tek satır haber bile olmadı.
O nedenle, Ergenekon’da sınıfta kalan Doğan medyasının Alman savcının hazırladığı iddianamedeki bir sanık ifadesi üzerinden iktidarı kuşatma altına alma çabası ve Tansu Çiller’i hatırlatmasını habercilik refleksiyle açıklamaya çalışmak, Komedi Dükkanı’nda bile prim yapmaz.
Önce kirli geçmişinizi temizleyin sonra gazetecilik dersi verin. Unutmayın, bu kez karşınızda ‘Çiller lokması’ yok.
ŞAMİL TAYYAR - KANAL 7
Toplam 21189 kez okundu.
bu başbakanı ben neden çok seviyorum ?
elektrik zammı, doğalgaz zammı derken kafamı bozan iktidara tekrar oy vermemeyi düşünürken, ergenekon soruşturması ve doğan holdingin meselesi ortay çıkıp sn.başbakanımı dinledikce, memleketim için umudlarım tekrar yeşermeye başladı. Geçim zorluğuna katlanırım elbet, ergenekon söndürülür dağa fare doğurtulursa buna katlanamam. Duamda oyumda senin başbakanım. yiğit gibi boynu dik dolaş meydanlarda. Seni kim tutabilir ki, yürü recep tayyip abi yürü, seni kim durdurabilir. Allah cc yardımcındır inş. Yeter deme
Ağzınıza sağlık
Şamil Bey bu yazının altına bende imzamı atarım doğrusu. Bunlar arkalarına bakıp geride bıraktıkları pisliklerin üzerlerine çığ gibi geldiğinin ve pek yakında onları silip süpüreceğinin farkında ve şimdi gemiye binmek için cıyaklıyorlar. AMA İŞ İŞTEN GEÇTİ. Uzanlar halt etmiş bunların yaptıkları yanında devede kulak kadar Uzanların ki. sıra bunlarda.
Harika
Gerçekten harika yazmışsınız yoruma gerek yok ama Ak pak olmakla övünen akredite Ahmet Hakan da bu yazıyı okusa belki o kadar temiz koltukta oturduğunu zannetmezdi..
Ülkenin en çok baş ağrısı A.D
Bu ülkenin bunca sorunu varken birde bu kartel terörüyle uğraşmak zorunda kalıyor sayın Başbakan,bunların tetikçi yazarlarına göre Demokrasiden yana olmak doğru bildiğini yazmak hükümet yalakalığı oluyor.Hepbir ağızdan patronun borusunu öttürmek ne yalakalığı oluyor acaba bunlar işlerine geleni yazarlar işlerine gelmedimi üç maymun olurlar.Sizin ellerinize sağlık sayın tayyar.
Varolun sayıın abiler
Kaleminize sağlık sevgili abim bunların kirli yüzlerini bizlerle pylaştığınız ve anlamamıza yardımcı olduğunuz için ayrıca teşekkür ederim.
başbakan kürsüden bunu okusun
valla başbakan kürsüden bu makaleyi okusa yeter... süper bir yazı süper süper süperrrr... umarım erdoğan konunun ciddiyetinin farkındadır ve bizi hüsrana uğratmaz... iyi delillerle konuşur... yoksa doğanı kimse tutamaz
Doğan grubuna ait tek bir gazete almayın ve Demokrasi Mücadelemizde GÜL ü kazandığımız gibi bir zafer daha kazanmamız lazım. Şantajsız bir medya, temiz siyaset için...Başbakanımızı yalnız bırakmayalım...durmak yok yola devammmmm
kaleminize sağlık...
yazıdıklarınız yakından takip ediyorum.siz çokta başarılı buluyorum inşallah hep böyle dürüst ve çizginizden taviz vermezsiniz...
teşekkürler Şamil Tayyar.
Kaleminize, yüreğinize sağlık. Gerçekler bukadar parlatılamazdı.






Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.