• 15 bin yeni memur alınacak
  • İşte MEB'in 2009 sınav takvimi
  • Vekaletle kurban bedelleri belirlendi
  • Belediyeler doğrudan burs veremeyecek
Mehmet BARLAS
20080608080617.jpg
İktidar yalakalığı da patron yalakalığı da mesleği yozlaştırır
08 09 2008 09:13
Sabah

sonunda AK Parti iktidarı ile Doğan Medyası arasındaki 9 şiddetindeki boşalmaya dayandı.

Bir okur, bir seçmen veya bir vatandaş kimliğiyle tribünlerde oturup, gerginliklere uzaktan bakarak "O haklı bu haksız" demek ayrıcalığına sahip değiliz.
Neticede hem siyasi yorum yazıyoruz, hem de basın mensubuyuz.
Bu bakımdan gözlemleyebildiğimiz bazı gerçekleri yazmak zorundayız:
1-Köşe yazarlarının birbirleriyle polemiğe girmesi veya medya sermayelerinin birbirlerini karalama kampanyaları açması, biz gazeteciler için çok fazla ikilemler yaratmaz.
Neticede aynı gazetenin veya aynı grubun içindeki yazarlar da birbirinin canına okumak özgürlüğüne sahiptir. Veya medya grupları arasındaki kavgalar sırasında, kavgaya seyirci de kalabilirsiniz.
Ama eğer gazete sermayesiyle siyasi iktidar arasında kavga koptuysa, bu noktada çekimser kalmak kolay değildir.
Bu son durumda da, Doğan Grubu'ndan bir yazarın "Ama Başbakan Erdoğan da Aydın Doğan'a kızmakta haksız değil" benzeri bir cümle kurması, bir nevi imkânsızdır.

Ne tür yalakalık
Demek ki iktidarların da, medya patronlarının da, gazetecileri böyle zor durumlarda bırakan gerginliklerden kaçınmaları, en azından medya mensuplarının ruh sağlığı açısından doğru olur.
2-Gazetecilerin ve özellikle köşe yazarlarının meslektaşları hakkında "İktidar yalakası" veya "Devlet gazetecisi" benzeri tanımlamalar yapmaları doğru değildir.
Çünkü basında en kalıcı yalakalık "Patron yalakalığı" dır. İktidarlar değişir, siyasetçiler gelir gider, ama patron hep patrondur.
"Devlet gazetecisi" olmak ise göreceli bir olgudur. Çünkü devlet çok başlıdır.
Örneğin siyasi iktidarı hep haklı bulan gazeteci kadar, Genelkurmay'ın veya Anayasa Mahkemesi'nin her siyasi beyanını haklı bulan gazeteci de "Devlet gazetecisi"dir.
Türkiye benzeri ülkelerde genellikle siyasi iktidarı eleştirmek, Derin Devlet'i eleştirmekten çok daha zordur.
3-Bizim meslekte en kötü konum, "Tetikçilik"tir. Bazen patron, bazen siyasi iktidar veya muhalefet, bazen de Derin Devlet adına tetikçilik yapanlar, basın özgürlüğünü yozlaştırırlar.
Basında özgür, özerk, bağlantısız ve bağımsız olmak, en büyük erdemdir.
Bir yazar hakkında "Bu sadece düşündüğünü yazıyor" deniyorsa, o yazar kendisini amacına ulaşmış saymalıdır.

Hep o çevre
4-Aydın Doğan dahil geçmiş ve gelecek medya patronları, bilerek ve isteyerek, şahsen siyasi iktidarlarla açık kavgalara girmezler. Onları çalışanları bu kavgalara sürükler.
Patronlarının egolarını cilalayarak "Herkes haksız, sadece siz haklısınız" şarkılarını söyleyen yöneticilerinin pompalarına gelmeyen patronlar pek azdır.
Bu ego pompalamaları sonucunda medya patronları, diğer vatandaşların da önlerine çıkan her engelin, sadece kendileri için söz konusu olduğunu sanırlar. Sanki normal bir girişimci ile, medya sahibi bir girişimci, farklı yasalara, farklı bürokrasiye ve farklı bir güce sahip olmuştur.
5-Siyasi iktidarların patronlarının da, medya patronlarından fazla farklı bir çevreleri yoktur.
Onlara da ego cilalaması yapan çevreleri, her eleştirinin arkasında kötü niyetler, gizli parmaklar olduğunu söylerler. Yolsuzluk iddiaları araştırılmak yerine, düşmanca kampanyalar çerçevesinde ele alınır ve soruşturulmaz.

Kim kazanır?
Bu yazdıklarımız, bize göre "Genel Gerçekler" arasında.
Erdoğan-Doğan çatışmasına gelince. Bu ilk değil. Turgut Özal'la Erol Simavi, Tansu Çiller'le yine Aydın Doğan böyle karşı karşıya gelmemişler miydi?
Veya son olarak "28 Şubat post modern darbesi" sürecinde "Kartel Medyası", Erbakan'ın tasfiyesi ve DYP'nin bölünüp, Çiller'in de tasfiyesi sürecinde aktif rol almamışlar mıydı?
Bu geçmiş örneklerde kimler galip geldi diye hesap yapmak doğru değildir.
Erol Simavi basın ve ülke dışına düştü. Dinç Bilgin hapse bile girdi.
Erbakan ve Çiller aktif siyasetten dışlandılar ama, bu arada merkez partileri de (ANAP ve DYP) tasfiye oldular.
Şimdi Doğan Grubu medyada adeta rakip tanımayan bir ağırlıkta ama AK Parti de siyasette rakibi olmayan bir iktidar partisi.
Özetle siyaset basına, basın da siyasete özen göstermeli.
Tabii bu düşünce çoğulcu ve özgürlükçü demokrasi isteyenler için söz konusudur.

MEHMET BARLAS - SABAH

 mbarlas@sabah.com.tr

Bu yazı 13283 okundu.







YORUMLAR
Toplam 10 yorum / 1. sayfadasınız
Mustafa Kostak tarafından 2008-09-09 02:05:41 tarihinde yazılmış
kalemler çalısıyor
dünkü vatan gazetesinde alanen tansu çilleri harcadık senide harcarız iması aydın doğanın bir kalemi tarafından verilmiştir...dicek falza bir söz kalmadı...en büyük hata bir kişiye koca ülkenin tüm basınını verirken düşünmemekti...artık at koşturur...
erdogan gül tarafından 2008-09-08 18:09:09 tarihinde yazılmış
Bu nasil bir yorum
Adam kendine göre yasa cikarmaya calisacak ve olmayinca milletin iradesine milleti sömürerek kurdugu medya araciligiyla saldiracak ve siz kalkip bunun her iki tarafada iyi olmayacagini söyleyeceksiniz bu nasil bir anlayistir. Bir tarafda kamunun malini koruyan basbakan bir tarafda devleti hortomlamak isteyen bir medya patronu ve birtarafdada usta bir gazteciden böyle bir yorum. Sana hicmi hic yakistiramadim sayin barlas. Ülke tarihinde böylesine cesaretli bir basbakan görüyor, lütfen bu firsati tepmeyin.
Hasan Hüsnü GÜNER tarafından 2008-09-08 17:24:33 tarihinde yazılmış
Tebrikler
Tebrik ederim Sayın Barlas. Yazılarınız gerçekten çok güzel
ömer inan tarafından 2008-09-08 16:32:08 tarihinde yazılmış
çamur at izi kalsın
sayın barlas doğru söylüyorda uyğulamada bi eksiklik gördüm nezamandan beridir izliyor okuyorum hep söylüyor ama hiç uygulamıyorsunuz o medya gurubunun genetik yapısında var olayı olduğu gibi değil patron nederse o yazılıyor olay değil dikkat edin olaydan sonra patron nasıl yaz dese öyle yazılıyor buda tarafsızlık ilkesinin ihlalidir çamur at tutmasa izi kalsın olurmu bu
isa ertuğrul tarafından 2008-09-08 16:17:40 tarihinde yazılmış
Kartel yazarlarının hepsi tornadan çıkmış gibi
Özellille Hürriyetin yazarlarının hepsi birer militan ve patron yalakası bre bu ne düşmanlık aynısını Çillere uygulamışlardı Mesut Yılmazla iyi anlaşmışlardı ülkeyi beraber soymuşlardı.Bu adam bu seviyeye nasıl geldi ya kendinden korkan yada ona ortak olanlar devletin imkanlarını açanlar adamı bu duruma getirdi.Şimdi muhterem herkuşun eti yenir sanıyor.Onu bu tetikçileride kurtaramayacak böyle devam ederse sonu Cem uzan gibi olacak.
ben tarafından 2008-09-08 15:50:10 tarihinde yazılmış
gukkaş...
bunların derdi cukka...neymiş bi de öğreniyoruz ki hilton oteli ve çevresi rantı...olayın özünden bu çıkıveriyor..hoş dünya görüşü zaten uymuyor..orada başlıyor ama..böyle aklı fikri rantta olan insanların ideolojileri zaten o veya bu değil..rantlarıdır..o halde burda da uyuşmuyorlar..yani hükümet istediği kadar haklı olsun..önemli mi....aaa Sayın Başbakanım sizin bir medya ordunuz var mı..aaa lütfen ama..Ama şaka bir yana da bi güzel imkanınız var..Vatndş ordusu..halk ordusu..DURMAK YOK.YOLA DEVAM.........
mevhibe inal tarafından 2008-09-08 13:53:25 tarihinde yazılmış
Medya Imparatorlugu..
En kotusu medyanin tekellesmesi, saltanata alisinca, menfaati icin kiminle calisacagi belli olmaz.
ismail koçyiğit tarafından 2008-09-08 11:52:18 tarihinde yazılmış
sn barlas
sn barlas siz o mesleğe girerken nasıl bir çukurun içine daldığınızı bilerek girdiniz, riskleriyle beraber girdiniz, medya mensuparını zor durumda bırakmasınlar diye yazma hakkınız yok o yüzden, zorda kalacak bir durum varsa bu da bahsettiğim risktir ve o medyadaki görevinizi bırakırsınız sıkıntınız biter, rahat ortamda o kadar para almanızda zaten böyle zor duurmlarda iş bırakmanızın neden olacağı ekonomik külfeti karşılayabilmeniz içindir. saygılarımla
erdoğan erdoğan tarafından 2008-09-08 09:38:54 tarihinde yazılmış
kusura
bakma başbakan haklıdır aydın doğan denen zat bu ülkede mesut yılmz gibi başbakan istiyorsa yanılıyor bu sefer faka bastılar ALLAH DAHA ktü etsin
modern müslüman tarafından 2008-09-08 09:31:43 tarihinde yazılmış
YALAN HABERDE DOĞAN MEDYA 1.
Millet localardan emir alan ve destek gören medyanın amacının ne olduğunu çok iyi biliyor.Palyboy yazarlarının doluştuğu, homoseksüelliği öven, ahlaksızlığı normalleşt,ren medyanın kim olduğunu çok iyi biliyor. Bu tartışmanın galibi zaten belli. Yazarlara tek tavsiye kimin yanında olacaklarına doğru karar versinler, 1 tas çorba için şereflerini satmasınlar.
Sayfa : 1
Video                  Fotograf
TÜM GAZETELER
NAMAZ VAKTİ

  • İmsak: 5 21
  • Güneş: 6 52
  • Öğle: 11 57
  • İkindi: 14 26