Yusuf Ziya CÖMERT
Çok zaman geçti. Kızılay, bir anket yaptırıyordu.
Alıntı Yazarlar

Emre AKÖZ
Ergenekon'un başı bir sivil olabilir mi?
Ahmet KEKEÇ
Hayrola nedir bu telaşınız?
Ahmet Altan
Binlerce, binlerce insan
Bülent KORUCU
Şehit eşlerinin 'endişesi'
Ali BAYRAMOĞLU
Türkiye'nin asli soruları ve sorunu
Toktamış ATEŞ
AKP'nin alternatifi
Erdal ŞAFAK
DTP'nin hesabı
Sami KOHEN
Teröristlerin hesabını bozmanın yolu...
Behiç KILIÇ
Tuncay Güney'i oraya kim gönderdi?
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Kömür yardımları genelevden çıkmış
Prof. Osman ÖZSOY
Devlette tutan millette tutmayan isim
Prof. Nevzat TARHAN
Korkma sayın General TSK yıpranmaz
Hüseyin YAYMAN
AK Parti nerede kimi aday gösterecek
Ayhan KISKAÇ
AK Parti'nin önündeki seçim engelleri
Fatih BAYHAN
Gani Müjde'den paramı istiyorum!
Saim ŞENDİL
Aile hekimliği dönemi başladı
Mustafa YÜREKLİ
Deniz Feneri’ne İsrail saldırıları
Ersagun ŞİMŞEK
Finansal krizden global krize!
Resul KURT
Krizden çıkışın yolu "Kısa çalışma ödeneği"
Uzaklardan Mektuplar

Cemal DEMİR
Amerika'yı kim keşfetti?
Ayşenur KAHVECİ
Müzdelife’de piknik
Adil DÖNMEZ
Noel ve kurban ya da 'Bayram gelmiş neyime'
Konuk Yazarlar

Arifhan AKPINAR
Dilimizdeki Arap düşmanlığı
Mustafa GÖKTAŞ
Hormonlu Kurban'a dikkat!
Tayyar YILDIRIM
CHP’nin çarşaf açılımı
İsmail KARA
CHP’ den temel fıkrası
Ümit DEMİR
2010 reklamında verilen mesaj
Hüseyin ACI
Eliniz hangi konuda cebinize gidiyor?
Akif KAPLAN
Çarşafı maske yapmak!
Sorular, Kızılay'ın 'yapısı'nın, 'hizmeti'nin nasıl değerlendirildiğini, başarılı bulunup bulunmadığını ortaya çıkarmaya yönelikti.
Ben, Misak-ı Milli sınırlarımız dışında 'esami'si okunmayan, Türkiye'de de 'çadır ve battaniye'den ibaret bir yardım geleneğini bir adım ileri götüremeyen Kızılay hakkında, ne yazık ki, müsbet cevaplar veremedim.
Anketi yapan genç, anketimiz bitince bana 'Divan Pastanesi'nden alınmış bir kutu çikolata sundu. Çikolatanın, Kızılay'ın armağanı olduğunu söyledi.
"Bakın" dedim, "Cevaplarım ne kadar isabetliymiş. Yoksula, hastaya, afetzedeye yardım etmesi gereken Kızılay, hangi yetkiyle bana çikolata veriyor? İnsanlar, millete çikolata dağıtsın diye mi Kızılay'a yardım ediyor?"
Şimdi Allah'a şükür, Kızılay, dünyanın öteki ucundaki afetzedeye bile herkesten önce yetişiyor.
Başka kuruluşlarımız da var. Açe'de, Pakistan'da, Sri Lanka'da, Filistin'de insanlar, artık sadece misyonerlere, kilise cemiyetlerine bırakılmıyor. Bizim ülkemizin insanları da, yaz kış, soğuk sıcak demeyip afetzedelerin yardımına koşuyorlar.
Büyük bir görev, büyük bir sorumluluk. Böyle işlerde çok hassas olmak lazım. Bir yanlış, binlerce doğruyu götürür. Bu dünyada belki allem eder kallem eder, kurtulursunuz. Ya Ahiret'te ne yapacaksınız?
Babası depremde ölmüş çocuğun hakkını gaspederseniz, 'ruz-i ceza'da nasıl hesap vereceksiniz?
Şimdi, Almanya'daki Deniz Feneri adlı yardım kuruluşu hakkında Alman mahkemelerinde devam eden bir dava var.
Böyle bir haberi kim bulsa verir.
Biz de birkaç ay önce, Aydın Doğan'ın Hilton arazisi hakkındaki planlarını haber yapmıştık.
Sonra, o haberi yalanladılar. 'Hilton'la ilgili hiçbir hesabımız kitabımız yok' dediler.
Haberimiz yalanlanınca mahçup oldum. Benim öyle bir huyum var. Yanlış yaptığımı düşündüğüm zaman akşama kadar gazetenin yüzüne bakasım gelmez.
Deniz Feneri haberi, ardı ardına, büyük bir proje halinde sökün edince, ben, saf saf, 'Hilton'u yalanladılar, demek ki başka bir mesele var. Nedir acaba?' diye soruşturulmasını söyledim.
Tv 5 Doğan Grubu'na satılıyormuş. Konu RTÜK'teymiş. Zahit Akman'a bundan dolayı saldırılmış olabilirmiş. Olabilir mi? RTÜK'çüler öyle düşünüyor. Bir ihtimal.
Haberi büyütmeden 1. sayfadan gördük.
Ertesi gün, Doğan medyasının tamamında saldırılar, saldırılar saldırılar… Yeni Şafak'a saldırıyorlar. Benim yine canım sıkıldı. Acaba haksızlık mı yaptık diye bir süre muhasebe yaptım.
Haklıymışlar. Biz yanılmışız. Tv 5 satışı sebebiyle Doğan Grubu'na verilecek 4. karasal yayın lisansı, asıl meselenin yanında küçük bir işmiş.
Hani, biz verdiğimiz zaman yalanladıkları Hilton arazisi haberi var ya. O, daha önemliymiş. Oraya rezidans yapacaklarmış. Bir sürü rezidans! Aydın Bey Başbakan'a gitmiş, bizzat istemiş.
O günkü yalanlama, beni nasıl yanılttı. Demek, inanmamalıymışım her yalanlamaya. Ne kadar safmışım!
Ben şimdi, Tv 5 satışıyla alakası yok diye zıplamalarına da şüpheyle bakıyorum.
Tekzipler, sadece gerçekleri tekzip ediyor. Yalanlara kimse tekzip göndermiyor. Hayat ne kadar da değişti!
Peki nedir bu? Böyle bir iş olur mu olmaz mı, aslı var mıdır diye düşünmeden, Başbakan'a şu kadar para verilmiş diye haber yaptırtan hırs?
Kimin o hırs? Aydın Doğan'ın mı?
Yoksa gazeteleri, televizyonları mı açtı bu işleri Doğan'ın başına?
Ben bilmiyorum. Yazarım, sonra yalanlarlar, mahçup olurum.
Ancak şunu görüyorum: Bardak, taşmış. Hem de fena taşmış.
Doğan medyası, en hassas olunması gereken bir konuda Başbakan'a çamur atacak kadar ileri gidince, Başbakan Erdoğan'a cevap hakkı doğdu.
Belki, ölçülü davransaydılar, Başbakan konuya bizzat, kişi ve yer isimleri vererek girmezdi.
Aydın Doğan bu kadar hırpalanmazdı.
Tasavvufi gelenekte, 'keşke' demek, vaki olandan müşteki olmak iyi sayılmaz. "Olanda hayır vardır" denilir.
Ramazan-ı Şerif'teyiz. Biz de çok derine dalmayalım. Vardır bunda da bir hayır.
YUSUF ZİYA CÖMERT - YENİ ŞAFAK
Toplam 7849 kez okundu.






Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapabilirsiniz. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.