Yusuf Ziya CÖMERT
Çok zaman geçti. Kızılay, bir anket yaptırıyordu.
Alıntı Yazarlar

Gülay GÖKTÜRK
Susma hakkımı kullanıyorum
Ahmet KEKEÇ
Keşke her mahkeme bu kadar hızlı olabilse...
Serdar TURGUT
Cumhuriyet manifestosu
Mümtaz'er TÜRKÖNE
''Asker düşmanı'' olmak
İbrahim Karagül
Sivas ve Başbağlar'ı birlikte hatırlamak!
Hikmet BİLA
Başbuğ’un talebi hâlâ geçerli
Hasan Bülent KAHRAMAN
İp üstündeki cambaz
İhsan DAĞI
Darbe ihtimali var mı?
Akif BEKİ
'24 saatin bilançosu'
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Başbuğ tatmin olmadı, mücadele bu zemine kayacak
Mehmet ACET
Sahi Erdoğan niçin bu kadar rahat?
Prof. Nevzat TARHAN
Çarşı herşeye karşı ama MJ'ye değil
Prof. Osman ÖZSOY
78'lik dede kurtuldu gençler can verdi
Yaşar İLİKSİZ
İslamcıların kafasının basmadığı konu!
Mehmet Ali BULUT
Darbeciye atılan tokat askerin gözünü çıkarmasın!
Hüseyin YAYMAN
MGK toplantısını nasıl okumalıyız?
Resul KURT
‘İzinden geç dönme’ cezası
Uzm. Psk. İlknur Yılmaz
Panik atak ve baş etme yolları
Fatih BAYHAN
Atatürk silah arkadaşlarını topladı ve …
Feride'nin Günlüğü
Aman içeri koyun dursun, çiçek dışarıda romantik bir darbe almasın
Recai YAHYAOĞLU
Asimetrik psikoloji
İhsan AKTAŞ
Önce Türk'ün mayasını bozdular
Seray DEMİRDÖVEN
Piyasalar nasıl seyir izleyecek?
Uzaklardan Mektuplar

K. Emre ULUCAN
Hayatta ilk defa 'Allah' demek
Polat HAN
‘Gülen’ Burda da Kıymetli(!)
Handan ÖZDUYGU
Şu bizim Arap düşmanlığımız!...
Tahir YAVUZ
Hint Okyanusuna düşen uçak ve bizi yakan ateş
Konuk Yazarlar
Sorular, Kızılay'ın 'yapısı'nın, 'hizmeti'nin nasıl değerlendirildiğini, başarılı bulunup bulunmadığını ortaya çıkarmaya yönelikti.
Ben, Misak-ı Milli sınırlarımız dışında 'esami'si okunmayan, Türkiye'de de 'çadır ve battaniye'den ibaret bir yardım geleneğini bir adım ileri götüremeyen Kızılay hakkında, ne yazık ki, müsbet cevaplar veremedim.
Anketi yapan genç, anketimiz bitince bana 'Divan Pastanesi'nden alınmış bir kutu çikolata sundu. Çikolatanın, Kızılay'ın armağanı olduğunu söyledi.
"Bakın" dedim, "Cevaplarım ne kadar isabetliymiş. Yoksula, hastaya, afetzedeye yardım etmesi gereken Kızılay, hangi yetkiyle bana çikolata veriyor? İnsanlar, millete çikolata dağıtsın diye mi Kızılay'a yardım ediyor?"
Şimdi Allah'a şükür, Kızılay, dünyanın öteki ucundaki afetzedeye bile herkesten önce yetişiyor.
Başka kuruluşlarımız da var. Açe'de, Pakistan'da, Sri Lanka'da, Filistin'de insanlar, artık sadece misyonerlere, kilise cemiyetlerine bırakılmıyor. Bizim ülkemizin insanları da, yaz kış, soğuk sıcak demeyip afetzedelerin yardımına koşuyorlar.
Büyük bir görev, büyük bir sorumluluk. Böyle işlerde çok hassas olmak lazım. Bir yanlış, binlerce doğruyu götürür. Bu dünyada belki allem eder kallem eder, kurtulursunuz. Ya Ahiret'te ne yapacaksınız?
Babası depremde ölmüş çocuğun hakkını gaspederseniz, 'ruz-i ceza'da nasıl hesap vereceksiniz?
Şimdi, Almanya'daki Deniz Feneri adlı yardım kuruluşu hakkında Alman mahkemelerinde devam eden bir dava var.
Böyle bir haberi kim bulsa verir.
Biz de birkaç ay önce, Aydın Doğan'ın Hilton arazisi hakkındaki planlarını haber yapmıştık.
Sonra, o haberi yalanladılar. 'Hilton'la ilgili hiçbir hesabımız kitabımız yok' dediler.
Haberimiz yalanlanınca mahçup oldum. Benim öyle bir huyum var. Yanlış yaptığımı düşündüğüm zaman akşama kadar gazetenin yüzüne bakasım gelmez.
Deniz Feneri haberi, ardı ardına, büyük bir proje halinde sökün edince, ben, saf saf, 'Hilton'u yalanladılar, demek ki başka bir mesele var. Nedir acaba?' diye soruşturulmasını söyledim.
Tv 5 Doğan Grubu'na satılıyormuş. Konu RTÜK'teymiş. Zahit Akman'a bundan dolayı saldırılmış olabilirmiş. Olabilir mi? RTÜK'çüler öyle düşünüyor. Bir ihtimal.
Haberi büyütmeden 1. sayfadan gördük.
Ertesi gün, Doğan medyasının tamamında saldırılar, saldırılar saldırılar… Yeni Şafak'a saldırıyorlar. Benim yine canım sıkıldı. Acaba haksızlık mı yaptık diye bir süre muhasebe yaptım.
Haklıymışlar. Biz yanılmışız. Tv 5 satışı sebebiyle Doğan Grubu'na verilecek 4. karasal yayın lisansı, asıl meselenin yanında küçük bir işmiş.
Hani, biz verdiğimiz zaman yalanladıkları Hilton arazisi haberi var ya. O, daha önemliymiş. Oraya rezidans yapacaklarmış. Bir sürü rezidans! Aydın Bey Başbakan'a gitmiş, bizzat istemiş.
O günkü yalanlama, beni nasıl yanılttı. Demek, inanmamalıymışım her yalanlamaya. Ne kadar safmışım!
Ben şimdi, Tv 5 satışıyla alakası yok diye zıplamalarına da şüpheyle bakıyorum.
Tekzipler, sadece gerçekleri tekzip ediyor. Yalanlara kimse tekzip göndermiyor. Hayat ne kadar da değişti!
Peki nedir bu? Böyle bir iş olur mu olmaz mı, aslı var mıdır diye düşünmeden, Başbakan'a şu kadar para verilmiş diye haber yaptırtan hırs?
Kimin o hırs? Aydın Doğan'ın mı?
Yoksa gazeteleri, televizyonları mı açtı bu işleri Doğan'ın başına?
Ben bilmiyorum. Yazarım, sonra yalanlarlar, mahçup olurum.
Ancak şunu görüyorum: Bardak, taşmış. Hem de fena taşmış.
Doğan medyası, en hassas olunması gereken bir konuda Başbakan'a çamur atacak kadar ileri gidince, Başbakan Erdoğan'a cevap hakkı doğdu.
Belki, ölçülü davransaydılar, Başbakan konuya bizzat, kişi ve yer isimleri vererek girmezdi.
Aydın Doğan bu kadar hırpalanmazdı.
Tasavvufi gelenekte, 'keşke' demek, vaki olandan müşteki olmak iyi sayılmaz. "Olanda hayır vardır" denilir.
Ramazan-ı Şerif'teyiz. Biz de çok derine dalmayalım. Vardır bunda da bir hayır.
YUSUF ZİYA CÖMERT - YENİ ŞAFAK
Toplam 8889 kez okundu.






Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.