Fatih BAYHAN
Orhan Pamuk yeni bir romanıyla okuyucusunun karşısına çıktı. Evet, bu kitabı onun Nobel Ödülü aldıktan sonraki ilk romanıdır. Eğer “Babamın Bavulu”nu kitaptan saymazsak.
Alıntı Yazarlar

Emre AKÖZ
O iki poster yan yana gelsin mi?
Ergun BABAHAN
17 bin kurban adalet bekliyor
Fehmi KORU
Düşündükçe akla gelen
Derya SAZAK
Büyük resim
Ege CANSEN
Kapitalist Abdülhamit
Mehmet KAMIŞ
Demokrasi için daha cesur adımlara ihtiyaç var
Ayşe BÖHÜRLER
Cami cemaati
M. Nedim HAZAR
Büyük resim
Hüsnü MAHALLİ
İki örnek
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Başbuğ tatmin olmadı, mücadele bu zemine kayacak
Mehmet ACET
Sahi Erdoğan niçin bu kadar rahat?
Prof. Nevzat TARHAN
Çarşı herşeye karşı ama MJ'ye değil
Prof. Osman ÖZSOY
78'lik dede kurtuldu gençler can verdi
Yaşar İLİKSİZ
İslamcıların kafasının basmadığı konu!
Mehmet Ali BULUT
Darbeciye atılan tokat askerin gözünü çıkarmasın!
Hüseyin YAYMAN
MGK toplantısını nasıl okumalıyız?
Resul KURT
İşsiz çalıştırana prim teşviki
Uzm. Psk. İlknur Yılmaz
Panik atak ve baş etme yolları
Fatih BAYHAN
Atatürk silah arkadaşlarını topladı ve …
Feride'nin Günlüğü
Aman içeri koyun dursun, çiçek dışarıda romantik bir darbe almasın
Recai YAHYAOĞLU
Asimetrik psikoloji
İhsan AKTAŞ
Önce Türk'ün mayasını bozdular
Uzaklardan Mektuplar

K. Emre ULUCAN
Hayatta ilk defa 'Allah' demek
Polat HAN
‘Gülen’ Burda da Kıymetli(!)
Handan ÖZDUYGU
Şu bizim Arap düşmanlığımız!...
Tahir YAVUZ
Hint Okyanusuna düşen uçak ve bizi yakan ateş
Konuk Yazarlar
İşin aslına bakarsanız “Babamın Bavulu” Nobel konuşmasıdır ve o kitap, oradaki konuşmanın kitaplaşmış halidir. Dolayısıyla bunu “kitap” yerine koymak yerine, “konuşma metni” demek daha yerinde olacaktır…
***
Pamuk romanlarının ne kadar okuyucusunuz bilmiyorum, ama yeni çıkan kitapların ve dergilerin sıkı bir takipçisi olarak Pamuk’un tüm kitaplarının tezgahımdan geçtiğini söylemem gerekir…
“Masumiyet Müzesi’de çıktığı ilk gün alıp okuduğum bir kitap oldu…
Bir yazar olarak Orhan Pamuk’un farklı siyasal ve sosyal düşüncelerinin kitaba nasıl etki ettiğini elbette söylemek zorundayım, ama bu etkide kelimelerin ve cümlelerin gücünü nasıl bir sihirbaz gibi kullandığını da anlatarak…
Evet, “Masumiyet Müzesi”, yazarken; titrek, ürkek, çekingen kalan Orhan Pamuk’un artık, cesur, kararlı ve kendinden emin bir şekilde yazıyla oynadığı bir eser olmuştur…
Bunu açıkça söylemek gerekiyor…
Kitabın konusu “Kar” romanıyla Türkiye’ye ideolojik bakan, “Benim Adım Kırmızı” ile tarihten ve müzik’ten bakan, “İstanbul Hatıralar ve Şehir “ ile çocuksu duygularından baktığı ülkeyi ve insanını bu kez “aşk’tan ve evlilikten yakalamıştır…
İnsan okudukça toplumu, kadın erkek ilişkilerini, aileyi ve evliliği görüyor…
***
Bir defa bu eserin diğer Orhan Pamuk eserlerinde olduğu gibi, “yarıda bırakılma” korkusu yaşayacağına da inanmıyorum…
Çünkü “Masumiyet Müzesi”, akıcı diliyle de karşımızda yepyeni bir Orhan Pamuk olduğunun en büyük kanıtı sayılabilecek kadar güçlüdür…
Bazı eleştirmenlerin, “Pornografik” bulduğu “Masumiyet Müzesi”ni tamamen bu bakış açısıyla ele almak esere ve yazara haksızlık olacaktır…
Ancak bazı sahnelerin oldukça detaylı anlatılmasını da yine Orhan Pamuk’un “cesaretine” bağlamak gerekir diye düşünüyorum…
***
Prof. Dr. Jale Parla’nın Eylül 2008 Milliyet Gazetesi Kitap ekinde kitaba ilişkin yaptığı değerlendirme makalesinde de ele aldığı gibi, “Masumiyet Müzesi” aslında bir dönem kitabı olduğu kadar, bir dönem aşkıdır da. Pamuk, sosyal ve kültürel değerlerin, şehir hayatını ve ikili insan ilişkilerini nasıl etkilediğini bu “dönem kitabı”nda konu etmiştir…
Ama eserde yer alan “ikili ilişkilerde” psikolojik tepkilerin, kişisel tavırların ve içsel konuşmalarında yer aldığını es geçmemek gerekiyor…
Yani kitap bu yanıyla da insan ilişkilerini güçlü bir şekilde tasvir etmiştir…
***
Ve kitap’tan en çarpıcı sonuç…
Bir aşk, iki kadın, evlilik ve içsel konuşmalar…
Yazar’ın bir sihirbaz gibi oyun oynadığı kelimelerin dışında aşkı eşyalarla somutlaştırma çabası oldukça heyecan verici bir sonuçtur…
Evet, kitap aslında Kemal’in Füsun’a olan aşkının bir süre sonra eşyalarda somutlaşarak “müze”ye dönüşmesiyle sonuçlanıyor. Ve ortaya bir “aşk müzesi” çıkıyor…
İlginç ve etkileyici…
Pamuk, bu müzeyi sadece kitapta anlatmakla kalmamış, olayın geçtiği Çukurcuma’da bir daire kiralayarak altı yılda yazabildiği ve iki aşkın eşyalarını toplayabildiği malzemeleri bu dairede gerçekten bir müzeye dönüştürmüş…
Yani bir roman’dan gerçek bir müze ortaya çıkartmış…
Üstelik Müzeye giriş biletini de kitabın içinde yayınlayarak, “Bu kitabı alan aynı zamanda açılacak olan Müze’ye de bedava girecektir” mesajı vermiş…
***
Bir çırpıda okunacak kadar akıcı…
Bir bakışta saracak kadar etkileyici…
Ve gerçeğe en yakın bir roman gibi görünüyor Masumiyet Müzesi…
Yani, Nobel Ödülü Pamuk’a para ve şöhret kazandırdığı kadar, cesaret’te kazandırmıştır…
FATİH BAYHAN - HABER 7
Toplam 2387 kez okundu.
mahmut semen:
60x60
Şuana kadar 60 sayfasını okudum. Bu okuduğum Pamuğun ilk kitabı. ama, 60 sayfada en az 60 kere yatak odası (yatakta denmez şurda burda) sahnesi var. Evet pamuk gerçekten cesaretlenmiş ama porno dergilerini basanlar daha cesaretli değiller mi? Yine de fazla kötülemeyeyim daha %10 nu okumuş durumdayım.
2008-09-22 21:42:16
Ekrem Akkus:
okuyunca oluyor
Bugün ikinci kez Pamuk'un son eseri hakkında iyi şeyler duyuyorum. Hayret ettim. Balçiçek Pamir de romanı övmüş...Demek okuyunca oluyor... Kitap okuma alışkanlığı olmayan halkımın 15. sayfada sıkılmasını anlıyorum.. biraz cesaret...bu kitap 600 sayfa..!
2008-09-22 13:22:19





Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.