Çankaya Belediye Başkanı’nın (legal veya değil) konuşma kayıtları basında yer alıyor. Belli ki, belediyede bir rüşvet çarkı var. Başkanın kendisi bunu itiraf ediyor.
Bizzat başkan beyin kendisi, şu an için, “Ben rüşvet çarkına karşı çıktım” dese de, sonuçta rüşvet çarkını, konuşma kayıtları basına intikal edene kadar, savcılığa iletmediği, İçişleri Bakanlığı’na bildirmediği, polise aktarmadığı ortada.. Ne zaman ki başkanın rüşvet çarkını itiraf eden konuşmaları basına intikal etti, şimdi diyor ki, “Ben çarkın içinde değildim. Ben o çarka karşı çıktım!”
Karşı çıktı isen, buyur açıkla, ne yaptın?
Konuşmanın 4 yıl önce yapıldığını başkan bey, bizzat kendisi itiraf ediyor.
Öyle ise, başkan bey, 4 yıl önce farkettiği rüşvet çarkının müsebbipleri hakkında, ne yaptı, hangi yasal girişimde bulundu, bir açıklasa ya!
Açıklamıyor başkan bey, lafı çeviriyor, “Belediye başkanları malvarlıklarını açıklasın!” çıkışında bulunuyor!
Tamam, başkanların malvarlıklarını açıklamasına itirazım yok.. Göreve başlarken de açıklasınlar, bırakırken de.. Ama, yeni bir tartışma çıkararak, esas mevzuyu karambole getirmeye de izin vermemek gerekir.. Onun içindir ki, başkan bey önce, önümüzdeki tartışma konusunda bir cevap vermeli..
Bir açıklasın bakalım, Cumhuriyet gazetesine vereceği 100 milyarın dökümünü..
Kaç gazete aldı? Ne kadarlık ilan yayınlattı? Ne kadar da havadan aktarma yaptı?
Bunları bir anlatsın..
Bu konularda başkanda tık yok..
Uyanık mı uyanık!.
Bu konulara hiç girmiyor.
Takmış kafaya “Malvarlıklarımızı açıklayalım” diye, sürekli onu tekrarlıyor!
Böyle bir ortamda, dürüst gazetecilerin ne yapması gerekir?
Olayın üzerine gidip, konuyu sulandırmak isteyenlere fırsat vermeden, iddiaların aydınlığa çıkmasını sağlamaları gerekir..
Peki Doğan grubu ne yapıyor?
Ne yapsın, her zamanki gibi yasak savma babından iki küçük haber yaptı.. Şimdi çaktırmadan yaptığı haberin de etkisini kıracak şekilde, rüşvet çarkının avukatlığını yapıyor..
Avukatlığı nasıl yapıyor?
Öyle açıktan açığa yapacağını mı sanıyorsunuz?
Onlar kaçın kurrasıdır, bilmezsiniz...
Açıktan açığa yaparlar mı savunma hiç! Hem de bedava!
Hiç olacak iş değil..
Peki nasıl oluyor bu işler?
Yarımşar sayfa ilanlarla..
Oradan bir sendika, buradan bir avukat, şuradan bir dernek.. Toplanmış, Belediye Başkanı’na yarım sayfa destek ilanı vermişler!
Diyecekler ki; “Ne yapalım. Adamlar ilan veriyorlar. ‘Alamayız’ mı diyelim? Biz ilan olarak o duyuruyu yayınlıyoruz. Yoksa olayın özü ile ilgili gazetelerimizin bir önyargısı yoktur!”
Nasıl, güzel bir aldatmaca değil mi?
Sanki adamlar robot. İlan konusunda hiçbir takdir hakları yok. Birisi kendilerine bir ilan getirdi mi, ne içeriğine bakma imkanları var, ne de hangi konuda olduğunu inceleme hakları.. Mutlaka yayınlama zorunlulukları varmış gibi davranıyorlar.
Oysa, ben kendilerine gitsem, Aydın Doğan ile Başbakan arasındaki sözlü düelloda, Aydın Doğan’ın haksız olduğunu, Tayyip Erdoğan’ın haklı olduğunu belirten bir ilan yayınlatmak istediğimi söylesem ve ilan bedelini de hemen ödemeye kalkışsam, o ilanı alırlar mı acaba?
Hürriyet’iyle, Milliyet’iyle, tüm Doğan medya grubu cevap versin: “Patronunuzun aleyhine ifadeler içeren bir ilan metnini, gazetelerinizde yayınlattırır mısınız?”
Tabii ki yayınlatmazsınız.
O zaman, bir rüşvet çarkı içinde, şöyle veya böyle kusurları olmuş bir kişinin desteklenmesi amacıyla verilen ilanı niye alıp yayınlıyorsunuz?
Her şey para mıdır sizin için?
Her şey para olsaydı, patronunuz aleyhine ilanları da yayınlamanız gerekmez miydi?
“Her şey; önce patron menfaati, sonra da paradır” mı diyorsunuz!
Ben de aynı kanaatteyim. Sizin için her şey, patron menfaati ve paradır!
Ali Karahasanoğlu / Vakit
akarahasanoglu@vakit.com.tr