• En değerli takım ve futbolcular
  • İşçi ve Bağ-Kur emekli aylıklarına zam
  • Kurşunsuz benzin 3 TL'nin altına iniyor
  • KPSS'de büyük kopya çekme girişimi
Mustafa ERDOĞAN
875320080626071516176.jpg
Meclis, Silahlı Kuvvetler’i niçin denetletemiyor?
02 Ekim 2008 08:21
Star

Nitekim, Taraf gazetesinden Lale Sarıibrahimoğlu’nun 24 Eylül tarihli yazısından öğrendiğimize göre, 2003 yılında Sayıştay Denetçileri denetim yapmak üzere gittikleri Bayburt’taki Jandarma Genel Komutanlığı’na bağlı 48. İç Güvenlik Tugay Komutan Yardımcılığı kapısından geri çevrilmişler.

O tarihten buyana da, askeri karargáhlarda sivil makamlarca mali denetim yapılması 1969 tarihli bir yönetmelik gerekçe gösterilerek hep engellenmiş. Böylece, 2003 yılında Sayıştay Kanunu’nda, 2004 yılında Anayasa’da (160. maddenin son fıkrasının kaldırılması) yapılan ve TBMM adına silahlı kuvvetlerde Sayıştay’ın kısmi de olsa denetim yapmasına imkán veren hükümler bir yönetmeliğe dayanarak geçersiz sayılıyorlar. Bu da, Sarıibrahimoğlu’nun dikkat çektiği gibi, -bir milletvekili ve tabiatıyla bir ‘sivil’ olan- AKP’li Savunma Bakanı’nın 2004 yılında askeri saymanlıklara gönderdiği bir talimat sayesinde gerçekleşiyor. Bu arada, Anayasa’da 2004 yılında yapılan değişikliğe uygun olarak hazırlanan yeni Sayıştay Kanunu tasarısı ise muhalefetin direnişi yüzünden 2005 yılından beri halá Meclis komisyonlarında bekliyor.

Bu olay Türkiye’deki rejimin niteliği hakkında önemli bir ipucu veriyor. İki bakımdan. Bir kere bu olay gösteriyor ki, Türkiye’de silahlı kuvvetler neredeyse kendisinin ülkenin genel hukukuna tabi olmadığını düşünmekte ve adeta kendisine özel, ayrı ve özerk bir hukuk varmış gibi hareket etmektedir. Bu zihniyetin silahlı kuvvetlerin sivil otorite tarafından denetlenmesini gönül rahatlığıyla kabul etmesinin mümkün olmadığı açıktır. Nitekim daha geçenlerde bir kuvvet komutanı da devir-teslim töreninde yaptığı konuşmada bunu başka bir şekilde dile getirmişti: ‘Türk silahlı kuvvetleri sadece millete karşı sorumludur.’ Gerçi, Türkiye’nin cari ‘rejim’in mahiyetini zaten teşhis etmiş olanlar için bu yeni bir bilgi değildir.

İpucunun diğer ayağı ise TBMM’yle ilgili. Şöyle ki: TBMM Anayasa’da ve ilgili kanunlarda yaptığı değişikliklerin uygulamadaki akıbetini izleyecek ve soruşturacak bir iradeyi maalesef göstermiyor veya gösteremiyor. Meclis kendisinin anayasal-demokratik otoritesine meydan okuyan üniformalı memurlar karşısında, bu durumu kabullenmekten başka bir şey yapmıyor. Bilmiyorum, belki yapıyor da bizim haberimiz yok. Bu, herhangi bir demokratik rejimde olacak şey midir? Demokrasiden geçtik, medeni olmak iddiasındaki bir ülke bunu kabullenebilir mi? Öyle ya, medeniliğin asgari ölçüsü silah gücünü kontrol altına almak değil midir?...

Herhalde, ‘Meclis bu konuda ne yapabilir ki?’ demiyorsunuzdur. Çünkü yapabileceği çok şey var. Asgarisinden, Sayıştay denetçilerini geri çeviren askerler, hatta genelkurmay başkanı hakkında disiplin işlemi yapılması için hükümeti zorlayabilir. Meclis yine silahlı kuvvetler ve milli savunma bakanlığı hakkında ‘araştırma’, hatta bakan hakkında ‘soruşturma’ başlatabilir. Başbakan, kendisine karşı sorumlu olan genelkurmay başkanına talimat verip kendi emri altındaki memurların Anayasa’ya ve hukuka uymalarını sağlamasını, aksi halde bunun hukuki ve siyasi sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağını kesin bir dille isteyebilir. Ve bütün bunların kamunun önünde yapılması gerekir.

‘Düellocu’ milletvekillerini tartışmanın seviyesini düşürmemeye, RTÜK Başkanı’nı imalı yolla da olsa istifaya çağıran Meclis Başkanı asıl bu konuda inisiyatif alırsa kendi rolüne uygun davranmış olur.

Mustafa ERDOĞAN / Star
merdogan@stargazete.com

Bu yazı 93106389 okundu.







YORUMLAR
Toplam 10 yorum / 1. sayfadasınız
Abdullah Musaoğlu tarafından 2008-10-03 01:33:58 tarihinde yazılmış
Bu kölelik zihniyetidir.
Hiç kimse kanunun kendisine tanımadığı yetkiyi kullanamaz, görevini suistimal edemez. Görevine kötüye kullanan bir kişinin fiili o kuruma mal edilemez. Yani bir vekilin hatası meclise, bir subayın hatası orduya mal edilemez. Şanlı Ordumuz başından beri milli iradeye bağlı kalmıştır. Yüce meclisimizi sürekli dayak yemesi gereken bir birim olarak gören köle zihniyeti kınıyorum. Milletimiz böyle bir ferde sahip olduğu için de milletim adına utanıyorum.
Abdullah Musaoğlu tarafından 2008-10-03 01:18:59 tarihinde yazılmış
Kendini kartal sanana
Karta m.vekiller, yolsuzluk yapıyorlarmış imasında bulunuyor. Millet vekillerinin yargılanmamasını zorlaştıran hiç bir yasa yoktur. Nitekim Başbakanımız hapis yatmış, bir başbakan ve onlarca bakan ve vekil mahkemelerde yargılanmışlar. Diyebilirsin ama çoğu beraat etti. Bu meclisin problemi değil. Meclis milletin kendisidir. Meclise en küçük hakaret imasında bulunanlar bunu bilsinlerki millete hakaret etmektedir. Bu milletin hakkını hukukunu haysiyetini meclis sağlar"Eğemenlik kayıtsız şartsiz milletindir
Perfect tarafından 2008-10-02 18:22:07 tarihinde yazılmış
Neden AKP ye yükleniyorsunuz?
Neden AKP sizin yükünüzü çekiyor siz istediniz diye tabi oda talip bu işe ama görmediginiz oturup buradan rahat rahat haberleri okudugunuz ve eleştirdiginiz zamanda bile onlar proje üretip çözümler bulmaya çalışmakta ekip işi bu.Ekip ama biz 8 saat kadar onlar 18 saat kadar çalışıyor.Mesai yok.ALdıkları maaş azbile siz olsanız 10 katını istersiniz.Ama görmezlikten geldiginiz bir toplum var karşısında buna oy veren bizlerde dahil oy verdik ama kendimizi dogrultamadık hala biz egriyiz onlar nasıl düzeltsinler
Perfect tarafından 2008-10-02 18:08:15 tarihinde yazılmış
Henüz zamanı degil önce ergenekon
Ergenekon olayı sonucu beklenmeli en azından akp açısından uygunu bu.Sonrasında halk bakacak akp bu görevini yerine getirecek mi.Getirmezse o zaman engel nedir akp bunu açıklamalı açıklayamıyorsa nedenler en azından asgarye iner halkın tahmin ettigi olaylar çözülmeye başlar.Gün gelir devran döner çark dönemeye başlar yeterki biz dogru olalım ve isteyelim duamız da buna da yer açalım.
Mehmet Kan tarafından 2008-10-02 17:58:08 tarihinde yazılmış
Demokratik Türkiye
Eğer Türkiye demokratik bir ülke ise, bütün kamu kurumları vatandaştan aldığı vergilerin hesabını vermeli...En başta da TSK...Ama ne yazık ki, Türkiye demokratik bir ülke değil ki....Askerlerin herşeye egemen olduğu vesayetçi bir sistem var Türkiye de....O yüzden sistem sahibini denetlemek mümkün mü?
Afrika Kartali tarafından 2008-10-02 17:02:30 tarihinde yazılmış
Hesap verin ondan sonra
Once Kendi yolsuzluklarinin hesabi versinler sonra denetlesinler Orduyu
Aklı Selim Vatandaş tarafından 2008-10-02 16:05:37 tarihinde yazılmış
Denetleme Sistemi
Sistemin ve kurumların kendi kendini denetlemesi ve bunu bağımsız yapması ancak şirketlerde (ticari kuruluşlarda) olur. Öyle bir denetleme sistemi olmalı ki kimin ne zaman nereyi denetleyeceği belli olmamalı. Denetçiler devlet memuru olmamalı. Halkın arasından konuyla bilgisi olan ve belirli şartları taşıyan vatandaş denetlemeli. Denetim sonuçları resmi gazetede açıklanmalı. Devlet sırrı gibi konular ve denetim dışı bütçe belirlenmeli. Bu da genel bütçede belirli bir oran olmalı. İç denetleme burada olsun.
hursit dilaver tarafından 2008-10-02 13:27:42 tarihinde yazılmış
kim kimi denetliyecek bre..
meclis askeri denetleyemez ama, asker meclisi denetler. çünkü o kurucu iradedir. eli mahkum, meclisin anahtarı askerin elinde.düdük çalınca kapatırlar işte.hem bizim askere büyük saygımız vardır, hangi yüzle ve ne diye denetleyecekmişiz. askere güveniniz yok mu..o sizin için sınır boylarında, dağlarda nöbet tutacak, biz onu denetleyeceğiz.. alan da gaçan mı..kendinizi kandırmayın,bizle de kafa bulmayın.
necdet kızılırmak tarafından 2008-10-02 12:41:23 tarihinde yazılmış
Meclis, Silahlı Kuvvetler'i niçin denetletemiyor?
Meclis kendi içindeki olayları denetliyemiyor ki başkalarını denetlesin, yalnız kendilerine muhalif olanları denetliyor, bir açıklarını bulmaya çalışıyor. Ne oluyor yolsuzluklar, banane yav'la geçiştiriliyor,Asker yanlış yapan emekli orgenerali mahkum edip tüm haklarını geri alıyor.
empatik OSMANLI tarafından 2008-10-02 09:27:58 tarihinde yazılmış
Hayati öneme haiz bir mesele
Bu denetim mekanizması kesinlikle çalıştırılmalı. Dinleye dinleye bir hal olduk, ordu içinde savurganlığın, hatta yolsuzluğun ne derecelerde olduğunu. Öte yandan Mehmetçiğimiz Doğu'da yokluklar içinde canını dişine takıp terörist peşinde koşturmaya çalışıyor, çoğu zaman da bu yüzden şehit düşüyor. Meclis böyle bir şey yapar mı? Meclisin içinde MHP ve CHP diye bu işe en baştan karşı çıkacak olan 2 çıban başı varken bu beklenti boşuna.
Sayfa : 1
Video                  Fotograf
TÜM GAZETELER
NAMAZ VAKTİ

  • İmsak:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:

HAVA DURUMU