Mehmet BARLAS
Televizyon dizilerinde görüyoruz. Aslında "bazıları" için gerçek hayatta da durum aynı.
Alıntı Yazarlar

Emre AKÖZ
O iki poster yan yana gelsin mi?
Ergun BABAHAN
17 bin kurban adalet bekliyor
Fehmi KORU
Düşündükçe akla gelen
Derya SAZAK
Büyük resim
Ege CANSEN
Kapitalist Abdülhamit
Mehmet KAMIŞ
Demokrasi için daha cesur adımlara ihtiyaç var
Ayşe BÖHÜRLER
Cami cemaati
M. Nedim HAZAR
Büyük resim
Hüsnü MAHALLİ
İki örnek
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Başbuğ tatmin olmadı, mücadele bu zemine kayacak
Mehmet ACET
Sahi Erdoğan niçin bu kadar rahat?
Prof. Nevzat TARHAN
Çarşı herşeye karşı ama MJ'ye değil
Prof. Osman ÖZSOY
78'lik dede kurtuldu gençler can verdi
Yaşar İLİKSİZ
İslamcıların kafasının basmadığı konu!
Mehmet Ali BULUT
Darbeciye atılan tokat askerin gözünü çıkarmasın!
Hüseyin YAYMAN
MGK toplantısını nasıl okumalıyız?
Resul KURT
‘İzinden geç dönme’ cezası
Uzm. Psk. İlknur Yılmaz
Panik atak ve baş etme yolları
Fatih BAYHAN
Atatürk silah arkadaşlarını topladı ve …
Feride'nin Günlüğü
Aman içeri koyun dursun, çiçek dışarıda romantik bir darbe almasın
Recai YAHYAOĞLU
Asimetrik psikoloji
İhsan AKTAŞ
Önce Türk'ün mayasını bozdular
Seray DEMİRDÖVEN
Piyasalar nasıl seyir izleyecek?
Uzaklardan Mektuplar

K. Emre ULUCAN
Hayatta ilk defa 'Allah' demek
Polat HAN
‘Gülen’ Burda da Kıymetli(!)
Handan ÖZDUYGU
Şu bizim Arap düşmanlığımız!...
Tahir YAVUZ
Hint Okyanusuna düşen uçak ve bizi yakan ateş
Konuk Yazarlar
Televizyon dizilerinde görüyoruz. Aslında "bazıları" için gerçek hayatta da durum aynı.
Sabahtan akşama kadar para kazanmak için çalışılıyor. Sonra da insanlar tutkularına, özel yaşamlarına dönüyor.
O insafsız, rakiplerine hayat hakkı tanımayan, işyerlerinde kuruşu hesap eden müteşebbisler, akşamları sevdikleri kadını elde etmek veya çevrelerini etkilemek için, inanılmaz harcamalar yapıyorlar.
İran petrol bakanı ölçüsünde bulaşık sakallı gaddar işadamları, aşık oldukları kadınlar için gözyaşı döküyor, denize dalgın dalgın bakıyorlar.
Eski Türkiye'nin Yeşilçam'ında bu tiplemeleri Hulusi Kentmen figüründe görürdük.
İkinci sınıf barlarda eğlenirler, tahta masalı meyhanelerde demlenirler, atölye ölçeğindeki fabrikalarda patronluk yaparlardı. Modeli geçmiş bir Amerkan arabası, onların sınıfsal simgesi olurdu.
Bugünün dizilerinde yüzme havuzlu villalar, gökdelenlerdeki bürolar, Ferrariler falan var.
Ama hayatın yapısı hep aynı.
Acaba yaşanan ekonomik kriz bizim yerli dizilere de yansıyacak mı?
O iş madamları akşamları sevgilileri yerine borsayı mı düşünecekler?
Geçen yüzyılın başında yazılmış aşk romanlarını bugüne uyarladığınızda, sadece mekanlar ve tabii görüntüler değişiyor.
Fakir oligarklar
Acaba yaşanan ekonomik kriz bu kesimin yaşamını nasıl etkileyecek?
Gazetelerde borsası her gün kapatılıp açılan Rusya'dan haberler vardı.
Buna göre Roman Abramoviç, Oleg Deripaska gibi "oligarklar"ın sahip olduğu Rus şirketlerinin değer kaybı 230 milyar dolara ulaşmış.
"Bloomberg News"a göre, oligarkların servetlerindeki azalmalar şöyle sıralanıyormuş:
Roman Abramoviç, (Evraz Grup): 20 milyar dolar
Oleg Deripaska, (Rusal): 16 milyar dolar
Vladimir Lishin, (Novolipetsk Demir Çelik): 22 milyar dolar
Aleksey Mordasov, (Severstal Grup): 5.3 milyar dolar
Aleksander Lebedev, (Aeroflot): 3.1 milyar dolar
Vagit Alekperov, (LUKOİL): 7.2 milyar dolar
Dmitri Ribolovlev, (Uralkali): 4.1 milyar dolar
Şimdi soru şu olabilir:
- Bu isimlere artık "yoksul" mu demek gerekiyor?
- Bu "yeni zenginler" bundan böyle "yeni fakirler" olarak mı anılacak?
Tabii ki böyle bir hataya düşmemek gerekiyor.
Fakirlik görecelidir
Bir fıkra vardır.
Los Angeles'in zenginler mahallesindeki çocukların gittiği ilk okulda öğretmen bir kompozisyon ödevi vermiş.
- Fakirlik nedir onu anlatın, demiş.
Çocuklardan biri kompozisyonunda fakirliği şöyle anlatmış:
- Bizim komşumuz o kadar fakir ki, özel jetinin pilotu da, hostesi de fakir, Bentley limuzinin şoförü de fakir, Fransız aşçısı da fakir, İngiliz kahyası da fakir, evde çalışan Filipinli hizmetçiler de, bahçıvanlar da, korumalar da fakir.
Bugünlerde buharlaşan servetlere ve Amerika'nın çöktüğüne dair yorumları okurken, hep bu fakirlik fıkrasını hatırlıyorum.
Yine Bloomberg'in haberine dönelim. Buna göre:
"Norilsk Nickel" deki yüzde 25'lik hissesini krizden hemen önce 13 milyar dolara Deripaska'ya satan Mihail Prokhorov en fazla kazançlı çıkanlardan. Prokhorov'un hisseleri kriz ertesinde 3.38 milyar dolara düşmüş...
Kıssadan hisse çıkartırsak, her krizden birileri kar eder.
Para buharlaşmaz, sadece el değiştirir.
Mehmet BARLAS / Sabah
mbarlas@sabah.com.tr
Toplam 4250 kez okundu.
karşılıksız para
'amerika çöküyor' sözlerine de en çok bizim(!) köşe yazarları kızıyor..adedata 'vatan savunması'na geçiyolar..paranın el değiştirceği malum da mesela o buharlaşmayan paranın Kenya' ya, geçme olasılığı var mı? yok!..ondan bahsetmiyolar..Paranın kendi aralarında döndüğü biliniyor zaten..Tabii karşılıksız para basmayı işini abartmadılarsa..






Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.