Mehmet BARLAS
Televizyon dizilerinde görüyoruz. Aslında "bazıları" için gerçek hayatta da durum aynı.
Alıntı Yazarlar

Yavuz DONAT
Kızılcahamam sözlüğü
Ahmet Turan ALKAN
Şiddetin yüzüne tükürmek
Semih İDİZ
Sınır ötesi için Bağdat’ın izni gerekmiyor
Nasuhi GÜNGÖR
Kürtlerin Ateşle İmtihanı
Yusuf Ziya CÖMERT
Cemevi'nde hepimiz 'cem'olabiliriz
İbrahim Öztürk
İşadamına krizden 'kader' dersleri...
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Boyner ve YKM de bunu yaparsa
Prof. Osman ÖZSOY
Devlette tutan millette tutmayan isim
Prof. Nevzat TARHAN
Korkma sayın General TSK yıpranmaz
Hüseyin YAYMAN
AK Parti'nin İstanbul adayları kimler
Ayhan KISKAÇ
AK Parti'nin önündeki seçim engelleri
Fatih BAYHAN
Gani Müjde'den paramı istiyorum!
Saim ŞENDİL
Aile hekimliği dönemi başladı
Mustafa YÜREKLİ
Deniz Feneri’ne İsrail saldırıları
Resul KURT
Sadece sağlık primi ödenebilir mi?
Uzaklardan Mektuplar

Cemal DEMİR
Amerika'yı kim keşfetti?
Engin SEZEN
Satelate diasporalar
Ayşenur KAHVECİ
Müzdelife’de piknik
Adil DÖNMEZ
Noel ve kurban ya da 'Bayram gelmiş neyime'
M. Fatih ÖZTARSU
Azerbaycan ve Türkiye askerî ilişkileri
Konuk Yazarlar

Arifhan AKPINAR
Dilimizdeki Arap düşmanlığı
Mustafa GÖKTAŞ
Hormonlu Kurban'a dikkat!
İsmail KARA
CHP’ den temel fıkrası
Ümit DEMİR
2010 reklamında verilen mesaj
Emrah İRİÇ
Kırca Ergenekon ağzıyla konuşuyor
Hüseyin ACI
Eliniz hangi konuda cebinize gidiyor?
Akif KAPLAN
Çarşafı maske yapmak!
Televizyon dizilerinde görüyoruz. Aslında "bazıları" için gerçek hayatta da durum aynı.
Sabahtan akşama kadar para kazanmak için çalışılıyor. Sonra da insanlar tutkularına, özel yaşamlarına dönüyor.
O insafsız, rakiplerine hayat hakkı tanımayan, işyerlerinde kuruşu hesap eden müteşebbisler, akşamları sevdikleri kadını elde etmek veya çevrelerini etkilemek için, inanılmaz harcamalar yapıyorlar.
İran petrol bakanı ölçüsünde bulaşık sakallı gaddar işadamları, aşık oldukları kadınlar için gözyaşı döküyor, denize dalgın dalgın bakıyorlar.
Eski Türkiye'nin Yeşilçam'ında bu tiplemeleri Hulusi Kentmen figüründe görürdük.
İkinci sınıf barlarda eğlenirler, tahta masalı meyhanelerde demlenirler, atölye ölçeğindeki fabrikalarda patronluk yaparlardı. Modeli geçmiş bir Amerkan arabası, onların sınıfsal simgesi olurdu.
Bugünün dizilerinde yüzme havuzlu villalar, gökdelenlerdeki bürolar, Ferrariler falan var.
Ama hayatın yapısı hep aynı.
Acaba yaşanan ekonomik kriz bizim yerli dizilere de yansıyacak mı?
O iş madamları akşamları sevgilileri yerine borsayı mı düşünecekler?
Geçen yüzyılın başında yazılmış aşk romanlarını bugüne uyarladığınızda, sadece mekanlar ve tabii görüntüler değişiyor.
Fakir oligarklar
Acaba yaşanan ekonomik kriz bu kesimin yaşamını nasıl etkileyecek?
Gazetelerde borsası her gün kapatılıp açılan Rusya'dan haberler vardı.
Buna göre Roman Abramoviç, Oleg Deripaska gibi "oligarklar"ın sahip olduğu Rus şirketlerinin değer kaybı 230 milyar dolara ulaşmış.
"Bloomberg News"a göre, oligarkların servetlerindeki azalmalar şöyle sıralanıyormuş:
Roman Abramoviç, (Evraz Grup): 20 milyar dolar
Oleg Deripaska, (Rusal): 16 milyar dolar
Vladimir Lishin, (Novolipetsk Demir Çelik): 22 milyar dolar
Aleksey Mordasov, (Severstal Grup): 5.3 milyar dolar
Aleksander Lebedev, (Aeroflot): 3.1 milyar dolar
Vagit Alekperov, (LUKOİL): 7.2 milyar dolar
Dmitri Ribolovlev, (Uralkali): 4.1 milyar dolar
Şimdi soru şu olabilir:
- Bu isimlere artık "yoksul" mu demek gerekiyor?
- Bu "yeni zenginler" bundan böyle "yeni fakirler" olarak mı anılacak?
Tabii ki böyle bir hataya düşmemek gerekiyor.
Fakirlik görecelidir
Bir fıkra vardır.
Los Angeles'in zenginler mahallesindeki çocukların gittiği ilk okulda öğretmen bir kompozisyon ödevi vermiş.
- Fakirlik nedir onu anlatın, demiş.
Çocuklardan biri kompozisyonunda fakirliği şöyle anlatmış:
- Bizim komşumuz o kadar fakir ki, özel jetinin pilotu da, hostesi de fakir, Bentley limuzinin şoförü de fakir, Fransız aşçısı da fakir, İngiliz kahyası da fakir, evde çalışan Filipinli hizmetçiler de, bahçıvanlar da, korumalar da fakir.
Bugünlerde buharlaşan servetlere ve Amerika'nın çöktüğüne dair yorumları okurken, hep bu fakirlik fıkrasını hatırlıyorum.
Yine Bloomberg'in haberine dönelim. Buna göre:
"Norilsk Nickel" deki yüzde 25'lik hissesini krizden hemen önce 13 milyar dolara Deripaska'ya satan Mihail Prokhorov en fazla kazançlı çıkanlardan. Prokhorov'un hisseleri kriz ertesinde 3.38 milyar dolara düşmüş...
Kıssadan hisse çıkartırsak, her krizden birileri kar eder.
Para buharlaşmaz, sadece el değiştirir.
Mehmet BARLAS / Sabah
mbarlas@sabah.com.tr
Toplam 4108 kez okundu.
karşılıksız para
'amerika çöküyor' sözlerine de en çok bizim(!) köşe yazarları kızıyor..adedata 'vatan savunması'na geçiyolar..paranın el değiştirceği malum da mesela o buharlaşmayan paranın Kenya' ya, geçme olasılığı var mı? yok!..ondan bahsetmiyolar..Paranın kendi aralarında döndüğü biliniyor zaten..Tabii karşılıksız para basmayı işini abartmadılarsa..






Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapabilirsiniz. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.