''Ergenekon'' davasının bazı sanık ve avukatları, duruşmanın televizyonlardan canlı yayımlanmasını istedi.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen davada, müdahillik taleplerinin ardından İP Genel Başkanı Doğu Perinçek ve avukatlarının, İP üyesi sanıklar açısından davanın Anayasa Mahkemesi'nin alanına girdiği yönündeki taleplerini karara bağlayan mahkeme heyeti, bu konudaki istemi reddetti.
Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün, heyetin ''yetkisizlik'' konusundaki taleplere ilişkin kararını açıklayacağı sırada bazı sanık avukatları söz almak istedi.
Bu sırada söz almak isteyen sanık Kemal Kerinçsiz de, ''Toptan redci anlayışı kabul edemeyiz. Usul hükümlerine uyalım. Savcılar da bugüne kadar usul hükümlerine uymadı. CMK'nın 191'inci maddesine göre iddianamenin kabul kararı okunmadan duruşma açılmış olmaz. Celse açılmadığı için bugüne kadar yapılanlar yok hükmündedir'' dedi.
Başkan Şengün'ün kararın açıklanmasını beklemeleri gerektiğini söyleyerek, bağırmamaları konusunda uyardığı sanık avukatları da karar açıklandıktan sonra söyleyeceklerinin bir önemi kalmayacağını belirtti.
Şengün, ara karar okunduğu sırada avukatlar Mehmet Tolga Akalın, Necip Yenişen, Kadir Kartal'ın söz almak istemesi üzerine bölümün okunmasından vazgeçildiğini bildirdi.
Söz alan avukat Mehmet Tolga Akalın, ''Bu bir celse değildir. Çünkü iddianamenin kabul kararı okunmadan duruşmanın başlayamayacağı düzenlenmiştir'' dedi.
Duruşmanın cezaevi içerisinde yapılmasını eleştirerek, bunun AİHM'nin kararlarına aykırı bulunduğunu savunan Akalın, tutuksuz sanıkların ayrı celsede yargılanmalarının da hukuka aykırı olduğunu öne sürdü.
Böyle bir davada avukat sınırlamasına gitmenin de adil yargılanma hakkını ortadan kaldıracağını iddia eden Akalın, yapılan uygulamalarla anayasanın ve AİHS'nin çeşitli maddelerine aykırı davranıldığını savundu.
-MİKROFONU KAPATILDI-
Avukat Kadir Kartal da, ''Hukuk iğfal edilmiş, tecavüz edilmiş bir durumda'' diyerek sözlerine başladı.
Kartal'ın ''Ergenekon'un millet için kutsal bir değer olduğunu'' söylediği sırada da Başkan Şengün mikrofonunu kaparak, bu şekilde konuşmaya devam etmesi halinde mikrofonu açmayacağını bildirdi.
Tekrar mikrofonu açılan Kadir Kartal, ''Fetret dönemlerinde Ergenekon, milleti millet yapan bir arada tutan bir özdür. Ergenekon'in zihinlerde olumsuz anlamda kalmaması için bir karar alınmasını ve bunun Resmi Gazete'de yayımlanmasını istiyorum'' diye konuştu.
Avukat Necip Yenişen de tutuksuz sanıkların iddianame okunmadan dışarıya çıkarıldıklarını hatırlatarak, bunun tutuksuz sanıkların duruşmaya gelmeye başladıkları sırada iddianamenin yeniden okunması sonucunu doğurabileceğini söyledi.
Duruşmanın cezaevinde yapılmasını eleştiren Yenişen, davada aleniyetin sağlanması için duruşmanın televizyonlardan yayımlanmasını istediklerini bildirdi.
-BAĞIRAN SANIĞA UYARI-
Bu sırada söz almadan bağırmaya başlayan tutuklu sanık Hüseyin Görüm, ''Bir kişiyi susturmak istiyorlar onun adı İmam Hüseyin. Bizi bir dinleyin, bir dinleyin. Her şeyi açıklayacağım. Danıştay'ı açıklayacağım, ama bir dinleyin'' dedi.
Başkan Şengün tarafından bağırmaya devam etmesi halinde dışarıya çıkarılabileceği konusunda uyarılan Görüm, daha sonra yerine oturdu.
Tutuklu sanık Oktay Yıldırım da, 17 aydır tutuklu olduğunu belirterek, alınan kararlarla bazı haklarının da kısıtlandığını öne sürdü.
Yıldırım, ''12 bin kamu görevlisinin ölümünden sorumlu olan terör örgütü elebaşının savunmasında böyle bir kısıtlamaya gidilmez, adeta bir avukat ordusuyla savunulurken, terörle mücadelede görev almış ve kimlik kartına gazi yazılarak emekli olan benim avukatlarımın kısıtlanması onurumu kırıyor'' dedi.
Duruşma salonunun fiziki şartları nedeniyle avukatlarıyla iletişim kuramadığından yakınan Yıldırım, yargılama için daha uygun bir ortam sağlanması gerektiğini savundu.
Yıldırım, bugüne kadar ''belirtildi'', ''öğrenildi'' şekilinde pek çok haber yapıldığını anlatarak, duruşmanın da canlı olarak yayımlanması gerektiğini düşündüğünü ifade etti.
Oktay Yıldırım, ''Tarafıma en azından bir bebek katiline tanınan hakların tanınmasını istiyorum. Bunun için gereken her türlü bedeli ödedim'' diyerek sözlerini tamamladı.
-HEYET BAŞKANINA ALKIŞ-
İlhan Selçuk'un avukatı Prof. Dr. Uğur Alacakaptan da duruşma açılmadan bazı kararlar alındığını belirterek, bunların düzeltilmesini istedi.
Sanık Mehmet Zekeriya Öztürk'ün avukatı Yaşar Ağsu, duruşmanın TRT'nin TBMM kanalından yayımlanabileceğini belirterek, basında geçen oturumda bir tutuklunun başka bir tutuklu tarafından dövüldüğü yolunda haberler çıktığını, böyle bir şey olmadığını salondaki herkesin bildiğini, canlı yayınla bu tür haberlerin önüne geçilebileceğini söyledi.
Müvekkili olan Öztürk'ün diğer avukatı Ertaç Giray'ın ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında gözaltına alındığını belirten Ağsu, ''Meslektaşım buraya geliyor, adil yargılama istiyor, akşama gözaltında'' dedi.
Salondaki sanık avukatlarının hepsinin cep telefonlarının dinlendiği, elektronik postalarının incelendiği, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve 3 soruşturma savcısının tehdidi altında olduğunu düşündüklerini savunan Ağsu, avukatların fiziki ve teknik takibe maruz kalmaması için önlem almasını istedi.
Bunun üzerine Başkan Şengün'ün ''Hakimin dinlenmediğini kim iddia edebilir'' demesi, sanık avukatları ve yakınları tarafından alkışla karşılandı.
''Bir sonraki duruşmaya gelemeyebilirim'' diyen Ağsu, sanıklara içerisine dava dosyalarının yüklendiği birer diz üstü bilgisayar ve yazıcı verilerek, savunma hazırlamalarına yardımcı olunmasını istedi.
-MÜDAHİL AVUKATLARIN TALEPLERİ-
Avukat Oya Aydın da katılma taleplerinin savcı ve ilgili sanığın görüşü sorulmadan reddedildiğini belirterek, bu eksikliklerin tamamlandıktan sonra istemlerinin yeniden görüşülmesini istedi.
Aydın'ın istemlerinin içeriğini anlattığı sırada bir başka müdahil avukatı, sanık avukatlarının hakaret ettiğini öne sürdü.
Söz alan avukat Özkan Yücel de, geçen oturumda müdahil olma talebinde bulunan avukatlara yönelik sataşmalar meydana geldiğini belirterek, kendilerinin de amaçlarının suçluların cezalandırılması, masumların da beraat etmesi olduğunu söyledi.
Müdahil olma isteminde bulunmalarının sanık avukatlarının bazı taleplere katılmama sonucunu doğurmayacağını anlatan Yücel, ''Evet duruşma açılmamıştır, tutuksuz sanıkların ayrı yargılanması doğru değildir, bu salonda duruşma yapılamaz. Biz bu taleplere katılıyoruz. Bir hukukçunun bunlara katılmaması söz konusu olamaz. Ancak müdahil olma taleplerimiz nedeniyle bizim buradan gitmemizi istiyorlarsa bilsinler ki biz gitmeyeceğiz, onlar gitsinler. Bu dava kontrgerilla faaliyetleriyle ilgilidir'' dedi.
Yücel'in sözlerinin sanık avukatlarının sözleriyle kesilmesi üzerine Başkan Şengün, duruşmaya ara verdiğini açıkladı.
-TOLON'UN 2 AVUKATI DURUŞMAYI İZLEDİ-
Bu arada, emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un avukatları İlkay Sezer ve Dilek Helvacı da duruşmayı izledi.
Öte yandan, mahkeme heyetinin odalarına geçtiği sırada tutuklu sanıklar da salonda bulunan ve iç salonunun kapısında duran yakınlarına el sallayarak konuşmaya çalıştı. Bazı sanıklar güvenliği sağlayan jandarma erlerinin arasından avukatlarıyla konuşurken, Kemal Kerinçsiz ile Sevgi Erenerol'un sohbet ettikleri görüldü. Erenerol ve Kerinçsiz'e, daha sonra Veli Küçük ile Muzaffer Tekin de katıldı.
Oturuma ara verilmesi üzerine sanıkların duruşma salonundan ayrılması sırasında Veli Küçük'ün, yanına gelen avukat kızının kulağına bir şeyler söylediği görüldü.
AA































Ünal TANIK
Mehmet ACET
Prof. Nevzat TARHAN
Prof. Osman ÖZSOY
Yaşar İLİKSİZ
Mehmet Ali BULUT
Ayhan KISKAÇ
Resul KURT
Mehtap KAYAOĞLU
Feride'nin Günlüğü
Salih ÖZDERYA
Faruk BAKAÇ
Ahmet GEMİCİ









Ahmet KEKEÇ
Zülfü Livaneli
Nuh GÖNÜLTAŞ
Ekrem DUMANLI
Sami KOHEN
Şeref OĞUZ
Atılgan BAYAR
İsmet Berkan
Abdullah Muradoğlu
Ayşenur KAHVECİ
Engin SEZEN
Mahir ZEYNALOV
Ahmet ÖZGÜNDOĞAN
Ahmet İNCE
Zehra YAVUZ