30 bin TL'lik arabasını verip iki güvercin aldı30 bin TL'lik arabasını verip iki güvercin aldıSahte bileziği gerçeğinden ayırt etmenin yollarıSahte bileziği gerçeğinden ayırt etmenin yollarıFacebook'ta şifre tuzağına düşmeyin!Facebook'ta şifre tuzağına düşmeyin!Yarın ödenecek KEY'in listeleri yayınladıYarın ödenecek KEY'in listeleri yayınladı
Manşeti Göster
Reel politika Reel politika
Saim ŞENDİL
Diğer yazıları için tıklayın
19 Kasım 2008 17:44
11,021 okunma / 0 yorum
Haber 7
A A A A A A
Bu haberi yazdır
E-posta ile paylaş Facebook da paylaş Google da paylaş Twitter da paylaş MySpace de paylaş Digg de paylaş Del.icio.us da paylaş

“Reel politik” tabirini kurum veya partilerin, bulundukları ortamın gerçeklerine göre tavır belirlemesi olarak tanımlayabiliriz.

“Reel politik”  tabirini  kurum veya partilerin, bulundukları ortamın gerçeklerine göre tavır belirlemesi olarak tanımlayabiliriz.

Bence yanlış olarak bunun zıttı gibi algılanan bir diğer tabir de “İdeal politik”tir. Her kurumun veya partinin kurulmasına sebep olan belli hedefleri ve misyonu mevcuttur. Zaten misyon ve vizyonu olmayan kurumların uzun süre ayakta kalmasıda mümkün değildir..

“İdeal politik “ tabirini kurumların bu misyona uygun davranması olarak anlayabiliriz. Dolayısıyla aslında ideal politik tavır, içinde reel politikayı da barındırmaktadır. Yani, temel prensiplerinize zıt olmayacak şekilde, zillet ve izzet dengesini gözeterek, mevcut durumu gözönüne alarak tavırlar geliştirmeniz, misyon ve vizyonunuza uygunluğu ölçüsünde anlamlıdır.

Tarih boyunca reel politik tavra birçok örnekler verilebilir. Bence bunlardan en çarpıcı olanı dinler  tarihinde müstesna bir yer tutan  Hudeybiye barışıdır. Hudeybiye‘ de Hz.Muhammed (a.s)  bir karar almış, karşı tarafla bir barış süreci başlatmıştır. Tümüyle İslam toplumunun fertleri bu dönemi dinimizin tanıtılması adına, en iyi şekilde değerlendirmiş ve Hudeybiye barışı  birçok savaştan faydalı sonuçlar vermişti. Ama aynı Hz.Muhammed  (a.s)  kendisinden namaz konusunda taviz isteyenleri kesin bir tavırla reddetmiş ve “İçinde namaz olmayan dinde hayır yoktur “ diyerek misyon ve vizyonunun  çizgilerini belirlemişti.  

Ülkemizin Kurtuluş Savaşı verdiği yıllar ve öncesinde bir çok düşmanla dört bir tarafı sarılmıştı. Kurtuluş savaşının hakkını veren milletimiz sonrasında devletimizin kuruluşu aşamasında  Mustafa Kemal Atatürk‘ün idari dehasına şahit  olmuştur. O dönem, ülke menfaatlerini koruyan, örnek  bir çok reel politik uygulamaya sahne olmuştur.  

Reel politik tavır ile “yumurta küfesi", "meyvenin olgunlaşması" ve "bekarın karı boşaması” deyimlerini çoğu zaman yanyana görebilirsiniz. Bunlar  ağır reel politik şartların idarecilerde meydana getirdiği yükün dışa yansımalarıdır.

Reel politik tavrın aşırı uygulandığı durumda, eski tabirle ifrat makamında, koltuk ve ikbal sevdasının getirdiği acziyeti görebilirsiniz. Siyasi tarihimiz maalesef  bunun örnekleri ile doludur. Tefrit ucunda yani reel  politik yapılamadığı durumlarda ise rodeo atının üzerinde fazla duramayan kadrolar vardır.

Bu dengeyi sağlamanın “rodeo atı biniciliği” kadar zor olduğu, ifrat ucun en pragmatik, oppurtunist  isimlerinin söylediği meşhur sözlerdendir.

Güncel bir örnek temennilerimize tercüman olsun. Başbakanımızın kendisine “Anayasa’yı değiştirin“ diye seslenen vatandaşa cevap verirken çektiği derin “Ah”  bence reel politiğin omuzlarına yüklediği ağırlığı  ifade etmektedir. Başbakanımızın  Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde  Abdullah Gül ‘ü  tercih eden tavrı,  koltuk sevdalısı olmadığı konusunda fikir vermektedir.

Milletimiz, siyasi tarihimiz boyunca, samimi ile gayr-i samimi  tavırları engin basireti ile hep birbirinden ayırmıştır. Daima “öz “  korunmalı, ülkemize ve milletimize ait güzel hülyalarımıza, milletimize hizmet sevdamıza hiç birşeyin perde olmasına müsaade edilmemelidir. Bizim gibi bu konuda “bekar“ olmayıp, hangi  sahada olursa olsun, rahatını ve şahsi hayatını , milletinin hatta insanlığın refah ve mutluluğuna adamış her bir fert reel politik’le idealleri arasındaki dengeyi sağlıklı bir şekilde kurmak durumundadır.

Bu milletin her bir ferdi doğusuyla batısıyla, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış, evrensel hukuk ve demokrasi normlarını, gelişmiş ülkelerin hayat standartlarını yakalamış, dünyada söz sahibi  bir Türkiye’ye layıktır. Milletimiz misyonuna bu hedefi koymuş olan idarecilerin samimiyetine inandığı müddetçe geçici sıkıntılara sabretme erdemini her zaman göstermiştir.

Ta ki reel politik tavırlar,  milletimizin ortak menfaatlerini gözeten misyon ve vizyonlara hizmet etsin.  



Uz. Dr. Saim ŞENDİL / Haber 7
saimsendil@yahoo.com

Anahtar Kelimeler

19 Kasım 2008 17:44
Saim ŞENDİL
0 yorum
11,021 okunma
Bu haberi yazdır
E-posta ile paylaş Facebook da paylaş Google da paylaş Twitter da paylaş MySpace de paylaş Digg de paylaş Del.icio.us da paylaş
Favorilerine Ekle
Yorum yapın
Döviz 1,5368
1,5368
2,0787
2,0787
364,93
364,93
53.437
53.437
Döviz
Haber7 IPHONE
Diğer Haberler
En Çok...
Haber 7 Yazarları
Alıntı Yazarlar
Uzaklardan Mektuplar
Röportaj
OKUR TEMSİLCİSİ
Namaz Vakitleri
İmsak04:33
Güneş06:00
Öğlen12:19
İkindi15:41
Akşam18:25
Yatsı19:45
Hava Durumu