“Reel politik” tabirini kurum veya partilerin, bulundukları ortamın gerçeklerine göre tavır belirlemesi olarak tanımlayabiliriz.
Bence yanlış olarak bunun zıttı gibi algılanan bir diğer tabir de “İdeal politik”tir. Her kurumun veya partinin kurulmasına sebep olan belli hedefleri ve misyonu mevcuttur. Zaten misyon ve vizyonu olmayan kurumların uzun süre ayakta kalmasıda mümkün değildir..
“İdeal politik “ tabirini kurumların bu misyona uygun davranması olarak anlayabiliriz. Dolayısıyla aslında ideal politik tavır, içinde reel politikayı da barındırmaktadır. Yani, temel prensiplerinize zıt olmayacak şekilde, zillet ve izzet dengesini gözeterek, mevcut durumu gözönüne alarak tavırlar geliştirmeniz, misyon ve vizyonunuza uygunluğu ölçüsünde anlamlıdır.
Tarih boyunca reel politik tavra birçok örnekler verilebilir. Bence bunlardan en çarpıcı olanı dinler tarihinde müstesna bir yer tutan Hudeybiye barışıdır. Hudeybiye‘ de Hz.Muhammed (a.s) bir karar almış, karşı tarafla bir barış süreci başlatmıştır. Tümüyle İslam toplumunun fertleri bu dönemi dinimizin tanıtılması adına, en iyi şekilde değerlendirmiş ve Hudeybiye barışı birçok savaştan faydalı sonuçlar vermişti. Ama aynı Hz.Muhammed (a.s) kendisinden namaz konusunda taviz isteyenleri kesin bir tavırla reddetmiş ve “İçinde namaz olmayan dinde hayır yoktur “ diyerek misyon ve vizyonunun çizgilerini belirlemişti.
Ülkemizin Kurtuluş Savaşı verdiği yıllar ve öncesinde bir çok düşmanla dört bir tarafı sarılmıştı. Kurtuluş savaşının hakkını veren milletimiz sonrasında devletimizin kuruluşu aşamasında Mustafa Kemal Atatürk‘ün idari dehasına şahit olmuştur. O dönem, ülke menfaatlerini koruyan, örnek bir çok reel politik uygulamaya sahne olmuştur.
Reel politik tavır ile “yumurta küfesi", "meyvenin olgunlaşması" ve "bekarın karı boşaması” deyimlerini çoğu zaman yanyana görebilirsiniz. Bunlar ağır reel politik şartların idarecilerde meydana getirdiği yükün dışa yansımalarıdır.
Reel politik tavrın aşırı uygulandığı durumda, eski tabirle ifrat makamında, koltuk ve ikbal sevdasının getirdiği acziyeti görebilirsiniz. Siyasi tarihimiz maalesef bunun örnekleri ile doludur. Tefrit ucunda yani reel politik yapılamadığı durumlarda ise rodeo atının üzerinde fazla duramayan kadrolar vardır.
Bu dengeyi sağlamanın “rodeo atı biniciliği” kadar zor olduğu, ifrat ucun en pragmatik, oppurtunist isimlerinin söylediği meşhur sözlerdendir.
Güncel bir örnek temennilerimize tercüman olsun. Başbakanımızın kendisine “Anayasa’yı değiştirin“ diye seslenen vatandaşa cevap verirken çektiği derin “Ah” bence reel politiğin omuzlarına yüklediği ağırlığı ifade etmektedir. Başbakanımızın Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Abdullah Gül ‘ü tercih eden tavrı, koltuk sevdalısı olmadığı konusunda fikir vermektedir.
Milletimiz, siyasi tarihimiz boyunca, samimi ile gayr-i samimi tavırları engin basireti ile hep birbirinden ayırmıştır. Daima “öz “ korunmalı, ülkemize ve milletimize ait güzel hülyalarımıza, milletimize hizmet sevdamıza hiç birşeyin perde olmasına müsaade edilmemelidir. Bizim gibi bu konuda “bekar“ olmayıp, hangi sahada olursa olsun, rahatını ve şahsi hayatını , milletinin hatta insanlığın refah ve mutluluğuna adamış her bir fert reel politik’le idealleri arasındaki dengeyi sağlıklı bir şekilde kurmak durumundadır.
Bu milletin her bir ferdi doğusuyla batısıyla, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmış, evrensel hukuk ve demokrasi normlarını, gelişmiş ülkelerin hayat standartlarını yakalamış, dünyada söz sahibi bir Türkiye’ye layıktır. Milletimiz misyonuna bu hedefi koymuş olan idarecilerin samimiyetine inandığı müddetçe geçici sıkıntılara sabretme erdemini her zaman göstermiştir.
Ta ki reel politik tavırlar, milletimizin ortak menfaatlerini gözeten misyon ve vizyonlara hizmet etsin.
Uz. Dr. Saim ŞENDİL / Haber 7
saimsendil@yahoo.com







































Kenan ULUALP
Aynur AYAZ
Resul KURT
Mustafa YÜREKLİ
Feride'nin Günlüğü
Orhan ÇINAR
Ergun BABAHAN
Mustafa ÜNAL
Hasan KARAKAYA
Fikret BİLA
Murat YETKİN
Akif BEKİ
Gülay GÖKTÜRK
Özlem ÇELİK









Elif YUNAK
Ayşenur KAHVECİ
M. Fatih ÖZTARSU
Mahir ZEYNALOV
Fatih ER