• En değerli takım ve futbolcular
  • İşçi ve Bağ-Kur emekli aylıklarına zam
  • Kurşunsuz benzin 3 TL'nin altına iniyor
  • KPSS'de büyük kopya çekme girişimi
Hasan CEMAL
20080608100636.jpg
70 yıl önce Dersim’de yaşananlarla yüzleşmek!
20 Kasım 2008 09:26
Milliyet

Aşağıdaki yazıyı lütfen sonuna kadar okuyun.  "Dersim'38'in üzerinden 70 yıl geçti. Resmi rakamlar sayı olarak 12 bin deseler de, genç-yaşlı-çocuk ayırt edilmeksizin öldürülen insan sayısının 70 binden az olmadığı söylenmektedir.
Katliamdan sağ kurtulan Dersimliler, katliam yıllarında neler olup bittiğinin ayrıntılarını hiçbir zaman tam olarak anlatmadılar, anlatamadılar.

Katliamı ağıtlara konu ettiler.

Ve Dersim '38, 70. yıldönümünde hâlâ kanayan bir yaradır.

Dersimliler, hiçbir zaman bu olaydan dolayı başka halklara, Türk halkına düşman olmadılar. Yüreklerinde tanımsız bir acıyı bütün sıcaklığıyla her zaman yaşasalar da bunu bir kin ve nefret konusu haline getirmediler. Fakat katliamdan sonra da yürütülen bütün sistemli asimilasyon politikalarına rağmen bu olayı asla unutmadılar.

Avrupa Parlamentosu bünyesinde DTP'li bazı milletvekillerinin de katılımıyla bir konferans gerçekleşti ve herkes gibi ben de bu konferansı basından takip ettim. Türkiye basınında yer alan tepkiler, bu ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünün ne denli büyük bir tehdit altında bulunduğunu bir kez daha gösterdi.
Avrupa Parlamentosu üyesi olmayı hedefleyen bir Türkiye var ve aynı Türkiye bu çatı altında kendi toprakları üzerinde yaşanmış bu büyük trajedinin gündeme getirilmesine ve tartışılmasına tahammül edebilmeli.
Kendi geçmişini sorgulamayan ve bu sorgulamanın gereğini yapmayan bir ülke, bir halk ve düşünce asla özgür olamaz.

Peki, Dersim’de 1937-38 yıllarında neler yaşandı?

Dersim bu katliama dili, kültürü, inancı nedeniyle uğradı. Bu değerlerini bugün de sahiplenmeye devam ediyor ve varlığının inkâr edilmesine karşı duruyor.
Türkiye’de rejimin Kürt ve Alevi sorunu  konusundaki inkârcı zihniyet ve tutumunu sürdürmekteki ısrarı, yüreklerimizdeki Dersim '38 yarasını daha da kanatmaktadır.

Türkiye’deki rejimin Cumhuriyet tarihi boyunca uyguladığı katliamlarla yüzleşmekten kaçınması, bir demokrasi ve özgürlükler çağı olması gereken bu çağda, hâlâ farklı dillere, kültürlere, inançlara düşmanlık yapması sorununu doğurmaktadır.

Türkiye’deki rejimin Dersim '38'le yüzleşememesi,katliama karşı direndiği için asılarak katledilen Seyit Rıza ve arkadaşlarının naaşlarını ne yaptığını dahi açıklamaktan kaçınması, nasıl bir rejim ve zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu gözler önüne sermektedir.

Bizler, Türkiye Cumhuriyeti devletinden, Dersim '37-38’ de neler olduğunu bütün açıklığıyla itiraf etmesini istiyoruz, ki bunu istemek bizim hakkımız.

Yine yakılarak külleri havaya savrulan Seyit Rıza ve yedi yoldaşının naaşlarına ne yaptıklarının açıklanmasını istiyoruz. Ancak bu şekilde hayatımızın bu kâbustan kurtulacağına ve rahat bir nefes alabileceğimize inanıyoruz.
Dünyada çağdaş bir demokrasi inşa etmiş bütün ülkeler kendi tarihleriyle yüzleşmişlerdir. Türkiye ’nin tam ve gerçek bir demokrasiye geçebilmesinin olmazsa olmaz şartının kendi gerçekleriyle yüzleşmek olduğunu göstermektedir.
1937-38 yılları arasında Dersim ’de bir insanlık suçu işlenmiştir. Kürt ve Alevi kimliğinden dolayı Dersim, katliama dayalı ve asimilasyoncu politikalarla yok edilmek istenmiştir.
Dolayısıyla hiç kimse bizden bu gerçekleri unutmamızı ve unutturmamızı beklemesin. Bu günün anısına, Seyit Rıza'nın idamı öncesinde söylediği şu sözleriyle bitirmek istiyorum:
'Evlâd-ı Kerbela’yız, bîhatayız. Ayıptır, zulümdür bu, katliamdır.' 
Dersim’in 70. yıldönümünde; zulüm ve katliamların olmadığı, kardeşçe barış içinde yaşanılır bir Türkiye dileğimle..."

* * *                                                  

Biraz kısaltarak köşeme aldığım bu yazı benim değil.
Ferhat Tunç'un.
İmzasını sanatçı-aktivist diye atan Ferhat Tunç'un 17 Kasım 08 tarihli Taraf gazetesinin 16. sayfasında çıkan bu yazısını okuduktan sonra bir noktayı bir kez daha belirtmek istiyorum.
Tarihimizi, 'resmi tarih'e bırakmadan öğrenmek zorundayız; yoksa bu topraklarda barış ve huzuru, demokrasi, hukuk ve özgürlükler düzenini yakalamak çok zor olacak.
Gerçek tarihi öğrenmeden, birbirimizin acılarına saygı göstermeden, bu acılı tarihi serbestçe tartışıp yerli yerine oturtmadan, "Ya sev ya terket!" zihniyeti, trajediye bir türlü doymayan bu toprakları terketmeyecek çünkü...

Hasan Cemal - Milliyet

h.cemal@milliyet.com.tr 

Bu yazı 4294967296 okundu.







YORUMLAR
Toplam 15 yorum / 1. sayfadasınız
ahmet colak tarafından 2008-11-21 06:36:09 tarihinde yazılmış
ya saidi nursi
sayin yazar 38 dersimi soranlara sormazlarmi istiklal mahkemesini.siz olup olmadiginin dahi ispatini ve kayboldu dediginiz kisilerin sayilarini veremezken bizler hazir gömülü yerinden cikartilip naasinin nerde oldugunu bilmedigimiz kisilerimi sorsak yoksa istiklal mahkemesinin önce asin sonra yargilariz da kaybolup giden alimlerimi sorsak.sayin yazar gecmisle yüzleselim ama tek tarafli degil.iyisimi biz icinde bulundugumuz su gemiyi batirmadan düzlüge cikartip hep birlikte yol alalim.Kasimayalim diyoru yani
suleyman d tarafından 2008-11-21 02:41:27 tarihinde yazılmış
Pis kokuların geldiği taraf , bildiğimiz "TARAF"
kürt faşistleri&abdci&diyalogcu kesimce hararetle savunulan TARAF'a bakın . pkk nin kadrolu sazcısına köşe ayırmış... necasetten keramet bekleyenler,daha çooook beklerler !
ersin saat tarafından 2008-11-21 00:44:02 tarihinde yazılmış
hepiniz aynısınız
gardaş siz bu ülkenin basına belamısınız briniz yazar yardım eder biriniz türkü yazar yadım eder biriniz kursun atar yardım eder ama sonunda hepiniz pkk ya yardım ediyorsunuz..ama az bi durun bu ülkenin öz be öz evlatları büyük Türk milliyetçileri vatanını sizin gibilere bırakmaz..
emre genc tarafından 2008-11-20 20:36:28 tarihinde yazılmış
ben Hasan Cemal'e soruyorum
dersim olaylarını neden DTP'liler hatırlamak zorunda? neden PKK destekçisi olduğundan şüphe etmediğimiz insanlar bu olayları önümüze sürmek zorunda? devlet neden kendine düşen görevi yapmamıştır bugüne kadar? kim sorumluysa sorumlularıyla birlikte o zihniyeti taşıyanları sorgulamak gerekmez mi? bu olaylarıda getirip bu hükümete yamamanın anlamı nedir sayın yazar? 1938'de, fi tarihli olmuş bitmiş olayları siz neden eleştirmiyorsunuz bugüne kadar? yazıklar olsun.
isa ertuğrul tarafından 2008-11-20 19:39:28 tarihinde yazılmış
Hasan Cemal Pkk,nın değirmenine su taşımışsın.
Bu yazı senin gibi bir yazara yakışmadı Ferhat tunç,un hangi tarafa hizmet ettiğini sen çok iyi biliyorsun o olay Atatürk,ün sağlığında olmuştu eğer böyle sert bir şekilde bastırılmasaydı ülkemiz daha o zamandan belkide bölünecekdi senden 7o yıl önceki bu olaya değilde pkk,nın katlettiği masum vatandaşlarımıza,askerimize,polisimize kundakdaki bebeklere dikkat çekmeni beklerdim..
Hakan tarafından 2008-11-20 16:50:39 tarihinde yazılmış
Diyorumki...
Kültür,dil farklılıkları veya zenginliğimiz olabilir..fakat ayrılma,bölünme gibi düşünce ve akımlara asla ve kat'a tahammülümüz yoktur,Devlete isyan eden ölümü hak eder.Ozamanki olayların nasıl olduğunu net olarak bilmiyoruz.Kasıtlı olarak yapılmış bir katliamda olabilir,zamanımızdaki olaylara bakarak,nefret tohumları ekmek içinde yapılmış olabilir,bilemiyoruz.İsyanı ayrı,kültür farklılığımız ayrı tutuyorum.
mehmet yıldırım tarafından 2008-11-20 15:07:28 tarihinde yazılmış
kalemine küvvet
hasan hocam gerçekleri yazdığın için size ve habere yer verdiği için haber7 ye sonsuz teşekürler.bu ülkede çok zülüm yapıldı dersimde maraşta sivasta koçgiride agiride ve çok yerde tek süçları kürt ve alevi olmaktı ama neden bu topraklarda asırlardır yaşayan kürt halkına bu zulm neden ,allah zülüm yapanın gerçeklerden kaçanın yalan söyleyenin düşmanıdır .allah haka yardım etsin teşekürler hocam yazmaya devam et.....
Ferhat Sari tarafından 2008-11-20 13:56:40 tarihinde yazılmış
Teşekkür...
Öncelikle Hasan Cemal'e ve bu yazıyı yayınladığı için haber7 ye teşekkürler.Fethullahçı, Türk islam sentezci zaman gazetesi DTP milletvekillerinin gündeme getirdiği Dersim katliamına iftira demişti.Allah'a şükür ki bu ülkede halen gerçek demokrasi ve barış için mücadele eden aydınlar var.
ahmet arımlı tarafından 2008-11-20 13:35:17 tarihinde yazılmış
Müflis tüccar eski defterleri kurcalar.
Bunların bugünkü şekilde konuşulmasının bir faydası yok.Esasen Mevlana ki en karışık bir dönemde yaşamıştır şöyle der "Dün dünde kaldı cancağızım/Artık yeni şeyler söylemek lazım."O yeni şeyde hep birlikte birbirimiz için yararlı neler yapmak lazım?sorusunun cevabında gizli.Türkiye müflis bir ülke değil olmayacak ,olmamalı bu nedenle bu gibi konular esas gündemimiz olmamalı.
cevat kelle tarafından 2008-11-20 13:20:31 tarihinde yazılmış
işin ilginç tarafı
bu katledilen alevilerin hala CHP nin bayraktarlığını yapmaları...
Süleyman Altındağ tarafından 2008-11-20 11:50:36 tarihinde yazılmış
İşte bu
Hasan Cemal teşekkürler koca yürekli . . Senin gibi yazarlara ihtiyacımız var böyle yazılar yazıldıkça kürt, türk, alevi yada baska bi sorun kalmayacaktır . .
nuri tarafından 2008-11-20 10:42:19 tarihinde yazılmış
İstiklal mahkemeleri
Zulüm ve haksızlık karşısında tavır alırken, sadece kendi mensup olduğumuz camiayı değil, "bizden olmayanların da" maruz kaldığı zulümleri dile getirelim... Evet, bu ülkenin yakın tarihinde bir kan lekesi vardır... Sürgünlerle vardır, istiklal mahkemeleri ile vardır, Dersim ile vardır... Yakın tarih arşivleri açılsın. Niyetimiz suçlu bulmak değil, olan olmuş artık. O dönemin zalimleri ve mazlumları artık yaşamıyor. Yeni neslin idarecilerini hiçbirimiz suçlamıyoruz. Ama neler olup bitmiş, bunu da bilmeliyiz.
Ekrem Erol tarafından 2008-11-20 10:21:50 tarihinde yazılmış
Kimlere Neler Yapılmadı ki-II
Dersim'de katledilen binlerce kişi travma yaratmadı mı? Seçimden seçime hatırlanan insanlar, birinin ak dediğine siyah diyen siyasiler, görevini suistimal eden memurlar, (asker, polis, savcı, hakim, prof.lar-son örnek Konya'da evinde 600 bin dolar para bulunan rektör) her vesile ile devleti soymaya çalışan vatandaşlar.. Bu ülkeden ne beklenir ki?
Ekrem Erol tarafından 2008-11-20 10:18:21 tarihinde yazılmış
Kimlere Neler Yapılmadı ki?
Said Nursiler, (aynı Seyit Rıza'ya yaptıkları gibi) cenazesinden bile korktukları için yıllarca gizlediler. (hala da kayıp) İskilipli Atıf Hocalar, Ömer Nasuhi Bilmenler (ki kendisi Diyanet İşleri Başkanlığı dahi yapmıştır)herşey son halife Abdülmecid efendinin sözünde gizli (yanlış anlaşılmasın hilafet gibi bir beklentim yok) "....elbette yenilik yapılacaktır. Ancak; yenilikler hızlı değil yıllara sari olmalıdır" Birisi de çıkıp "devrimler travma yarıtmıştır" denilince kıyamet kopuyor.
murtaza pekuz tarafından 2008-11-20 09:38:49 tarihinde yazılmış
bizim yabancı gizli servislerden para alan köşe yazarları
dersimliler bunu hiç sorun etmediler diye girmiş yazıya. bizim köşe yazarları kadar var mıdır acaba dünyada böyle ülkeyi karıştırmak için çırpınıp duran
Sayfa : 1
Video                  Fotograf
TÜM GAZETELER
NAMAZ VAKTİ

  • İmsak:
  • Güneş:
  • Öğle:
  • İkindi:
  • Akşam:
  • Yatsı:

HAVA DURUMU