Son günlerdeki en hararetli tartışma, CHP lideri Deniz Baykal’ın İstanbul’da türbanlı ve kara çarşaflı kadınlara, törenle parti rozeti takması.
Bu yeni üyeleri, CHP’nin laik kimliğiyle taban tabana zıt gördükleri için hop oturup hop kalkanlar da var; yerel seçimler için “yeni vitrin süsleri” arayışı ve muhafazakâr kesimden oy çekme kurnazlığı olarak değerlendirenler de...
Her 2 kesimin de Baykal’a hayli öfkelendiğini ve yüreklerinde kalmış en küçük bir bağ varsa, onu da kopardıklarını rahatlıkla söyleyebilirim.
İstanbul’un yeni ilçelerinden Sultangazi’deki bu “gösteriyi” en az yadırgayanlardan biri, belki de benim. Ve CHP yönetiminin bu hamlesinin, yerel seçimlerle sınırlı kalmayıp daha sonra da devam edeceğini tahmin ediyorum, zira...
Cumhuriyet Halk Evleri
6 ay kadar önce CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’in daveti üzerine Çağlayan’da yeni açılan Cumhuriyet Halk Evi’ne (CHE) birkaç gazeteci arkadaşımla gittiğimizde, hizmet almak için oraya gelen kadınların tümünün başörtülü olduğunu biraz da hayretle görmüştük. Tekin bizlere, Maltepe’deki CHE’de kara çarşaflı kadınların da bulunduğunu anlatmış, ben de 30 mayıs günkü yazımda aynen şöyle yazmıştım:
“CHE’lerin ilk ikisi Kâğıthane-Çağlayan ile Maltepe-Fındıklı’da açılmış; sırada Pendik, Bağcılar, Zeytinburnu, Üsküdar, Ümraniye, Avcılar ve Beykoz var. Tekin, özellikle AKP’nin oyunun % 70’lere vardığı yerlerden başlamış işe. Dolayısıyla gerek Çağlayan’da gerekse Maltepe’de CHE’ye başvuranların çoğunluğu türbanlı, hatta Maltepe’dekilerin bir kısmı kara çarşaflıymış.
İyi de, AKP’nin mükemmel mahalle örgütlenmesi dururken, CHE’lerin kapısını kim neden çalsın ki?
Tekin, ‘Burada CHP yok. Hizmet veren gönüllü arkadaşlarımız, CHE’lerden içeri girerken parti rozetini çıkarıyorlar. Etnik köken, dini görüş farketmez. ‘Kim olursan ol gel’ diyoruz.’
Peki, geliyorlar mı?
Başvuranların girişte mutlaka form doldurmaları gerekiyor. Bu yüzden ‘AKP yardımı keser’ diye form doldurmayı reddedip geri dönen de varmış. Buna rağmen 3 ayda 2 bini aşkın başvuru olmuş. 821 kişi danışmanlık hizmeti almış. 1265 kişiye eğitim hizmeti verilmiş.”
Rozet tamam, ya politika?
Bizler yıllardır CHP’ye iktidar olmak istemiyor diye kızmıyor muyduk?
AKP’ye karşı salt laiklikle sınırlı kalan bir muhalefet politikasını kıyasıya eleştirmiyor muyduk?
Partinin önce kadın, ardından da gençlik kollarının kapatıldığından yakınıp, ilçe örgütlerinin kapısını çalan vatandaşın, adeta terslendiğini yazmıyor muyduk?
Son yıllarda yapılan tüm araştırmalar, Türkiye’de her 3 kadından 2’sinin örtündüğü, örtünen kadınların arttığı, toplumun muhafazakârlaştığı gerçeğini ortaya koyuyor.
CHP’nin oyları ise bir türlü % 20 sınırının üzerine çıkamıyor. Yeni bir halk yaratmak mümkün olmadığına göre, mecburen mevcut halkla siyaset yapılacak.
CHP’nin bu açılımı, politika yapılacak kitleyi genişletmek açısından herhalde yanlış değil; ama bir de bu hitap ettiği kitleyi yönlendireceği politika olması lazım. Şimdilik o politikayla ilgili hiçbir ipucu yok.
Meral Tamer - Milliyet
Bu yazı 4294967296 okundu.