Mehmet BARLAS
Türkiye'de her söyleneni ve her yapılanı ciddiye aldığınız takdirde, hayatınız çok zorlaşır.
Alıntı Yazarlar

Gülay GÖKTÜRK
Gazze'ye yukarıdan bakmak
Taha AKYOL
Kürtçe TV
Zülfü Livaneli
İslam ve ''siyasal İslam'' arasındaki fark
Yasemin ÇONGAR
Biz konuşurken...
Nihal Bengisu KARACA
İnsanlığın kalk borusu: İsrail
Hasan Bülent KAHRAMAN
İsrail'in hamlesini görmek
Hakan ALBAYRAK
“Şaab-ı Turkiye Habibuna”
İsmail KÜÇÜKKAYA
Başbakan'ın elindeki tehlikeli silah
Zeki CEYHAN
Nerelerdesiniz?
Beril DEDEOĞLU
Gazze halkları sokağa döktü
Ahmet VAROL
Siyonist vahşeti direniş durdurabilir
Fikri TÜRKEL
Türkiye'nin ilk uluslararası ilacını buldu
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Bakırköy ve CHP'de yaşananlar
Prof. Osman ÖZSOY
Gazze'de kanı durduracak en etkili çek
Prof. Nevzat TARHAN
Kıbrıs veya Filistin
Hüseyin YAYMAN
Adana'da AK Parti mi, Aytaç Durak mı?
Ayhan KISKAÇ
Son Filistinli’yi öldürmeden dönmeyin!
Mustafa YÜREKLİ
Türkiye İsrail’i nasıl durdurur?
Ferman KARAÇAM
Gazze yanarken ruhumuz üşüyor
Ersagun ŞİMŞEK
IMKB'de olumlu beklentiler!
Resul KURT
Çalışma hayatında değişen parametreler
Ekrem Tufan AYTAV
Savrulan taraflar ve Rapor üzerine kopan fırtına
Uzaklardan Mektuplar

Engin SEZEN
Kanada medyasındaki Gazze
Ayşenur KAHVECİ
Gazzeli kardeşim
Adil DÖNMEZ
Bağışla suskunluğumuzu Filistin
Konuk Yazarlar

Arifhan AKPINAR
Gazzeli esmer çocuk
Dr. A. Muhsin YILMAZÇOBAN
Evlilik maskotu, Aliler ve Ayşeler
Recai YAHYAOĞLU
Yahudi psikolojisi II
Tayyar YILDIRIM
Gelin hep birlikte utanalım ey insanlık!
Sertaç KOT
PKK mı daha tehlikeli, yoksa biz mi?
Türkiye'de her söyleneni ve her yapılanı ciddiye aldığınız takdirde, hayatınız çok zorlaşır.
Hele bunları bir de yorumlamaya kalkışırsanız, işin içinden çıkmak imkansız hale gelir.
Buna son örnek "Çarşaflı kadınlar" ın CHP'ye katılması dolayısıyla, Genel Başkan Deniz Baykal'ın söylediği sözlerden ve bunlara karşı seslendirilen tepkilerden verilebilir.
Baykal'ın bu konudaki bazı cümlelerini alıntılayalım:
- Çarşaflılar ikiye ayrılır: İçi aydınlık olanlar, olmayanlar. Çarşaflıların içinde de aydınlık düşünceler bulunabilir.
- Hepimiz kardeşiz, eşitiz. Kimse kimseye üstün değil. Siyaseti inanç, mezhep, memleket işiyle hiçbir şekilde karıştırmayacağız.
- Mutaassıpsa mutaassıp, sana ne! Senin gibi liberal olacağına, vatanını milletini seven onun gibi mutaassıp olsun.
- Yasalara uygun yaşayan her insan, kılığı kıyafeti, kültürü, inancı, mezhebi, yaşam biçimi ne olursa olursun başımızla beraber elbette CHP'de yeri vardır.
- Gördüğüm manzara fevkalade kıvanç verici bir manzara. Kendi gerçeklerini yaşıyorlar ama içlerinde bir yürek var.
- Lütfen siyaseti artık yukarıya çekelim, kimseyi kılığı kıyafeti ile yargılamayalım, herkes eşittir. Bu insanlar bir tuzağı, oyunu bozdu, bir kuşatmayı kırdı.
Ciddiye almalı mı?
Bunlar gerçekten doğru düşünceleri yansıtan sözler.
Ama bunları Baykal söylediği için bazıları yadırgıyor.
Çünkü alışılmış Baykal yaklaşımına göre "Çarşaflılar ikiye ayrılır: Kara çarşaflılar, yeşil çarşaflılar" söylemi daha uygun düşerdi.
Bu sözler alışılmış Baykal'dan başka bir Baykal'ı sahnelediği için bazıları ciddiye de almıyor bunları. "Mutaassıp vatansever" bir Baykal portresi, doğal olarak yadırganıyor.
Nitekim Hasan Cemal dünkü Milliyet'te Baykal'ın bu sözlerini şöyle değerlendirmişti:
- Kağıt üstünde doğru sözler. Ama ya inandırıcılık?.. Burada durmak lazım. Çünkü siyasal inandırıcılık açısından Baykal'ın sicili parlak değildir. Seçimler yaklaşıyor. Daha dün üniversitede türbanın serbest bırakılmasına karşı çıkan, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararını sahiplenen Baykal türbanlılarla, kara çarşaflılarla parti gösterisi yapıyor. "Örtülü kadınlarımız zincirlerini kırıyor!" gibisinden hayli radikal bir slogan atabiliyor. İnandırıcı olabiliyor mu? Hatta göz boyayabildiği söylenebilir mi? Sanmıyorum.
Radikal yazarı Murat Yetkin ise Baykal'ın davranışını ciddiye almaktan öteye, bundan sonra neler olabileceğine dönük ihtimalleri de şöyle değerlendirmişti:
Tutarlılık meselesi
- Hayrünnisa Hanım türbanlı diye Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığını, artı Meclis'teki Cumhuriyet törenleri dahil boykot eden Baykal'ın "Lütfen siyaseti artık yukarı çekelim, siyaseti kılık kıyafetin bir parçası, uzantısı görmeyelim" demesi elbette ezber bozucu ve şaşırtıcıdır... Baykal'ın parti rozeti takıp birlikte poz verdiği hanım, yasal hakkını talep edip parti kurullarında görev almak, ya da diyelim milletvekili adayı olmak isterse Baykal ne yapacak? CHP'nin taze türbanlı ve çarşaflı üyeleri, örneğin türbanlı kızlarının üniversiteye girememe sorununa Baykal'ın sahip çıkmasını isterlerse ne yanıt alacaklar?
Yine de Baykal'a yönelik eleştiriler Başbakan Erdoğan'a dönük eleştirilerden daha ılımlı.
Mesela henüz kimse Baykal'a "Nur Serter gibi yola çıktın sonunda Merve Kavakçı gibi oldun" içerikli bir eleştiri yöneltmedi.
Mehmet Barlas - Sabah
Toplam 3490 kez okundu.
Madem öyle
Sn.Baykal millete karşı "töğbe estağfürullah, şimdiye kadar başörtülülere ettiğim haksızlıktan pişman oldum, meğer nekadar haksızlık ve zulüm etmişim, namusum, şerefim ve laiklik üzerine and içerimki bir daha böyle siyaset yapmayacağım" diye bir söz versin ve gereğini yapsın (başörtülülerin üniversitelere rahatça girebilmelerini sağlasın, hiçbiryerde hiç kimseyi protesto ederek orayı terketmesin v.s.) belki ben bile oy veririm.
çok yapay
Baykal'ın bu yaptığına küçük çocuklar bile güler.. Zaten kendi milletvekilleri bile bu davranışın çok yüzeysel ve yapay olduğunun farkında..






Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.