Hemen Kanada nire, Çin nire demeyin!
Bu iki dev ülke, okyanustan komşu olurlar. Düne kadar da aralarından su sızmazdı.
Her türlü gaddarlıklarına rağmen, Çin diktatörleri ile, eski Kanada başbakanlarının sarmaş dolaş fotoğrafları arşivlerde duruyor. Kanada, Çin’e “arkadaşca” davranan, uluslararası arenada, Çin’in önünü açan bir ülke görüntüsü sergilemiş geçmişinde.
Son zamanlarda ise, Basbakan Steven Harper’ın Çin’e karşı sırtını döndüğü görülüyor. Dalai Lama’ya onursal vatandaşlık verildi, hatta gizlice başbaşa görüşüldü. Başbakan Harper’ın, Pekin Olimpiyatları’na özel davetli olmasına rağmen katılmaması ve ihlal edilen insan haklarıyla (haksızlıklarıyla) ilgili hususlarda ısrarcı ve takipçi olması, bazı şahıslar için özellikle araya girmesi tansiyonu daha da yükseltti. Çin, gelişmelerden duyduğu rahatsızlığı açıkça ifade etmek zorunda kaldı.
Çin’in yumuşak karnı, insan hakları! Azınlıklarına uyguladığı insanlık dışı muameleriyle sicili çok kötü Çin’in. Sadece müslümanlara değil, hiç bir inanca hakk-ı hayat tanımıyorlar. Dedikleri dedik, astıkları astık. İşkencelerin, takiplerin, fişlemelerin bini bir para. Çin işkencesi sürüyor. Bu konularla ilgíli kimseyi dinlemiyorlar. Uluslararası toplumlardan gelen baskılara karşı da sert ve tavizsizler. Zülm ile abad olacaklarını zannediyorlar. Her zulmü yanına kar kalıyor. Kısmi ekonomik gelişmelerin rağmına kupkuru, maneviyattan behresiz, etrafı surlarla çevrili katı bir maddecilik, akılların gözlere indiği mimsiz bir medeniyet!
Çin Vazgeçilmez Mi!
Çin, Kanada’nın, Amerika’dan sonra, ticari faaliyetlerinin yoğunlaştığı ikinci ülke. Fakat bu alışverişten karlı çıkan Çin; çünkü Kanada daha çok satın alan taraf. Kanada bu bakımdan biraz rahat. Gerekirse, ihtiyacını başka yerden de giderebilir.
Bununla birlikte, Kuzey Amerikalı çok sayıda şirketin headquarter’ları Newyork. Boston, Toronto gibi şehirlerde olsa da, hammadde ve işçilik nedenleriyle, fabrikalar Çin’de.
Pazardaki malların çoğunda Made in China etiketi var. Bu tür işler, arz talep meselesi olduğundan, şahsen ben, kendimce çok tercih etmemeye çalışıyorum Çin mallarını. Ayrıca ürünler, ucuz olduğu kadar, kalitesiz de. Bakın, Kanada’daki Dollarama dükkanları, bir nevi, Çin’in çöplüğü gibi.
Ayrıca, Çin, çeşitli vesilelerle, vatandaşlarını, her yere göçmen olarak yönlendiriyor. Sadece Kuzey Amerika’da değil, dünyanın her yerinde artan bir Çin nüfusu ve nüfuzu sözkonusu.
Çin, sıradan bir ülke değil şüphesiz. Kemmiyetçe ve keyfiyetçe de dünyanın denge unsurlarından. Maneviyatı zorbalıkla boğmaya çalışarak, maddi patlamalar yapmaya çalışan Çin’in dünyanın başına hayırlar getireceğini sanmıyorum!
Kanada, kendince Çin’e posta koyuyor demiştim yukarda. Her ne kadar tavşan ve dağ muhabbetti olsa da, ben Kanada’nın Çin’e karşı bu onurlu duruşunu önemsiyor ve takdir ediyorum. Kanada’ya yakışan da bu.
Çin’i dize getirebilecek , ona insanlığı, insan haklarını; ekonomik ve politik yaptırımlar uygulayarak öğretebilecek bir ülke varsa, o da Obama’nın memleketi olabilirdi!
Heyhat kí, Amerika , Çin’e karşı bu kadar borçla ve Irak gibi yerlerdeki siciliyle, böyle bir mürebbiyeliğe kalkışamayacak gibi görünüyor!
Engin SEZEN / Haber 7
engin.sezen@gmail.com