Bülent KORUCU
"Hastanelere ve verdikleri raporlara güvenmeyin. Çok hatalı ve ölümcül sonuçlar doğurabilecek raporlar verilebiliyor." Ya da "Hastanelerin çürük raporları çok sağlam değil.
Alıntı Yazarlar

Emre AKÖZ
O iki poster yan yana gelsin mi?
Ergun BABAHAN
17 bin kurban adalet bekliyor
Fehmi KORU
Düşündükçe akla gelen
Derya SAZAK
Büyük resim
Ege CANSEN
Kapitalist Abdülhamit
Mehmet KAMIŞ
Demokrasi için daha cesur adımlara ihtiyaç var
Ayşe BÖHÜRLER
Cami cemaati
M. Nedim HAZAR
Büyük resim
Hüsnü MAHALLİ
İki örnek
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Başbuğ tatmin olmadı, mücadele bu zemine kayacak
Mehmet ACET
Sahi Erdoğan niçin bu kadar rahat?
Prof. Nevzat TARHAN
Çarşı herşeye karşı ama MJ'ye değil
Prof. Osman ÖZSOY
78'lik dede kurtuldu gençler can verdi
Yaşar İLİKSİZ
İslamcıların kafasının basmadığı konu!
Mehmet Ali BULUT
Darbeciye atılan tokat askerin gözünü çıkarmasın!
Hüseyin YAYMAN
MGK toplantısını nasıl okumalıyız?
Ayhan KISKAÇ
Ak Parti kongreleri sıkıntılı
Resul KURT
İşsiz çalıştırana prim teşviki
Uzm. Psk. İlknur Yılmaz
Panik atak ve baş etme yolları
Fatih BAYHAN
Atatürk silah arkadaşlarını topladı ve …
Feride'nin Günlüğü
Aman içeri koyun dursun, çiçek dışarıda romantik bir darbe almasın
Recai YAHYAOĞLU
Asimetrik psikoloji
İhsan AKTAŞ
Önce Türk'ün mayasını bozdular
Uzaklardan Mektuplar

K. Emre ULUCAN
Hayatta ilk defa 'Allah' demek
Polat HAN
‘Gülen’ Burda da Kıymetli(!)
Handan ÖZDUYGU
Şu bizim Arap düşmanlığımız!...
Tahir YAVUZ
Hint Okyanusuna düşen uçak ve bizi yakan ateş
Konuk Yazarlar
"Hastanelere ve verdikleri raporlara güvenmeyin. Çok hatalı ve ölümcül sonuçlar doğurabilecek raporlar verilebiliyor." Ya da "Hastanelerin çürük raporları çok sağlam değil.
Buna dayandırılan işlemlere dikkat edilmeli." gibi cümleleri ben dile getirsem; 'Delilin nedir?' diye sorarsınız. Ancak bu cümleyi Türk Tabipler Birliği Başkanı'nın ağzından duyduğunuzda tepkiniz "Hoppala, biz o zaman canımızı kime emanet edeceğiz?" şeklinde olur.
"Mahkemeler hukuka aykırı kararlar veriyor." iddiasını herhangi bir vatandaş ifade etse, "alışılmış bir yargı eleştirisi" der geçersiniz. Fakat iddianın sahibi Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı ve aynı zamanda Yargıtay'da savcı ise donar kalırsınız. İlk paragraf bir varsayım, eski ifadeyle farz-ı muhal. Maalesef ikincisi birebir doğru. YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı için yaptığı suç duyurusunu reddeden kararı böyle değerlendiriyor. Olayı şöyle özetleyelim: MİT, Emniyet ve Jandarma'nın ülke genelinde iletişim kayıtlarını takip etme yetkisinden hareketle kendisinin de izlendiğini ileri süren YARSAV Başkanı, suç duyurusunda bulunmuştu. Yargıtay, jandarmanın yetkisi ile ilgili önüne gelen başka bir davada iptal yönünde karar vermişti. Yargıtay kararından sonra Emniyet ve MİT'in süresi dolan yetkileri de uzatılmamıştı. Yargıtay kararından önceki dönemde yetkili mahkemenin kararı ile yapılan takip suç oluşturmayacağından Eminağaoğlu'nun talebi reddedildi. Adalet Bakanlığı da süresi dolduğundan zaten geçerliliği kalmayan yetkinin iptalini istemek mantıksızlığına girmedi.
Eminağaoğlu hem bakanlığa hem de mahkemeye çok kızgın. Bakanlıkla ilgili kızgınlığı malum, ama mahkeme için söylediği sözler bindiği dalı kesmeye benziyor. Haberi 'Yargıtay savcılarının izlenmesinin dolaylı kabulü' şeklinde yorumlayanlar iyi niyetli değil. Zira esasa girmeden usul yönünden verilmiş bir karar. Fazla hukuk bilmeye bile gerek yok. 'Mahkeme kararını uygulayan kamu görevlisine suç isnat edilemez' deniyor. Aksi suç olurdu. Mahkeme kararına rağmen gereği yerine getirilmezse suç işlenmiş kabul edilirdi.
Prosedür ve mevzuat bir yana Eminağaoğlu'nun yargı ile ilgili şüphe uyandırıcı açıklamalar yapması tam bir facia. Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı sıfatı taşıyan kişinin "Karar, söz konusu hukuka aykırı kararların varlığını ortaya çıkartmıştır. Bu kararları mahkemenin vermesi, hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz." dediği bir ülkede yargıçlara itimat edilir mi? Deyim yerindeyse 'imam bunu yaparsa cemaat ne yapmaz?' Bu durumda Adliye'nin yerine mafyayı ikame etmeye çalışanlara veya ihkak-ı hak yapanlara ne diyeceğiz?
Eminağaoğlu, özel hayatıyla ilgili basına yansıyan konuları izlendiğine delil olarak sunuyor. Tartışmanın ana eksenini oluşturan 20 yıl önceki çürük raporunun izlemeyle ele geçirilmesi imkânsız. O da zaten ikinci rapor için gittiği ve bahçe kapısında Tuğgeneral T.Ü. tarafından karşılandığı GATA ziyaretinin haber yapılmasını örnek gösteriyor. Bir bayan avukatla sokakta çekilmiş fotoğraflarının internete düşmesini de eklemiş. Kişisel elektronik postalarının bazı dava dosyalarına yansıması maddesini pek anlayamadım. Ergenekon iddianamesine yansıyanları kastediyorsa, onların İşçi Partisi'ne yapılan baskında ele geçirildiğini herkes biliyor. YARSAV Başkanı'nı verdiği kavgalar kesmemiş olacak, artık kendi camiasını da hedefe oturttu. Frenlerini kontrol ettirmesinde fayda var.
Bülent Korucu - Zaman
Toplam 2463 kez okundu.
NURETTİN DEMİRTAŞ KADAR BİLE OLAMADI!
Yazıklar olsun o YARSAV başkanı olan adama. Bana asker kaçağı diyecekler, Nurettin Demirtaş kadar olamadın diyecekler de adam gibi çıkıp ortalıkta dolaşacağım! Ne pişkinlik, ne utanmazlık. Bari git hangi deliğe gireceksen gir de bu utançla boy gösterme! Her gündeme gelişin, laikçilerin topunun bir Nurettin Demirtaş etmediğine kanıttır.
???*
yarsav başkanı gitsin askerliğini yapsın ortalığı kariştıracağına,en azından geri hizmette tamamlar vatani görevini.






Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.