İsmail KARA
Geçenlerde CHP lideri Sayın Deniz Baykal’ın İstanbul’da, partisine yeni katılanlar için düzenlenen bir törende yaptığı konuşmayı dinliyordum.
Alıntı Yazarlar

Emre AKÖZ
O iki poster yan yana gelsin mi?
Ergun BABAHAN
17 bin kurban adalet bekliyor
Fehmi KORU
Düşündükçe akla gelen
Derya SAZAK
Büyük resim
Ege CANSEN
Kapitalist Abdülhamit
Mehmet KAMIŞ
Demokrasi için daha cesur adımlara ihtiyaç var
Ayşe BÖHÜRLER
Cami cemaati
M. Nedim HAZAR
Büyük resim
Hüsnü MAHALLİ
İki örnek
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Başbuğ tatmin olmadı, mücadele bu zemine kayacak
Mehmet ACET
Sahi Erdoğan niçin bu kadar rahat?
Prof. Nevzat TARHAN
Çarşı herşeye karşı ama MJ'ye değil
Prof. Osman ÖZSOY
78'lik dede kurtuldu gençler can verdi
Yaşar İLİKSİZ
İslamcıların kafasının basmadığı konu!
Mehmet Ali BULUT
Darbeciye atılan tokat askerin gözünü çıkarmasın!
Hüseyin YAYMAN
MGK toplantısını nasıl okumalıyız?
Ayhan KISKAÇ
Ak Parti kongreleri sıkıntılı
Resul KURT
İşsiz çalıştırana prim teşviki
Uzm. Psk. İlknur Yılmaz
Panik atak ve baş etme yolları
Fatih BAYHAN
Atatürk silah arkadaşlarını topladı ve …
Feride'nin Günlüğü
Aman içeri koyun dursun, çiçek dışarıda romantik bir darbe almasın
Recai YAHYAOĞLU
Asimetrik psikoloji
İhsan AKTAŞ
Önce Türk'ün mayasını bozdular
Uzaklardan Mektuplar

K. Emre ULUCAN
Hayatta ilk defa 'Allah' demek
Polat HAN
‘Gülen’ Burda da Kıymetli(!)
Handan ÖZDUYGU
Şu bizim Arap düşmanlığımız!...
Tahir YAVUZ
Hint Okyanusuna düşen uçak ve bizi yakan ateş
Konuk Yazarlar
Geçenlerde CHP lideri Sayın Deniz Baykal’ın İstanbul’da, partisine yeni katılanlar için düzenlenen bir törende yaptığı konuşmayı dinliyordum.
Baykal'ın rozet taktığı yeni partililer arasında türbanlı, başörtülü ve çarşaflı hanımlar da var. Baykal kürsüde ve son derece de heyecanlı. Partisinin türbana karşı tavrını anlatıyor. Ve şöyle diyor Sayın Baykal: ” Her insan kılığı kıyafeti kültürü yaşam biçimi ne olursa olsun başımızla beraber elbette CHP’de yeri vardır. Biz insanların doğup büyüdüğü kültür ortamlarıyla damgalamıyoruz. Kimsenin de bunu yapmaya hakkı yok.”
Bu konuşmayı dinleyince ilk başta “ya işte her zaman ki gibi nasılsa seçim yaklaştı” şeklinde bir yorum aklımdan geçerken, sonrasında “Acaba?” diye de bir soru takıldı aklıma. Masumca bir ifade midir yoksa bir adet seçim yatırımı mıdır anlamaya çalıştım.
Bir T.C. vatandaşı olarak belki de yıllardır özlemini çektiğimiz bir tabloyu yapay olma ihtimali olsa bile o anda görmek beni heyecanlandırdı. Çünkü gerçekten tüm yüreğimle inanasım geliyordu anlatılanlara…
İkilemde kaldım, son günlerde bu gelişmeleri takip eden herkes gibi…
Bir tarafta “Baykal bunu her zaman yapıyor, seçim yaklaştı ya Baykal yine değişti” diyenler, diğer tarafta ise her zaman her yerde En büyük Baykal diyenler…
Malum, CHP ve türbanı yan yana koyunca yıllardır gündemimizde olan ve böyle giderse torunlarımızın da gündeminde olacağını düşündüğüm bir meseledir bu konu.
O yüzdendir zaten insanların bu kadar çelişki yaşaması. İnanayım mı, inanmayayım mı demelerinin altında da bu çelişki yatıyor. Birde şöyle bir durum var kimileri var ki Baykal melek olsa inanmaz, kimileri de hemen çok yaşa padişahım muhabbeti yapar. Konunun içeriği, ne olduğu, nasıl olduğu son meseledir onlar için.
Birinci grupta yer alan hani “Baykal melek olsa bile inanmam” diyenlerin durumu şu fıkradaki gibidir.
Siyasetçinin birinin medyayla arası bozuktur.
Danışmanlarına:
Ne yapalım da aramızı düzeltelim” dediğinde
Danışmanları ona:
Öyle bir şey yapmalısınız ki size karşı olanlar dahi pes artık deyip sizi tebrik etsinler.
Neyse bu sayın siyasi düşünür, taşınır ve denizin üzerinde yürümeye karar verir.
Bir gün gelir düşündüğünü de yapar. İstanbul boğazını deniz üzerinden yürüyerek geçer.
Ertesi gün adı geçen medyada manşet şudur:
…İSİMLİ SİYASİ YÜZME BİLMİYOR.
Sayın Baykala karşı gelenlerin tavrını özetleme açısından manidar bir fıkradır aslında.
İkinci grupta yer alan her şeyi kabul edip, hiçbir şeye karşı çıkmayan fanatik CHP’lilerin tavrı da ortada, koşulsuz, şartsız destek. Ali Şen başkan Fenerbahçe şampiyon modunda.
Bir yandan Baykalın fikri değişimlerinin gerçek olup olmadığını düşünürken, bir yandan da geçtiğimiz Şubat ayında CHP’nin üniversitelerde başörtüsüne serbestlik getiren 5735 sayılı ''Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un birinci ve ikinci maddelerinin iptali veya yok hükmünde olduklarına karar verilmesi ve dava sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulması'' istemiyle Anayasa Mahkemesine açtığı davayı ve sonrasında gelen özgürlük kısıtlamaları düşünüyorum, ve kafam iyice karışıyor. Düşünmek zorundaydım çünkü bunu yapan da aynı CHP ve aynı Baykaldı.
Ve soruyorum. Bunlardan hangisi doğru?
A şıkkı birinci tavır
B şıkkı ikinci tavır…
Gelinen bu noktada Sayın Baykal tarafını belli etmelidir. Bu bir masumiyet sınavıdır, ya da değildir. Dolayısıyla “A” veya “B” şıkkını işaretlemelidir. Çünkü doğru bir tanedir. Aksi takdirde sınava girmemiş sayılır ve sıfır alır. Ki, bir bile alsa sıfırdan iyidir.
Bizim cevabımıza gelince…
Cevabımız, çözümdür. Çözüm ise, ötekinin varlığını kabul etmek, ona saygı duymak, sözde değil özde özgürlüktür.
Sayın Baykala gelince…
Bu, kendisi ve partisi için çözüm adına anahtar olabilecek bir meseledir.
Vakit, duruş sergileme vaktidir. Kutuplaşmanın önüne geçme vaktidir.
Bu güzel ülke ve içinde yaşayan yetmiş milyon için…
Yeni bir başlangıç yapma vaktidir.
Yeter ki, önyargılarımızdan sıyrılalım. Yaftalamak bize kazandırmaz, kaybettirir. Bunu anlayalım ve tabuları, kalıpları, şablonları yıkarak birbirimizi anlamaya çalışalım. Ki, siyaseti, siyasî duruşları bitmiş, tükenmiş ideolojik körlüklerden, mahalle baskılarından, "bizimkiler-ötekiler" ayırımlarından kurtaralım.
Haydi, hemen şimdi…
Haydi, sahne zamanı…
İsmail KARA / Haber 7
ikara-01@hotmail.com
Toplam 5853 kez okundu.
anlayana!!!
yazdıklarınız Türkiye'nin gerçeğini yansıtan hazin bir tablo.Bir yandan seçimler yaklasırken milletin kıyafeti üzerinden oyunu artırmaya çalışanlar, bir yandan da insaniyetini yitirmemiş düşünceler...İnsana acaba mı dedittiriyor.Ama şu da bir gerçek ki siyasetin değişmeyen özü Huylu huyundan vazgezmez de yatıyor bence ama ANLAYANA....
mubadele
chp kabul ettigi carsaflilara karsi apye mini etekli gonderse herkes kaynasmis olur mutlu bir dunyaya kapi acilmis olur..saka bi yana denizcigim daha oncede ertugrul gazi acilimi yaptiydi sonra tekrar dondu arada bi esiyo poyraz..chp nin samimiyetlerine inanmiyorum ben cumhuriyet yuruyusleri duzenleyipte taksimde carsaf yakanlar bugun oy icin carsaf acilimi yapiyolar..yesinler..
kurtlar vadisi pusu
sayınn deniz baykalın bu işte samimi olması için öncelikle o çarşaflı,türbanlı bayanlardan birini belediye başkanlığın veya milletvekilliğine aday göstermesi lazım eğer samimiyse ama bunun bir seçim yatırımı akp'nin oylarını almak gibi sinsice yapılmış bir oyun olduğunu ortada bu yapılan oyun o kadar etkileyici olmuş ki uğur dündar taraf(sız) olan kişi %90 müslüman olan ülkede bu gibi şeyleri yadırgamamak gerektiğini bu örtülerin altında pırlanta gibi bir beyin olduğunu söylüyor onlarda öyle;akp de gerici
Siyasetçi ile Devlet adamı farkı bu işte
Siyasetçi seçim zamanı herşeyi oy için kullanır. Devlet adamı da herzaman dediğim dedik der. şuan siyaset sahnesi siyasetçi lider dolu ama devlet adamı olan tek tük ... ancak olanın kötüsü olmaz hesabından islamcı laik olana--- kendine laik diyende inanana ve inancı gereği örtünene saygılı olması çok güzel gelişim açısından ve devlet adamı olma yolunda...
tebrik ederim
yazar arkadaşın yapmış olduğu yoruma ekleyecek birsey bulamıyorum gözlemi bence cok dogrudur arkadaşıma yazılarında başarılar dilerim






Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.