İsmail KARA
Geçenlerde CHP lideri Sayın Deniz Baykal’ın İstanbul’da, partisine yeni katılanlar için düzenlenen bir törende yaptığı konuşmayı dinliyordum.
Alıntı Yazarlar

Abdurrahman DİLİPAK
Gazze’nin öteki yüzü
Emre AKÖZ
Eski tüfek sağcılar acınacak halde
Can DÜNDAR
İsrail ve Ergenekon
Hayrettin KARAMAN
İsrail, Filistin, Türkiye ilişkileri
Hasan CEMAL
Kendilerini 'hukuk üstü' görenlere hukuk dokunmaya başlayınca...
Mümtaz'er TÜRKÖNE
Laikliği ve Cumhuriyet'i Ergenekonculara karşı savunmak
Ali BAYRAMOĞLU
Ergenekon'da son durum: Devlet devlete karşı…
Cüneyt ÜLSEVER
Son gözaltılar
Ruşen ÇAKIR
10 maddede dünkü dalga neden çok ama çok önemli?
Mehmet Ali BULUT
Sistemin tanrısına dokunmak
Ardan ZENTÜRK
Sakın, ordumuzu karıştırmayın
Yasin DOĞAN
Asker-sivil ilişkisi…
Fikret ERTAN
Philadelphi Koridoru
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Dalan, Ergenekon’da 1 numara olamaz
Prof. Osman ÖZSOY
Paşaların iddianamesi şoke edecek
Prof. Nevzat TARHAN
Kıbrıs veya Filistin
Yaşar İLİKSİZ
taş
Hüseyin YAYMAN
Adana'da AK Parti mi, Aytaç Durak mı?
Ayhan KISKAÇ
Filistin davasını savunan Komünistler
Mustafa YÜREKLİ
Türkiye İsrail’i nasıl durdurur?
Ferman KARAÇAM
Gazze yanarken ruhumuz üşüyor
Dr. Saim ŞENDİL
Necip Fazıl ve Nazım'ın Mehmed'i
Ersagun ŞİMŞEK
IMKB'de olumlu beklentiler!
Resul KURT
Çalışma hayatında değişen parametreler
Mehmet KIVANÇ
Org. İlker Başbuğ'un Ergenekon tavrı
Uzaklardan Mektuplar

Engin SEZEN
Kanada medyasındaki Gazze
Ayşenur KAHVECİ
Gazzeli kardeşim
Adil DÖNMEZ
Bağışla suskunluğumuzu Filistin
Konuk Yazarlar

Arifhan AKPINAR
Gazzeli esmer çocuk
Mürteza HASANOĞLU
Yerel seçimler ve MHP adayı Yavaş
Dr. A. Muhsin YILMAZÇOBAN
Evlilik maskotu, Aliler ve Ayşeler
Recai YAHYAOĞLU
Yahudi psikolojisi II
Tayyar YILDIRIM
Gelin hep birlikte utanalım ey insanlık!
Geçenlerde CHP lideri Sayın Deniz Baykal’ın İstanbul’da, partisine yeni katılanlar için düzenlenen bir törende yaptığı konuşmayı dinliyordum.
Baykal'ın rozet taktığı yeni partililer arasında türbanlı, başörtülü ve çarşaflı hanımlar da var. Baykal kürsüde ve son derece de heyecanlı. Partisinin türbana karşı tavrını anlatıyor. Ve şöyle diyor Sayın Baykal: ” Her insan kılığı kıyafeti kültürü yaşam biçimi ne olursa olsun başımızla beraber elbette CHP’de yeri vardır. Biz insanların doğup büyüdüğü kültür ortamlarıyla damgalamıyoruz. Kimsenin de bunu yapmaya hakkı yok.”
Bu konuşmayı dinleyince ilk başta “ya işte her zaman ki gibi nasılsa seçim yaklaştı” şeklinde bir yorum aklımdan geçerken, sonrasında “Acaba?” diye de bir soru takıldı aklıma. Masumca bir ifade midir yoksa bir adet seçim yatırımı mıdır anlamaya çalıştım.
Bir T.C. vatandaşı olarak belki de yıllardır özlemini çektiğimiz bir tabloyu yapay olma ihtimali olsa bile o anda görmek beni heyecanlandırdı. Çünkü gerçekten tüm yüreğimle inanasım geliyordu anlatılanlara…
İkilemde kaldım, son günlerde bu gelişmeleri takip eden herkes gibi…
Bir tarafta “Baykal bunu her zaman yapıyor, seçim yaklaştı ya Baykal yine değişti” diyenler, diğer tarafta ise her zaman her yerde En büyük Baykal diyenler…
Malum, CHP ve türbanı yan yana koyunca yıllardır gündemimizde olan ve böyle giderse torunlarımızın da gündeminde olacağını düşündüğüm bir meseledir bu konu.
O yüzdendir zaten insanların bu kadar çelişki yaşaması. İnanayım mı, inanmayayım mı demelerinin altında da bu çelişki yatıyor. Birde şöyle bir durum var kimileri var ki Baykal melek olsa inanmaz, kimileri de hemen çok yaşa padişahım muhabbeti yapar. Konunun içeriği, ne olduğu, nasıl olduğu son meseledir onlar için.
Birinci grupta yer alan hani “Baykal melek olsa bile inanmam” diyenlerin durumu şu fıkradaki gibidir.
Siyasetçinin birinin medyayla arası bozuktur.
Danışmanlarına:
Ne yapalım da aramızı düzeltelim” dediğinde
Danışmanları ona:
Öyle bir şey yapmalısınız ki size karşı olanlar dahi pes artık deyip sizi tebrik etsinler.
Neyse bu sayın siyasi düşünür, taşınır ve denizin üzerinde yürümeye karar verir.
Bir gün gelir düşündüğünü de yapar. İstanbul boğazını deniz üzerinden yürüyerek geçer.
Ertesi gün adı geçen medyada manşet şudur:
…İSİMLİ SİYASİ YÜZME BİLMİYOR.
Sayın Baykala karşı gelenlerin tavrını özetleme açısından manidar bir fıkradır aslında.
İkinci grupta yer alan her şeyi kabul edip, hiçbir şeye karşı çıkmayan fanatik CHP’lilerin tavrı da ortada, koşulsuz, şartsız destek. Ali Şen başkan Fenerbahçe şampiyon modunda.
Bir yandan Baykalın fikri değişimlerinin gerçek olup olmadığını düşünürken, bir yandan da geçtiğimiz Şubat ayında CHP’nin üniversitelerde başörtüsüne serbestlik getiren 5735 sayılı ''Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un birinci ve ikinci maddelerinin iptali veya yok hükmünde olduklarına karar verilmesi ve dava sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulması'' istemiyle Anayasa Mahkemesine açtığı davayı ve sonrasında gelen özgürlük kısıtlamaları düşünüyorum, ve kafam iyice karışıyor. Düşünmek zorundaydım çünkü bunu yapan da aynı CHP ve aynı Baykaldı.
Ve soruyorum. Bunlardan hangisi doğru?
A şıkkı birinci tavır
B şıkkı ikinci tavır…
Gelinen bu noktada Sayın Baykal tarafını belli etmelidir. Bu bir masumiyet sınavıdır, ya da değildir. Dolayısıyla “A” veya “B” şıkkını işaretlemelidir. Çünkü doğru bir tanedir. Aksi takdirde sınava girmemiş sayılır ve sıfır alır. Ki, bir bile alsa sıfırdan iyidir.
Bizim cevabımıza gelince…
Cevabımız, çözümdür. Çözüm ise, ötekinin varlığını kabul etmek, ona saygı duymak, sözde değil özde özgürlüktür.
Sayın Baykala gelince…
Bu, kendisi ve partisi için çözüm adına anahtar olabilecek bir meseledir.
Vakit, duruş sergileme vaktidir. Kutuplaşmanın önüne geçme vaktidir.
Bu güzel ülke ve içinde yaşayan yetmiş milyon için…
Yeni bir başlangıç yapma vaktidir.
Yeter ki, önyargılarımızdan sıyrılalım. Yaftalamak bize kazandırmaz, kaybettirir. Bunu anlayalım ve tabuları, kalıpları, şablonları yıkarak birbirimizi anlamaya çalışalım. Ki, siyaseti, siyasî duruşları bitmiş, tükenmiş ideolojik körlüklerden, mahalle baskılarından, "bizimkiler-ötekiler" ayırımlarından kurtaralım.
Haydi, hemen şimdi…
Haydi, sahne zamanı…
İsmail KARA / Haber 7
ikara-01@hotmail.com
Toplam 4870 kez okundu.
anlayana!!!
yazdıklarınız Türkiye'nin gerçeğini yansıtan hazin bir tablo.Bir yandan seçimler yaklasırken milletin kıyafeti üzerinden oyunu artırmaya çalışanlar, bir yandan da insaniyetini yitirmemiş düşünceler...İnsana acaba mı dedittiriyor.Ama şu da bir gerçek ki siyasetin değişmeyen özü Huylu huyundan vazgezmez de yatıyor bence ama ANLAYANA....
mubadele
chp kabul ettigi carsaflilara karsi apye mini etekli gonderse herkes kaynasmis olur mutlu bir dunyaya kapi acilmis olur..saka bi yana denizcigim daha oncede ertugrul gazi acilimi yaptiydi sonra tekrar dondu arada bi esiyo poyraz..chp nin samimiyetlerine inanmiyorum ben cumhuriyet yuruyusleri duzenleyipte taksimde carsaf yakanlar bugun oy icin carsaf acilimi yapiyolar..yesinler..
kurtlar vadisi pusu
sayınn deniz baykalın bu işte samimi olması için öncelikle o çarşaflı,türbanlı bayanlardan birini belediye başkanlığın veya milletvekilliğine aday göstermesi lazım eğer samimiyse ama bunun bir seçim yatırımı akp'nin oylarını almak gibi sinsice yapılmış bir oyun olduğunu ortada bu yapılan oyun o kadar etkileyici olmuş ki uğur dündar taraf(sız) olan kişi %90 müslüman olan ülkede bu gibi şeyleri yadırgamamak gerektiğini bu örtülerin altında pırlanta gibi bir beyin olduğunu söylüyor onlarda öyle;akp de gerici
Siyasetçi ile Devlet adamı farkı bu işte
Siyasetçi seçim zamanı herşeyi oy için kullanır. Devlet adamı da herzaman dediğim dedik der. şuan siyaset sahnesi siyasetçi lider dolu ama devlet adamı olan tek tük ... ancak olanın kötüsü olmaz hesabından islamcı laik olana--- kendine laik diyende inanana ve inancı gereği örtünene saygılı olması çok güzel gelişim açısından ve devlet adamı olma yolunda...
tebrik ederim
yazar arkadaşın yapmış olduğu yoruma ekleyecek birsey bulamıyorum gözlemi bence cok dogrudur arkadaşıma yazılarında başarılar dilerim






Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.