İbrahim Karagül
İşsizlik oranı yüzde 68. Yeşil kart kullananların oranı yüzde 64.1. Görücü usulüyle evlenme oranı yüzde 78.3. Kürtçe kursuna “katılmayı düşünmüyorum” diyenlerin oranı yüzde 77.8 iken, “meslek kursu” isteyenlerin oranı yüzde 75.8.
Alıntı Yazarlar

Emre AKÖZ
O iki poster yan yana gelsin mi?
Ergun BABAHAN
17 bin kurban adalet bekliyor
Fehmi KORU
Düşündükçe akla gelen
Derya SAZAK
Büyük resim
Ege CANSEN
Kapitalist Abdülhamit
Mehmet KAMIŞ
Demokrasi için daha cesur adımlara ihtiyaç var
Ayşe BÖHÜRLER
Cami cemaati
M. Nedim HAZAR
Büyük resim
Hüsnü MAHALLİ
İki örnek
Haber7 Yazarları

Ünal TANIK
Başbuğ tatmin olmadı, mücadele bu zemine kayacak
Mehmet ACET
Sahi Erdoğan niçin bu kadar rahat?
Prof. Nevzat TARHAN
Çarşı herşeye karşı ama MJ'ye değil
Prof. Osman ÖZSOY
78'lik dede kurtuldu gençler can verdi
Yaşar İLİKSİZ
İslamcıların kafasının basmadığı konu!
Mehmet Ali BULUT
Darbeciye atılan tokat askerin gözünü çıkarmasın!
Hüseyin YAYMAN
MGK toplantısını nasıl okumalıyız?
Ayhan KISKAÇ
Ak Parti kongreleri sıkıntılı
Resul KURT
İşsiz çalıştırana prim teşviki
Uzm. Psk. İlknur Yılmaz
Panik atak ve baş etme yolları
Fatih BAYHAN
Atatürk silah arkadaşlarını topladı ve …
Feride'nin Günlüğü
Aman içeri koyun dursun, çiçek dışarıda romantik bir darbe almasın
Recai YAHYAOĞLU
Asimetrik psikoloji
İhsan AKTAŞ
Önce Türk'ün mayasını bozdular
Uzaklardan Mektuplar

K. Emre ULUCAN
Hayatta ilk defa 'Allah' demek
Polat HAN
‘Gülen’ Burda da Kıymetli(!)
Handan ÖZDUYGU
Şu bizim Arap düşmanlığımız!...
Tahir YAVUZ
Hint Okyanusuna düşen uçak ve bizi yakan ateş
Konuk Yazarlar
İHH İnsani Yardım Vakfı'nın hazırladığı “Kendi dilinden Doğu ve Güneydoğu Anadolu Yoksulluk ve Sosyal Durum Raporu” her ne kadar yerel seçimler öncesi siyasi partilerin Güneydoğu'daki gücünü tartışmak için bir veri olarak alınsa da, aslında çok daha derin bir ilgiyi hak ediyor.
Rapor; ekonomik, etnik, şiddet/terör demokrasi ve insan hakları, eğitim ve toplumsal açıdan detaylı bir çalışma ve dikkat çekici tespitler içeriyor. Ağırlıklı olarak güvenlik eksenli bakılan bölgenin önemli sorunlarını belirleyip sağlam önerilerde bulunulan çalışma Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ve Batı bölgelerindeki bazı illerde yapılmış. Dolayısıyla “bölge”de yaşayanlarla Batı'da yaşayanların verdiği cevaplar farklılık arzediyor. Sadece “bölge”de yaşanların verdiği cevaplardan dikkatimi çeken birkaç örmek vereyim:
İşsizlik oranı yüzde 68. Yeşil kart kullananların oranı yüzde 64.1. Görücü usulüyle evlenme oranı yüzde 78.3. Kürtçe kursuna “katılmayı düşünmüyorum” diyenlerin oranı yüzde 77.8 iken, “meslek kursu” isteyenlerin oranı yüzde 75.8.
Bölge halkının ezici çoğunluğu “bir şekilde” göçe maruz kalmış. Ama göç ettikleri bölgeden memnuniyet oranı yüzde 57.5 ve yeni yerlerinde uyumsuzluk çekmeyenlerin oranı da yüzde 80. Burada göç, devlet zoruna ya da ekonomik sebeplere bağlı olmanın yanında daha iyi bir yaşam sürme isteğine de önemli ölçüde bağlı görünüyor.
Bölge halkı bir sorunla karşılaştığında ilk başvurduğu merci polis ve bu oran yüzde 80.8. Kendini bir aşirete bağlı hissetmeyenlerin oranı yüzde 88.9. Yüzde 96.7'sinin İran, Suriye ve Irak'taki Kürtlerle akrabalık ilişkisi yok.
Töre cinayetlerinden kadınların sorunlarına, eğitimden bölgenin kalkınmasına kadar farklı alanlarda yerinde tespitleri içeren raporda; bölgenin en önemli sorunu sanıldığı gibi etnik milliyetçilik ya da güvenlik değil, yüzde 55'lik bir oranla işsizlik. Buna bağlı olarak da yoksulluk söz konusu. Yani rapordaki; “en sevdiğiniz lider” seçeneğinin dışındaki maddeler dikkatle analiz edilmeli.
Çalışmada çok önemli çözüm önerileri sunuluyor. Yerel seçimler öncesinde ve Kürt meselesinde yeni açılımların arefesinde bu önerilerin oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Şöyle:
Ekonomik Boyut: Sorun birinci derecede ekonomiktir. Köklü ve kalıcı çözümler bulunmalı, sınır ticareti güçlendirilmeli. Mikro kalkınma modelleri uygulanmalı. Batı bölgeleriyle sivil yardımlaşma köprüleri güçlendirilmeli. Sorunu derinleştirmek isteyen örgütler tasfiye edilmeli. Bölgeye öncülük edecek kanaat önderleri büyük oranda Batı'ya göçmüş, bunu nüfus hareketi izlemiştir. İnsan göçü, beyin göçü, sermaye göçü ile kırsal bölge insansızlaştırılmış. Sorunların en önemli sebeplerinden biri budur. Parçalanmış aileler birleştirilmeli. Tarım ve hayvancılık geliştirilmeli. Kapsamlı bir geri düşüp programı uygulanmalı. Yardımlar bölge halkını tembelliğe itmektedir. Çalışmadan geçinen bir sınıf oluştuğundan yardımlarda dikkatli davranılmalı. Yoksulluk geçici bireysel yardımlarla değil istihdamla giderilmeli.
Etnik boyut ve terör: Bölgenin sorunlarında ikinci sırada “Kürt sorunu”, üçüncü sırada terör sorunu geliyor. Kürt kimliğinin tanınması her alana yansımalı. Yerel dil ile yayınlar teşvik edilmeli. Özel kanallara izin verilmeli. Etnik kimlik fırsat eşitsizliğine yel açmamalı. Yerel ve tarihsel isimler iade edilmeli. Fiilen kan dökmemiş ve daha çıkmamış herkes af kapsamına alınmalı. Birleştirici unsurlar güçlendirilmeli.
Demokrasi ve İnsan Hakları: Dördüncü sırada yer alan demokrasi ve insan haklarının geliştirilmesi için; devletin, Kürtleri sorun olarak algılama önyargısı yok edilmeli. Katı merkeziyetçilik yumuşatılmalı, merkezi otoriteyi zedelemeden yerinden yönetime geçilmeli. Etnik ve bölgesel ayırımlara son verilmeli. PKK varlığı nedeniyle bölge güvenlik politikalarına mahkum edilmemeli. Devletten beklentinin yüksek olması aynı zamanda umudunu artırmaktadır. Siyasi partiler temsil biçimlerini değiştirmeli, bünyelerini ağalardan, aşiretlerden ve türedi zenginlerden arındırmalı.
Toplumsal Boyut: Türkiye'de toplum kesimleri arasında etnik kimlik kaynaklı bir sorun yoktur. Sorun; şiddet ortamında bunun varmış gibi gösterilmesidir. Türk ve Kürt halkı arasında kalıcı husumetlere yol açacak davranışlardan kaçınılmalı, kışkırtıcı yayınlara karşı sivil baskı uygulanmalı.
Bölgede bir türedi zenginler tabakası oluşmuştur. Bunun halk üzerinde yıpratıcı bir etkisi vardır. Bu yüzden yardım ve destek doğrudan halka ulaşacak şekilde planlanmalı.
İster Kürt sorunu diyelim, ister Güneydoğu sorunu diyelim, ister etnik sorun olsun isterse yoksulluk sorunu. Artık somut projeler üzerinde çalışılmalı. Yıllar süren entelektüel gevezeliklerle bugüne kadar ciddi hiçbir adım atılamadı. Siyasi, kültürel, güvenlik ve ekonomik alanlarda gerekirse acı verici kararlar alınmalı.
IHH'nın çalışması, hep güvenlik/etnik eksenli gördüğümüz bölge ile ilgili bize sağlam gerçekler ve öneriler sunuyor. Bu tür çalışmalar daha da artırılmalı, ama bir yandan da somut projeler hayata geçirilmeli.
İbrahim Karagül - YeniŞafak
Toplam 6965 kez okundu.
...devamla
Eğitim hakkı var mı? Var. Yani Tıp fak. kazansan sana kimse kürtsün giremezsin diyor mu? (Ama başıörtülülere diyor) Otobüse binsen, bir Türk geldiğinde (zencilere bunlar yapıldı) yer vereceksin deniyor mu? Kamu hizmetinden yararlanmana bir engel var mı? Ticaret yapmak istersen, teşebbüs hürriyeti var mı? var. Ee bu haklar olduktan sonra bana Türk deseler ne olur, Kürt deseler ne olur? Irkçılık en büyük fitnedir.İnsanı insan yapan, ırkı değil; sahip olduğu değerlerdir. Gerisi boş....
Nimetullah Bey, polise resmen çocukların eline taş vererek,
kimlerin zulüm yaptığını herkes tv'lerden izliyor. Bu kadarına da pes. Tamam geçmişte sıkıntı yaşanmış olabilir. Ama bugün için polisin zulum yaptığını söylemek pek inandırıcı değil. Kürt sorunu vardır. Ama ayrımcılık yapıldığna ben inanmıyorum. Doğu'da sıkıntı varda, iç anadoluda herkesin bir eli balda bir eli yağda m? Bingöl'ün Genç ilçesinden (yıl 1999) Niğde'ye tayini çıkan arkadaşım; tayinimin çıktığı yer buradan kötü diye tayinini durdurdu.
Nimetullah beye..
Sayın kardeşim ,bir kere ben batıdan değilim.Vatandaşa yapılan hertürlü zulmüde kınıyorum.Sözüm doğrudan yada dolaylı terörü destekleyenlerdir.Şu bu ırka değildir.Meslelere keşke birçokları at gözlüğüylede olsa bakabilse,Hainlerin, ırkcıların, komistlerin ve teröristlerin gözleriyle bakmasa.Müslümanlığa gelince dini bilgim yetersiz olduğundan "kendine müslüman" nasıl olunur bilmem.Sizin bilginiz fazla olabilir.Memleketi doğu batı diye bölmek kime fayda sağlar.Zulüm doğudada batıdada zulümdür.
Aras Kapak Bey'e
Aras Bey, kimse sorunun "sadece" ekonomik olduğunu iddia etmiyor. Gereksiz alınganlık yapıyorsunuz. "Biz onurlu bir milletiz" lafı da bana göre gereksiz. Böyle cümlelerin ne maddi ne manevi kimseye faydası yok. Gerçekleri görmek gerekli. Doğunun kalkınmamışlığı su götürmez bir gerçek. Ve bu konuda kimse de Kürtler'i suçlayamaz.
biraz saygı
sizler,bizleri yani kürtlerin derdi sadece para yanı aş iş söylemekle ne kadar küçümsediğinizin farkındamısınız.tv lerde acık oturumlarda bunları sık sık duyuyoruz.ve inanılmaz derece rahatsız oluyoruz.bizler onurlu bir miletiz.çöp bidonlarında cöp toplarız fakat yinede kimseye eyvallah demeyiz.sadece rabbimize can burcumuz var başkada kimseden bişey istediğimiz yok.sorun aş iş para sorunu değil. sorun onur sorunu,kimlık sorunu,demokrası sorunudur.bilmem sizler ne zman Allah hakı ıçin doğruyu söyleyeceksını
lütfenn
haydar bey devletn polisi o vatandaşa zulüm etmesse keşke batıdan göründüğü gibi olsa herşey bide İHH diyorsun bu araştırması hoşuna gitmedi demi hakkı söylediği için demi sadece kendinize müslüman olmayın at gözlüğünn modası geçmiş habern yok çabuk çıkar
İHH:::
Devletin polisini,askerini vurursan ,okuluna ,öğretmenine baskı yaparsan , yatırımlara engel olursan "Orada devletin hangi yüzünü görürsün".Eşkiya ve yerel yönetimler iç içe olan bir yerde "merkezi otoriteyi zedelemeden yerinden yönetime geçilmeli" derken bunun nasıl olacağıda açıklanmalı,yuvarlak laflar İHH'ya yakışmıyor.İHH'nın çok güzel ve başarılı çalışmalarını'da biliyorum.Eşkıya ile aynı düşüncede değilsiniz ve öyle kalın lütfen.
NE KADAR SAMİMİSİNİZ.
Ben artık samimiyetinize inanmıyorum. Bir şeyin varlığını yok saymak nedir bilir misiniz.80 yıldır yok sayıldı peki yok odlumu? Hayır, yok olamadı aksine yok olan sadece ve sadece garibanların çocukları oldu, yok olan sadece insanların arasındaki sevgi oldu, Ha Allah'ı inkâr etmişsiniz, ha var olan bir sorunu inkâr etmişsin, ha bir milletti inkâr etmişsin ne değişir ki, Lütfen yapıcı olun, Lütfen; Ya olduğunuz gibi görünün Ya göründüğünüz gibi olun…
ihh yalnız
ihh balkanlarda bilhassa arnavutluktaki misyonerliğe karşı tek başına mücadele vermeye çalışıyor. ABD'nin ve AB ülkelerinin arnavutluktaki misyoner sivil toplum kuruluışlarına yıllık 320 milyon dolarlık bir katkısı var. devlet de sessiz. E hadi arnavutluk devleti sessiz ya bizler? Tiran'ın her gün şekli değiştirilmeye çalışılıyor. 18 senedir merkeze bir camii yapımına izin veriklmezken tam göbeğe devasa ortodoks katedrali inşaa ediliyor ve arnavutlar Türkiye'den ses bekliyor ama tek ses İHH. yapayalnızlar!!






Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.