Şu Mutsuz Türkler!

Şu Mutsuz Türkler!

24 Kasım 2008 16:11 - 10 Yorum - 5,578 Okunma

Takvim gazetesinin haberine göre, Avrupa Birliği’nin araştırma kurumu olan Eurofound’un AB üyesi ve aday ülkelerde yaptığı araştırmada, “en depresyonda ve ruh hali bozuk” halk biz çıkmışız.



Takvim gazetesinin haberine göre, Avrupa Birliği’nin araştırma kurumu olan Eurofound’un AB üyesi ve aday ülkelerde yaptığı araştırmada, “en depresyonda ve ruh hali bozuk” halk biz çıkmışız. Yine aynı araştırmada, en mutsuz ülkeler arasındaymışız...

Bu haberi okuyunca çoğumuz, “evet, aynen öyle, geçen gün yolda yürürken adamın biri...” diye başlayan bir cümle kurup, arkasından “halbuki Avrupa’da...” diye devam eden modernist bir tepki ortaya koyacağız muhtemelen.

Hiç kimse kendinin ruh halinin bozuk olduğunu itiraf edecek değil ya! Ortada kötü bir durum varsa, bu bizim dışımızdadır ve sorumlusu başkalarıdır!

Ruh halimizin bozuk olduğunu kabul etmemekle birlikte, mutsuz olduğumuz konusuna kendimiz açısından pek itiraz etmeyiz.

Mesela yine klasik olacak ya, şöyle bir mazeretimiz vardır: Görmüyor musun kardeşim, bu ortamda nasıl mutlu olacaksınız? İşsizlik, terör, kriz... Ne kadar kötü şey varsa almış başını gidiyor. İnsanlık diye bir şey kalmamış, şiddet her yerde. Hırsızlık, kapkaç...

Ya da olaylara siyasi bir gözlükle bakıyorsak; iktidar Türkiye’nin altını oyuyor. Kriz gümbür gümbür geliyor, hükümet tedbir almıyor, emeklileri korumuyor, işçileri görmezden geliyor... gibi mutlu olmama nedenleri sıralarız.

Mazeret çok... Yeter ki sen mutlu olmak isteme...

Zaten mutlu olmayı sevmeyen bir milletiz. “Mutluluk kapımı çalmadı gitti” diye başlayan şarkılar bizi daha bir “mutlu” eder. Yani mutlu olmamaktan “mutlu” olan bir yönümüz var. Her şey yolunda ise belki mutlu olabiliriz ama bu bizi sıkar.

Bir de kendi mutluluğumuzu feda ederek başkalarının mutlu olmasını dileriz. “Sen mutlu ol yeter” diyerek kendi mutsuzluğumuzu, ama birilerinin mutluluğunu tercih ederiz. Bu da başka milletlerde olmayan biz özellik!

Peki biraz otokritik yapmaya ne dersiniz?

Kendimizi kötü hissetmemize sebep olan sorunlarda bizim hiç sorumluluğumuz yok mu? Sorumluluk taşıdığımız tüm işleri hakkıyla yerine getirdik mi? Kendimize, ailemize, çevremize, işimize, ülkemize, insanlığa karşı yapmamız gereken her şeyi yaptık mı?

Ayrıca sorunları çözmek için bize düşen gereken gayreti gösterdik mi?

Bunları yapmadan “mutsuzum, işsizim, huzursuzum” demek, kahvehanede okey masasında vatan kurtarmaya benzer.

Bizce “vatanını en çok seven işini en iyi yapandır”. Bunu farklı biçimde ifade edelim: Vatanını en çok seven sorumluluklarını hakkıyla yerine getirendir.

Mutlu olmanın yolu, başkalarının düzelmesini beklemekten geçmez. Başkalarının sebep olduğu olumsuzluklardan çok, bizi mutsuz yapan, kendi sorumluluklarımızı yerine getirmeyişimizidir.

Gelin mutlu olalım! Bunun için olumsuzlukları olumluya çevirmek, sorumluluklarımızı yerine getirmek için her zamankinden daha fazla  gayret sarfedelim. Her geçen gün, kendimizi geliştirmek, daha iyi bir insan yapmak için bir şeyler yapalım.

İşte o zaman mutsuzluk bahanesi dağ gibi sorunlar erimeye başlayacak. Yapabileceklerimizi yaptığımız için ayrıca kendimizi mutlu hissedeceğiz.

Araştırmacıların sorduğu “Son iki haftada 'Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?', 'Ne kadar gülümseyebildiniz?'" gibi sorulara “her zaman” cevabı vermenin yolu kendimizden geçiyor...

Sözün özü: Mutluluk insanın kendi içindedir.


Serhat ATABEY / Haber 7
serhatatabey@yahoo.com
  • ETİKETLER

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 130 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 70 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 77 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 59 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 44 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • TÜM YORUMLARI OKUMAK İÇİN LÜTFEN TIKLAYIN!

KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER

  • IMKB100: 55.755 %0.04
  • ALTIN: 93.012 %0.88
  • DOLAR: 1.8465 %-0.49
  • EURO: 2.3225 %-0.54
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
3:38 5:32 13:08 17:04 20:32 22:15

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim