Bakü’de G.Saray- F.Bahçe heyecanı
İstanbulluların içini rahatlatacak açıklama!
TTNET, yalın internet
Bedelli askerlik yasasında değişiklik
Fenerbahçe'nin muhtemel rakipleri 26 Aralık 2008 12:33 - 8 Yorum - 5,938 Okunma
Türkiye’de “mahalle baskısı” ile ilgili bilimsel (!) bir araştırmanın yankıları devam ediyor. Prof. Binnaz Toprak’ın da içinde bulunduğu bir ekip,..
Türkiye’de “mahalle baskısı” ile ilgili bilimsel (!) bir araştırmanın yankıları devam ediyor. Prof. Binnaz Toprak’ın da içinde bulunduğu bir ekip, “Türkiye'de Farklı Olmak-Din ve Muhafazakârlık Ekseninde Ötekileştirilenler” adlı bir araştırma yapmışlar. Araştırmadan çıkan sonuç: Muhafazakar kesimler laik kesimleri ötekileştiriyormuş
!
Meselâ nasıl oluyormuş bu?
Ramazan’da lokantalar kapanıyormuş, alenen yemek yemek zorlaşıyormuş, içki içilemiyormuş
Bunu uzatabilirsiniz
Araştırmayı CHP il örgütleri, ADD ile Eğitim-Sen, Eğitim-İş gibi sendikal örgütlenmeler örneklem seçilmiş. Bu tür bir örneklemden başka hangi tür bir sonuç beklersiniz ki?
Araştırmanın yöntem sorunlarını bahane ederek, sonuçlarını tamamen reddedemeyiz. Şöyle ki, bir yere kim hâkimse, genel olarak orası, o hâkim güçlerin anlayışına göre dizayn edilecektir. Bu çok normal bir durumdur. Bir kurumda eğer çoğunluk oruç tutarsa, sahurda yemek yeme imkanı olacaktır, gibi
Normal olmayan ise, çoğunluğun azınlığın ihtiyaçlarını gözetmemesidir. Buna katılıyoruz. Ancak azınlığın da, çoğunluğu rencide edecek davranışlar sergilemesi anormal değil mi?
Şimdi muhafazakâr yerleşim yerlerinde, içki içme, kılık kıyafeti farklı şekilde dolaşma, Ramazanda alenen yeme-içme gibi davranışların baskı altında olduğunu söyleyenlerin haklılık payları var ama olaya bir de tersinden baksak, daha adil bir değerlendirme yapmış oluruz. Bunu açalım biraz:
Tamamen çağdaş (!), laik bir kesimin yaşadığı bir yerleşim yerinde muhafazakâr birisinin kendine has kılık ve kıyafetiyle dolaşmasına ne kadar hoşgörülü bakarsınız? Bunun ipuçlarını CHP’ye katılan başı kapalı kadınlara, bir kısım partilinin gösterdiği tepkilerden alabiliriz.
Yine CHP’li, ADD’li, Eğitim-Sen’li, Eğitim-İş’li (araştırmanın örneklem seçtiği kesimler) kişilerin oluşturduğu bir grup içerisinde muhafazakâr davranmak (oruç tutmak, namaz kılmak, içki içmemek, kadınsanız kılığınız ve kıyafetiniz vb.) ne kadar “mahalle baskısı”ndan uzak olur?
Biraz daha kendi mahallenizi irdelemeye ne dersiniz? Mesela araştırmacılar şu soruları sorarak bunu öğrenebilirlerdi:
- Başı kapalı bir bayan ile komşu olmak ister misiniz?
Ayrıca “mahalle baskısı”nın ikinci baskı tartışmaları ile paralel, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün bilmeyerek başlattığı bir “baskı unsuru” daha ortaya çıktı. Gerçi herkes biliyordu da, iyice kanıtlanmış oldu. Onu da “şarap baskısı” olarak adlandırabiliriz.
Kokteylerde, toplantılarda kimin içki, kimin kola ya da meyve suyu içtiğinin yan gözlerle incelendiği bir baskıdan haberiniz var mı? Kimin alkollü, kimin alkolsüz içki içtiğinin, devletin en üst noktalarında bile önemli olduğunu, bizim ülkemizde görüyoruz. Şarap içmeyenlerin nasıl baskı altında olduğuna dair örnekleri sık sık duymuyor muyuz?
Binnaz Toprak saygın bir sosyolog. Kendisi de bu araştırmanın bir tarafı ele aldığını (yani laik kesimlerin ne tür baskılar altında olduklarını) ifade ediyor. Araştırmanın tüm Türkiye tablosunu yansıtması için kendisine bir önerim var. O da, olayı bir de diğer taraftan okumak
Bunun için başı kapalı kızlarımızı örnekleme alıp, derinlemesine bir analiz yapabilir. Bunu bir ara Nilüfer Göle yapmıştı, “mahalle baskısı” kavramı çerçevesinde yeniden inceleyebilirsiniz. Bunların kimlerden, nasıl baskılar gördüğü irdelenebilir.
Yine askeriyeden emekli olmuş ancak muhafazakâr bir yaşam tarzına sahip kişileri örnekleme alarak bu mahalle baskısı kavramının ne demek olduğunu öğrenebilirsiniz. Prof. Nevzat Tarhan’ın yazdıklarını bu bağlamda okumanız size hayli ipucu verecektir.
Topluma dair bir laf ederken, tüm tabloyu birlikte düşünmek gerekir. Aksi halde siz sadece içki içen bir gruba “içki içerken ne tür zorluklarla karşılaştınız?” diye bir soru yöneltirseniz, size yığınla zorluk söyleyecektir. Bir de alkollü içki almayanlara sormak gerek, siz alkol kullanmadığınız için hiç kendinizi baskı altında hissettiniz mi diye?
Mahalle baskısı kavramı, sosyolojik bir gerçektir. Ancak herkes kendi mahallesinin ne kadar ötekilere tahammül ettiğini hesaba katarak olaya bakmalıdır. Ve bu bakış açısı belki “mahalle hoşgörüsü” gibi bir kavramı ortaya çıkarabilecektir.
Sözün özü: Kimden baskı gördüğümüzü biliyoruz da, kimler için bir baskı unsuru olduğumuzu hiç düşündük mü?
serhatatabey@yahoo.com
ETİKETLER
Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 131 kişi beğendi.
Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..
+ Bu Yorumu Beğen09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 71 kişi beğendi.
yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.
+ Bu Yorumu BeğenNeden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 78 kişi beğendi.
Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi
+ Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 61 kişi beğendi.
+ Bu Yorumu Beğen31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 44 kişi beğendi.
+ Bu Yorumu Beğen
GAZETE MANŞETLERİ
| İmsak | Güneş | Öğle | İkindi | Akşam | Yatsı |
| 3:38 | 5:32 | 13:08 | 17:04 | 20:32 | 22:15 |
Mehmet Acet Adalet Bakanı hangi büyük hedefin peşinde
Prof. İbrahim S. Canbolat Dünyevî dindarlık, biçimsel akademisyenlik
Ekrem Kızıltaş İyi de cenaze namazını kim kılacak?
Prof. B.Gültekin Çetiner Memura zam en az 10+7
Yaşar İliksiz Cennet Çamuru yoğuran kent:
Serdem Coşkun Sen misin benim yeni neslim?
Feride'nin günlüğü Rabbim kıllık değil kulluk yapmayı nasip etsin!
Aynur Ayaz Önce eline, sonra diline hakim ol!
Ayşegül Yıldırım Kara Umre Notları -10 / Hz. Hacer olmak
Seçkin Çakır Kaka Geliyor