Eurovision'da yarı final heyecanı başladı
Bakü’de G.Saray- F.Bahçe heyecanı
TTNET, yalın internet
İstanbulluların içini rahatlatacak açıklama!
Ve sahne sırası Can'da... İlk günden 1'inci! 01 Şubat 2009 19:45 - 2 Yorum - 5,212 Okunma
Yıl 1996 Ekim ayı. Yer Kaddafi’nin çadırı. Başbakan Erbakan ile Libya Lideri arasında geçen, daha doğrusu Libya Lideri’nin ağzından dökülen, Türk Milleti’ne öğütler(!) veren sözler
O tarihte; kimi; “Başbakan Erbakan’ın devlet adamlığı tecrübesinden kaynaklanan nedenlerden dolayı aynı şekilde karşılık vermediğini” söyleyerek, Sayın Erbakan’ı savunmuş, büyük bir kesim de, Sayın Erbakan’a ağza alınmayacak laflar ederek, “Türk Milleti’nin başını öne eğdirttiğini, bir “çadır bedevisi”nin sözleri karşısında milleti temsil eden bir başbakanın derhal Libya’yı terk etmesi gerektiğini ama onun, geziye devam ettiğini” belirten sözler sarf etmişlerdi.
O günkü gazetelerde;
Millet bunun hesabını sorar (Hürriyet)
Bu ne pişkinlik (Hürriyet)
Dış politika iflas etti (Cumhuriyet)
Hükümete istifa baskısı (Cumhuriyet)
Kaddafi’den saygısızlık (Cumhuriyet)
Hoca istifa etsin (Mesut Yılmaz)
Kaddafi Erbakan’ı çok fena harcadı (M.Ali Bırand)
Kadayıf’ın 100’ü kızardı (Milliyet)
Elçiyi çağırdık(Milliyet)
Libya Faciası(Milliyet)
Bu ayıbı meclis temizlesin (Sabah)
Çıplak bir bedevi, ülkesinde konuk olarak bulunan Başbakan Erbakan ve Türk Heyeti önünde Türkiye’ye hakaret yağdırdı(Sabah),
şeklinde manşetlere ve köşe yazılarına şahit olunmuştu.
Hürriyet Gazetesi Baş Yazarı Sayın Oktay Ekşi, 2003 yılında; Devlet Bakanı Sayın Kürşat Tüzmen’in Irak’ta yaşadığı bir olay sonrasında 14 Ocak 2003’te yazdığı bir yazıda;
“Doğrusu bizde de yönetim zaafı var. Ne yazık ki devletimizin kurulu mekanizmaları bunları gizleyemiyor. Ve Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in Bağdat'ta başına gelen gibi nahoş olaylar önlenemiyor.
Tıpkı bir tarihte Necmettin Erbakan'ın başına Libya'da gelen olay gibi.
İkisinde de sadece devletimizi değil, ulusumuzu da rencide eden sahneler yaşandı.
İşin kötüsü, ya ulusal hafızamız zayıf olduğu için yahut gücümüz yetmediği için bunları sineye çekiyoruz. Ve her sineye çekişimizle de bir yeni nahoş olay için başkalarına cesaret veriyoruz.
Ve koskoca Türk ulusunu, Türkiye Devleti'ni temsil eden bakan oracıkta şaşkın kalıveriyor.
Neden bir Amerikalı bakana, İngiliz yahut bir Fransız bakana veya İsrailli yahut Yunanlı bakana bunlar yapılmıyor da böyle nahoş olaylar hep bizimkilerin başına geliyor?
Necmettin Erbakan aklına estiği için Libya'ya gidip Kaddafi'den azar işitmişti. Üstelik Türkiye'de bülbül gibi konuşan Erbakan'ın orada ağzından nerdeyse tek kelimelik yanıt çıkmamıştı” diyerek esip gürlüyordu.
Şimdi soru şu: Sayın Erbakan’ın Libya gezisinde yaşadığı olay karşısında takındığı, ya da takınmadığı tavır mı yanlıştır, yoksa Davos’ta Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Başbakan’ı sıfatıyla bu tavrı sergileyen Sayın Başbakanımızın tavrı mı yanlıştır? İki olaydaki tavırlar tamamen zıt tavırlardır ama sizin her iki olaya verdiğiniz tepki de aynı doğrultudadır. Aslında sizin tavrınızda bir çelişki yok mudur?
Sayın Erbakan’ın tavrına; “Türkiye’de bülbül kesiliyor, yurt dışında ağzından bir tek kelime çıkmıyor” diyerek sert tepki gösterip, Sayın Başbakan’ın tavrından dolayı ise; “Davos’ta Skandal” başlığı atıp, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı için, “pazarlamacı başbakan”, “kaba başbakan” nitelemeleri yaparken, İsrail Cumhurbaşkanı içinse; “olgun devlet adamı” diyerek safını belli edenlere inanacak kadar aptal bir insan topluluğu mu vardır karşınızda?
Büyük Türk Milleti!
Anlaşılıyor ki, bunların derdi üzüm yemek değil. Sayın Başbakanımız, bunların 15 gün önce söylediklerini, ya da yazdıklarının aynısının fotokopisini çekip sonra da çıksa kürsüden kelimesi kelimesine, harfi harfine okusa inanın ona da karşı çıkarlar. Çünkü bunlar artık iktidarın söylediklerine, icraatlarına bakmıyorlar. Bunlar icraatların kimin elinden, sözlerin kimin ağzından çıktığına bakıyorlar. Bunlar böyle bir yol izliyorlar ama millet bunların ne yaptıklarının, ne söylediklerinin de elbette farkındadır.
Davos Olayı’ndan sonra yapılan bütün anketler, % 90 gibi bir oranın üzerinde, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının haklı bir tavır ortaya koyduğunu gösterirken, CHP hariç bütün partilerin liderleri bu tavrı desteklerlerken, bazıları hala neyin peşindeler anlaşılması mümkün değildir.
Sürekli olarak “teslimiyetçilikle”, “dik durmamakla” suçlanan Sayın Başbakan, bu hareketiyle onların istediği tavrı sergilemiş olmuyor mu? Şimdi ne oldu da, “pazarlamacı başbakan”, “kabadayı başbakan” oluverdi?
Bir de bu hareketin; “iç politikaya, yerel seçimlere yönelik hareketler” olduğunu söyleyenler var ki, asıl şaşılması gereken sözler de bu sözlerdir. Sayın Başbakan; “ben böyle hareket edersem, önümüzde de yerel seçimler var, bunlar benim bu hareketimi yerel seçimlere yönelik hareketler olarak görürler. Neme lazım, sesimi çıkartmayayım” deyip, 71 milyon 500 bin nüfusa sahip bir ülkenin başbakanının; kolundan, omzundan çekiştirenleri; parmaklarını uzatıp; “gözlerini oyarım senin” dercesine yapılan hareketleri sineye çekseydi, sonra da ellerini sıkıp, bir de kucaklayıp Türkiye’ye dönseydi ne yazacaktınız?” bunları da yazın köşelerinizde.
Tayyar YILDIRIM / Haber 7
tyildirim62@hotmail.com
ETİKETLER
Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 131 kişi beğendi.
Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..
+ Bu Yorumu Beğen09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 71 kişi beğendi.
yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.
+ Bu Yorumu BeğenNeden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 78 kişi beğendi.
Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi
+ Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 61 kişi beğendi.
+ Bu Yorumu Beğen31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 44 kişi beğendi.
+ Bu Yorumu Beğen
GAZETE MANŞETLERİ
| İmsak | Güneş | Öğle | İkindi | Akşam | Yatsı |
| 3:38 | 5:32 | 13:08 | 17:04 | 20:32 | 22:15 |
Mehmet Acet Adalet Bakanı hangi büyük hedefin peşinde
Prof. İbrahim S. Canbolat Dünyevî dindarlık, biçimsel akademisyenlik
Ekrem Kızıltaş İyi de cenaze namazını kim kılacak?
Prof. B.Gültekin Çetiner Memura zam en az 10+7
Yaşar İliksiz Cennet Çamuru yoğuran kent:
Serdem Coşkun Sen misin benim yeni neslim?
Feride'nin günlüğü Rabbim kıllık değil kulluk yapmayı nasip etsin!
Aynur Ayaz Önce eline, sonra diline hakim ol!
Ayşegül Yıldırım Kara Umre Notları -10 / Hz. Hacer olmak
Seçkin Çakır Kaka Geliyor