2°C
Org. İlker Başbuğ'dan sert 'belge' resti
Org. Başbuğ, Türkiye'nin kilitlendiği 'belge' ile ilgili basına konuştu. Başbuğ, 'belge'yi bir kağıt parçası' olarak tanımladı, "TSK üzerinden elinizi çekiniz" dedi. Baykal'ın isitfa imasını kâle bile almadı:
Haberi Kaydet Arkadaşına GönderGenelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın “İrticayla Mücadele Eylem Planı” belgesinin karargâhta hazırlanmış resmi bir evrak olmadığını saptaması ve adli soruşturmayı tamamlamasının ardından bugün saat 11.00'de bir basın toplantısı düzenledi. Daha önce “Belge sahte çıkarsa ne yapacağımızı bütün Türkiye görecek” ifadesini kullanan Başbuğ’un, tartışmalar konusunda, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tepkisini ortaya koydu.
-''TÜRKİYE NEREDEYSE İKİ HAFTADIR GENELKURMAY ASKERİ SAVCILIĞININ ELİNDE BULUNAN, BİR KAĞIT PARÇASI ETRAFINDA GEREĞİNDEN FAZLA ENERJİSİNİ TÜKETMİŞTİR, HARCAMIŞTIR''
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ''TSK'nın komutanı olarak açıkça söylüyorum ki artık TSK üzerinden elinizi çekiniz, TSK üzerinden kendinizi siyasi tanımlama düşüncesinden ve gayretlerinden vazgeçiniz. TSK'ya karşı medya üzerinden, asimetrik bir psikolojik harekat yürütmeye son verin'' dedi.
Orgeneral Başbuğ, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'nda, kuvvet komutanları ve Genelkurmay Karargahında görevli J başkanlarının da katılımıyla basın toplantısı düzenledi.
Bölgedeki son gelişmelerin yanı sıra, Irak, Afganistan ve Pakistan'da ciddi olaylar yaşandığını, Kıbrıs görüşmelerinin de bir taraftan sürdüğünü anlatan Orgeneral Başbuğ, şunları söyledi:
''Bütün bunlar devam ederken Türkiye neredeyse iki haftadır Genelkurmay Askeri Savcılığının elinde bulunan, topladığı ve talep ettiği bütün bilgiler çerçevesinde yürüttüğü hazırlık soruşturması neticesinde ulaşmış olduğu kararla ortaya çıkan bir kağıt parçası etrafında gereğinden fazla enerjisini tüketmiştir, harcamıştır. Ayrıca yargı sürecine sabırla ve sükunetle bekleme basiretini de gösterememiştir. Her şeyden önce bunlardan dolayı gerçekten biz Türk Silahlı Kuvvetleri olarak üzgünüz.''
Bu kağıt parçasının kimler tarafından ne amaçla hazırlandığının ortaya çıkarılması görevinin ise devletin istihbarat organları ile ilgili yargı organlarına düştüğünü ifade ettiğini ve bunun gereğinin yerine getirilmesini istediğini belirten Orgeneral Başbuğ, ''Bugün biz bu kağıt parçasının birileri tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerini yıpratma ve karalama amacıyla hazırlandığını değerlendiriyoruz'' dedi.
Orgeneral Başbuğ, ''TSK'nın komutanı olarak açıkça söylüyorum ki artık TSK üzerinden elinizi çekiniz, TSK üzerinden kendinizi siyasi tanımlama düşüncesinden ve gayretlerinden vazgeçiniz. TSK'ya karşı medya üzerinden, asimetrik bir psikolojik harekat yürütmeye son verin. TSK, tarihsel misyonu, kurumsal kültürü ve devlet adamlığı ve tecrübesinin gereği olarak kendisine karşı asimetrik olarak medya üzerinden yürütülen psikolojik harekata her zaman ve özellikle kamuoyu önünde cevap vermekten kaçınmaktadır'' diye konuştu.
Orgeneral Başbuğ, ''Türk Silahlı Kuvvetlerinde, demokrasi ve hukuk devletleri ilkelerine aykırı düşüncenin içinde olan davranışlarda bulunan personel barınamaz. Bunu TSK'nın komutanı olarak ben açıkça ifade ediyorum. Böyle durumlar olursa Türk Silahlı Kuvvetleri, Genelkurmay Başkanlığı bu konuda gerekeni anında yerine getirir. Bu konu için başka yerlerden herhangi bir yerlerden işaret almasına gerek yoktur'' dedi.
''BU BELGENİN DOĞRU OLDUĞUNA İLİŞKİN YENİ DELİL, BİLGİ, EMARE ÇIKARSA ELBETTE BU SORUŞTURMA TEKRAR YENİDEN AÇILABİLİR''
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Taraf gazetesinde yayımlanan habere konu belgeyle ilgili ''Bu belgenin doğru olduğuna ilişkin yeni delil, bilgi, emare çıkarsa elbette bu soruşturma tekrar yeniden açılabilir'' dedi.
Orgeneral Başbuğ, belgeye ilişkin askeri mahkemelere, savcılara yöneltilen düşünce ve suçlamaların gerçek dışı ve maksatlı olduğunu belirtti.
Habere konu belgeyle ilgili gelişmelerin, 30 Haziran Salı günü yapılacak Milli Güvenlik Kurulu Toplantısı'nda gündeme getirileceğini belirten Orgeneral İlker Başbuğ, ''Biz hukuk devleti ilkelerine ve hukuka saygılıyız, bağlıyız. Bu konulara ilişkin görüş ve düşüncelerimizi yasal platformlarda getiririz'' diye konuştu.
Genelkurmay Askeri Savcılığının hukuk kuralları çerçevesinde yapması gereken her şeyi en ince noktasına kadar yaptığını, Genelkurmay Başkanlığı Karargahının da bu konuda üzerine düşeni yaptığını ifade eden Orgeneral Başbuğ, ''Belki de kamuoyunun bu konuya ilişkin sabırsızlıkla bizden bir cevap beklemesine ve aleyhimize bazı noktaları doğurmasına rağmen biz bunu hukuk için göğüsledik'' görüşünü bildirdi.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararının kesin olmadığını dile getiren Orgeneral Başbuğ, ''Biz hukuk devleti ilkelerine sadığız. Önemli olan bu belgenin doğru olduğuna ilişkin yeni delil, bilgi, emare çıkarsa elbette bu soruşturma tekrar açılabilir'' dedi.
Orgeneral Başbuğ, ''TSK olarak bizim her şeyimiz açıktır, hukuka saygılıyız, hiçbir şekilde hiçbir olayı örtbas yapma gibi ne niyetimiz vardır ne o şekilde bir hareketimiz vardır. Ancak bizim silahlı kuvvetler, Genelkurmay Başkanlığı olarak delil toplama üzerinde yetki ve sorumluluğumuz yoktur'' ifadesini dile getirdi.
''BUGÜN BİZ BU KAĞIT PARÇASININ BİRİLERİ TARAFINDAN TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİ YIPRATMA VE KARALAMA AMACIYLA HAZIRLANDIĞINI DEĞERLENDİRİYORUZ'
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Taraf gazetesinde yayımlanan habere konu olan belgeyle ilgili olarak, ''Bugün biz bu kağıt parçasının birileri tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) yıpratma ve karalama amacıyla hazırlandığını değerlendiriyoruz'' dedi.
Orgeneral Başbuğ, ''Türkiye'de etrafımızda ve dünyada cereyan etmekte olan gerçek olaylara bakarsak, ciddi bir çok sorunun bulunduğunu ve yaşandığını görürüz'' diyerek başladı.
Dünya ülkelerinin hemen hepsinin küresel ekonomik kriz ve bu krizin doğurduğu ekonomik ve sosyal sorunlarla boğuştuğunu ifade eden Orgeneral Başbuğ, Türkiye'nin bunun yanında terör ve bölücü terör örgütüyle mücadelesini devam ettirdiğini söyledi.
Başta İran'daki son gelişmelerin yanında, Irak, Afganistan ve Pakistan'da ciddi olaylar yaşandığını ifade eden Orgeneral Başbuğ, Kıbrıs görüşmeleri de bir taraftan sürdüğünü belirtti. Orgeneral Başbuğ, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Şimdi bütün bunlar yaşanırken, Türkiye, neredeyse 2 haftadır bugün itibarıyla tam 2 hafta; Genelkurmay Askeri Savcılığının elinde bulunan, topladığı ve talep ettiği tüm bilgiler çerçevesinde yürüttüğü hazırlık soruşturması neticesinde ulaşmış olduğu kararla ortaya çıkan bir kağıt parçası etrafında gereğinden fazla enerjisini tüketmiştir, harcamıştır. Ayrıca, yargı sürecini sabırla ve sükunetle bekleme basiretini de gösterip her şeyden önce bunlardan dolayı gerçekten biz TSK olarak üzgünüz.
Şu anda elimizde olan hukuki anlamda bir kağıt parçasıdır. Yargıtay içtihadına göre belge, hukuki hüküm ifade eden bir hakkın doğmasına ve bir olayın ispatına yarayan bir yazıdır. 12 Haziran günü belge olduğu iddia edilenin bir gazetede yer alması, yazılanların ciddi olması ve TSK'nın hedef alındığının görülmesi üzerine hiç zaman kaybedilmeden belge olduğu iddia edilenin gerçekten belge olup olmadığının, hukuk ve yargı yoluyla ortaya çıkarılması için Genelkurmay Askeri Savcılığı tarafından soruşturmaya başlanılmıştır. Bu durumda, bizim tarafımızdan yapılması gereken tek ve doğru hareket tarzı da budur.''
-''ASKERİ SAVCILIĞIN KARARINI KÜÇÜMSEYİCİ TAVIRLAR İÇİNE GİREMEZSİNİZ''-
Soruşturmanın aynen asli yargı teşkilatı içerisindeki cumhuriyet başsavcılıkları gibi anayasal teminatlar altında bağımsız bir şekilde yargısal faaliyetlerde bulunan Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı tarafından yürütüldüğünü ifade eden Orgeneral Başbuğ, ''Karar da yine bu makama aittir. Askeri savcılık, kanunlar çerçevesinde incelenmesi gereken tüm hususları mevcut bilimsel ve teknik imkanları da kullanarak bu karara ulaşmıştır'' dedi. Orgeneral Başbuğ, şöyle devam etti:
''Askeri savcılığın verdiği kararı beğenebilirsiniz, beğenmeyebilirsiniz. Ancak bu karara karşı saygısız ve küçümseyici tavırlar içine giremezsiniz. Bu tip davranışlar askeri yargıyı küçültmez, bu şekilde davrananları küçültür. Son dönemlerde artan bir şekilde ve örgütlü olarak, altını çiziyorum örgütlü olarak gerçekleştirdiği değerlendirilen kurgulanmış bazı olaylar, TSK'yı yıpratma ve karalama kampanyasına dönüştürülmektedir. Hukuk açısından yaşadığımız olayda bugün, 'bugün' kelimesinin de tekrar altını çiziyorum, bugün gelinen nokta, olduğu iddia edilen bir kağıt parçası olduğunu, yani bir belge olmadığını bize göstermektedir.
Bu konuda Genelkurmay Başkanlığı ve Genelkurmay Askeri Savcılığı, elindeki bütün bilgi ve belgeler ışığında ve hukuk kuralları çerçevesinde gerekeni yerine getirmiştir. Bu durumda, bugün biz bu kağıt parçasının birileri tarafından TSK'yı yıpratma ve karalama amacıyla hazırlandığını değerlendirmekteyiz. Bu kağıt parçasının kimler tarafından ne amaçla hazırlandığının ortaya çıkarılması görevinin ise devletin istihbarat organları ile ilgili yargı organlarına düştüğünü ifade ediyor ve bunun yerine getirilmesini istiyorum. Bu konunun önemli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü, bu ve buna benzer olayların devlet, millet ve ordu içinde fitne ve fesat çıkartma eylemleri olarak görüyoruz.''
-''ARTIK SİLAHLI KUVVETLER ÜZERİNDEN ELİNİZİ ÇEKİNİZ''-
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, TSK'nın demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine bağlı ve saygılı olduğunu vurgulayarak, ''Herhalde bugüne kadar göstermiş olduğumuz tavır ve davranışlar da bu sözlerimizin doğruluğunu teyit etmektedir'' diye konuştu. Orgeneral Başbuğ, şunları söyledi:
''Bu ilkelere aykırı düşünce içinde olan davranışlarda bulunan ve bulunabilecek personelini TSK bünyesinde barındırmaz. Bunu kim söylüyor, bunu Anayasamızın 117. maddesine göre TSK'nın komutanı olan Genelkurmay Başkanı ben söylüyorum. Artık TSK'nın komutanı olan Genelkurmay Başkanının bu ifadesi en büyük teminattır. Daha bunun dışında başka şeyler aranmasının anlamını anlayamıyorum. Bakın, tüm bu söylentilere rağmen TSK ile artık hiçbir haklı neden ve haklı bir gerekçeye dayanmadan çeşitli nedenlerle ve çeşitli şekillerde darbe ve muhtıra söylemlerinde bulunanların, iyi niyetli olmadıklarını ve halkımızın da artık bu söylemlerden usanmış olduğunu düşünüyorum. Onun için TSK'nın komutanı olarak açıkça söylüyorum ki, artık Silahlı Kuvvetler üzerinden elinizi çekiniz. TSK üzerinden kendinizi siyasi tanımlama düşüncesinden ve gayretlerinden vazgeçiniz.
PSİKOLOJİK HAREKATA SON VERİNİZ
TSK'ya karşı medya üzerinden asimetrik bir psikolojik harekat yürütmeye son veriniz. TSK, tarihsel misyonu, kurumsal kültürü ve devlet adamlığı ve tecrübesinin gereği olarak kendisine karşı asimetrik olarak medya üzerinden yürütülen psikolojik harekata her zaman ve kamuoyu önünde cevap vermekten kaçınmaktadır. Ayrıca, bize askeri okullarda şu da öğretildi, bize dendi ki, öğretmenlerimiz ve komutanlarımız tarafından, 'akıllı insan her şeyin farkına varır, akılsız insan ise her konuda fikrini söyler'.
YIPRATMAYA KATLANMAYIZ SEYİRCİ KALAMAYIZ
Bu nedenle bizlerin olayları takip etmediğimiz, Anayasa ve yasalar çerçevesinde gereken yer ve zamanda rahatsızlıklarımızı yerine getirmeyeceğimiz şeklindeki değerlendirmeler doğru değildir. TSK, hiçbir gerçeğe dayanmayan, hukuk dışı davranışlarla yıpratılması faaliyetlerinin devam ettirilmesine katlanamaz. TSK, bütünlüğünün her türlü dış etkilere maruz bırakılmasına seyirci kalamaz. Unutulmamalıdır ki TSK'nın bütünlüğünün korunmasını ve haksız yere yıpratılmasını aynı zamanda ülkemizin bir beka sorunu olarak görüyoruz. Lütfen bu noktanın iyi anlaşılmasını istiyorum. TSK'nın bütünlüğünün korunması ve artık haksız yere yıpratılması, sadece TSK'nın bir sorunu değildir. Biz bunu aynı zamanda ülkemizin bir beka sorunu olarak görüyoruz. Bu şekilde de anlaşılmasını özellikle istiyoruz.
TSK KONUYU MGK'YA GETİRİLECEK
TSK üzerinde oynanan ve oynanacak oyunlar bizim görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmedeki kararlılığımızı etkileyemez. Kimse de bu şekilde beklentilerin içinde bulunmasın. TSK'nın güvenlik boyutunda ilgilenmek zorunda olduğu ülke konularına ilişkin görüş, düşünce ve tekliflerimizi yasal platformlarda ilgili makamlara iletmeye devam edeceğiz. Tahriklere kapılarak kamuoyu önünde tartışmalara girmeyi uygun bulmuyoruz. Bu çerçevede son yaşanan olayları da önümüzdeki hafta yapılacak Milli Güvenlik Kurulu toplantısına getireceğiz.''
''İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINDAN İSTİYORUZ, DİYORUZ Kİ, BU BELGENİN GERÇEK OLMADIĞI NOKTASINDAN HAREKETLE BU KAĞIT PARÇASI KİMLER TARAFINDAN, NE AMAÇLA HAZIRLANDI? BUNU BULUN''
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ''Silahlı kuvvetler olarak bizim her şeyimiz açıktır, hukuka saygılıyız, hukuka açığız. Hiçbir şekilde hiçbir olayı örtbas yapma gibi ne niyetimiz vardır ne o şekilde bir hareketimiz vardır'' dedi.
Orgeneral Başbuğ, Genelkurmay Karargahı'nda düzenlediği basın toplantısında, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, ''Başbakan'ın dün bu çerçevede açıklaması oldu. Bu konuda daha yapılması gerekenler olduğunu, sizin bu konuyu çok iyi bildiğinizi ve bir çalışmanın da yürütüldüğüne inandığını söyledi. Bu çalışma nedir? Bu çalışmayı kendisiyle görüştünüz mü? Nasıl bir çalışmadır, mahiyeti, amacı nedir?'' sorusu üzerine, Orgeneral Başbuğ, bu konunun önemli olduğunu ve makro seviyeden bakarak cevap vermek istediğini söyledi.
Orgeneral Başbuğ, ''Tekrar altını çizme ihtiyacını istediğim husus, Türk Silahlı Kuvvetlerinde, demokrasi ve hukuk devletleri ilkelerine aykırı düşüncenin içinde olan davranışlarda bulunan personel barınamaz. Bunu Türk Silahlı Kuvvetlerinin komutanı olarak ben açıkça ifade ediyorum. Böyle durumlar olursa Türk Silahlı Kuvvetleri, Genelkurmay Başkanlığı bu konuda gerekeni anında yerine getirir. Bu konu için başka yerlerden herhangi bir şekilde işaret vesaire almasına gerek yoktur'' diye konuştu.
''Bugüne kadar yaşanan süreçte neler oldu, neler yapıldı, bundan sonra neler olabilir?'' sorusunun sorulduğunu, bu konuyu doğru anlayabilmek için ilk önce askeri mahkemelerin yetki ve sorumluluklarının ne olduğunu anlamak gerektiğini belirten Orgeneral Başbuğ, şunları söyledi:
''Bu konuda da, hukukçular da dahil, esas üzüntü veren nokta o, dışında olanların farklı yorum yapması doğal. Fakat hukuk tahsili görenler bile maalesef yanlış yorumlarda bulunuyorlar. Rahmetli Uğur Mumcu'nun dediği gibi bilgi sahibi olmadan maalesef fikir sahibi oluyoruz. Askeri mahkemelerin yetki ve sorumlulukları çok açık. Merak ediyorsanız Askeri Yargı Usul Kanunu'nun 9. maddesini okuyun. Orada der ki; 'askeri kişilerin askeri suçları varsa ortada, bunlar askeri mahallerde askerlik hizmetleriyle ilgiliyse buna bakacak olan yargı makamı askeri yargıdır.' Çok açık. Söz konusu iddiada nedir karşımıza gelen? İddia edilen hususun Genelkurmay Karargahı'nda işlendiği ifade ediliyor. Askeri mahal. Kim işledi? Askeri kişiler. Bu kadar açıkken hala 'yok efendim bunu askeri mahkeme mi sivil mahkeme mi bakar' tartışması abesle iştigal etmektir.
İkincisi, askeri mahkemelerle ilgili olarak çok yanlış değerlendirmeler yapılıyor. Üzülerek ifade ediyorum, bazı akademik unvana sahip olan kişiler, artık Avrupa'da askeri mahkemelerin kalmadığını bile söyleyecek kadar cahilce belki de maksatlı beyanlarda bulunuyorlar. Askeri mahkemeler bugün geçerli.''
Avrupa Birliği ülkelerinden İngiltere, Belçika, İtalya, Lüksemburg, İspanya, Yunanistan, Polonya'da askeri mahkemeler bulunduğunu belirten Orgeneral Başbuğ, ''Türkiye'de askeri mahkemelerin olmasıyla yargının iki başlı olduğunu iddia edenler, bunun kaldırılmasını isteyenler, niye bunu kamuoyuna söylerken, olabilir, fikren saygı gösteriyorum ama bunu söylerken bunu da söylemeleri lazım. 'Evet ama AB'de şu ülkelerde askeri mahkemeler var' demeleri lazım. Bunu söylemiyorlar. O zaman maksatlı'' diye konuştu.
ABD, Rusya, İsrail'de de askeri mahkemeler olduğunu, olmayan bazı ülkeler de bulunduğunu dile getiren Orgeneral Başbuğ, ''Ama burada önemli olan elbette bu askeri mahkemelerin olup olamamasını o ülkenin ihtiyaçları tayip eder'' dedi.
-''SİZ NASIL ASKERİ MAHKEMELERİ BU ŞEKİLDE TANIMLARSINIZ?''
Orgeneral Başbuğ, sözlerini şöyle sürdürdü:
''(Efendim askeri mahkemeler tarafsız değildir) iddiaları da var. Çok çirkin. Bu, devlete, Anayasa'ya, hukukumuza saygısızlık. Bu mahkemeler sokak mahkemeleri mi, çatı mahkemeleri mi, anayasal kurum. Siz nasıl askeri mahkemeleri bu şekilde tanımlarsınız. 'Askeri mahkemeler bağımsız değildir...' Ben size bir örnek vereyim. Belki ikinci örneğini bulamazsınız. Bakın şu anda askeri mahkemelerin yapısına baktığınız zaman hakimler vardır, subaylar vardır. Peki ne oldu bundan biraz evvel, hatırlayın. Genelkurmay Askeri Mahkemesi, yani benim mahkemem, askeri mahkemelerde subayların bulunmasının Anayasa'ya aykırı olduğu düşüncesinden hareketle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtı ve Anayasa Mahkemesi de kabul etti. Bu kadar çarpıcı örneği ben size ifade edeyim siz de kalkın 'askeri mahkemeler bağımsız değil' deyin. Böyle şey olur mu?
Yine bir şey söyleniyor. Soruşturma tabii ki kanunlarımıza göre soruşturma askeri mahkeme nezdinde kurulan kıta komutanının soruşturma emri vermesiyle de başlıyor. Evet. Emri biz verdik. Emirle başlattık. Peki, biz bu emri ne zaman verdik? Olayın akabinde yarım saat sonra verdik. Belki tersi olsaydı diyebilirdiniz ki 'bakın komutanlık vermiyor' Tersi. Yeri gelmişken onu da ifade edeyim; soruşturmaların açılması sadece kıta komutanın soruşturma emri vermesiyle de olmaz. Savcı aciliyet görürse derhal soruşturmayı açar. Şimdi bu kadar faktörler bu kadar durumlar varken kalkıp nasıl 'bağımsız değildir' yargısına gidersiniz? Bu savcının verdiği kararı beğenmeyebilirsiniz, ona bir şey demiyorum ama saygı saygı göstermek durumundasınız.''
-''SUÇLAMALAR GERÇEK DIŞI VE MAKSATLI''-
Basın toplantısının yapıldığı binanın yan salonunda Yarbay Mustafa Dönmez'in mahkemesinin bugün başladığını anımsatan Orgeneral Başbuğ, ''Yargı kesin karar ulaşmadan evvel herkes bir kere suçsuzdur. Bu prensibe uymak durumundayız. Ama Yarbay Dönmez ile ilgili iddianameyi kim hazırladı? Yine bu savcılar hazırladı ve iddianamede Yarbay Dönmez'e yönelik suçlamalar oldukça ciddi. Şimdi bütün bu gerçekler varken bir kere askeri mahkemelere, savcılara yöneltilen bu şekildeki düşünce ve suçlamalar gerçek dışı ve maksatlıdır'' dedi.
Haberin 12 Haziranda gazetede çıkması üzerine askeri savcılık yetkisi dahilinde olan bir konu olduğu için soruşturmaya başlandığını anımsatan Orgeneral Başbuğ, şunları söyledi:
''Soruşturmaya başladığı andan itibaren bu belgenin bulunduğu ki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasının içindeki bir belgedir, bu da bir dokümandır, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıyla iş birliği yaptılar savcılar 'benim yetkimde, ben araştırıyorum...' Bizim amacımız burada bu belge doğru mudur, değil midir? Bunu bulmak mecburiyetindeyiz. Ne dedik; 'Elinizde ne kadar bilgi, belge, doküman varsa bize verin.' Bu işbirliği ve koordinasyon yapıldı ve ne kadar sürdü bu soruşturma? 12 gün sürdü. Şimdi bir taraftan hem 'bu soruşturma yetersiz' diyeceksiniz bir taraftan da 'niye 12 gün niye sürdü?' diye kritize edeceksiniz. Yani bu kadar çelişki olur mu? Elbette askeri savcılık hukuk kuralları çerçevesinde yapması gereken her şeyi en ince noktasına kadar yapmıştır. Genelkurmay Karargahı da bu konuda üzerine düşeni yapmıştır ki belki de kamuoyunun bu konuya ilişkin sabırsızlıkla bizden bir cevap beklemesine rağmen, bunun aleyhimize bazı noktaları doğurmasına rağmen bunu göğüsledik. Niçin? Hukuk için. Şimdi askeri savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararını vermiştir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı kesin değildir. Biz hukuk devletiyiz. Hukuk devleti ilkelerine sadığız. Kesin değildir. Evet. Önemli olan şu; bu belgenin doğru olduğuna ilişkin yeni delil, bilgi, emare ortaya çıkarsa elbette bu soruşturma tekrar açılabilir. Soruşturma şartlarında değişiklik olmaması durumunda, merak ederseniz bulursunuz bunların ne olduğunu, bu soruşturma tekrar burada açılır. Bunun aksini düşünmek yanlıştır. Hukuka aykırıdır. Ama soruşturma şartlarında değişik durumlar olabilirse elbette usul hukukuna göre soruşturmayı devam ettirecek yargı organı değişebilir. Ne mi? Sizi çok zorlamayalım. Olayda bir müştereklik bulunabilir. Müştereklik demek sivil ve asker beraber yapması demektir. Bu eğer Askeri Ceza Kanunu'na girmiyorsa elbette bunun yargı makamı farklı olur. Ancak soruşturma şartlarında değişiklik olmadığı takdirde ilave belge delil çıkarsa elbette kovuşturmaya yer olmadığı kararı kesin olmadığı için elbette soruşturma açılabilir. Baştan ifade etik. Silahlı kuvvetler olarak bizim her şeyimiz açıktır, hukuka saygılıyız. Hukuka açığız. Hiçbir şekilde hiçbir olayı örtbas yapma gibi ne niyetimiz vardır ne o şekilde bir hareketimiz vardır. Ancak bizim TSK olarak da delil toplama üzerinde yetki ve sorumluluğumuz yoktur. Bu konunun bu şekilde net olarak ifade ettiğimizi zannediyorum.''
-''DOĞRU OLMADIĞI NOKTASINDAN HAREKETLE...''-
Orgeneral Başbuğ, ''Şu ana kadar bize ulaşan bilgi, deliller çerçevesinde gerek Genelkurmay Başkanlığı olarak gerek Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı olarak biz üzerimize düşen görevi yerine getirdik'' dedi.
Orgeneral Başbuğ, ''Bizim istediğimiz şudur; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından istiyoruz, diyoruz ki, bu belgenin gerçek olmadığı noktasından hareketle bu kağıt parçası kimler tarafından, ne amaçla hazırlandı? Bunu bulun. Bu açıdan zaten Genelkurmay Askeri Savcılığı da görevsizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdi. Biz bu belgenin doğru olmadığı noktasından hareket ederek, bu belgenin kimler tarafından ne maksatla hazırlandığını istiyoruz İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından. Yoksa, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından bu belge doğru mudur, yanlış mıdır noktasını açıklığa kavuşturulmasını şu anda mevcut soruşturma şartları çerçevesinde istemiyoruz.'' diye konuştu.
SORULARA NE CEVAP VERDİ?
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ''Bizim karşı olduğumuz, hiçbir gerçeğe dayanmayan, ön yargılı, ön amaçlı, yıkıcı faaliyetler... Elbette bunları artık geldiğimiz noktada, fitne ve fesat olayları olarak görüyoruz'' dedi.
Orgeneral Başbuğ, Genelkurmay Karargahı'nda düzenlendiği basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Bir gazetecinin, soruşturmaya konu olan Albay Dursun Çiçek'in belgedeki imzasıyla Askeri Savcılığa verdiği ifadeye attığı imzanın farklı olduğu tartışmalarını anımsatması üzerine Orgeneral Başbuğ, soruşturmanın Genelkurmay Askeri Savcılığınca yürütüldüğüne dikkati çekti. Genelkurmay Askeri Savcılığının bağımsız olduğunu vurgulayan Orgeneral Başbuğ, şöyle devam etti:
''Bakın çok açık söylüyorum, benim samimi olduğumu da biliyorsunuz. Şimdi şuraya 20 tane hakim albayı getirin ve bana sorun, Genelkurmay Başsavcısı kim, samimi olarak söylüyorum tanımıyorum. Ha tanımış olabilirim, bu illa kesin tanımamış olacağım anlamına gelmez. Başka bir görevde benim yanımda çalışmış olabilir, tanımıyorum şimdikini. Bizim prensip olarak savcılarla hiçbir zaman direkt ilişkimiz yoktur. Bizim adli müşavirlerimiz vardır. Biz elbette bu konuda her türlü faaliyetimizi adli müşavirlerimizle yaparız. Bunun da bu vesileyle anlaşılmasını istiyorum.
Gelelim bu imza konusuna. Askeri savcılık elbette bu konunun üzerinde durdu. Yani bu konunun üzerinde durmadığını nereden çıkarıyorsunuz? Ama gelinen sonuç şudur: Ben de bu konuyu bildiğim ve takip ettiğim kadarıyla imza değişiklikleri kriminal inceleme sonucunu değiştirmiyor. Bilimsel olarak yapılan bu incelemelerde teknik kriterler kullanılıyor ve siz nasıl şekilde imza atarsanız atın, imzanızın şeklini değiştirin, isterseniz -imzanın ıslak olması lazım tabii bunun net anlaşılması için- elinizin mahsulü olduğu anlaşılabiliyor. Yani bir noktada çizgileriniz, elinizin el hareketleri, sizin bir noktada parmak izi gibi sonuç çıkarıyor. Şimdi burada ıslak imzaya sahip belge yok. Dolayısıyla elbette askeri savcılık bu konu üzerinde durmuştur. Ancak belgenin aslı ıslak imzaya sahip bir belge olmadığı için buruda bir sonuca ulaşılması mümkün değil. Dolayısıyla bu bir noktada sonucu da değiştiremeyeceği kanaatine varmıştır. Nitekim askeri savcılık bu şekilde değerlendirmesini hazırlamış olduğu karara da açık şekilde yazmıştır.''
-''GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİMİ BAŞBAKAN'A İLETTİM''-
Orgeneral Başbuğ, bir başka gazetecinin, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın doğruluğu kanıtlanmamış bir kağıt parçasından hareketle partisinin Şanlıurfa il kongresinde, TSK'yı hedefe oturtmasından hicap duyuyor musunuz?'' sorusuna, ''Hicap duyma esasında çok ağır bir laf. Ben niye hicap duyayım ki bir kere. Kesinlikle öyle bir düşünceye sahip değilim. O konuyla ilgili fikrimi soruyorsanız, bu konuya ilişkin ben görüş ve düşüncelerimi Sayın Başbakan'a ilettim. O konuda söyleyeceğim budur'' yanıtını verdi.
''Konuşmanızın başında sert bir tonda, 'Fitne fesat karıştırmak isteyenler var' dediniz. Türkiye'nin bekasına karşı bir tavırdan söz ettiniz. Bu konuda bir duyumunuz ya da incelemenin sonucunda vardığınız bir kanaat söz konusu mu?'' sorusu üzerine, Orgeneral Başbuğ, şunları kaydetti:
''Şimdi Türkiye'nin bulunduğu coğrafya ortada, problemler ortada. Güçlü bir TSK'nın ve bütünlüğüne sahip bir TSK'nın önemi ortada. Şimdi siz buna zarar verirseniz kime zarar verirsiniz? Sadece TSK'ya mı? Bir noktada, ülkenizin bekasını de riske atıyorsunuz. Biz her zaman söylüyoruz, bir şeyin altını tekrar çiziyoruz: Biz, kanunlara ve yasalara saygılıyız. Kanunlara ve yasalara aykırı hareket edenlere müsamaha etmeyiz. Söylüyoruz açıkça, bunu ifade ediyoruz. TSK da haklı gerekçelere dayalı olarak, arkasında ön yargı olmayan bütün tenkitlere açığız. Biz demiyoruz ki 'TSK hiçbir şekilde tartışılamaz, TSK ile ilgili olarak hiçbir şekilde tenkit, yorum yapılamaz.' Biz diyoruz ki 'evet, olabilir.' Belki bazıları yararlı, faydalı da olur, buna açığız. Bizim karşı olduğumuz, hiçbir gerçeğe dayanmayan, ön yargılı, ön amaçlı, yıkıcı faaliyetler. Elbette bunları artık geldiğimiz noktada, evet biz bunları fitne ve fesat olayları olarak görüyoruz. Yalnız TSK için değil, devlet, millet için de çok açık. Yaşadığımız olaylar bizi bu noktada ciddi şekilde düşünmeye ve ifade etmeye mecbur kıldı.''
-''O, ONLARIN TAKDİRİDİR''-
''AK Parti, bu kağıt parçası ortaya çıktığı zaman olağanüstü toplandı, yargıya başvurdu. Yargıya başvurması Askeri Mahkemenin kararından sonra olsa daha iyi olmaz mıydı?'' sorusuna, Orgeneral Başbuğ, ''O konu tabii bir takdirdir. O konuda yorum yapmayı ben uygun bulmuyorum. Elbette Türkiye'de hukuk sistemi, devletimizin sistemi var. Her kurum, her müessese verdiği kararı doğru görüyorsa, o, onların takdiridir. O konuda bizim yorum yapmamız uygun olmaz'' yanıtını verdi.
Orgeneral Başbuğ, ''15 Haziranda yapmış olduğunuz bir açıklama vardı. 16 Haziranda bir gazetede yayımlandı. 'Belge sahte çıkarsa ne yapacağımızı Türkiye görecek' şeklinde. Bugün belgenin sahteliği konusunda en azından şu an itibarıyla bir kanaatiniz oluşmuş durumda... TSK'nın hiçbir şekilde bu yıpratma faaliyetlerine katlanamayacağını vurguladınız. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde ne gibi metot izleyeceksiniz?'' sorusunu, şöyle cevapladı:
''İzliyorsunuz işte, izliyorsunuz yani. Biz hukuk devleti ilkelerine saygılıyız. Bu süreçte de bunu gösterdik. Bir konuyu Askeri Savcılığa verdik. Askeri Savcılıktan konuya ilişkin bir karar gelmeden önce, bir kelime bile konuştuk mu? Bu hukuka olan saygımızdır. Biz, hukuk devleti ilkelerine, hukuka bağlıyız, saygılıyız. Elbette hukuk devleti ilkeleri kapsamında, hukuk çerçevesinde ne yapılacaksa yapılacaktır. Bundan, başka yorumlar çıkarılmasından da üzülürüz.
Elbette bu konulara ilişkin görüş ve düşüncelerimizi yasal platformlarda getiririz. Onu da açıkça ifade ettim. Dedim ki 'önümüzdeki hafta MGK toplantısında bu konuyu getireceğiz'. Bu konularla ilgili, yaşadığımız süreçle ilgili bazı sorunlar var. Bunlarla ilgili Genelkurmay Askeri Savcılığı suç duyurusunda bulundu. Nedir bunlar? Bakın, 'söz konusu belge' lafını kullanıyoruz ama şu anda kağıt, mevcut bilgiler kapsamında. Nerede bulundu? Bir yerde bulundu işte, ayın 4'ünde. Öyle mi? Ayın 6'sında İstanbul'daki mahkemenin oturumunda bu dosya açıldı. Birtakım evraklar var. Peki, 6'sında açıldı, 12'sinde bir gazeteye servis edildi, açık. Şimdi bunu sormaya, sorgulamaya hem hukuk, hem şekil yoluyla hakkımız yok mu? Acaba bir özel kasıt mı var burada? Bunu sormak hem hukuk yoluyla, hem de diğer şekillerde bizim hakkımız. Şimdi bu belgelere bakıyoruz, tuhaf. Bir yığın belge var. O belgeler hakikaten usulüne göre hazırlanmış, uygun, konuları hemen hemen aynı. Çok önemli konular değil aslında. Bu iddia edilen belge ise onlarla hiçbir ilişkisi olmayan, içerik olarak, artı hazırlanış şekli olarak farklı bir belge. Olabilir, ona da itirazımız yok.
Peki, şu soruyu sormaya hakkımız yok mu? Bu belgenin Nisan 2009'da hazırlandığını kim tespit etti? Kim tespit etti. Belgenin üzerinde hiçbir tarih yok, arkadaşlar. Soruşturma kapsamında birtakım raporlar hazırlandı. Birisi Jandarma Genel Komutanlığımızın hazırladığı kriminal rapor. 17'sinde hazırlandı, özel kuryeyle gönderildi. 19 ve 20'sinde bu kriminal raporun bazı parçaları, bazı basın organlarında yer aldı. Niye? Hem de işin acı tarafı, belgenin tümü de değil. Nedir bu? Kamuoyu oluşturmaktır. Bakın bugün ilk defa bir ifade kullandım, medya üzerinden asimetrik bir psikolojik harekat yapılıyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Dairesi tarafından bir rapor hazırlandı, 22 Haziranda. Niçin? Şimdi bu soruyu sormak hakkım değil mi? Şimdi bunlar tabii ki elbette bizi de düşündürüyor. Biz burada düşünmeyle kalmadık, aynı zamanda Genelkurmay Askeri Savcılığı bu konularla ilgili hukuki süreci başlattı ve suç duyurularında bulundu. İlgili makamlar da bu konularla ilgili araştırmalarına başladı. Bunlar yanlış. Bırakın süreci normal mecrasında aksın. Bırakın doğru neyse çıksın. Bizim ona hiç itirazımız yok ama siz doğrunun çıkmasını beklemeden devamlı bu hukuk sürecini dinamitlerseniz ne olacak bu Türkiye'nin hali? Bunu hakikaten, ciddi olarak hep beraber düşünelim.''
-''TRAJİK DURUMLAR YAŞIYORUZ, KARA MİZAH ÖRNEĞİ...''-
Orgeneral Başbuğ, bazen kara mizah örneği trajik durumların yaşandığına dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Genelkurmay Askeri Savcılığının açıklaması, Çarşamba günü yanılmıyorsam saat 14.50'de ajanslara verildi. Uzun bir açıklama, 3 sayfa. Saat 15.00'den itibaren tüm televizyon kanalları son dakika haberlerine başladı. Şimdi, 14.50'de verildi, 15.00'de son dakika haberleri başladı, yorumlar başladı. Ben birini takip ettim, saat 15.00'te. Yorumu yapanlar inanın daha o Genelkurmay Askeri Savcılığının açıklamasını görmemişler. Çünkü, o anda televizyonlarda da yok ve 15.00'da çıkıyor biri diyor ki 'Olacağı buydu. Ben zaten başka bir şey beklemiyordum. İşte, şöyle şöyle şöyle...' Ya, ayıptır bu ayıp.
Yani en azından bekleyin, alın şu üç sayfalık metni okuyun, ondan sonra beğenmediğiniz yer olabilir, tenkit edin. Beğenmediğiniz yerler, katılmadığınız yerler olabilir ama siz daha saat 14.50'de ajanslara giden haberlere 15.00'te televizyonlarda artık herkes çıkıyor yorum yapıyor. Üzülüyorum ki yorum yapanlar daha açıklamanın başlığını bile görmemişlerdir. İşin kötüsü o programları yönetenlerin önünde de yok. Burada ben özellike ajanslarımıza da bir çağrıda bulunmak istiyorum. Benim bu kişisel izlenimim. Bu tip önemli şeyleri lütfen parça parça vermeyin. O da bir sıkıntı. Şimdi ajanslar bunu parça parça veriyor, elbette televizyondaki arkadaşlarımız sıkıntıya düşüyor, bir satır görüyor anlamıyor, yanlış şeyler söylüyor. Yorum yapanlar daha hiç metni görmemiş, yorumlar yapıyor ama ne oluyor o zaman arkadaşlar, insanlar televizyonları seyrediyor. Siz ne söylerseniz o giriyor. İşte bu asimetrik savaş.''
TSK'YI YIPRATANLAR KİMLER SORUSUNA YANIT: ONA GİRMEM BEN
Bir gazetecinin, ''Yıllardır TSK kendisine yönelik bazı sistemli yıpratma hareketleri olduğunu söyler. Bunları gerçekleştirenlerin kim, kimler, hangi kurum ve kuruluş ya da yapılar olduğuna dair fikriniz var mı, bizimle paylaşmasanız bile ilgililerine adlandırdığınız oldu mu?'' sorusuna Orgeneral Başbuğ, elinde hiçbir bir delil, belge ve yargı kararı olmadan kamuoyu önünde herhangi bir kişi ve kurumu suçlamanın doğru olmadığını belirtti. Orgeneral Başbuğ, ''Bizden böyle bir şey beklemeyin. Elbette bu konuya ilişkin bizim de bazı duyumlarımız, bilgilerimiz var. Elbette bunu ilgili makamlarla gerekli zaman ve yerlerde elbette paylaşıyoruz ve paylaşmaya devam edeceğiz'' diye konuştu.
Orgeneral Başbuğ, bir başka soru üzerine, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararların kesin olmadığını ancak yeni bir belge, yeni bir delil, yeni bir emare ve yeni bir şeye ulaşılırsa elbette soruşturmanın tekrar açılabileceğini belirtti. Orgeneral Başbuğ, ''Bu belgenin doğru olup olmadığına yönelik açılacak olan soruşturmanın, bu soruşturma kapsamı değişmediği takdirde biz, Genelkurmay Askeri Savcılığı olarak düşünüyoruz. Açık ve net'' dedi.
Bir başka gazetecinin, Anayasa'nın geçici 15. maddesinin kaldırılması konusundaki sorusunu Orgeneral Başbuğ, ''Ona girmem ben, O benim şu anda benim şeyim değil, hayır girmem'' diyerek yanıtlamadı.
BAYKAL'IN "İSTİFA" İMASINA CEVAP
Orgeneral Başbuğ, ''Sizin şahsınıza yönelik eleştiriler ile bir siyasi parti liderinin istifanızı istemesinden incindiniz mi?'' sorusuna, ''Hiç kaale bile almadım'' karşılığını verdi.
-''KİMSE BİZDEN DEDİKODULARLA CADI AVI BEKLEMESİN''-
Albay Dursun Çiçek'in görevinin başında olup olmadığı ya da görevinin değiştirilip değiştirilmeyeceği, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasına ilişkin bir belge hazırladığı iddiasının da araştırılıp araştırılmadığına ilişkin soruya da Orgeneral Başbuğ, şu yanıtı verdi:
''Genelkurmay ve silahlı kuvvetler, biz; bize gelen duyum, belge, emare bir şey varsa ciddiye alınması gereken, bunların hepsini ciddi şekilde inceleriz. Gerekirse bunu idari olarak inceleriz, gerekirse bu olayda olduğu gibi yasal süreci başlatırız. Ancak yapılan idari soruşturmalarda eğer ortada herhangi bir kusur işleyen bir personel yoksa elbette bu personel üzerinde tasarruf yapılması da söz konusu değildir. Elbette TSK olarak bunu söylememiz bile -bazıları söylüyorlar, niye bunu söylüyorlar, esasında olağan bir şey- ekstra bir şey değil aslında. Elbette Türkiye, demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti. Hukuk devleti demek herkesin hukuk devleti ilke ve prensiplerine uyması demek. TSK'nın da zaten aykırı bir davranışta bulunmasını düşünmek söz konusu bile değil. Maalesef şartlar bizi bunu devamlı tekrarlama durumuna sokuyor. Bu açıdan biz TSK'da, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine aykırı düşüncelerde olanları, aykırı faaliyetlerde bulunanları barındırmayız. Bunu açık söylüyoruz. Bundan da söyle bir sonuç çıkartmayın. Silahlı kuvvetlerde cadı avı filan yapacak değiliz. Kimse de bunu yanlış anlamasın. Bunun haklı, geçerli, doyurucu belgeleri vesairesi olması lazım. Yoksa dedikodularla, iftiralarla kimse bizden TSK içinde cadı avı gibi faaliyet yapmamızı beklemesin.''
Orgeneral Başbuğ'un basın toplantısı, saat 11.00'de başladı ve yaklaşık 1 saat sürdü. Toplantının başında 20 dakika açıklamalarda bulunan Orgeneral Başbuğ, 40 dakika süre ile de basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Genelkurmay Başkanlığı Karargahı'ndaki İnönü Salonu'nda yapılan toplantıya, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık ile yaklaşık 30 general katıldı.
- Sayfa :
- 1
Haber7-AA
Siyaset kategorisinde diğer haberler
Yazarlar Tümü
Makarna soğuk diye askerin dizini kırdıMakarnayı soğuk getirdi diye askerin dizini tekmeyle kırdığı öne sürülen albay 2250 lira ceza aldı. Suçlamayı ilk başta reddeden Albay'ın savunması ise söze gerek bırakmadı
100 aracın karıştığı kaza anı kameradaFinlandiya'da yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle, 100 aracın birbirine girdiği zincirleme trafik kazasının gerçekleşme anları amatör kamera tarafından kaydedildi.
Bekir Coşkun, Ahmet Necdet Sezer'le coştuBekir Coşkun'un yazılarının resmedildiği sergiye Kılıçdaroğlu ile birlikte katılan 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e yoğun ilgi vardı. İki ismin Sezer'e hitabı dikkat çekti
Milletvekili canlı oturumda ezan okuduMısır devlet televizyonun canlı yayınladığı Halk Meclisi oturumunda, Selefi milletvekili Memduh İsmail, ikindi namazı vaktinin geldiğini belirterek, ezan okumaya başladı.
Kar yeniden İstanbul'da! 4 güne dikkat!İstanbul'da devam eden yağmur, sabah saatlerine doğru yerini kara bıraktı. Bir hafta aradan sonra yeniden başlayan kar yağışı ne kadar sürecek?
Erdoğan, Hocasını omuzunda taşıdıErdoğan, bir dönemler öğrencisi olduğu İstanbul'un eski vaizlerinden İbrahim Subaşı hocayı son yolculuğuna uğurladı. Başbakan hocasının tabutun hiç bırakmadan omuzladı
Dışişleri Bakanlığı'ndan ABDvari tarihi adım1919 yılından bugüne kadar binlerce önemli yazışmayı barındıran Dışişleri Bakanlığı arşivi araştırmacıların hizmetine sunulacak.
Abdulmecid'e borcumuzu ödemeye geldik'Abdulmecid 1847'de 2 milyon İrlandalının göç ve ölümüne sebep olan açlık ve kıtlığa seyirci kalmamış gemiler yollamıştı. Bugün torunları o borcu ödemek için Türkiye'deler.
MİT müsteşarı ifadeye çağrıldı iddiasıOslo'da PKK'yla yapılan görüşmeye, soruşturma açıldığı öne sürüldü. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldığı iddia edildi
Köylüler donmak üzereyken kurtarıldıGümüşhane'nin merkeze bağlı Sarıçiçek köyünde, içme suyunda yaşanan sorunu çözmek üzere deopya giden bir grup köylü, donmak üzereyken kurtarıldı.
TCDD’nin de kısa numarası varBilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu, TCDD’ye özel kısa bir numara tahsis etti. Demir ağları kullanacak kişilerin acil durumda kullanacağı numarayı aramak ücretsiz.
Türkler internette ne arıyor?Bir araştırma şirketi tarafından yapılan araştırmaya göre Türkiye'de internet kullananların yüzde 71'i her gün internete giriyor. İnternete girme gerekçeleri şöyle:
Savcıyı eski PKK'lı vurdu İran'a kaçtı!Savcı Hakan Kılıç'ı, gasp suçundan 10 yıl ceza alan eski PKK'lı Barış Batur'un öldürdüğü belirlendi. İran'a kaçmasından şüphelenilen Batur dağdan pişmanlıkla inmiş!
TKBL'de G.Saray-F.Bahçe heyecanıTürkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nde 17. hafta mücadelesinde bugün, Galatasaray Medical Park ile Fenerbahçe karşı karşıya gelecekler.
Çağlayan: Sarkozy, Erdoğan'ı kıskanıyorEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Ermeni meselesinde Sayın Sarkozy'nin yapmaya çalıştığı şeyin altında yatan asıl sebep, Başbakan Erdoğan kıskançlığıdır" dedi.
Mel Gibson Çanakkale destanı için geliyorMel Gibson “Çanakkale İçinde” filminde rol almak üzere Türkiye’ye geliyor.
FIFA'dan Port Said kurbanlarına yardımUluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), Mısır'ın Port Said kentindeki futbol maçından sonra çıkan şiddet olaylarında ölenlerin ailelerine yüklü miktarda para verecekŞeyh Sait, Seyit Rıza ve Saidi Nursi'nin mezarlarıMezarları belirsiz ölüler, bize kanlı yakın tarihimizi hatırlatmaya devam ediyor.
Artık bu ‘yüzsüz’lüğe son vermenin zamanı gelmedi mi?
Hizbullah: İran misilleme istemeyecekLübnan'daki Hizbullah örgütü, İsrail'in İran'ı nükleer tesislerine saldırması halinde İran'ın, örgütten buna misilleme yapmasını istemeyeceğini bildirdi.
Anadolu Efes'in konuğu Olympiacos!Turkish Airlines Euroleague E Grubu’nda mücadele eden Lacivert-Beyazlı temsilcimiz, Top 16’daki 4. Maçında bugün 20.30’da Yunan ekibi Olympiacos’u konuk edecek.
Üsküdar Belediyesi Avrupa Şampiyonuİspanya’nın Castellon kasabasında yapılan 33. Avrupa Kulüpler Kros Şampiyonası’nda Üsküdar Belediyesi, Büyük Kadınlarda Avrupa Şampiyonluğunu kazandı.
Müstehcen film 3 bakanı koltuğunda ettiHindistan'da eyalet meclisinde müstehcen görüntüler izlemekle suçlanan 3 bakan istifa ettiTürkiye, Suriye’de savaşa mı gidiyor?Rusya'nın son manevraları, Başşar'ın devamını sağlayabileceğine inanmaktan ziyade, Sovyetler Birliği'nin mirasçısı 'büyük güç' konumunu teyit ettirmeye benziyor.
Yolcu otobüsü devirldi: 23 yaralıTokat'ta karlı yolda kontrolden çıkan yolcu otobüsü yan devrildi. Kazada 23 kişi yaralandı.
İkinci Ergenekon davasında tahliye yokİkinci Ergenekon davasında sanıklar ile avukatların taleplerinin alınmasından sonra duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin reddine karar verdi.
ABD'de eşcinselleri sevindiren kararABD temyiz mahkemesi, California eyaletinde eşcinsellerin evlenmesine yönelik yasağın anayasaya aykırı olduğuna hükmetti.
Pırlantanız dönme olabilir!Sevgililer gününde ya da evlilik teklifinizde hediye ettiğiniz pırlanta ya sahteyse?
Arda'nın 90 dakika oynamama nedeni!Atletico Madrid Teknik Direktörü Diego Simeone, Arda Turan'ın kondisyon problemi yüzünden maçlarda kalitesini 90 dakika sahaya yansıtmakta zorluk çektiğini söyledi.Beton kafa!Başbakan söz konusu şiirden sonra ‘dindar nesiller’ sözüyle alakalı topa tutuluyor ve yeni bir kampanya ile karşı karşıya kalıyor. Hem ulusalcılar hem de liberaller Arap devriminin hesabını ondan soruyorlar.
Facebook gözünü mobil gelire diktiFacebook'un hızla yükselmeye devam eden mobil kullanıcı sayısı, firmaya yeni bir gelir kaynağı olacak gibi görünüyor. Facebook mobil uygulaması için reklamlar yolda.
Makarna soğuk diye askerin dizini kırdıMakarnayı soğuk getirdi diye askerin dizini tekmeyle kırdığı öne sürülen albay 2250 lira ceza aldı. Suçlamayı ilk başta reddeden Albay'ın savunması ise söze gerek bırakmadı
Bekir Coşkun, Ahmet Necdet Sezer'le coştuBekir Coşkun'un yazılarının resmedildiği sergiye Kılıçdaroğlu ile birlikte katılan 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e yoğun ilgi vardı. İki ismin Sezer'e hitabı dikkat çekti
Milletvekili canlı oturumda ezan okuduMısır devlet televizyonun canlı yayınladığı Halk Meclisi oturumunda, Selefi milletvekili Memduh İsmail, ikindi namazı vaktinin geldiğini belirterek, ezan okumaya başladı.
Erdoğan, Hocasını omuzunda taşıdıErdoğan, bir dönemler öğrencisi olduğu İstanbul'un eski vaizlerinden İbrahim Subaşı hocayı son yolculuğuna uğurladı. Başbakan hocasının tabutun hiç bırakmadan omuzladı
Mel Gibson Çanakkale destanı için geliyorMel Gibson “Çanakkale İçinde” filminde rol almak üzere Türkiye’ye geliyor.
Dışişleri Bakanlığı'ndan ABDvari tarihi adım1919 yılından bugüne kadar binlerce önemli yazışmayı barındıran Dışişleri Bakanlığı arşivi araştırmacıların hizmetine sunulacak.
Çağlayan: Sarkozy, Erdoğan'ı kıskanıyorEkonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Ermeni meselesinde Sayın Sarkozy'nin yapmaya çalıştığı şeyin altında yatan asıl sebep, Başbakan Erdoğan kıskançlığıdır" dedi.
Hizbullah: İran misilleme istemeyecekLübnan'daki Hizbullah örgütü, İsrail'in İran'ı nükleer tesislerine saldırması halinde İran'ın, örgütten buna misilleme yapmasını istemeyeceğini bildirdi.
Vasıflı elemana üvey evlat muamelesiKimseyi suçlamıyorum ama benim suçum ne? Evlenmek, iş ve güzel bir hayat herkesin hakkı degil mi?
FIFA'dan Port Said kurbanlarına yardımUluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), Mısır'ın Port Said kentindeki futbol maçından sonra çıkan şiddet olaylarında ölenlerin ailelerine yüklü miktarda para verecek
100 aracın karıştığı kaza anı kameradaFinlandiya'da yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle, 100 aracın birbirine girdiği zincirleme trafik kazasının gerçekleşme anları amatör kamera tarafından kaydedildi.
MİT müsteşarı ifadeye çağrıldı iddiasıOslo'da PKK'yla yapılan görüşmeye, soruşturma açıldığı öne sürüldü. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldığı iddia edildiTürkiye, Suriye’de savaşa mı gidiyor?Rusya'nın son manevraları, Başşar'ın devamını sağlayabileceğine inanmaktan ziyade, Sovyetler Birliği'nin mirasçısı 'büyük güç' konumunu teyit ettirmeye benziyor.
Abdulmecid'e borcumuzu ödemeye geldik'Abdulmecid 1847'de 2 milyon İrlandalının göç ve ölümüne sebep olan açlık ve kıtlığa seyirci kalmamış gemiler yollamıştı. Bugün torunları o borcu ödemek için Türkiye'deler.
FED düşük faizden vazgeçmiyorABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke, bankanın en erken 2014 yılı sonuna kadar faiz oranlarını düşük seviyede tutma planını yineledi.
Arjantin, İngiltere'yi BM'ye şikayet ediyorArjantin, modern savaş gemilerinden birini tartışmalı Falkland Adaları'na gönderme kararı alan İngiltere'yi BM'ye resmen şikayet edecek.
Havuza taş atma yasaktır!Maalesef korkuyoruz ve bu korku uğruna ilâhî ve mukaddes ölçüleri hiçe sayıyoruz.
Savcıyı eski PKK'lı vurdu İran'a kaçtı!Savcı Hakan Kılıç'ı, gasp suçundan 10 yıl ceza alan eski PKK'lı Barış Batur'un öldürdüğü belirlendi. İran'a kaçmasından şüphelenilen Batur dağdan pişmanlıkla inmiş!
Kar yeniden İstanbul'da! 4 güne dikkat!İstanbul'da devam eden yağmur, sabah saatlerine doğru yerini kara bıraktı. Bir hafta aradan sonra yeniden başlayan kar yağışı ne kadar sürecek?
Türkiye yeni ruhunu Kuran'da bulacakDünya güçleri ne yaparlarsa yapsınlar, milletimizin elinden Kur’an-ı Kerim’i alamayacaklardır.
Meteorolojiden 5 ile kuvvetli yağış uyarısıMuğla, Hatay ve Antalya'nın doğu ilçelerinde sağanak, Rize ve Artvin çevrelerinde yağmur ve karla karışık yağmur şeklinde kuvvetli yağış uyarısında bulunuldu.
Urfa'nın Kuşları SayılıyorŞanlıurfa'da Doğa Derneğinin çalışmalarına katılan oto tamircisi Salih Aloğlu yörede bulunan kuşların sayımını yapıyor...
Atilla Yayla beraat etti, ya toplum?Atilla Yayla sonunda o davadan beraat etti, ancak toplum vicdanının beraatı ayrı bir dava gerektirmektedir.
Şimşek: Maliye'ye gelmezseniz biz gelirizMTV ve trafik cezası borcu olanlar için uyarı mektubu hazırlayan Maliye Bakanlığı, kira geliri elde eden 750 bin kişiyi de uyardı. Bakan Şimşek siz gelmezseniz biz geliriz dedi
Türkler internette ne arıyor?Bir araştırma şirketi tarafından yapılan araştırmaya göre Türkiye'de internet kullananların yüzde 71'i her gün internete giriyor. İnternete girme gerekçeleri şöyle:
Dindar olmayalım da ne olalımBu ülke imamlık, müezzinlik yapacak insanın bırakılmadığı günleri de gördü. Bu sözü doğrulamak isteyenler Nadir Nadi’nin yazdıklarını arşivlerden çıkarıp okuyabilirler.
Kuzey Güney 22. bölüm - fragmanKuzey’in telefonu Cemre için, Banu ile Güney’in nişanlandıkları gecenin anlamını tamamen değiştirir.
Kadının kabusu idrar kaçırmaMilyonlarca kadının problemi olan idrar kaçırma; yaşlanmanın, çocuk doğurmanın ya da menopoz sonrası değişimlerin normal bir sonucu olarak görülüyor.
Fener'de Sow geldi paralar yattı!Fenerbahçe Yönetimi'nin, Sow'un sözleşme imzalamasının hemen ardından, futbolcular ve teknik heyetin tüm alacaklarını ödediği belirlendi.
Muhteşem Yüzyıl 46. Bölüm FragmanıMuhteşem Yüzyıl'da fırtınalar kopmaya devam ediyor. Valide Sultan ipleri eline alıyor. Hürrem kendini korumaya çalışıyor, Sultan Süleyman ise sefer hazırlıklarına başlıyor.








Yorum Yaz Bu haberi 449 kişi yorumladı
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum:
... ip adresimin kaydedileceğini
... adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını
... yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu
... yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini
bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
damaroperasyonu
Tüm Yorumları
LAİK VE SEKÜLER OLAN VATANDAŞLARIMIZ ORDUYA GÜVENEBİLİR DE MÜSLÜMANIM DİYENLERE NOLUYOR?
İman'ın kelime manası GÜVEN demektir.Laik veya Milliyetçi ya da başka bir inançtan olan birinin LAİKLİĞE TARAF VE YILMAZ BEKÇİSİ OLAN BİR KURUMA GÜVENMESİ ÇOK NORMALDİR.Ama İslam dini ile LAİKLİK TABAN TABANA ZIT BİR İNANÇTIR.Yani ALLAH'IN DİNİNE TARAF OLMAYAN BİR KURUMA "güven" en "iman eden" lerin durumu açık ve net ortadadır.YILLARDIR MÜSLÜMANLARA UYGULANAN ZULÜMLERE BU KADAR KÖR KALINIPTA utanmadan nasıl güvenilebiliyor anlam veremiyorum.Bu kadar BAĞNAZLIK neyle izah edilebilir?
Yorumun Devamiaytek yıldızben
Tüm Yorumları
adam gibi adam
adam gibi adam. 50 siyasiye değer. özü sözü dosdoğru. helal size paşam. gözbebeğimiz tsk. ne siyasiler ne başka kurumlar. tek tsk. keşke türk devletinin bütün kurumları tsk gibi olsa. 6 ay askerliğimde de gördüm ki, her şeyin hakkını vererek yapıyor işini tsk. da dini bile sadece Allah rızası için dile dolamadan kimseye göstermeden yapanları gördüm. şirk karışmıyor. reklam da yok. kim size ne derse desin önce Allah, sonra milletimiz yanınızdadır.
Yorumun Devami13.savaşçı
Tüm Yorumları
GP (Genelkurmay Partisi)
GP.Başkanı konuştu;Bu komutanlar kimlerin komutanı,milletine bu kadar düşman bir ordu başka hangi ülkede vardır...Bizim ödediğimiz vergilerle ömrün boyunca padişah gibi yaşa sonra millete demediğinizi bırakmayın..Yeniçeriler nasıl kaldırıldıysa bu yapıdaki orduda artık kaldırılmadır ve yeniden düzenlenmelidir.
Yorumun Devamidarbelere dur de
Tüm Yorumları
gövde gösterisi
bu kadar kalabalık rütbeliyle yapılan basın toplantısıyla verilmeye çalışılan mesaj;tek yumruğuz gerektiğinde o yumruğu masaya,gerektiğinde kafalarınıza vururuz !ama yemiyor anadolu çocuğu bu ucuz blöfleri.çünkü o devir geçti bu darbecilerin son çırpınışları.gel sende darbelere dur de !
Yorumun Devamifatih kıraç
Tüm Yorumları
aman sakin!
herkes başbakan için sinirli,öfkeli diyor ama bence sn başbuğ dikkat ediyorum daha gergin.gerek yok sakin olmak lazım.dünya fani...
Yorumun Devami