46 bin cep telefonu toplatılacak46 bin cep telefonu toplatılacak2 milyon kişiye KEY müjdesi!2 milyon kişiye KEY müjdesi!Cumhurbaşkanı Gül'e dev fil sürprizi - VideoCumhurbaşkanı Gül'e dev fil sürprizi - VideoÜcretli kesilen fazla vergiyi nasıl alacakÜcretli kesilen fazla vergiyi nasıl alacak
Manşeti Göster
Öyle hayaller kurdular ki bakın ne oldu Öyle hayaller kurdular ki bakın ne oldu
34,399 okunma
A A A A A A
Bu haberi yazdır
E-posta ile paylaş Facebook da paylaş Google da paylaş Twitter da paylaş MySpace de paylaş Digg de paylaş Del.icio.us da paylaş

İki arkadaştılar. Biri ABD başkanı olmak istiyordu, diğeri uzaya giden ilk astronot. İkisi bir gün öyle bir yerde kürsüye çıktılar ki bu kadar olur dedirttiler.

Kariyer planlaması konusunda kaleme aldığımız “Duş alırken bile hep onu hayal etti...” başlıklı bir önceki yazımıza kaldığımız yerden devam edelim.
John Kennedy ve Alan B. Shepard çok yakın iki arkadaştılar. Çocukluktan itibaren ikisinin de zirveyi zorlayan hayalleri vardı. Kennedy ABD’ye başkan olmak istiyordu, Shepard ise uzaya giden ilk ABD’li astronot. Her biri gençlik yıllarını birgün bu amaçlarını gerçekleştirmek için gerekli çalışmaları yaparak geçirdiler.
Kennedy 20 Ocak 1961 de ABD Başkanı olarak yemin etti. Yakın arkadaşı Alan B. Shepard ise bu tarihten sadece 105 gün sonra, yani 5 Mayıs 1961 de Rus astronot Gagarin’den sonra uzaya giden ilk astronot oldu. İkisinin de hayalleri gerçek oldu. Başkan Kennedy yakın arkadaşı astronot Shepard’ı Beyaz Saray’da ağırladı ve ulusal kahraman ilan etti. İkisi de gerçeğe dönüşen hayallerinin doruklarındaydı.
1992’de George Bush'u yenerek Amerika Birleşik Devletleri'nin 42. başkanı seçilen Bill Clinton, Boys Nation üyesi kolejli bir öğrenci iken 6 Haziran 1963’te Beyaz Saray’da Başkan John F. Kennedy ile tanıştığında bir gün onun yerine geçme hayallerini çoktan kafasına koymuştu. Ondan sonraki hayatı bu hayalini adım adım gerçekleştirmeye yönelik oldu. O da başardı. İlginçtir, Kennedy’nin makus ölümü hariç kaderleri bir çok yönüyle kesişti.
İdealler, hayallerin disipline edilmiş ve makul bir çerçeveye oturtulmuş halidir. İdealleri gerçekleştirmek için atılan her adım, hedefe varmaya uygun olmalıdır.
Başka bir örnek verelim.
Adı Melis...
Henüz 10 yaşında.
Daha 2-3 yaşında iken de yetişkin insanlar gibi konuşur, dinleyenler bilmiş tavırlarını gıpta ile izlerdi. Kendisini 7-8 yıldır görmemiştim...
Eşimin halasının torunu olan bu küçük hanımefendi ile yıllar sonra geçtiğimiz günlerde yeniden karşılaştığımızda kendisine, ‘en çok hangi yaşta olmayı merak ediyorsun’ diye sordum.
Ben sadece bir yaş söylemesini beklerken, “18, 23 ve 27 yaşlarımı çok merak ediyorum” dedi. “Hayrola, bu yaşların özelliği ne?” dedim.
‘Genç kız olmak nasıl birşey onu merak ediyorum. 18 yaşımı bu açıdan önemsiyorum’ dedi. ‘Ya diğerleri’ dedim. ‘22 yaşında üniversiteyi bitireceğim, çok gecikmeksizin 23 yaşında evlenmeyi düşünüyorum’ dedi. ‘Ya 27’ dedim. ’27 yaşında ilk çocuğumu doğurmayı düşünüyorum. Annelik nasıl bir duygudur, onu da merak ediyorum...’ dedi. Kendisini tebrik ettim.
Dün yazlığımda misafir ettiğim tanınmış bir televizyoncu dostumun 8 yaşındaki kızına büyüyünce ne olmayı planlıyorsun diye sorduğumda, “Türkiye’nin 2. Kadın başbakanı” dedi. Bu cevap takdir edilmez de ne yapılır. Bir perspektifi var gençlerin...
Planlı yaşayanlara bayılırım. Şirketlerin bile geleceğe yönelik plan ve vizyonları varken, hayatı rastgele yaşayan, yarınlara dair tahayyülleri ve hedefleri olmayan insanlardan hazzetmem. İnsan ilişkileri sinerji oluşturan bir mahiyet arz ettiğinden, çevre seçimi erken yaşlardan itibaren çok önemlidir. İnsanın kimlerle arkadaş olduğu ile nereye varmak istediği arasında bağlantı vardır. Yukarıda yer verdiğimiz John Kennedy ile Alan B. Shepard örneği bu açıdan önemlidir.
Sözün özü, bir amacı olmalı insanın...
Herkesin bir yıldızı vardır...
Amerika Birleşik Devletleri'nde Alman kökenli ilk Senatör olan Amerikalı asker ve siyasetçilerden Carl Schutz, “İdeal denen şey yıldıza benzer. Onlara hiçbir zaman ulaşamayız ama, tıpkı denizcilere olduğu gibi, bize de yolumuzu gösteren odur” derken, Fransız rönesans yazarlarından Montaigne’de, “Amacı olmayan gemiye hiçbir rüzgardan fayda gelmez” der.
Biz rotamızı belirleyeceğiz ki, o yolculuk için ihtiyaç duyduğumuz gereksinimleri ve hangi rüzgarlardan istifade edeceğimizi ona göre şekillendireceğiz.
Tanıyanlar bilir, hayatın rastgele yaşanmaması konusundaki düşüncelerimde biraz hassasımdır. Geçtiğimiz yıllarda işe aldığımız bir asistana, ‘bana hangi yılda master, doktora ve doçentliğini tamamlayacağını yıl yıl yazarak vereceksin, evleneceğin tarihi de sadece yıl değil ay olarak not düşeceksin. Planındaki ilk hedef tutmadığında işten atarım” dedim. Şu ana kadar hedeflerinde aksama olmadı. Zor şeyler değil bunlar. Yeterki bir amaç, ona uygun da bir çalışma temposu olsun.
Kimi zaman ulaşamamış olsak bile, hayallerimiz bize varmak istediğimiz yol konusunda ipucu verirler. Amerikalı yazar William Feather, “Bir şeyi başarmak için ona kesin karar vermekten başka başarıya ulaştırıcı bir yol bilmiyorum” der.
Nitekim vizyonu büyük insanların başarı potansiyellerinin de büyük olduğu görülmüştür. Hedef sahibi öğrencilerin hayatta daha başarılı oldukları tespit edilmiştir.
1953 yılında dünyaca ünlü Amerikan Yale Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada öğrencilere amaçlarını yazmaları istenmiştir. Bu öğrencilerden sadece % 3’ü amaçlarını net olarak yazabilirken, % 97’sinin net bir hedefinin olmadığı anlaşılmıştır.
Aradan 20 yıl geçtikten sonra, her biri yetişkin bir birey haline gelmiş olan aynı insanlar üzerinde yapılan araştırmada, 20 yıl önce hedeflerini yazabilen % 3’lük kesimin hayatlarında daha başarılı oldukları ve çoğunun hedeflerine ulaştıkları görülmüştür.
Harvard Üniversitesi tarafından 2000 yılında Amerikan gençliği üzerinde yapılan bir araştırmada, gençlerin sadece % 23’ünün hayatta bir amacının olduğunu söylediği, buna karşılık % 77’sinin ise hayatı ve boş ve anlamsız buldukları görülmüştür.
J. Ginder, “Her insan başarı için gerekli iç kaynaklara sahiptir” der. Önemli olan bu iç kaynakları harekete geçirecek bir motivasyon süreci yaratabilmek ve zorlukları yenme, gerekli girişimlerde bulunulduğunda başarıya ulaşmanın mümkün olduğu konusunda bir inanç taşımaktır. Kısacası sözlü ve filli dua birlikte yapılmalıdır.
 “Geleceğin Meslekleri” kitabımın 2001 yılında okuyucularla buluşmasından sonra çok sayıda email almıştım. Bu emailler arasında beni en çok etkileyen, lise 1. sınıfı yeni bitirdiğini söyleyen Emrah Gültekin isimli öğrencinin mesajı olmuştu. Öğrenci mesajında; “Lise 1. sınıfı yeni bitirdiğini, önünde daha 2 yıl lise, belki hazırlığı dahil 5 yıllık bir üniversite, ardından da 1,5 - 2 yıl askerlik olmak üzere yaklaşık 9-10 sene olduğunu, bugün için popüler olan kimi mesleklerin 10 sene belki de önemini kaybedeceğini, bu yüzden hayata atılacağı 10 yıl sonrası için kendisine ne tür meslekler önerebileceğimi” soruyordu.
Emrah Gültekin’den aldığım bu mesajı birçok eğitimci ile paylaştığım gibi, Türkiye’nin yakından tanıdığı bir çok isme ve devlet erkanına gönderdim ve bu örneğin yeni neslin potansiyeli ve perspektifi konusuna iyi bir örnek olduğunu belirttim.
Gençlere geleceklerini planlamalarını öneriyorum.
Siz size düşeni yapın, sizin dışınızdaki faktörlerin oluşturduğu güçlükleri karşılamak için bir direnciniz olsun.
Üniversite tercihlerinde son haftaya giriyoruz. Yeri geldikçe konuya devam edeceğiz. İşi şansa ve oluruna bırakmayın. Dümen elinizde olsun.
Başarılar.
Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber7
29 Temmuz 2009 06:39
Prof. Osman ÖZSOY
27 yorum
34,399 okunma
Bu haberi yazdır
E-posta ile paylaş Facebook da paylaş Google da paylaş Twitter da paylaş MySpace de paylaş Digg de paylaş Del.icio.us da paylaş
Favorilerine Ekle
Yorum yapın
"batı"dan idol olur mu? 2009-07-30 21:32:00

osman bey yazılarınızda yabancı örnekleri bol bol verdiğinizi görüyorum, yanlış anlaşılmasın ama sanki bizde örnek yokmuş gibi hemen batıdan önümüze idoller sunmanız açıkçası beni üzüyor. kendiniz hayranlık duyuyor olabilirsiniz batılılara ama bari bu ülkenin insanı, bırakında kendi ecdadından örnekler edinsin kendine. haklı değilmiyim efendim,ne dersiniz?...yüzyıllardır yeryüzüne kandan başka bişey getirmemiş olanları!kendine örnek almak bir müslüman türk e yakışmıyor...

sedat topcu
Hazarolmak 2009-07-29 23:42:23

Bedel ödenmeden karşılık bekliyoruz. Şans hazırlıksız olanların kapısından geçer, hazırlıklı olanların kapısından içeri girer. İnsan çalışmasının karşılığını alır bir de mükafatını.

HAYRİ ÇELİK
tr nin en iyi kariyer plancısı 2009-07-29 19:12:26

bana göre bay abdullah gül dür..yanılmıyorsam görevlerinde reel hiçbir projesi ve başarısı olmadan, güler yüzü, doğru zamanda doğru pozisyon alması, strateji başarısı nedeniyle basamakları tek tek çıkarak tr nin tek bakan, başbakan ve c başkanlığı yapmış üçü bir arada olan tek kişisidir...kendisini kutlarım....ancak tarihler bu tip insanları sadece istatistik olarak tutar...

serdar kopan
ÖRNEKLER NEDEN HEP BATIDAN-BİZ NERDEYİZ 2009-07-29 19:00:05

yazı içeriğinde verilen örnek kişiler neden hep batıdan,bizim kendi kültürümüze ait başarılı şahsiyetlerimiz yok mu? Ya da hedef sahibi insanlar hep batıdan mı çıkar.Bizim devlet başkanlarımız, sanatçılarımız, edebiyatçılarımız,binlerce yıllık kültür mirasımız nereye gitti... yoksa hiç olmadı mı? Ben kendi adıma üzüldüğümü belirtmek isterim.Bizi biz yapan örnekler okumak ,bilmek, hatırlamak,ÖĞRENMEK eminin bilinçaltımızda çok daha büyük bir etki bırakacaktır

HANIM GÖGER
igneyi kendine batirmak 2009-07-29 16:40:19

yaziya itiraz eden arkadaslar hep "ben plan yaptim da ne oldu, bilmem su okulu kazanamadim, su kadar isyerim batti" diyor. istemek ve plan yapmak disinda o plani uygulamak icin calismak lazim. ayrica insanin bildigi isi yapmasi ve dogru zamandi bu ise kalkismasi lazim. basaranlar neden basardi onu arastirmak lazim ve ben nerede hata yapiyorum onu bilmek lazim. ama nerdeee. bizim insanimiz herzaman bir suclu bulur, kader, sistem, ülke, tövbe hasa Allah

efsane
Hayaller 2009-07-29 16:33:55

İnsanı yaşatan hayalleridir. Şu an nerede, hangi konumda olursak olalım bundan sonraki yıllar için bir planımız olmalı ve bu planı gerçekleştirmek için çalışmalıyız. Elbette her şey Yüce Yatatıcı'nın elinde. Unutmayalımki vermek istemeseydi, istemek vermezdi. Yeterki ne istediğimizi bilelelim.

Bayram Arıcı
erbakan olmak isterim 2009-07-29 14:01:37

hayattaki en büyük hedefim inanmışlık ve adanmışlık timsali,mücadele adamı ERBAKAN gibi bir dava adamı olabilmektir.

asi tane
Ne planı .! 2009-07-29 13:03:05

Altı ay plan yaptım, baktım her ay sermayemden %10-15 azalma var yani dedim 6 bilemedin yedi ay sonra sermayem borçlarımı ödeyemez hale gelicem ,hemen iş yerimi fes ettim iş değiştirdim 2. işte kazandım sonunda 2001 krizi geldi gene iş yerimi kapattım kısa kesiim şu an 6. iş yerimdeyim ,benimde hayallerim vardı fabrika kurma aşamasındaydım ama memlekette istikrar yok ne planı yapıcan sal gitsin akıntıyaaa.

Sami yitik
plan yapmak güzel de 2009-07-29 11:59:20

maalesef ülkemizde plana uyabilmek çok zor. Liseye kayıt olursun ikide bir sistem değişir, yapılan değişiklikler de o an kayıtlı öğrencileri de etkiler. 0,01 lik puan yüzünden istediğin bölüme gidemezsin. Bir sabah uyanırsın ki her şeyin fiyatı iki katına çıkmış, baban işşiz kalmış... Bu böyle sürüp gider gençler kendi sitekleri dışında başkalarının belirlediği sınırlar içerisinde geleceklerini yönlendirmek zorunda, kendi istedikleri gibi değil

mehmet arif ak
Sızlananlar, Sızlanmayanlar 2009-07-29 11:07:50

MalcolmX'in zencilere hitabında; "sızlanma, ne yapıyorsan en iyisi ol, bak o zaman sorunların nasıl çözülüyor" sözleri sorunların tek çözüm yoludur. İşte ABD başkanı bir zenci. O hiç sızlanmayanlardan.

alim mert
Yorumcu bir arkadaşa tenkit, 2009-07-29 11:03:52

Hayatın başarısızlıklarını; Hayatın eşit olmadığına bahisle Tanrıya, Kürt olman bahisle Sisteme, İmkansızlıklardan bahisle Ailene ve Şartlardan bahisle Çevreye yükleyip, temize çıkmışsın. Samimiyet önce kendini eleştirebilmektir. Tenkidim tüm bahanecilere.

alim mert
olmadı hocam 2009-07-29 10:42:03

hocam ben sizin yazılarınızı herzaman beğenerek okuyan bir insanım, ama son yazı diziniz hiç hoşuma gitmedi.yani bencede insanların idealleri olmalı ama herkesin idealleri gerçekleşmeyebilir.konuya yaklaşım açınız çok uçuk,sanki herkes bu dünyada hayal ettiğini çalışarak yapabilirmiş gibi izlenim veriyonuz.o kadar kolay değil artık,ayaklarınız yere bassın hocam biraz uçmayın ve uçurmayın bizi

ayhan adana
Yazarın mesajını yakalayabilmek, 2009-07-29 10:39:06

Yazarın amacı hayatın amaçsız ve hedefsiz yaşanmaması. Ne yazıkki bu gerçek ortayaşlarda anlaşılabiliyor, ah keşke yada bugünkü aklımla genç olsaydım serzenişleri yaygındır. Bunun mümkün olmadığını görünce çocuklarımıza ve çevremize nasihatlere başlıyoruzki, dinleyen kim. Öyleyse, kalan ömrümüzü planlayalım; bir yabancı dil öğrenelim, bir spor yapalım, vs. Tabiiki bu yazarın yazısından hayatımızı yaşayalım (çal patlasın, vur oynasın) sonucu çıkarmayalım. Bunu farkında olmasakda yapıyoruzki, sonuç ortada.

alim mert
bu cümleye bayıldım 2009-07-29 10:35:38

''Geçtiğimiz yıllarda işe aldığımız bir asistana, ‘bana hangi yılda master, doktora ve doçentliğini tamamlayacağını yıl yıl yazarak vereceksin, evleneceğin tarihi de sadece yıl değil ay olarak not düşeceksin. Planındaki ilk hedef tutmadığında işten atarım” dedim''

ali toros
kader ve kadercilik... 2009-07-29 10:34:12

toplumumuzda en çok kızdığım durum kadercilik.kadere bir müslüman olarak elbetteki inanıyorum.fakat melankolik takılıp kaderim böyle mantığının üzerine yatmayı çok saçma buluyorum.yorumlarda da birçok karşı görüş var.siz böyle iddia ediyosunuz da hocam ama ama ama.hayatta herkes başarılı olmak ister fakat çok azı bunu başarır onlar da "ama"ya takılmayanlardır.kaderden öteye yol yok herşey nasip amenna fakat önce istemek ve azmetmek gerek sonrası tevekkül.ancak yalnız kuru tevekkül ediyoruz.

birsen tunç
madalyonun öbür yüzü 2009-07-29 09:53:21

insanlara hep başarılı örnekleri anlatıyorsunuz. sanki isteyen herkes başarılı oluyormuş gibi. başaralı olmayanları da anlatmak lazım. öyle her hayal eden başaramıyor. takdir-i ilahi demek lazım. (çınar sözlük)

omer toprak
neden yaratildik! 2009-07-29 09:40:55

insanlar ve cinler neden yaratildi?! ustunluk doktora master ve evlenecegi ayi yillar oncesinden planlayabilmektemidir yoksa takvadami? uzun emellerin pesinden kosmak ovulmusmudur yoksa yerilmismi? ya elbette disiplinli, planli olup calismak guzel bende taraftarim ama bu derece obses olmak cok yanlis. elinde planlarinin olacagi tarihe cikacagina dair garanti mektubu varsa o haric.. cooooooooooooook abartmissin..umarim kendini silkelerde kendine gelirsin en kisa zamanda

Seyfeddin Ahmed
ben hedef koydumda ne oldu 2009-07-29 09:39:38

benimde bir hedefim vardı ama olmadı hayat herkese aynı mesafede durmuyor hele türkiyede kürtsen vay haline ilk okuldan sonra 2 yılım gitti liseden sonra 3 yılım boşa gitti. tam 5 yılım sırf kürt olduğum için boşa gitti hukuk okumak istiyordum liseden sonra 3 yıl ara vermek zorunda kaldığım için hukuku kazanamadım üniversiteyi bitirmek dışında hiç bir hedefim gerçekleşmedi. zaten o şartlarda üniversite mezunu olduğuma bile inanamıyorum.

heval amedi
verdiğiniz bilgi yanlış 2009-07-29 09:36:56

Sayın Yazar, Önceki yazınızın başlığı "Duş alırken bile hep onu hayal etti..." değildi, neden değiştirme ihtiyacı duydunuz acaba?

ibrahim caymis
bir de... 2009-07-29 09:12:21

torpil ve brokratik engeller var. bunu da unutmayalık. bakınız sayın hocam siz bile bir öğrencinize evlenme tarihini bile istemişsiniz ve o arkadaşı baskı altında tutarak,başarılı olmasını beklemişsiniz. böyle bir insanda başarı ne kadar beklenebilr...bir insan idealleri varsa bırakın kendisi peşinde koşsun, biz sadece yön verelim...saygı ve selamlar

başkan kenan
Tüm Yorumları Görmek için tıklayın
Döviz 1,5130
1,5200
2,0790
2,0810
52,2783
52,3369
50623,28
49965,34
Döviz
Diğer Haberler
En Çok...
Haber 7 Yazarları
Alıntı Yazarlar
Uzaklardan Mektuplar
Röportaj
OKUR TEMSİLCİSİ
Namaz Vakitleri
İmsak05:32
Güneş07:00
Öğlen12:25
İkindi15:10
Akşam17:39
Yatsı19:00
Hava Durumu