Ali Koç: UEFA Fener'e bir daha ceza veremez!
Kayseri'deki patlamada yaralananların isimleri
50 TL'ye yaz alışverişinizi bitirin!
Fatih, yeniden 'fetih'e hazırlanıyor
YÖK'ün 'din öğretmeni' kararı 05 Eylül 2009 12:33 - 4 Yorum - 7,870 Okunma
Obezite artık sadece Amerika’nın problemi olmaktan çıkıp, bizim ülkemiz de dahil olmak üzere pek çok ülkenin problemi olmaya başlamışken, biz ruh sağlığı uzmanları da, bu sağlık probleminin psikolojik boyutlarını inceliyor ve araştırıyoruz.
Duygusal yeme nedir?
Eski çağlarda, insanlar acıktıklarında karınlarını doyurmak için yerlermiş ve zaten işlerinin büyük bir kısmı bedensel olarak çalışmayı da gerektirdiği için yediklerinin kalorisini büyük ölçüde yakarlarmış. Ancak, dünyanın gelişmesiyle ve tüketim seçeneklerinin zenginleşmeye başlamasıyla “yemek” artık sadece açlığı doyurmak için değil, keyif almak için de gerçekleştirilen bir davranış olmaya başladı.
Hepimiz gündelik yaşamımızda, zaman zaman, sadece tadını sevdiğimiz için, keyif almak için tabii ki bir şeyler yiyebiliriz. Ancak, bunun sıklığı artmaya başlamışsa ve üzüntü, stres, öfke gibi olumsuz duyguları her hissedişinizde kendinizi buzdolabının önünde, özellikle de hemen tüketebileceğiniz şekerli, yağlı, unlu yiyeceklere elinizi uzatırken buluyorsanız, duygusal yeme atakları yaşıyor olabilirsiniz.
Duygusal yeme davranışında kişiyi yemeye yönlendiren şey aslında “açlık” değil, “çözümlenemeyen duygulardır”. Açlık yavaş yavaş gelişir ve midede hissedilir, buna karşılık, duygusal yeme atağı aniden meydana gelir ve özellikle ağızda, “bir şeyler yeme isteği” olarak kendini gösterir.
Duygusal yeme eğilimi olan kişiler baş edemedikleri olumsuz duygularının neticesinde hemen bir şeyler atıştırarak, kendilerini o an için rahatlatırlar. Ancak, çoğu zaman farkına vararak, keyfini çıkararak yenmez bu atıştırmalıklar, tam tersine bir de bakılır ki koskoca bir paket cips bitivermiş, ya da en büyük boy çikolata paketinden geriye bir şey kalmamış!
Sorunlarıyla direkt bir biçimde yüzleşmeyen, sıkıntılarına çözüm bulmaya çalışmayan bu kişilerin yedikleri, adeta bir ağrı kesici görevi görür, ama her ağrı kesici gibi etkileri sadece kısa bir süre içindir! Bir sonraki sıkıntı verici ve baş etmesi güç duyguda, bu kişiler kendilerini tekrar yemekle teskin etmeye çalışır ve bu böyle sürer gider.
Duygusal yeme eğilimi olan kişiler, artık bir süre sonra fazla kilolu kişiler haline gelir ve ondan sonraki süreçte baş etmeleri gereken şeyler bir değil birkaç tane olur: İlk etapta kendini gösteren duygular (stres, üzüntü, can sıkıntısı, kzıgınlık vb.) ve yedikten sonra hissedilen pişmanlık, suçluluk, başarısızlık düşünceleri..Bu durum tam bir kısır döngüye dönüşüp, yıllar boyu devam edebilir.
Duygusal yemeyi nasıl durdurabilirsiniz?
Bu bilgiler ışığında, duygusal yeme ataklarınız olduğunu düşünüyorsanız, çevrenizin desteğini de alarak, ilk olarak kendi kendinize yardım etmeyi deneyebilirsiniz. Sağlıklı baş etme becerisini kazanmaya doğru ilk adım, yeme isteğiniz belirdiğinde, duygularınızı ve yaşadıklarınızı isimlendirerek durumu tanımlamanız ve farkındalık kazanmanızdır.
Örneğin, “Şu an aç değilim, üzgün olduğum için yemek istiyorum, ama şimdi yersem bu sadece geçici bir çözüm olacak, sonrasında çok daha kötü hissedeceğim” gibi bir cümleyi tekrar ettikten sonra, sizi rahatlatacak ya da dikkatinizi dağıtacak aktivitelerde bulunabilirsiniz: Yakın bir arkadaşınızı arayabilir, bilgisayarda sizi oyalayacak sayfalarda dolaşabilir, TV’ye bakabilir, nefes egzersizleri yapabilirsiniz.
Bu örnekler herkes için değişebileceği için, kendi listenizi oluşturabilir ve istediğiniz maddeleri sıkıntınız hafifleyene kadar uygulayabilirsiniz. Ancak, bazı duygusal yeme ataklarının temelinde kronik stres, depresyon, panik atak, yeme bozuklukları gibi psikolojik sorunlar yatabilir ve kendi kendinize yardım etme girişimleriniz büyük olasılıkla yeterli olmayabilir. Bu tür durumlarda, konusunda uzman bir psikoloğun yardımına başvurmanız, tıbbi destek almanız gerekiyor ise bir psikiyatri uzmanı ile görüşmeniz, sıkıntılarınızı etkili biçimde çözümlemenizde size yardımcı olacaktır.
İyi dileklerimle,
Uzm. Psk. İlknur YILMAZ / Haber 7
www.ilknuryilmaz.com
ilknur@ilknuryilmaz.com
ETİKETLER
Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 131 kişi beğendi.
Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..
+ Bu Yorumu Beğen09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 72 kişi beğendi.
yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.
+ Bu Yorumu BeğenNeden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 78 kişi beğendi.
Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi
+ Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 61 kişi beğendi.
+ Bu Yorumu Beğen31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 44 kişi beğendi.
+ Bu Yorumu BeğenGirişkenlik, kendi fikirlerinizi, bakış açınızı, karşınızdakilerin hakkına da saygı göstererek ifade edebilmenizdir. Toplumumuzda pek çok kişi, değişik...
GAZETE MANŞETLERİ
| İmsak | Güneş | Öğle | İkindi | Akşam | Yatsı |
| 3:37 | 5:31 | 13:08 | 17:04 | 20:33 | 22:17 |
Ekrem Kızıltaş Sizce hangisi daha vahim?
Hasan Öztürk Bülbülün dili başı belası
Fatih Bayhan Taşı toprağı devlettir Ankara’nın!
Prof. Dr. Ata Atun Türk Hava İhlalleri
Erkam Tufan Aytav Psikolojik harekâtın hedefi: Cemaat
Arif Altunbaş Askeri okullar da demokratikleştirilmeli
Hacer Aydın Miras (eşit)tir!
Meryem Aybike Sinan Said Nursi, Türkçe Olimpiyatlarına nasıl bakardı?
Ayşegül Yıldırım Kara Umre Notları 11 / Hacerü’l-Esved Nöbeti