Uzaklardan yazmak

Uzaklardan yazmak

03 Ekim 2009 13:44 - 1 Yorum - 2,806 Okunma

“Yazmak kelimelerin kalbine girmektir” Kayboluş şiirlerinin birinde böyle diyor, Hilmi Yavuz…



Kelimeleri kalbi, ruhu, rengi kokusu olan mevhumlar olarak algılayabilmek bir başka derinlik ve ayrıcalık…

Şüphesiz bu ayrıcalık okuyucu içinde yazar içinde aynı derecede söz konusu…

Belki gerçek yazar olabilmek, kelimelerin kalbine girerek,  onların anlam ve manalarına bürünmüş olarak, kalbe dokuna bilme marifetidir. Okuyucu olmak da o anlam ve manaları kabul edebilme, fark edebilme yeterliliği gerektirmektedir.

Yazarları, su üstüne yazanlar, kalbe yazanlar diye farklı kategorilere ayırmak gerek. Aynı şekilde okuyucuları da, okuduğunu anlayan ya da ıskalayanlar olarak ayrıştırabiliriz.  Bu durumda gerçek yazarlar ve okuyucuları aynı mana iklimlerinde buluşabilenler olarak algılamak gerek…

Uzaklardan yazanlarınsa işi sanki biraz daha çetrefil…

‘haber7’ her ne kadar farklı coğrafyalardan, farklı diyarlardan bir iletişim ve paylaşım amaçlı böyle bir köşe oluşturduysa da, uzaklarda olmak, uzaklardan yazmak ister istemez insana bir sınır, bir çerçeve çiziyor.

 Uzaklık göreceli bir kavram… Neye göre uzaklık… Neyden uzaklık…

Tasavvuf da  ‘uzaktaki yakınlar’ ya da ‘yakında ki uzaklar’ diye çok manidar bir ayrım vardır. “la şarkıyeti vela garbiyeh” “Ne doğuya ne batıya ait değildir” hakikatte uzaklık ve yakınlık yoktur. Zira Allah, yakından uzak, uzaktan yakındır…

İnsanın çoğu zaman da olduğu ortamı, daha iyi fark edebilmek için uzaklaşmaya ihtiyacı vardır. Uzaklaştığınız zaman, biraz mesafe koyduğunuz zaman, bir takım şeylerin çok daha netlik kazandığı malumdur. Biraz uzaklaşıp geriye dönüp bakmak, bazen insana çok şey kazandırabilir. Zaten ilk yaratıldığı ortamdan kalkıp, bu dünya yolculuğuna girişmesi de, kendi mahiyetini tam olarak algılayabilmek için değil midir?

Herkes ittifak halindedir ki, insanın, zahirini dış dünyasını imar edip, daha iyiyi oluşturabilmesi için seyahat edip gezip görüp ibret alıp,  kendini geliştirebilmesi için yol yapması, değişik diyarları görmesi lazım… Bâtıni olan iç dünyasını oluştururken de seyri suluk dediğimiz, iç yolculuğunu ikmal etmesi gerek. Yani insan için hicret kaçınılmaz bir durum ama tabi ki kazanımla dönebilenlere ne mutlu…

İnsan bu dünya serüveninde, yüreği ilk kıpırdadığında, kendini keşfe dair, ilk aşk kıvılcımları çaktığında, ilk fark ettiği; içinde bir ayrılık ve hüzün fırtınaları ile acı bir gurbet çöreklendiğidir… Taze bir filiz gibi topraktan ilk ışkın verirken başını kaldırdığı zaman, sebebini bilemediği bir hüzün ve acı içinde burkulur.  

Bu acı ve hüznün, yaşadıkça bu dünyadaki her şeyin bir imtihan aracı olacağını ve çoğu zaman azaba dönüşeceğini henüz bilemediğinden mi, yoksa gerçek yurdundan ayrıldığı için mi olduğunu da ayırt edemez…

Neticede uzaktan ya da yakından her birimiz, kendi hayatımızı yazan yazarlarız… Bize verilen süre, kendimize yazdığımız bir mektup, ömrümüz…

Gurbet ülkesinden gerçek vatana döndüğümüzde, ruha diriliğini kazandıracak bir mektup… Harf- harf, hece- hece, her gün, her saat yazdığımız bir mektup… Artık kelimelerin kalbine girerek mi, manaların künhüne ererek mi, yoksa zarar ve ziyan içinde mi yazıldı bilinmez…

 Bilinen bir şey varsa korku ümit arası, havf ve reca klavyesi ile yazılması gerektiği idi… Bir uzun süreç sandığımız ya da öyle olmasını dilediğimiz vaktimiz, gerçekte kılıcın keskin ağzı diye tasvir edilmişti, sağ ya da sol yanağı değil…

 Uzaktan yazdıkları bir gün yakından eline verildiği zaman insanın tek özlemi, bir avuç toprak olan aslını gül bahçesine çevirdiğini görmesidir. Katışıksız aşk şerbetinden damıtılmış iman şurubu ile beslediği gülleri sevgiliye sunma vakti, tüm hüzün ve acıların artık sona erdiğini müjdeleyen bir ferman okumaktır dileği.

Handan ÖZDUYGU / Abudhabi / Haber7
handanozduygu@gmail.com
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 131 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 72 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 78 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 61 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 44 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER

  • IMKB100: 54.885 %-0.06
  • ALTIN: 92.755 %-0.59
  • DOLAR: 1.8425 %0.00
  • EURO: 2.3065 %-0.60
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
3:37 5:31 13:08 17:04 20:33 22:17

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim