Güzel gözlü ceylanların diyarı

Güzel gözlü ceylanların diyarı

14 Kasım 2009 17:58 - 4 Yorum - 3,647 Okunma

Abu Dhabi ismi kelime olarak, telaffuzu ilk başta biraz tuhaf gelse de, beni en çok şaşırtan anlamı olmuştu. Kelimenin Arapça açılımı, ebu-baba dhabi-ceylan abu dhabi de ceylan babası, demekti…



Düşünce Festivali ve global vatandaşlık…

Ceylanların babası…

  Şimdilerde korumaya alınan ceylanların vaktiyle bu coğrafyada çok olduğunu öğrenince hayret etmiştim…

 “…hani o güzel gözlü ceylanların pınarı, hani kuşlar ağaçlar, bin bir renkli çiçekler..” diye devam eden bir sanat müziği eserini çocukken çok dinlediğimizden olmalı, bu konudaki bilgisizliğime veriniz, bendeniz ceylanları orman içlerinde pınar başlarında yaşayan güzel gözleri hep sevgilinin gözüne benzeyen, melül melül bakan masum hayvanlar sanırdım…

Vakıa, çöl beni şaşırtmaya devam ediyor. Çöl denince hayvan olarak, bendenizin aklına sadece yılan, akrep ve nazlı nazlı süzülen develer gelirdi. Her sabah bu çöl şehrinde öyle kuş cıvıltıları ile uyanıyoruz. Sabah sabah bir seramoni, bir senfoni ki, inanılır gibi değil. Tamam, Abu Dhabi merkez çok güzel yeşillendirilmiş ama bizim bulunduğumuz bölge yeni gelişen bir mevki, çevre düzenlemesi henüz bitmediği için tek bir ağaç yok.(tu) Bu bülbül ötüşlü sarı gagalı küçük kuşların hatırına, birkaç ay evvel, bende bahçeye söğüt ağaçları diktirdim. Şimdi Abu Dhabi’de dikili ağaçlarım var anlayacağınız…

Bülbül ötüşlü kuşları, ceylanları bir tarafa Abu Dhabi, hatırı sayılır rezervleri ile şimdiler de ismini bence Ebu Oil olarak değiştirmeliydi, zira artık ceylanlar özel korumada ama petrolün getirdiği zenginlik her yerde görülür durumda.

 Buraya geldiğinizde ilk gördüğünüz şey paranın gücü ile çölün vahaya çevrilmesi. Ardından da dünyanın en yüksek binası, en lüks otelleri, abartı bir enler listesi ile karşılaşınca, BAE nin dünyaya bir klak çekip ben buradayım edasını gülümseyerek izliyorsunuz… Zira onlar ne kadar modernleşme yarışında ön saflarda yer tutsa da, nedense ben kornişe (sahil bandı) her geldiğim de, kıyıya çok yakın karşımda mahzun duran Lulu Island’a (İnci Adası) her baktığımda petrol öncesi, dünyanın en güzel inci ve mercanlarının çıkarıldığı bedevilerin yaşadığı balıkçı kasabasını hayal ediyorum…

Bir zamanlar ceylanlara babalık yapmış Abu Dhabi hızla dünya başkenti olma yolunda ilerliyor. 2030 yılı bitmesi planlanan o kadar çok büyük proje söz konusu ki, saymaya bu yazının mecali yetmez… Dünyanın en meşhur mimarlarına hazırlatılan projelerin maketlerini, Emirates Palas’ın sergi salonlarının birinde hayranlıkla izliyorsunuz.

 2012 de açılışı beklenen, Fransa’nın meşhur Louvre Müzesi imzalanan bir anlaşma ile 30 yıllığına Abu Dhabi’ye taşınması planlanıyor. En son Hollywood'un film platolarının Abu Dhabi çöllerine taşınacağını okuduğum zaman İbn-i Arabi’nin haddini aşan her şey zıddına döner” hikmetini hatırladım.   Dünyanın dikkatlerini bu atraksiyonlarla çekmeyi başarıyorlar da, insanın zihninde ister istemez BAE şöyle bir soru gelişiyor. Bu kadar paranın kaçta kaçı dünya Müslüman halkları için harcanıyor?...  Dünyanın bir çok yerinde mazlum Müslümanlar için neler yapılıyor?..

Osmanlıda ‘gururlanma padişahım senden büyük Allah var’ diyenlerin yerine, burada emirlere şeyhlere bu kadar paranın hesabı elbet bir gün sorulacak, diye hatırlatan birileri var mı, doğrusu çok merak ediyorum… 2030 a kadar bitecek listeler dolusu trilyon $ lık projelere bakıyorsunuz külliyen batı kültürüne ait, eserler… Bir tanede dini mübin-i İslam’ın yüzünü güldürecek, Müslümanlara hitap edecek bir proje bir çalışma yok… Hep batıyı dize getirme, batıdan çok batılı olma çabaları var…

Düşünce Festivali ve global vatandaşlık…

Abu Dhabi, Hilton geçtiğimiz günlerde Düşünce Festivaline ev sahipliği yaptı. Birleşik Arap Emirlikleri Yüksek Eğitim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Nahayan Mubarak El-Nahayan’ın daveti üzerine 11 tanesi Nobel Ödüllü olmak üzere yüzü aşkın sayıda düşünür ve bilim adamı, devlet adamları ve üst düzey yöneticilerin katıldığı bir festival gerçekleştirildi. Festival çağımız toplumlarının karşılaştığı krizleri ve bunlara karşı çözüm önerileri geliştirme amacı ile üçüncü kez düzenleniyor.

Türkiye’den de Yüksek öğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın da katıldığı festivalde, bilim adamları ve düşünürler kafa kafaya verip, küreselleşme, demokrasi (!) çoğulculuk, çevre koruması, yoksulluğun giderilmesi, ekonomi, sosyal ve kültürel alanlarda görüş alış verişinde bulundu… Konu başlıklarını okuyunca, insanın hoşuna gidiyor, bu eskimiş ve köhnemiş dünyada iyi şeylerde oluyor sanıyorsunuz ama hayır, bu festival kuzu postundaki kurdun dini ve imanı yok etme girişimlerinden sadece biriydi.

Festival de sunulan tebliğlerin başlıkları içinde benim en çok dikkatimi çeken global/küresel vatandaşlık oldu. Tebliği sunan Thomas Paine, konuşmasına “My country is the world, and my religion is to do good,”diye bir cümle ile başladı. Yani ‘’Benim ülkem Dünya’dır ve benim Din’im iyi (şey) yapmaktır.” Bu cümle festivalin tüm ana fikrinin bir özeti mahiyetinde olduğuna sizi temin ederim. Sizin dininizi, dilinizi, hangi topraklarda nasıl yaşayacağınıza ben karar veririm, işte bunlarda bu dünyada yeni dininizin kuralları diyerek, bu festivalde bir dizi kurallar öngörüldü.

Hz. İsa a.s dan, Musa a.s dan bu yana, bu adamların dini ve insanı kendi biçimlendirme ve şekillendirme hırsları hiç dinmedi, azalmadı. Sizin Allah’ın dinine ihtiyacınız yok, nasıl inanacaksınız, nasıl yaşayacaksınız sizin adınıza bunu ben tanzim ederim, karşı koyanı da cezalandırırım festivalinden başka bir şey değildi bu.

Tamam, dünya baş döndürücü bir hızla gelişip değişiyor bunu yok sayamayız. Bu iletişim ve teknoloji ile müthiş bir iç içe olma hali ister istemez gelişiyor da; bu durum insanların yaşam tarzına üslubuna dinine imanına birilerinin müdahalesi için bir gerekçe teşkil etmiyor…

Bence, aklıselim kalbi selim düşünebilenlerin, bu ‘dünya vatandaşlığı’ sendromuna karşı nasıl bir duruş geliştirilmesi gerektiğine dair sıkı bir çalışma ortaya koyması gerekiyor…


Handan ÖZDUYGU / Abu Dhabi / Haber 7
handanozduygu@gmail.com
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 131 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 72 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 78 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 61 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 44 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER

  • IMKB100: 54.885 %-0.06
  • ALTIN: 92.445 %-0.93
  • DOLAR: 1.8415 %-0.05
  • EURO: 2.3165 %-0.17
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
3:37 5:31 13:08 17:04 20:33 22:17

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim