Bunların dışındaki sorunların çözülebildiğini ancak, bir insan etnik veya dini farklılık sebebiyle problem yaşamışsa onun izi ve yarasının daha derin olduğunu ifade eden Ergün, "Hiç bir vatandaşımıza bu sebeple problem yaşatmamalıyız. Nasıl devlet olarak vatandaşın bütün sorunlarıyla ilgileniyorsak bu konuyla da ilgilenmeliyiz." dedi.
Şahinbey Belediyesi konferans salonunda gerçekleştirilen AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda katılan Nihat Ergün, burada yaptığı konuşmada, demokratik açılım konusunda bilgi verdi.
Hiç kimsenin Türkiye'nin bölünmesi ve Türkiye'de bir toprak parçasını talep ederek müstakil devlet kurma hakkı olmadığına dikkat çeken Ergün, "Böyle bir şey olamaz. Bugün benim Gaziantep'te, Diyarbakır'da Van'da Hakkari'de evim yok, ama çocuklarımın olmayacağı anlamına gelmez. Olacaktır. Kocaeli ne kadar Diyarbakırlınınsa, Diyarbakır da Hakkari'de o kadar benimdir. Türkiye'nin her yeri herkese aittir. Federasyon olsun özerk bölge olsun öyle bir şey yok. Türk bayrağının yanında küçük bir sembolümüz olsun, olamaz. Bu bayrak bize ecdat yadigaârıdır. Kendi kendine ortaya çıkmış bir şey değildir. Onun içinde derin bir tarih, derin bir inanç, ortak zafer ve yenilgiler ortak acı ve neşeler vardır. Orada herkesin emeği vardır. O, şunun veya bunun tek başına üzerinde laf edeceği bir kaynak değil. O hepimizin ortak sembolümüdür." şeklinde konuştu.
Herkesin dinini ve dilini özgürce öğrenmesi ve öğretmesini isteyen Bakan Ergün, ama eğitim dilinin de öğrenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Ergün, "Ortak iletişim dili lazımdır, eğitim dili de lazımdır. Toplumu bölünmeye götürecek taleplerle meşgul değiliz. Demokrasiyi böyle geniş aldığımız zaman, insanlar potansiyelini ortaya çıkarır, enerjiye sarf ederler. Yetmedi mi bu kadar insan gücümüzü enerjimizi bu işe harcadığımız yetmedi mi? Daha mı harcayalım yeter. Şartlar her zaman bu kadar müsait olmaz. Herkes terörün desteklenmesinin ne kadar yanlış olduğunu görmüştür. Herkes bu işler yanlıştır noktasına gelmiştir. Bu işin bitmesi için bir çare bulmak lazım değil mi? Bu mahalle kavgası değil. Burada olay terörize olmuş uluslararası boyut kazanmış, dışarı taşmış. Toplumda başka türlü yapılanmalar haline gelmiş. O zaman bunun çözüm yoluna mahalle kavgasının çözümü yolunda bakılabilir mi? İnce ince düşünmek lazım. Bu iş karışık bir iştir. Bildiğiniz bir şey varsa söyleyin bir katkı sağlayın." ifadesini kullandı.
Amaçlarının bu meseleyi çözmek olduğuna dikkat çeken Ergün, "Yanlış yaptığımız bir şey varsa söyleyin. Ama masanın başında oturup konuşalım. Mecliste konuştular, ne dediler, kameralarda vardı. Çare olarak ne söylediler. Bu iş için bir çare duydunuz mu? yok Ak Parti iktidarına, söveyim sayayım. Alımızdan bile geçmeyen ithamları iftiraları yapalım. Muhalefet bu yanlış yoldan dönmelidir. Türkiye'nin geleceğini aydınlatacak bir işe takoz olmamalıdır. Vakit geç değil. Gelin Türkiye'yi hep beraber 21. yüzyılın en güçlü ülkesi haline getirelim. Sonra biz gidelim siz siyaset yapın. Gittiğiniz yol yol değildir." diye konuştu.
CİHAN































Ünal TANIK
Mehmet ACET
Prof. Nevzat TARHAN
Prof. Osman ÖZSOY
Yaşar İLİKSİZ
Mehmet Ali BULUT
Ayhan KISKAÇ
Resul KURT
Mehtap KAYAOĞLU
Feride'nin Günlüğü
Salih ÖZDERYA
Faruk BAKAÇ
Ahmet GEMİCİ









Ahmet KEKEÇ
Zülfü Livaneli
Nuh GÖNÜLTAŞ
Ekrem DUMANLI
Sami KOHEN
Şeref OĞUZ
Atılgan BAYAR
İsmet Berkan
Abdullah Muradoğlu
Ayşenur KAHVECİ
Engin SEZEN
Mahir ZEYNALOV
Ahmet ÖZGÜNDOĞAN
Ahmet İNCE
Zehra YAVUZ