Hac

Hac

20 Kasım 2009 00:12 - 3 Yorum - 4,324 Okunma

İnananlar için çok özel günlere bir kez daha şahitlik etmeye hazırlanıyor zaman…



Bu eski dünyanın, en eski mabedi olan beyti atik, misafirlerini ağırlıyor…  Duyurfurrahman…  Rahmanın misafirleri… Bu kelimeyi ilk duyduğum, manasını ilk öğrendiğim zaman nasıl heyecanlandığım, daha dün gibi kalbimde taze… Hala da aynı heyecanı her işittiğimde, okuduğumda duyarım… Eksiklik ve acz içinde olan insanın, âlemlerin yaratıcısına misafir olması, arı duru bir kalble, tüm coşkusu ile yaşanılması gereken elbette fevkalade bir olay…

Bir gidene bir daha izin ve fırsat verilmese de, aslında insanın her akıl ve kalb yaşı geliştikçe bir daha yeni baştan her sene yaşanması gereken bir aşk hikâyesi gibidir hac. Hani gönlünde ikinci bahar yaşayan aşığın, gel seni bugünkü aklımla severim şimdi, dediği gibi… Müminin imanı ve yakini arttıkça, kalb gafletten biraz daha arınınca çok daha özel, çok daha başkadır hac…

Tüm ibadetler aslında her ne kadar tanımlı izahlı olsa da yinede kalblerde saklı bir sır olarak yaşanır.  O amelle elde edilecek kazanımların kaçta kaçına vasıl oldunuz, olamadınız, hep Allah Tebareke ve Teâlâ ile şimdilik aramızda sırdır...

Davet insanın gönlünde hep rağbet ettiği bir temayüldür. Davet ve davet edenin niteliği ne kadar artarsa, davetler ve o davete katılmak da o kadar çekici olur. Davet eden ne kadar itibar sahibi ise davete icabet eden de o kadar itibar görür.

 Kul ile Allah arasında yaşanan ilişkinin görünür hali olan ibadetler de, aslında hep Allah’ın kula olan davetidir.  Bu davetler muhtelif çeşit ve mertebeden kula sürekli yenilenir. Mevlana Hüdavendigâr,

 “Her anı gayri münkasimde size Rabbinizden ‘elestu bi Rabbikum’ gelir”

Diyerek bu davetlerin her nefeste yinelendiğini söyler. Nitekim namazla günde beş vakit ezanla gerçekleşen davetlerin yıllık zirve toplantısı gibi gerçekleşir hac. Hep bir davetçi, davet edilen ve buluşma söz konusudur yani…

Sure-i Bakara-186 ayeti kerimede “…benim davetime icabet ediniz…” emrine muhatap olanlarda, büyük sevinç ve mutlulukla bu davete telbiye ile mukabele ederler. ‘Lebbeyk, Allahümme, lebbeyk!’ (Buyur, Ey Rabbim, buyur!) Hamd ve nimet sana aittir. Senin ortağın yoktur.’

Her kime Kâbe nasip olsa, Hüda davet eder,
Her kişi ancak sevdiğini hanesine davet eder…

İnananlar için haccın farz olduğunun delili, sure-i Al-i İmran-97. “…Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır…” ayetidir.

Sözlükte hac, maksada ve amaca yönelmeyi yinelemek, umre ise ziyaret demektir. İbn-i Arabi Futûhat-ı Mekkiyye’sinde, Beytullah’a yönelerek kılınan namaz yerinde sabit bir hac gibidir. Aynı şekilde hacda hareket halinde kılınan namaz gibidir, buyurarak çok kalbi bir izaha yer verilmiş ve namaz ile hac arasında hep bir bağlantı kurmuş, namaz bir nur, hac ise kulluktur demiştir.

Tavaf için ise rükûsu ve secdesi olmayan namaz benzetmesi yapmıştır. Haccın rükünlerinin marifetlerini anlatırken “Kudüm tavafından inci, veda tavafından ise mercan çıkar” buyurmuş ve ‘Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız’ ayetine yer vermiştir. 

 Rivayet edilir ki, Kâbe-i Muazzama’nın tabiat yönünden bitki örtüsü ve akarsular tarafından yoksun olmasının sebebi hikmeti, Allah Tebareke ve Teâlâ’nın manevi olarak verdiği bereket ve hayırlar yönünden çok zengin olmasındandır.

Tavaf ile başlayıp, yine tavaf ile nihayetlenen hacda, diğer ibadetlerde bulunmayan bir sevap bulunduğu gibi, diğer amellerde olmayan ilahi bir tecelli söz konusudur. Hac ve tüm ibadetleri gerçekleştirmenin amacı, kalblerin canlılığını sağlamaktır.

Haccın tüm rükün ve emirleri Allah Tebareke ve Teâlâ’ya tazim ve hürmeti hedefler.  O’na karşı kulluğu arz için beytullahın mübarek kapısında şevk ve heyecan ile ilahi lütuf, af ve rıza dilemek, dolayısı ile hacc etmek, tümüyle yakîn kesbetmektir.  Bu mübarek belde ve hacca hürmet de saygısızlıkta, Allah’a karşı yapılmış kabul edilmektedir.

Hac menasikleri içinde kendisine hürmet Allah’a hürmet olarak kabul edilen mübarek durak yerleri; Kâbe-i Muazzama’yı tavaftan sonra ayet-i kerimede hakkın nişanları olarak tasvir edilen, cennetin iki kapısı olarak tasvir edilen, duaların kabul edildiği yerler olarak bilinen, Safa Merve arası say etmek vardır.

Daha sonra, yeryüzüne indirildikten sonra Hz. Havva ve Âdem a.s buluştuğu Mekke-i Mükerreme’ye yakın mesafedeki Arafat dağıdır ki, tanıma manasına gelen ‘arefe’ gününde yine ‘kavuşma, buluşma’ manasında olan Arafat vakfesi yapılır. Ayrıca, İbrahim Aleyhisselam’a haccın menasikleri burada vahiy olunduğu için buraya Arafat ismi verilmiş olduğu, İbn-i Abbas Radıyallahu Anhuma’dan rivayet edilmiştir…

Arafatın akabinde kendisine varılan Müzdelife ise yine ikinci bir vakfe mekânı olarak Allah’a yaklaştırıcı manasındadır.
Müzdelifenin nihayetindeki bir tepe olan Meş’ar-i Haram’da ibadet nişanı manasında olup, hüccacın gecelediği,  hürmet edilen, özel bir mevkidir.

Arafat’tan Müzdelife’ye, Müzdelife’den de, mağfiret ve istiğfarlar dilenerek, Mina’ya inilir. Artık hacı olunmuş, günahlar bağışlanmış ve dualar kabul edilmiş olarak bayram edilir.

Adeta manevi bir şölen olarak niteleyebileceğimiz haccın ardından sanırım en güzeli temiz arı duru bir halde iken Peygamber Efendimizi ziyaret için, Medine-i Münevvere’ye gitmektir…

 İnşallah siz bu satırları okuduğunuz zaman kutsal vazife için, ben çoktan harem topraklarına vasıl olmuşumdur…


Handan ÖZDUYGU / Abu Dhabi
handanozduygu@gmail.com
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 131 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 72 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 78 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 44 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER

  • IMKB100: 54.872 %-0.08
  • ALTIN: 92.839 %-0.50
  • DOLAR: 1.8405 %-0.11
  • EURO: 2.3065 %-0.60
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
3:37 5:31 13:08 17:04 20:33 22:17

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim