Küçük boyutlu 'mouse'ta felç riskiKüçük boyutlu 'mouse'ta felç riski46 bin cep telefonu toplatılacak46 bin cep telefonu toplatılacak2 milyon kişiye KEY müjdesi!2 milyon kişiye KEY müjdesi!Cumhurbaşkanı Gül'e dev fil sürprizi - VideoCumhurbaşkanı Gül'e dev fil sürprizi - Video
Manşeti Göster
'Öpüşmeyi bilmeyen bir toplum muyuz?' 'Öpüşmeyi bilmeyen bir toplum muyuz?'
22 Kasım 2009 19:55
Medya
12 yorum
9,172 okunma
A A A A A A
Bu haberi yazdır
E-posta ile paylaş Facebook da paylaş Google da paylaş Twitter da paylaş MySpace de paylaş Digg de paylaş Del.icio.us da paylaş
Favorilerine Ekle

RTÜK Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, en çok şikayet edilen dizilerin aynı zamanda en çok izlenen diziler de olduğunu söylerken, öpüşme sahnesiyle büyük tepki toplayan dizi için de bu tartışılacak yorumu yaptı:

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, son yıllarda artan şiddet olaylarının arka planında televizyonların olduğunu düşündüğünü belirterek, ''Televizyonlardaki dizilerde, filmlerde şiddet bir tür problem çözme yöntemi olarak algılanıyor'' dedi. 

Dursun, Tüketiciler Birliğinin Fatih Belediyesi Topkapı Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen toplantısında yaptığı konuşmada, küreselleşmeyle birlikte kapalı ekonomilerin sona erdiğini, modern toplumların en önemli sektör alanlarından birinin yayıncılık olduğunu, özellikle televizyon ve radyo yayıncılığının sektör olarak çok hızlı geliştiğini ifade etti.

Türk toplumunun hemen hemen yüzde 50'sinin evinde 2, üçte birinin evinde 3, yüzde yirmilere varan oranda 4 ve daha fazla televizyon bulunduğunu anlatan Dursun, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Televizyonun insan davranışları üzerindeki etkisi çok tartışmalı bir konu. Bazı kesimler bunu biraz daha abartıyor, bazı kesimler çok etkili olmadığını iddia ediyor. Elimizde bir takım araştırmalar var. Belli konularda televizyonun çok etkili olduğunu biliyoruz. Siyasal konularda çok etkili olduğunu düşünmüyorum ama toplumsal davranışların oluşması noktasında belli bir zaman periyotunu dikkate alarak baktığımızda televizyonun son derece sinsi bir etkiye sahip olduğunu düşünüyorum. Son yıllarda artan şiddet kullanımının arka planında televizyonların olduğunu düşünüyorum. Televizyonlardaki dizilerde, filmlerde şiddet bir tür problem çözme yöntemi olarak algılanıyor.''

''OLAĞANÜSTÜ ŞEYLERİ SIRADANLAŞTIRIYORUZ''

Çocukların duyarsızlaşmasının arkasındaki nedenin de yine televizyonlar olduğunu ifade eden Dursun, ''Çünkü olağanüstü şeyleri çocuklarımız ve kendimiz izleye izleye, o tür şeyleri sıradanlaştırıyoruz. Hayatımızın bir parçası haline geliyor ve ona karşı duyarsızlık gösteriyoruz'' diye konuştu.

Henüz hukuki ehliyetini kazanmamış, gelişme çağında olan çocukların televizyonun olumsuz etkisinden kurtarılması konusunda diğer ülkelerin son derece duyarlı ve ciddi bir çaba içinde olduğunu dile getiren Dursun, şunları kaydetti:

''Bununla ilgili buldukları en pratik yöntemlerden biri çocukların gelişimini, olumsuz etkileyebilme niteliğine haiz olan dizi, haber, film gibi şeylerin çocukların ekran başında olduğu dönemlerde yayımlanmaması ilkesini getirmiş bulunuyorlar. Bizim yasamızda da bu nitelikteki çocukları olumsuz etkileme potansiyeli olan türdeki programların çocukların izleyebileceği saatlerde yayımlanmaması şartı var. Bunları uygulamada, 23.00'dan sonra bu tür programlar yayımlanabilir diyoruz. İkinci önlem, Medya Okur Yazarlığı diye yeni bir ders, ilköğretim okullarında seçmeli ders olarak konulmuş bulunuyor. Bu da çocuklarımızın televizyon izlerken, televizyonda gördüklerinin bir kurgu olduğunu, önceden bilinç sahibi kişiler olarak izlemesine hazırlanması gerektiğini düşünen bir sistem.''

Dursun, Avrupa Birliği ülkelerinde de uygulanan Koruyucu Sembol Sistemi'nin Türkiye'ye adapte edildiğini belirterek, bu sistemdeki amaçlarının  bir program başlarken, o programın içeriği hakkında izleyiciyi bilgilendirmek olduğunu vurguladı.

Bu sistemin olumlu neticeler veren önemli bir sistem olduğunu anlatan Dursun, ''Şimdi yaptığımız yasa çalışmasında bu sembol sisteminin program boyunca televizyon ekranının üst tarafında durmasını sağlayabilirsek, yararlı olabilir diye düşünüyorum'' dedi.

''RTÜK, BİR SANSÜR HEYETİ DEĞİLDİR''

Doğrudan yayın kuruluşlarına ''Şu tür programlar yapın'' gibi bir şey söylemelerinin söz konusu olmadığını dile getiren Dursun, şunları söyledi:

''RTÜK, bir sansür heyeti değildir. Biz herhangi bir programı yayından kaldıramayız, herhangi bir programı yayınlama konusunda yayıncıları da zorlayamayız. Dolayısıyla, yayınlanmış olan bir program hakkında, o programın yayın ilkelerine uygun olup olmadığını değerlendirebiliriz. Eğer yasa koyucunun belirlemiş olduğu yayın ilkelerine uygunsuzluk söz konusuysa, ilgili yayın kuruluşunu kendi sistematiğimiz içinde uyarırız. Programı durdururuz, para cezası veririz veya daha arttırılmış para cezası veririz veya lisansını iptal ederiz.''

Dursun, yayınlanma öncesinde herhangi bir müeyyide uygulamalarının söz konusu olamayacağını ifade etti.

TELEVİZYONLARDA YAYINLANAN DİZİ VE FİLMLER

Dursun, televizyonlardaki dizilerde ve filmlerde yaşanan ve bir kurgusal olarak izleyicinin önüne konulan aile sahnelerinin, cinsler arası ilişkilerin, herkesin rahatlıkla paylaşabileceği şeyler olmadığını söyledi.

''Dizi, bir kurgudur, gerçek değildir. Bizim izleyicinin en çok yanıldığı ve değerlendirmede de biraz yanlış yaptığı, biz dizileri, filmleri gerçek hayatın tıpatıp aynısı gibi görüyoruz. Oysaki bunların gerçekle ilgisi yok'' diyen Dursun, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yapımcı ister istemez meseleye şöyle bakıyor; (Ne yaparsam daha çok izlenir?) Tüketici olarak elimize uzaktan kumanda cihazını alıyoruz, istediğimizi zaplıyoruz, herhangi bir para ödemeden önümüze sürülmüş olan programlar içinde istediğimizi tercih ediyoruz. Türkiye'nin aslında en önemli sorunu, bu kadar çok televizyon yayınının bedava olmasıdır. Biz evimizde oturuyoruz koltuğumuzda diyoruz ki; (Bu iyi değil. Bu ahlakı dejenere ediyor. Bunu istemeyiz). Hem bedava istiyoruz hem de istediğimiz gibi istiyoruz.

Yayıncı ne yapıyor, reyting alabilmek için izleyiciye hoş gelecek, izleyiciyi gıdıklayacak, kendisini tercih edecek türde yayın yapıyor. Kurtlar Vadisi, Türkiye'de en çok izlenen dizi. Şimdi konuşsak, Kurtlar Vadisi ile ilgili birçok şikayeti dile getireceğiz.  Madem hepimiz şikayet ediyoruz, peki bunu kim izliyor? Hem şikayet ediyoruz hem de izliyoruz. Çünkü maceraperestlik hoşumuza gidiyor.''

''BU TOPLUM ÖPÜŞMEYİ BİLMEYEN BİR TOPLUM DEĞİL Kİ''

Dursun, ''Aşk-ı Memnu... Hepiniz şikayetçisiniz değil mi? Ama Aşk-ı Memnu'nun final sahnesindeki öpüşme sahnesi neden Türkiye'de reyting zirvesi yaptı? Bu toplum öpüşmeyi bilmeyen bir toplum değil ki. Ama ekranda gördüğü öpüşmeyi en çok izliyor. O zaman yayıncı ne yapıyor. En çok izlenmek için para kazanmak için en çok izlenen şeyleri yapmak zorunda kalıyor. Burada elbette ahlaki ilkeler de zorlanıyor'' diye konuştu.

''Buna engel olunacaksa elimizdeki kumandayla, Medya Okur Yazarlığı'yla, Koruyucu Sembol Sistemi'yle engel olacağız'' diyen Dursun, hiçbir kanun koyucunun televizyon yayıncısına, ''Bunu yaparsan televizyonunun şartelini indiririm'' diyemeyeceğini söyledi.

Bu durumun sanıldığı kadar kolay olmadığını ifade eden Dursun, ''Tamamen katılıyorum. Ahlaki ilkeleri zorluyor. Burada ciddi bir problemimiz var. Yasa koyucu diyor ki, (Toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı yayın yapılamaz). Şu toplumun milli ve manevi değerleriyle Etiler'de oturanların milli ve manevi değerleri aynı mı?''

 RTÜK'te 9 üyenin bulunduğunu, zaman zaman kendi aralarında bir takım raporları görüşürken kendisinin ''Böyle bir klip olmamalı, bu kötü örnektir'' dediğini, diğer bir üyenin ise bunu çağdaş bulduğunu anlatan Dursun, ''9 kişi bir ahlaki ilke üzerinde uzlaşamıyoruz. Bütün toplumun ortak ahlaki ilkesini nasıl bulacağız'' dedi.

Sihirli diziler konusunun da ciddi bir problem olduğuna dikkati çeken Dursun, ''Harry Potter, Türkiye'de en çok izlenen filmlerden biri. O da bir sihirli film değil mi? Sihirli diziler çocukları bir bakıma gerçek hayatın dışında bir dünyaya taşıyor. Çocuklarımıza anlattığımız masalların gerçek hayatla ilgisi var mı? Keloğlan masalının gerçek hayatla ilgisi var mı? Ama zararı yok. Bunları yasaklama şansı yok. Neye dayanarak yasaklayacaksınız?'' şeklinde konuştu.

ÇOCUKLARIN EKRANLARDA YER ALMASI

Çocukların ekranlarda yer alması konusunda uzun süre tartıştıklarını ancak bir çözüm yolu bulamadıklarını anlatan Dursun, kanun koyucunun, ''çocukların bir özne olarak programlarda kullanılması''na ilişkin herhangi bir düzenleme yapmadığını söyledi.

Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde çocukların istismar edilemeyeceğine ilişkin düzenlemelerin yer aldığını belirten Dursun, ''Acaba bu sözleşmeyi temel alarak bir düzenleme yapabilir miyiz? O zaman ne olacak? Çocuklar erkana çıkamayacak, herhangi bir dizide rol alamayacak. O zaman 18 yaş altındaki kitleler televizyonda görünmeyecek. Böyle bir hayat olabilir mi?'' diye konuştu.

Dursun, ''Çocukların bu tür programlarda bir özne olarak kullanılmasının bir tür istismar anlamına gelebileceğini ve yorumlanması gerektiğini düşünüyorum'' dedi.

MÜSTEHCEN YAYINLAR

Kanun koyucunun müstehcen yayın yapılamayacağını belirttiğini ifade eden Dursun, şunları kaydetti:

''Müstehcen yayın dediğimiz şey ne? Müstehcenlik nedeniyle birçok yayın kuruluşuna ceza uyguladık. Ceza hukukunda da müstehcenlik yasak bir eylemdir ama bizim hukuk otoritelerimiz müstehcenlik konusunu toplumun anladığı kadar dar anlamıyor. Yani biz hoşumuza gitmeyen her türlü görüntüyü müstehcen görüyoruz. Oysaki Yargıtay'ın içtihatları var, mahkemelerin kararları var. Müstehcenlik biraz daha geniş yorumlanıyor. O nedenle müstehcenlik konusu ciddi bir problem olmaya devam ediyor. Avrupa mahkemeleri, Amerika Federal Mahkemesi farklı düşünüyor. Müstehcenlik öyle sanıldığı kadar altından kolay kalkılabilecek bir sorun değil.''

Dursun, ''Alo RTÜK 178'' telefon hattına günde ortalama bine yakın şikayetin geldiğini, bu şikayetleri değerlendirdiklerini, izleyici temsilcilerine aktardıklarını, gerekli durumlarda rapor düzenleyerek ceza verdiklerini söyledi.

İNTERNET MEDYASI

Dursun, bazı ülkelerde internetin RTÜK benzeri kuruluşların bünyesine verildiğini, fakat Türkiye'de internet konusunun Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun bünyesinde yer aldığını ifade etti.

RTÜK olarak internetin yayıncılık boyutuyla ilgilendiklerini, bu bakımdan Türkiye'de bir yetki karmaşasının yaşandığını dile getiren Dursun, ''İki üç kurum arasında yetki dağıtılmış olduğundan dolayı, internet konusunda bir karmaşa var. Bu karmaşanın giderilebilmesi için kişisel kanaatim, RTÜK'ün yetki alanına verilmesi gerekir internet konusunun. Çünkü internet, veri akışının ötesinde bir yayıncılık teknolojisine dönüşüyor'' diye konuştu.

AA

22 Kasım 2009 19:55
Medya
12 yorum
9,172 okunma
Bu haberi yazdır
E-posta ile paylaş Facebook da paylaş Google da paylaş Twitter da paylaş MySpace de paylaş Digg de paylaş Del.icio.us da paylaş
Favorilerine Ekle
Yorum yapın
vehbi sercan 2009-11-23 01:17:00

Çok güzel tespit.. Tebrik ederim...

uğur
yasaklar 2009-11-23 00:29:19

yasaklar olmasa ve hakemler olmasa ortada maç diye bir şey kalırmı? hakemler seyirci olmuş ne olcak halimiz

ömer erol
Kalpler kararmayagörsün, anlatamazsın... 2009-11-22 22:34:37

Dizilerdeki görüntüler en safi kalpleri bile kısa zamanda karartıyor. Kalpler kararmayagörsün, artık ahlaksızlık normal gelmeye başlar. Bu fasit bir daire, ahlaksız yayınlar>ahlaksız bireyler>ahlaksız yayınlar... Bir yerden kırılmalı bu daire. Halis müminlere selam olsun.

vehbisercan
Bu nasıl mantık bre ahmak 2009-11-22 22:08:00

Canlı yayında adam öldürülen program da yapılsa en çok reytingi alır. Sen onu da mı böyle savunacaktın?

Ben kendim
aski memnu ve diyerleri 2009-11-22 22:01:20

saniyorum yaprak dökümünde bir sevisme sahnesi vardi ve o sahne önemli bir milli macla ayni anda yayinlandi ve o sahne sirasinda dizi milli mactan fazla reyting aldi.demek bizim millet öyle göründügü gibi degerlere önem vermiyor.sorun surada ki bizde ahlak erozyonu var.eger dünyada cocuk pornosu en cok indirilen ülke haline geldiysek o zaman tv cileri falan elestirmeye gerek yok.herkes kendine bakacak sonra baskasina kabahat bulacak

efsane
kadın ve erkeğin öpüşmesi namahrem değilmi? git gide nasıl bir ahlaka sahip oluyoruz böyle! 2009-11-22 21:52:34

öpüşmeleri alenen izlemekte aynı değilmidir? başkan diyorki açıp izlemeyin eh be kardeşim buda lafmı şimdi.. sokakta öpüşenlere lafını esirgemeyenler tv^de izlenmesine ses etmiyorsa ben bu durumdan ne anlamalıyım? avrupanın ahlakını alırsanız böyle olur. Başbakan söyleyince hepiniz birer haydar dümen kesiliyorsunuz. ne tezat ama... tezatlar ülkesi Türkiye boşuna değil.. millet ahlaken bozuluyor, bozulduğu yönlerinede kılıf uyduruyor. gidişatınız hiç iyi değil Millet... çoluk çocuklar bu dizilerle büyürse!?

emre genc
değerlerimizi sözde savunuyoruz 2009-11-22 21:19:04

arkadaşlar inandığımız gibi yaşayamadığımız için yaşıdığımız gibi inanmaya başladık.. ayrıca bazılarına biraz katı gelecek ama burda tek çare eve tv sokmamaktır. bizim evde yok. ayrıca gayri ahlaki şeyleri seyretmek bir çoğumuza normal gelmeye başlamış. örneğin dindar okuyucu kitlesine sahip olan haber 7 de en çok izlenen videolarda birinci sırada yer alan videoyu tüm haber7 okurları biliyor. bilmeyenler hemen bakabilirler. ayrıca dindarlığımız büyük bir kısmı sözde dindarlık. bunuda böyle biliyorum.

muhammed rehavi
iyi güzelde... 2009-11-22 21:07:17

izleyip izlememek bizim elimizde demiş başkan iyi güzelde ben izlemesem annem izler annem izlemese babam izler babam izlemese alinin velinin oğlu kızı izler, yani herşey bizim elimizde diye ahlaki değerlerimize ters olan yayınlara müdahale edilmesinmi! öyle saçmalıkmı olur?

Selçuk Albayrak
nefret ediyoruz o dizilerden 2009-11-22 20:58:14

başkandan tek isteğimiz o tip dizilere cezalar veya engellemeler getirsin ne kadar tanıdığım varsa herkes rtük e kızıyor neden birşeyler yapmıyo diye lütfen başkan bu konuda uyarılara şikayetlere kulak versin yeter artık..!

feyzullah
aynen katiliyorum 2009-11-22 20:41:07

en basit misal bizim aile(babam) avrupadayiz ve dogan medyasina(aydin dogana) demedigini birakmiyor herkesi yahudi usagi ilan ediyor ama sirf SHOW canak cekmiyor diye günlerce canak ayari yapyior:-) sonra bir cok dizilere kiziyor ama bakmasinida biliyor.izinlerde cok esnaflarda suna sahit oluyorum.dükkana gelen bayana BACIM,dükkandan cikinca GACIM diye bakmalar oldugu sürece,sokakta dizilerekarsi gibi görünüp evde o diziye baktigi sürece daha cooook sanheler görecegiz...

xmenbln
KATILIYORUM 2009-11-22 20:16:51

Başkan çok doğru söylüyor,herşey bizim elimizde. Birde bahsi gecen yayınlardan şikayetçi olanlar kanalın kendisini arasalar daha faydalı olacağını sanıyorum

MUHAMMET AKSAKAL
bence haklı.... 2009-11-22 20:06:51

seyretme o zaman arkadaş bak ben seyretmiyorum ne güzel... ama karısı yada çocukları yüzünden seyretmek zorunda kalanlar olabilir bunlar istisna tabiki eeee biliyorsunuz istisnalar kaideyi bozmaz.....

emre
Döviz 1,5130
1,5200
2,0790
2,0810
52,2783
52,3369
50623,28
49965,34
Döviz
Diğer Haberler
En Çok...
Haber 7 Yazarları
Alıntı Yazarlar
Uzaklardan Mektuplar
Röportaj
OKUR TEMSİLCİSİ
Namaz Vakitleri
İmsak05:32
Güneş07:00
Öğlen12:25
İkindi15:10
Akşam17:39
Yatsı19:00
Hava Durumu