Küçük boyutlu 'mouse'ta felç riskiKüçük boyutlu 'mouse'ta felç riski46 bin cep telefonu toplatılacak46 bin cep telefonu toplatılacak2 milyon kişiye KEY müjdesi!2 milyon kişiye KEY müjdesi!Cumhurbaşkanı Gül'e dev fil sürprizi - VideoCumhurbaşkanı Gül'e dev fil sürprizi - Video
Manşeti Göster
Bir öğretmenin dramı Bir öğretmenin dramı
7,892 okunma
A A A A A A
Bu haberi yazdır
E-posta ile paylaş Facebook da paylaş Google da paylaş Twitter da paylaş MySpace de paylaş Digg de paylaş Del.icio.us da paylaş

O gün okulunu aksattı. Uzun zamandır sağlığını gözardı etmişti ancak artık sağlığı gözardı edemeyecek kadar bozulmuştu.

Hastaneden çıkınca, sık yapraklı ağacın altında durdu. Donuk gözlerle önünde uzayıp giden şehre bakmaya başladı. Yüz hatları ifadesizdi.

Nihayet bitiyor işte diye düşündü. Birden kıştan çıkıp çiçeğe duran ağaç gibi açılıverdi yüzü. Etrafa öyle bir göz gezdirdi.

Bir anda her şey yeniye saldı kendini. Bahçedeki gül dikenleri tomurcuklandı. Yamaçtaki kiraz ağaçları çiçeklendi. Yılanlar deliklerine, kurtlar inine, toprak rengine, kuşlar cıvıltısına, gökyüzü güneşe döndü.

Her şey yeniden haşroldu sanki.

Her başlangıç yeni bir sona hazırlık olduğu gibi, her son da yeni bir başlangıca hazırlıktı.

Artık gurbetin kahrını çekmek zorunda değildi. Hem bu dünyanın kendisi bizzat gurbet değil miydi? Özünün arzuladığı mekân her zaman insan için daha hayırlıydı.

Bundan sonra yabancı nazarlar altında horlanmayacak, ezilmeyecekti. Hiçbir şeye sahip olmasa da hiçbir marifeti olmasa da ‘’Bu memleket bizim kardeşim!’’ edasındaki insanlar,  yanından kasılarak geçmeyeceklerdi. Müdürü; burası benim memleketim ben bu adamın üzerine ne kadar gitsem de bana bir şey yapamaz, tavrıyla küstahlaşamayacak, kendisini ezemeyecekti.

Başarılı olduğunda kıskançlık nazarlarına tutulup rahatsız edilmeyecekti. Öğrencilerine doğruları anlatırken, hiçbir şey yapmayanlar tarafından, ‘’Beyin yıkıyor’’yaftalamalarıyla karşılaşmayacaktı. Cahiller tarafından; çok kitap okuyor, diye suçlanıp şüpheyle bakılan birisi olmayacaktı. Sonra, cahiller arasında yaşamak zorunda da kalmayacaktı.

Bir daha namaz kılmasından ötürü çalıştığı iş yerinde şüpheyle bakılan insan konumuna düşmeyecek, cahil insanların kendisine gerici bir cahilmiş, nazarıyla bakmalarına katlanmak zorunda olmayacak, üç  beş arkadaşıyla akşamları biraraya gelip sohbet etmesinden dolayı geceleri bir eşkiyaymış gibi takip edilmeyecek, sokaklarda fink atan sarhoş, serseri ve hırsızlardan daha tehlikeliymiş gibi görülmeyecekti. Şehit torunu olduğu halde, kaçkınların torunları tarafından öz yurdunda parya muamelesi de görmeyecekti.

Bir daha sabah işe yetişme telaşesi yaşamayacak, trafikteki vurdumduymazlarla karşılaşmayacak, insanların sokaklara  ve birbirlerinin yüzüne tükürmelerine şahit olmayacak, cuntacıların entrikalarını duyup gerilmeyecek, televizyon ekranlarında kıvırta kıvırta konuşan adamcıkları görmeyecek, oğlu şehit düşen anaların hüzünlü gözyaşlarına ve bu anaların oğulları için düzenlenen törene başörtülerinden dolayı alınmayıp kapı önlerinde aşağılanmalarına içlenmeyecek, kızının başörtüsünden dolayı okuma hakkının elinden alınmasına isyan etmek zorunda kalmayacak, devlet içinde yuvalanan çetelerin cinayetlerine şahit olmayacaktı.

Bir daha… Bir daha sevip acı çekmeyecekti. Bir daha hastalanmayacak, saatlerce hasta kuyruklarında beklemeyecek, kendisini bir eşya mesabesinde gören doktorların mekanik ve soğuk bakışlarından, anlaşılmayan sözlerinden rahatsızlık duymayacak, ruhsuz hastane odalarında kıpırdamadan saatlerce yatmayacak, dostlarının hastalığına ilgisiz kalmalarından dolayı içlenmeyecek, vücudunda savaş koparan ilaçların etkisiyle sevdiklerini kırmayacak yada sevdiklerini kırmamak için onlardan uzak kalmak zorunda olmayacaktı.

Hastane önü mahşer yeri gibiydi. Herkes telaş içinde bir yerlere yetişmeye çalışıyordu. Bu telaşı, yıllardır yaşıyordu. En güzeli de bir daha bu etraftaki insanlar gibi bu telaşı yaşamak zorunda kalmayacaktı.

Gökyüzüne baktı, pamuksu bulutlar geçiyordu. Yüzünü hafif bir rüzgâr yalıyor, gölgesinde durduğu ağacın sık yaprakları arasından kuş cıvıltıları duyuluyordu.

Her şey yeniye salmıştı kendini. Bahçedeki gül dikenleri, tomurcuklanmış. Yamaçtaki kiraz ağaçları çiçeklenmiş. Yılanlar deliklerine, kurtlar inine, toprak rengine, gökyüzü güneşe, kuşlar cıvıltısına dönmüştü. Her şey yeniden haşrolmuştu sanki.

Evet, her başlangıç yeni bir sona hazırlık olduğu gibi, her son da yeni bir başlangıca hazırlıktı. Derin derin birkaç nefes aldı. Gözlerini yumdu bir an.

Bir  dolmuşa bindi. Biraz sonra hayatı yavaşlatmak için inmek istedi.

-Şöfor Bey müsait yerde ölecek var, dedi.

Bütün başlar ona çevrilmişti. Aklından geçenler diline dolanmıştı.

- İnecek var demiştim de, diye mahçup bir yüz ifadesiyle sözünü düzeltti.

Yokuş aşağı ağır ve dalgın adımlarla yürümeye başladı. Bu kez, kafasına başka sorular yürüdü. Ya diğer âlem? Evet, her son yeni bir başlangıçtı. Bu başlangıca yeterince hazırlık yapmış mıydı ki? 

Aniden bir cayırtı koptu. Minibüsün lastikleri yolda siyah bir iz bırakmıştı. Bütün başlar ona yöneldi. Tavrında değişiklik olmayan yalnızca oydu. Şoförün öfkeli sesi, lastik kokusuna karıştı.

- Hemşerim yürüsene geberecen tama!

-Telaş etme gidiyoruz işte, bundan gayrı dünyanın bütün yolları senindir!

Artık dünyalık şeyler için öfkelenme, kendini hırpalama dönemi bitmişti üzülme dönemi bitmişti.

Doktorunun; ‘’Hocam çok geç kalmışsın maalesef birkaç ay ömrün kalmış, daha yapacak bir şey yok!’’ sözleri yüzünü yalayan rüzgâr gibi yalayıp geçti beyninden.

En büyük hüznü, öğrencilerinden  ayrılacak  olmasıydı.

 Herkesin tuhaf bakışları altında gözlerden kayboldu.

Arifhan Akpınar

arifhanakpinar@hotmail.com

Anahtar Kelimeler

öğretmenler günü arifhan akpınar
24 Kasım 2009 01:04
Arifhan AKPINAR
5 yorum
7,892 okunma
Bu haberi yazdır
E-posta ile paylaş Facebook da paylaş Google da paylaş Twitter da paylaş MySpace de paylaş Digg de paylaş Del.icio.us da paylaş
Favorilerine Ekle
Yorum yapın
malesef acı gerçek... 2009-11-25 22:31:40

yahu öğretmene saygı kalmadı neden? çok bilmiş insanlardan ve kalitesiz öğretmenlerden dolayı.eski öğretmenler oturaklı saygılı ve otoriterdi şimdikiler öğretmenler gününde öğrencisinden hediye istemeyi haklı görecek derecede basitleşmişler.1 ay da 4 sevk alma hakkıda cabası şimdi bana sallayacaklar ama herkes işini dürüst yapsa öğretmenimin onuru ayaklar altına alınmaz.tabi tüm makamları yetiştiren öğretmenimede devlet gerekli desteği fazlası ile vermeli kimse martaval okumasın(diğer kurumlar)

Ercan İNCE
hey gidi öğretmenim hey nerdesin...? 2009-11-24 09:19:09

Siz hangi öğretmenden bahsediyorsunuz.? Kalmadı arkadaş o eski öğretmenim diyecek öğrtemen. Şimdi öğretmenlik bir ile bir buçuk arasında maaşı olan meslek oldu sadece. Beyin kapasitesi belli seviyelerden öte gidemeyen üniversite mezunlarına kaldı öğretmenlik. biz öğretmenimizden dinlerdik dersi şimdi ise iki kelimeden sonra aç kitabını oku öğren oldu. Mum ışığı elimde bana herşeyi öğretecek öğretmen arıyorum yok yok. Bulan banada haber versin lütfen.. İsteyen öğretmen üstüne alabilir.

ALİ İHSAN MADENOĞLU
başlıksız! 2009-11-24 00:24:25

Ya geçin bu öğretmenler günü geyiklerini, yarın yine başlarsınız öğretmen falanca şehirde öğrenci dövdü filan okulda tecavüz etti falan okulda rüşvet yedi demeye... sadede gelin!

kara kalem
YILLAR NEDE ÇABUK ÇEÇTİ 2009-11-23 22:04:07

Daha dün başlamış gibi geliyor ama ...emekli olalı iki sene geçmiş bile...Öğretmenler gününün ilk kutlandığı yıl 1982 de en genç öğretmen olarak müdürüm konuşmayı bana vermişti...hala saklarım o konuşmayı...hatıralar ölmez...çok beklentiler vardı ama hep ötelendi...kimler geldi kimler geçti...tüm öğretmenlere sağlık afiyetle nice yıllar dilerken...Trabzona,Alaşehire,Malatya ve Karasuya selamlar...

Hayati Kahveci
Öğretmenler günü geldi ya 2009-11-23 21:41:44

ne kadar da kıymetlidir öğretmenlerimiz... ama birkaç gün sonra, unutur giderler!

ibrahim akif
Döviz 1,5130
1,5200
2,0790
2,0810
52,2783
52,3369
50623,28
49965,34
Döviz
Diğer Haberler
En Çok...
Haber 7 Yazarları
Alıntı Yazarlar
Uzaklardan Mektuplar
Röportaj
OKUR TEMSİLCİSİ
Namaz Vakitleri
İmsak05:32
Güneş07:00
Öğlen12:25
İkindi15:10
Akşam17:39
Yatsı19:00
Hava Durumu