Her yıl bir kasaba yok oluyor ama...
Trafik canavarının, toplu ölümlere neden olan afetleri aratmayan bayram mesaisine sayılı günler kaldı. Türkiye, genç insan nüfusunu trafik kazalarında heba eden bir ülke görünümünde. İşte en acı rakamlar
Türkiye, genç insan kaynakları nüfusunu, istihdam etmek yerine trafik kazalarında heba eden bir ülke görünümünde. Savaşa girmeden bir savaşta kaybedeceğinin belki de birkaç misli insanı bir yılda trafik kazalarında kaybediyor.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre gelişmiş ülkelerde, trafiğin insanlara yönelik tehdit-risk sıralama ortalaması 9 iken geri kalmış ülkelerde bu tehdit 3. sırada. Ancak Türkiye'de trafiğin cana ve mala yönelik tehdit olması hala 1. sıradaki yerini koruyor.
Türkiye'de ortalama her 7 kişiden bir kişi trafik kazasında ya ölüyor ya da yaralanıyor. Yaralıların yüzde 5'i daimi sakatlık yüzde 15'i de geçici sakatlık yaşıyor. Can ve mal kaybı, milli servetin tükenmesi ve ailelerin yıllar süren hukuki, ekonomik ve psikolojik mağduriyeti ise hiçbir istatistikte değinilmeyen konulardan.
Trafik, canlı bir hayat olup, yaya, yolcu ve sürücü olarak herkesin tüm hayatını 24 saat düzenlemektedir. Bu düzenlemenin ve bilinçlenmenin birinci derecede yapılmaması halinde de insan hayatına aşırı bir tehdit oluşturmaktadır. Trafik bu derinliği ile teorik değil, daha çok uygulamadır.
Türkiye'nin trafikteki trajik hali meseleye hep vergi-ceza mantığından bakılmış olmasında yatıyor. Bilinçlendirme ve iyileştirmelerden ziyade ceza uygulaması ile olayın üzerine gidildiği için sürücüler de genelde cezadan kaçma yolları arayışına girişiyor. Ölümlü ve hasarlı trafik kazalarının müsebbibinin genellikle alkollü araç kullanımı ve hız sınırının aşılması ile meydana gelmesi de bu gerçeği gösteriyor.
Trafik ve yol güvenliğinde yetkiler birçok kamu ve üniversite kuruluşuna gereksiz yere bölünmüştür. Çözüm üretmekten çok bürokrasi ve yetersizlik üretir hale gelen sistem, temelden (0-14) yaş gurubuna trafik bilinçlenmesini verecek kadrolu öğretmenlere bile sahip değil. Karayollarında çok şeritli bölünmüş yolların yapımı 50 yıl gecikmiştir. Kaza yerine ambulans gönderme Türkiye ortalaması, en iyimser yaklaşımla 30-60 dakika olduğundan ölü sayıları da katlayarak yükselmektedir. Yılda yaklaşık 10 bin kişinin öldüğü bu ülkede çok yetkili var, ancak sorumlu hiç yok! Trafik teröründen hep sürücüler ve yayalar sorumlu tutulurken, kanunda yetki verilenler sorumlu tutulmuyor.
Geçen yıl bayramda 113 kişi öldü
Kurban Bayramı nedeniyle tatile çıkacakları uyaran Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Fevzi Apaydın, "Bayramlarda belli noktalarda araç yoğunluğu normal günlere oranla 10 kat artıyor. Yola 1-2 gün önceden ve trafiğin az olduğu saatlerde çıkılmalı. Sürücülerimiz asla yorgun ve uykusuz olarak yola çıkmamalı. Çünkü, bir kaza olduğunda hem kendimize hem de ailemize bayram zehir olmaktadır" dedi. Apaydın, bayramlarda yoğunlaşan trafik kazalarının hepimizi üzdüğünü ama trafik kurallarına uyma konusunda sıkıntının sürdüğünü belirterek, "Son 6 Ramazan Bayramında 35 günlük tatil yapıldı ve bu tatillerde 630 kişinin hayatını kaybetti. Geçen yılki Kurban Bayramı tatilinde ise 113 kişi trafik kazasında hayatını kaybetti. Bu bayramda 5 gün tatil yapılacak. Bayramlarda ortalama günde 20 vatandaşımızı kaybettiğimizi düşünürsek, bu bayramda 100 vatandaşımızın hayatını kaybedeceğini bilmek çok acı" diye konuştu. Yoldaki işaret ve işaretçileri dikkate alarak, trafik kurallarına uymanın bizi sevdiklerimize kavuşturacağını söyleyen Apaydın, "Son 6 yılda 33 gün Kurban Bayramı tatili yapıldı. Bu bayramlarda meydana gelen kazalarda 465 kişi hayatını kaybetti. Tüm uyarılarımıza rağmen kazalar hız kesmiyor. Bunda da en büyük sebep acele ederek hatalı sollama, yorgun, uykusuz araç kullanma, aşırı hız ve mıcırlı yollardır. Kış sezonu olduğu için bilhassa sabahları gizli buzlanma oldukça fazla. Bu nedenle yola çıkacak olan tüm vatandaşlarımız yol yapım ve onarım çalışmalarına, hava durumuna, sabah buzlanmasına dikkat edip kazalara sebebiyet vermesinler" şeklinde konuştu.
10 yılda 50 bin ölü
Son 10 yılda meydana gelen trafik kazalarında 50 binden fazla kişi öldü, 1 milyonun üzerinde kişi yaralandı ya da sakat kaldı. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığının "2008 yılı Trafik Faaliyet Raporu"nda yer alan verilere göre, Türkiye'de trafik kazalarındaki ölümler, "ölüm nedenleri" arasında üçüncü sırada yer alıyor. Türkiye'de tedavi sürecindekilerle birlikte her yıl trafik kazalarında hayatını kaybeden yaklaşık 50 bin kişi orta ölçekli bir ilçe nüfusu, yaralanan veya sakat kalan 150-200 bin kişi de orta büyüklükte bir il nüfusunu oluşturuyor.
Karayolu, demiryolundan 18 kat daha tehlikeli
Türkiye trafik kazalarında, savaşlar ve depremlerdeki kadar insanını ölüm ve yaralanmalara kurban veriyor. Uzmanlar, ülkemizde trafik kazalarının artmasının temel nedeninin karayoluna ağırlık verilmesi, demiryollarının ihmal edilmesi olduğuna dikkat çekiyor. Çünkü bilimsel olarak karayolunun, demiryoluna göre 18 kat daha tehlikeli olduğu tespit edilmiş. Demiryolları gerek yolcu gerekse yük taşımacılığında Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin 7-8 kat altında. Avrupa'da şehirlerarası yolcu taşımacılığı çift yönlü trenlerle yapılmakta, sadece köy yollarında otobüsler çalışmaktadır. Demiryollarının büyük bir kısmı Osmanlı döneminde yapılmış, 1950'den sonra şehirlerarası yeni demiryolları yapılmamıştır.
İlk altı ayda 1811 Kişi öldü
Türkiye'de 2009 yılının ilk 6 ayında 145 bin 330 trafik kazası meydana geldi. 1811 kişi hayatını kaybederken, 87 bin 995 kişi yaralandı. Haziran ayında 389 kişi hayatını kaybetti, 19 bin 488 kişi yaralandı. Geçtiğimiz Ramazan Bayramında meydana gelen trafik kazalarında 100 kişi öldü, 450 kişi de yaralandı. Bayramın son gün ise 42 kişi ölü 190 kişi yaralandı. Kazaların bin 434'ünün ölümlü, 48 bin 596'sının yaralanmalı, 95 bin 300'ünün ise maddi hasarlı olduğu kaydedildi. Kazalar sonucu 455 milyon 605 bin 14 liralık maddi hasar meydana geldi. Emniyetin 2008 yılının ilk 6 ayında meydana gelen trafik kazalarına ilişkin derlediği istatistiğe göre, 289 bin 913 trafik kazası gerçekleşmiş, kazalarda bin 694 kişi ölürken 78 bin 688 kişi yaralanmıştı. 2008 ve 2009 yıllarının ilk 6 ayları mukayese edildiğinde ölü sayısında yaklaşık yüzde 7, yaralı sayısında ise yaklaşık yüzde 11 oranında artış olduğu görüldü. Kaza sayısı ise yüzde 50 azaldı. Emniyet, sürücülerin kendi aralarında anlaşarak düzenledikleri tutanakları Trafik Sigortaları Bilgi Merkezi'ne gönderdiğini ve kaza sayısındaki düşüşün bundan kaynaklandığını belirtiyor.
Domuz gribi kadar gündem olmuyor
Son bir ayda domuz gribinden hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 93'e ulaşırken, yazılı ve görsel medyada uyarılardan, alınması gereken tedbirlere kadar on binlerce haber yer aldı. Halbuki aylık ortalama 250-300 kişi trafik kazalarında hayatını kaybediyor. Domuz gribinden bir ayda ölen insan sayısının 3 katı insan kazalarda hayatını kaybediyor. Domuz gribinden ilk vatandaşımızı kaybettiğimiz 24 Ekim 2009, cumartesi günü trafik kazalarında 28 kişi hayatını kaybetti.
Her yıl bir kasaba yok oluyor
Trafik kazalarında resmi kayıtlara geçen ölü sayısı yıllık 5-6 bin kişi. Kaza yeri tespit tutanaklarının dışındakilerle birlikte bu rakamın 10 bin kişiyi geçtiği ifade ediliyor. Yani her yıl ortalama bir ilçe veya kasaba nüfusu yok oluyor. Trafik kazalarında yılda yaklaşık 200 bin kişi yaralanıyor ve bunlardan en az yüzde 5'i sakat kalıyor. Hızlı ve alkollü araç kullanımı sonucu her sene 300'ün üzerinde üniversite öğrencisi hayatını kaybediyor. Karayolları ve Emniyet, yerleşim yerleri dışında meydana gelen trafik kazalarının, "kara-kör" noktalarda olduğunu açıklıyor. Bu noktaların varlığının bilinmesine rağmen, benzer kazaların, yaralanmaların ve ölümlerin yüzde 65'i aynı yerlerde sürekli tekrarlanıyor.
Trafik kazalarının sebepleri
Ülkemizde meydana gelen trafik kazalarının yüzde 94'ü insan kaynaklı. İnsan kaynaklı kazalarda yüzde 27 sürücünün, yüzde 1 ise yolcunun hatası var. İnsan kaynaklı kazaların meydana gelme sebepleri arasında, acemilik, dikkatsizlik, uzun süreli uykusuzluk, aşırı hız yapmak, alkollü araç kullanmak, hatalı sollama, Trafik kurallarını hiçe saymak, olması gerekenden fazla yük taşımak, araç bakımını yaptırmamış olmak, dikkat veya uyku bozukluğu yapan ilaçları kullanmak gibi etkenler var.
Trafik Kazalarından Korunma Yolları
a) Alkollü ve uykusuz araç kullanmayın,
b) Emniyet kemerinizi mutlaka takın,
c) Araç kullanırken dikkatinizi dağıtmayın,
d) Hız limitlerine uyun,
e) Far ayarlarınızı kontrol edin,
f) Tehlikeli sürüş ve yakın takipten kaçının,
g) Bisiklet ve motosiklet kullanırken kaskınızı takın,
h) Karşıdan karşıya geçerken geçiş kurallarına ve ışıklara riayet edin,
i) Kavşaklarda durunuz, tehlikeli yerlerde sollama yapmayın,
j) Acelelikten kaçının,
k) Trafikte dikkatli ve hoşgörülü olun.
l) Uzun yolculuklarda yedek sürücü olmalı ve 2 saatte bir mola verilmeli.
İlk müdahale!
Trafik kazalarına kurban verdiğimiz yüzlerce kişiden pek azı olay yerinde yaşamını yitirmektedir. Yüzde 80 gibi korkunç orandaki kayıplar ise yaralının bilinçsizce araçtan çıkartılması ve karga tulumba taşınarak hastaneye götürülmesi sırasında oluşmaktadır.
Herhangi bir ilkyardım bilgisinden yoksunsanız bile, uzman ekipler gelmeden yaralıya el sürülmesini engellemeniz, emin olun onun hayatını kurtarmada çok ciddi bir rol üstlenecektir. Soluk alıp veren ve nabız vuruşları hissedilen bir hastaya baygın olsa bile kesinlikle kalp-akciğer canlandırması yapılmaz! Trafik kazasında kanamalı bir kazazede var ise kesik ve darbe sonucu oluşan yaralanmalarda yapılacak temel eylem, kanama olan bölgeye bastırmaktır. Steril bir gazlı bezle uygulanacak basınç, genellikle sorunu çözer. Çözemediği durumlarda ise, yaralının yardım gelene kadar kan kaybederek şoka girmesini önler. Ardından, kanamanın meydana geldiği yer, yukarı (gögüs seviyesinin üzeri) kaldırılır. Özellikle bacaklardaki kanamalarda uzun kollu tişört gibi bir giysiyi ortada toplayıp, kollarını birbirine düğümleyin.
TŞOF Genel Başkanı Fevzi Apaydın:
Bayram zehir olmasın!
Bayramlarda belli noktalarda araç yoğunluğu normal günlere oranla 10 kat artıyor. Yola 1-2 gün önceden ve trafiğin az olduğu saatlerde çıkılmalı. Sürücülerimiz asla yorgun ve uykusuz olarak yola çıkmamalı. Çünkü, bir kaza olduğunda hem kendimize hem de ailemize bayram zehir olmaktadır. Geçen yılki Kurban Bayramı tatilinde 113 kişi trafik kazasında hayatını kaybetti. Bu bayramda 5 gün tatil yapılacak. Bayramlarda ortalama günde 20 vatandaşımızı kaybettiğimizi düşünürsek, bu bayramda 100 vatandaşımızın hayatını kaybedeceğini bilmek çok acı.
Trafik Mağdurları Derneği Başkanı Yeşim Ayöz:
Trafik kazası, insan hakkı ihlalidir!
Her yıl 8-10 bin kişi yollarda hayatını kaybediyor. Yollar kamu malıdır ve insanlar arasında bir iletişim ağı oluşturur. Yol kayıpları, yaralanmalar ve güvenli ulaşım insan hakları konusudur ve insan hakları ihlali olarak ele alınmalıdır. Cezalar caydırıcı olmalıdır. Mağdurlara uluslararası standartların sağlanması, rehabilitasyon, yargı ve sigorta konularında gerekli desteğin devlet tarafından verilmesi gerekmektedir."