09 Aralık 2009 08:58
- 1 Yorum
- 4,215 Okunma
Kurbanın telaşesini üzerimizden yeni atabildiğimiz için yazımı ancak kaleme alabildim. Bu sene kurban dönemi, benim için her senekinden daha farklı geçti.
Her sene Filipinler için kurban organizesi yaparken, bu sene Pakistan, Endonezya ve Afrika ülkesi Malawi’yi de dünyama katmıştım.
ÇARE Yardımlaşma ve Kalkınma Derneği’nin önayak olduğu organize, bizi yine kurbanda ruhani bir aleme aldı götürdü.
Önce Filipinler’den başlayalım.
Bu sene beşincisini yaptığımız kurban organizesinde insanımızın samimi desteğini buradaki fakir Müslümanlara yaşatırken hissettiğimiz o ulvi haz asla tarif edilemez.
Burada kısa adı TUFIFSA olan Turkish-Filipino Friendship and Solidarity Association / Türkiye-Filipinler Dayanışma ve Dostluk Derneği genel kurban faaliyetini koordine etti. Yani Türkiye ve Avrupa’dan gelen ekipler, aynı koordinasyon

ekibinin çatısı altında birleşti. TUFIFSA’daki koordinasyon ekibimiz başta ÇARE olmak üzere, İHH, Cansuyu, Almanya Milli Görüş, Darende Osman Hulusi Efendi Vakfı, Avustralya ve Avrupa ülkelerinden gelen Türk ekipler, bayramın dört günü boyunca kesim ve dağıtım faaliyeti yaptı.
Özellikle Mindanao bölgesinin merkezi illeri ve başkent Manila’da yoğunlaşan kurban faaliyetinde, bu sene 300’den fazla büyükbaş kurban kesildi. 25.000’den fazla aileye ulaşıldı. 30’dan fazla il ve ilçede tekbirlerle, kurbanların başında vekâlet verenlerin isimleri eşliğinde gözyaşları ile kesimler yapıldı.
Kesilen kurbanların dağıtımı ise çok daha farklı bir tablo. Kesilen kurban, teslim edilen her hanede gerçek bir bayram sevincine vesile oluyor. Onlarca hatıra, onlarca vakıa. Hangisini anlatalım ki..
Mesela, Filipinler’in yüzde yüzü Müslüman olan Marawi şehrine geçtik, burada 2 medresede Anadolu’nun dört-bir tarafından gelen kurbanların kesim ve dağıtılmasına şahit olduk. Kur’an hafızlarının, bölge halkının ve müderrislerin hazır bulunduğu Ramain medresesinde bayram şenlikleri düzenlendi. Küçük küçük mütesettir kız çocukları, başlarında Osmanlı fesi olan küçük küçük medrese talebeleri adeta melekleri andırıyorlardı. Bu bölgede 14 medreseye kurban dağıtımı yapıldı.
Zamboanga ve İligan şehirlerinde Müslüman Talebe Birliklerinin düzenlediği kurban festivallerine, üniversite rektörleri, rektör yardımcıları, üniversite hocaları, Müslüman-Hristiyan öğrencilerin yanı sıra halktan da geniş katılımlar oldu, bu şehirlerde tam bir kurban ilanı yaşandı.
Malaybalay, Valencia, Bukidnon, Cotabato, Maguindanao, Tagum, Banaybanay ve Davao gibi merkezi şehirlerde, Kurban Bayramı Anadolu ve Avrupa’dan gelen vakıflarımız ve derneklerimizin flamaları, afişleri ve Türkiye bayrakları ile burada 4-5 gün boyunca tam bir Anadolu meltemi estirdi.
Bu kurban yardım paketleri tek tek sahiplerine ulaştırıldı. Bir yandan İslam’ın daha iyi anlaşılmasına, bir yandan da

gönüllerdeki İslam sevgisi ve akıllardaki iman şuurunun neticesi olan tek ümmet manasının ma’kes bulmasına vesile oldu.
Bu vesileyle himmet ederek kurbanlarını esirgemeden, ta binlerce km. öteye gönderen, fedakâr ve vefakâr Anadolu halkına dua ediyor, Rabbimin sayılarını arttırmasını niyaz ediyor, necib milletimizin cömert fıtratlarına teşekkürü bir borç biliyoruz.
Şurası bizleri çok hislendiriyor; bazı talebe arkadaşlarımız tam bir sene harçlıklarını biriktiriyor ve Filipinler’deki Müslümanlara kurban gönderiyor. Bir küçük kız çocuğu annesine: “Anneciğim, bu sene kurban kesmiyor muyuz, neden kurban yok” diyor. Annesi de gözyaşları içinde: “Yavrum, biz bu sene kurbanımızı bizi hiç tanımayan, bizi hiç görmeyecek ve bizim de onları ancak ahirette göreceğimiz bir diyardaki kurban kesemeyen fakir Müslüman kardeşlerimize gönderdik
” diyor. Tüm bu güzellikler eşliğinde dolu dolu bir Kurban bayramı geçirdik yüz bin hamdolsun.
Bugün işleyeceğim ikinci ülke, bir Afrika ülkesi: Malawi
Belki pek çoğumuz, bu ülkenin nerede olduğunu bile bilmiyoruz. G.Afrika’nın üstünde Tanzanya, Mozambik ve Zambiya ile komşu 15 milyon nüfuslu bir ülkedir. Ben kendim bizzat gitmedim ama Malawi’de bulunan ÇARE’deki arkadaşların notlarını paylaşmak isterim:
Geçtiğimiz yıl 150 adet kurbanı G.Afrika’da kesip 1500’den fazla aileye dağıtmıştık. Bu yıl hem G.Afrika’da hem Malawi’de kurbanlar kesildi. G.Afrika’da yüzden fazla, Malawi’de ise 1250 hisse kesildi.
Kurban Bayramından bir ay önce Malawi’ye gidip bir ön çalışma yapmıştık. Bu ön çalışmayı en fazla 400 hisse için yapmıştık. Himmetimizi yüksek tutup “en fazla bin hisse olur” diyorduk. Hamdolsun 1250 hisse oldu. Gönderenlerden, vesile olanlardan Allah ebeden razı olsun.
Bayramdan 3 gün önce kurbanlıkları hazırlamak için Malawi’nin başkenti Lilongwe’ye indik. Bizi iki milletvekili VIP’den

karşıladı. Çantalarımızı beklerken, bazı üst düzey yetkililerle VIP salonunda tanıştık. Bunlardan biri eski Dışişleri Bakanı Musa Beydi. Şimdi Mısır Büyükelçisi olarak atanmış, oraya gidiyordu.
Başkentten aynı gün araçla hareket ederek kurbanları keseceğimiz, 350 km uzaklıktaki Mangochi bölgesine gittik. Bu bölge halkının %90’ı Müslüman. Bölgedeki kabile reisleri, milletvekilleri ve önde gelen zatlarla önceden tanışmıştık. Bölgedeki iki milletvekili ve en büyük kabile reisi bize kurban organizasyonunda refakat ettiler. Milletvekili ve kabile reisi hem şoförlüğümüzü yaptılar hem de her işimize 9 gün boyunca sabah 4.30’dan gece 12:00’ye kadar bizimle birlikte koşturup yardımcı oldular.
Önceden söz aldığımız mal sahipleri bizim için 300 adet kurbanlık hazırlamışlardı. Kurbanlıkları gördüğümüzde çok şaşırdık, çünkü çok küçüklerdi. ‘Bunlar kurban olur mu?’ diye sorduk. ‘Buradaki hayvanların boyu çıkmaz, cinsi böyle, üstelik Hintli Müslümanlar, Pakistanlılar, dünyanın değişik yerlerinden gelen kuruluşlar bunları kesiyorlar’ dediler. Nedeni fiyatının ucuz olması.
Tabi bu cevap bizi tatmin etmedi. Biz ticaret için değil, Allah rızası için buradayız. ‘Kesilecek hayvanlar Allah’a kurban edilecek, iyi olması gerek, hem daha fazla insan istifade eder’ diyerek, küçükbaştan vazgeçip ‘az pahalı olsun, büyükbaş olsun’ dedik. Malawi’li insanlar çok etkilendiler. ‘İlk defa böyle bir şeye tanıklık ediyoruz, gelen insanlar etin daha fazla olup daha çok insanın istifadesine bakmaz, sadece fiyatına bakarlar’ dediler. Hamdolsun hayvanların en iyisini bulduk ve kestik.
İlk başta ‘400 hisse gelir ve 3 bölgede kesim yaparız’ diye düşünüyorduk. Sayı bini aşınca 3 büyük şehirde toplam 15 bölgede kesim yaptık. Blantrye, Mangochi, Ktakota, Chowe, Katuli, Wadali, Mpwakata, Makanjira, Katembo, Kwisimba bölgelerinde kesilen bu kurbanlardan 10 binden fazla aile istifade etti. Toplu kesim yapıp dağ başlarındaki küçük köylere kamyonetlerle dağıtım yaptık.
Kurbanları kestiğimiz köyler genelde hiç kimsenin gidip kurban kesmediği yerler. Şehirden uzak, dağ başlarında, yol,

su, elektrik yok. Bazen araçlardan inip km.lerce yürüdük. Öyle köyler var ki on yıl geçmiş, kurban görmemişler. Bayram nedir bilmiyorlar. Yıllardır et yememiş insanlar. Daha doğrusu mısırdan yapılan bir yemekleri var, bir de Allah’ın ikramı dağlarda yetişen meyveler.
Öyle anlar oldu ki, halk gözyaşlarına hakim olamadı. “Dünyanın bir ucundaki mü’min kardeşlerimiz, diğer ucundakileri unutmayarak kurbanlarını gönderiyorlar da evimize kadar geliyorlar” diyor ve inanamıyorlardı. Normalde yardım kuruluşları, şehirde kesip, paketleyip yerli insanlara veriyorlar, onlar dağıtıyor.
Biz köylere bizzat gittiğimiz gibi kurbanlıkları da orada kesip bayram havasını halkla teneffüs ettik. Köy halkı da kesim ve paketlemelerde şevkle çalıştılar. Bir yandan kesimler yapılırken bizler de kurbanın hikmetlerinden, iman esaslarından, Kur’an hakikatlerinden bahisler okuyup oradaki insanlara anlatmaya çalışıyorduk. Maalesef insanlar imani hakikatlerden o kadar mahrum ki, hiçbir şey bilmiyorlar.
Anlatacak o kadar şey var ki hangisini anlatalım bilemiyoruz, bu hissiyatlar anlatılmıyor, yaşamak lazım, çok farklı bir duygu. İnşaallah önümüzdeki yıllarda sizleri de bayramda aramızda görür, bu hissiyatları paylaşırız.
Kurbanın hikmetlerini anlatan bir broşür bastırmıştık, değişik şehirlerde dağıtıldı. Bayram namazından önce mescitte vaaz verildi, kurbanın hikmetlerinden bahsedildi. Namazın akabinde bayramlaşma oldu. Böyle bir manzara yaşamamışlardı. Çünkü halk burada o kadar fakir ki, kurban faaliyetleri vesilesi ile o kadar yer gezdik, kurban kesen hiç kimseye rastlamadık.
Kurban faaliyetimiz, ülkenin değişik kesimlerinde duyulmuş. Yetkililerden tebrikler, teşekkürler ve dualar geldi.
Kurban vesilesiyle gittiğimiz her yerde Allah’ı anlatıyorduk. Farklı topluluklara hitap ettik, hamdolsun on bir kişi

İslamiyet’le müşerref oldu.
“Bizler Müslümanları görüyorduk ama İslam’ı böyle bilmiyorduk” diyerek hayranlıklarını dile getirip Müslüman oldular elhamdülillah. Bunların yanı sıra, çok kimse, şuur sahibi olarak İslami vazifelerini yerine getirmede hassasiyet göstereceklerini söylediler. İslam’ı sadece sözde yaşayan bu insanlar bir yandan istiğfar edip ağlarken bir yandan da bize farzlara ciddiyetle önem göstereceklerine dair söz verdiler.
Bayramdan sonra başkente geçerek bazı bakan ve milletvekilleriyle görüşmelerde bulunduk. Meclise davet ettiler ve görüşmelere katıldık. Bunlar farklı bölgelerin vekilleriydi ve bizim kurban faaliyetimizi duymuşlardı. Hepsi kurban gönderenlere teşekkürlerini ileterek duada bulundular.
Bir kurban, nasıl hidayetlere vesile olabiliyor. Burada amaç, sadece fakir insanların doyurulması değil, bunun yanında Kurban, çok farklı ortamlarda Allah’ın adının ilk defa duyulmasına vesile oluyor. Böyle bir kazanca vesile olanlardan Allah ebediyen razı olsun.
Kerem Emre ULUCAN / Haber7 / Filipinler
kemreulucan@gmail.com
www.caredernegi.org