Eski savcı Petek'ten AYM'ye ağır eleştiriler

Eski Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, Anayasa Mahkemesi'nin son dönemde verdiği kararlarla kendisini yasama organı yerine koyduğunu belirterek sert eleştirilerde bulundu.

Eski savcı Petek'ten AYM'ye ağır eleştiriler
Eski savcı Petek'ten AYM'ye ağır eleştiriler
GİRİŞ 10.12.2009 14:27 GÜNCELLEME 10.12.2009 14:27

Eski Cumhuriyet Başsavcısı Reşat Petek, Anayasa Mahkemesi'nin son dönemde verdiği kararlarla kendisini yasama organı yerine koyduğunu öne sürerek, ''Anayasa Mahkemesi, milletten ve Anayasa'dan almadığı bir yetkiyle karar veriyorsa bu doğrudan demokrasiye müdahaledir, halkın iradesini yok saymaktır ve halkın seçtiği TBMM'nin görevini gasp etmektir'' dedi.

''Sendikal Hareketler ve İnsan Hakları'' paneli, BEM-BİR-SEN tarafından Memur-Sen Konfederasyonu Akif İnan Konferans Salonu'nda yapıldı.

''Demokratik iradenin, halk iradesinin hiç mi hiç etkili olmadığı kurum, Anayasa Mahkemesi'dir'' diyen Petek, şu görüşleri dile getirdi:

''Anayasa Mahkemesi'nin son dönemlerde verdiği kararlara kendini tam yasama organı yerine koymuştur. Şekil denetimi yerine esastan denetim yapmış, TBMM'nin dört yüzün üzerinde oyla kabul ettiği anayasa değişikliğini -üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılması- yok saymıştır. Yani, yetkisi kapsamında bir inceleme yapsa, takdir hakkını kullanmış olsa belki bir yönde o karara saygı duyabilirsiniz. Anayasa Mahkemesi, milleten ve Anayasa'dan almadığı bir yetkiyle böyle bir karar veriyorsa bu doğrudan demokrasiye müdahaledir, halkın iradesini yok saymaktır ve halkın seçtiği TBMM'nin görevini gasp etmektir. Türkiye bunu yaşamıştır.''

Danıştay'ın da benzer hatalara düştüğünü ileri süren Petek, şöyle devam etti:

''Anayasa'nın 125. maddesi, 'idarenin bütün eylem ve işlemleri yargı denetimine tabidir' diyor. Evet, bu olması gereken. Çünkü kanun ve hukuk kurallarını uygulayıcı olan yürütme erki, bunu yaparken tarafsızlığını kaybederse, eşitsizlik ilkesini çiğnerse, adaletsizlik yaparsa, yasalara, kanunlara aykırı hareket etmeye başlarsa bunu denetleyecek bir kurum lazım.

Yüksek Askeri Şura kararları, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) kararları ve Cumhurbaşkanının tek başına yaptığı işlemlerin de yargı denetimine tabi olmasını savunanlardan biriyim. Fakat 125. maddenin devamında diyor ki, 'Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır' diyor, sadece 'uygunluk denetimi yapar' diyor. Yani yasalar uygun mu değil mi... Yoksa katsayı düzenlemesi yerinde mi değil mi? Bunun denetimine girildiği anda yürütmenin yetkilerini gasp etmiş oluyor.''

HSYK'NIN YAPISI

 HSYK üyelerinin 3'ünün Yargıtay'dan, 2'sinin Danıştay'dan seçildiğini, Adalet Bakanının başkan, müsteşarının da Kurul'un üyesi olduğunu anımsatan Petek, şöyle devam etti:

''HSYK, öyle bir görev yüklenmiş ki 1982 Anayasası ile Yargıtay üyelerinin tamamını seçiyor, Danıştay üyelerini seçiyor. HSYK'yı kim seçiyor? Danıştay ve Yargıtay seçiyor. Burada bir üçgen var. Millet iradesi nerede?

Buradaki yanlışlıkta ben vatandaş olarak kimden hesap soracağım? Ferhat Sarıkaya isimli Cumhuriyet savcısını 'görevden attım' dedi. 'Diplomadan da işe yaramaz' dedin, 'avukatlık da yapamazsın, hepsini yitirdin' dedi. Peki nerede hesap soracak? Demokrasi herkesin hesap verebildiği bir sistem olması lazım.''

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, yaşanan son olaylara rağmen ''demokratik açılım''ın devam etmesi gerektiğini söyledi.

 Gazeteci Fikri Akyüz de ''Muhafazakar medyanın, Heybeli Ada Ruhban Okulu'nun açılmasına yönelik yaklaşımının, İsviçre'deki minare referandumunun sonucuna yaklaşımı ile kıyaslanması gerektiğini'' ifade etti.

KAYNAK: AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Bağcılar’da mahalleyi saran kokuyu kanalizasyon zannettiler ama ceset olduğu ortaya çıktı
Sokak ortasında katledildi! Türkiye'nin konuştuğu cinayette 'korkunç' ifade