Eker: Provokasyonlar bizi yıldırmayacak

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, ''demokratik açılım'' projesini kendi siyasi amaçlarına aykırı olduğunu görenler olduğunu, bu nedenle provokatif eylemler yapıldığını söyledi.

Eker:  Provokasyonlar bizi yıldırmayacak
Eker: Provokasyonlar bizi yıldırmayacak
GİRİŞ 20.12.2009 17:47 GÜNCELLEME 20.12.2009 17:47

Eker, incelemelerde bulunmak üzeri geldiği Diyarbakır'da Vali Hüseyin Avni Mutlu'yu ziyaret ederek, bir süre görüştükten sonra yapımı devam eden Kültür Merkezi'nde de incelemelerde bulundu.

Ardından AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığına geçen Eker, burada yaptığı açıklamada, ''demokratikleşme ve kardeşlik projesi'' kapsamında TBMM'yi bir çözüm merci olarak gördükleri için grubu olan veya olmayan bütün siyasi partilerle görüşmeler yaptıklarını belirtti. Eker, ''İçişleri Bakanı bu konuda koordinatör olarak atandı. Türkiye'de sorunları olduğunu belirten çeşitli etnik ve inanç grupları ile görüşmeler yapıldı ve sorunların çözümü için adımlar atıldı bunlar başlı başına birer devrimdir'' dedi.

Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir iktidarın göstermediği irade, cesaret ve kararlılıkla Türkiye'nin demokratikleşmesi ve halkın özgürlükçü, çağdaş bir yaşam standardına kavuşması için adımlar attıklarını ifade eden Eker, şöyle konuştu:

''Bundan 10 sene önce Türkiye'de böyle bir şey olabileceği aklımıza gelir miydi? Üniversitelerde araştırma merkezleri, enstitü ve Kürt Dili Edebiyatı ile ilgili bölümlerin açılması konusunda kararlar alındı. Demokratik hakların kullanılması ve sivilleşme yönünde adımlar atıldı. Fakat, bu projeyi kendi siyasi amaçlarına aykırı olduğunu görenler oluyor. Bu nedenle provokatif eylemler yapılıyor, bunu da millet ibretle izliyor. Muhalefet partileri buna siyasi amaçlarına uymadığı için karşı çıkıyor.

Barıştan kimseye zarar gelmez. Türkiye'de kan dökülmesin. Türkiye'de vatandaşlarımız sorunlarını demokratik zeminde kavga etmeden, kimseyi öldürmeden, molotofkokteylleri ile masum insanları yakmadan, siyasi partilerin binalarını taşlamadan, şiddete başvurmadan, kimseye zarar vermeden, göz yaşına, gözyaşı eklemeden, yeni gözyaşı akmasına izin vermeden ve yol açmadan bu sorunları konuşsunlar. Ve sorunları hep birlikte çözelim. Türkiye'de Kürtlerin sorunu varsa bu aynı zamanda Türklerin de sorunu. Hepimizin sorunudur. Aynı coğrafyada yaşıyor ve aynı tarihi birlikte inşa etmişiz. Şimdi eğer bir takım sorunuz varsa bu sorunlarımızı kardeşlik hukuku içinde çözelim. Daha sivil bir hayat inşa edelim. Eşit bir dünya kuralım ve hep birlikte bu ülkede yaşayalım. Türkiye'deki birlik ve beraberlik projesinin amacı budur.''

-''KARARLILIĞIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ''-

Eker, Türkiye'nin sorunlarının daha sivil ve çağdaş bir Anayasa ile çözülmesini istediklerini ve amaçlarının da bu olduğunu kaydetti. Bu çabanın provake edilmemesi gerektiğini vurgulayan Eker, şunları söyledi:

''Birileri 'açılım bitiyor' diyenler ellerini keyifle ovuştursun istemiyoruz. Çünkü bunun alternatifi, birlik ve beraberliğin alternatifi kavgadır. Demokratikleşmenin alternatifi antidemokratik eğilimlerdir. Bu bölge 25 yıl boyunca Olağanüstü Hal (OHAL) ile yönetildi. Hepimizi hatırlıyoruz Diyarbakır'dan bir ilçeye giderken yolda arabalarımız durdurulur ve aranır, kimliklerimiz kontrol edilirdi. Yaşlılarımız, kadınlarımız, çocuklarımız ve hastalarımız eziyet çekerdi ve eziyet görürdü. Biz bunlara son verdik. Birileri tekrar OHAL'in gelmesini kendi politik çıkarları için uygun görebilir. Ama biz onlara izin vermeyeceğiz. Büyük bir sessiz çoğunluk Türkiye'de bu açılım çalışmalarının devam etmesini arzuluyoruz. Onlar sadece sandıkta oy ile cevap hakkını kullanıyor. Bu çaba ve gayretimizi sonuna kadar sürdürme kararlılığındayız. Bedeli ne olursa olsun kararlılıkla yürüteceğiz. Bu konuda geri adım atmayacağız. Provokasyonlar bizi yıldırmayacak ve geri adım attırmayacak. Huzur ve güven ortamı demokratikleşme ile sağlanır. Hiçbir şekilde hak etmediğimiz tanım ve tariflere rağmen kararlılığımızdan vazgeçmeyeceğiz.''

Türkiye'de siyasi partilerin kapatılmadığı bir demokratik ortam yaratma peşinde olduklarını vurgulayan Eker, demokrasilerde siyasi partileri açanın da kapatanın da halk olduğunu söyledi. Siyasi partileri kapatanların başka merciler olmaması gerektiğini anlatan Eker, ''Türkiye'de şu ana kadar 26-27 siyasi parti kapandı. Ama o partilerin devam ettiğini herkes görüyor. Onun için parti kapatmanın bir işlevselliği de yoktur. Bırakın halk bir parti kurmuşsa devam etsin, eğer kapatılacaksa halk kapatsın. Oy vermediği zaman zaten o parti kapanır. Anayasa'da parti kapatmalarına izin veren maddeleri kaldırarak, bunları zorlaştıran yeni maddeler getirme çabasındayız. Türkiye'yi daha demokratik bir Anayasaya kavuşturalım, bizim amacımız bu'' diye konuştu.

İş adamlarının huzurun ve istikrarın olduğu yerlerde yatırım yapmayı düşündüğünü ifade eden Eker, şunları kaydetti:

''Yeni Teşvik Yasası ile Diyarbakır'da 400 kişinin istihdam edildiği tesisler açıldı. Bir kısmı da açılmak üzeredir. Bir takım bahaneler halkın içerisine enjekte ediliyor ve çocuklar da molotoflarla saldırıyorlar. Bunlarda kamuoyunu olumsuz etkiliyor. Batıda bunu izleyen gelip yatırım yapmıyor. Yüzü gözü sarılı kim olduğu belli olmayan, 100-200 kişinin yaptığı iş, tüm kente mal oluyor ve kente zarar veriyor. Atılan taşlar, vatandaşın huzuruna, güvenliğine, iş bulma çabasına atılmış taşlardır. Diyarbakırlı bunun farkındadır. Ama o molotof ve taş atanlar bizim Diyarbakır için yapacaklarımızı engelleyemezler. Bunlar, kardeşlik ortamını sabote etmeye dönük çabalardır. Bunlar bizi yolumuzdan alıkoyamaz.''

Ziyaret daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

KAYNAK: AA
YORUMLAR 2
  • kaffora 16 yıl önce Şikayet Et
    ahmet oklutan ne kadar da güdüksün.. bu türler hep böylesiniz. gdo ya karşıyım. but zavavlılar cahilce de bol bol gdo tüketirle ama sonra da eleştrirler.
    Cevapla
  • ahmet okutan 16 yıl önce Şikayet Et
    GDO LU AÇILIM... Kürt açılımı GDO lu ürün gibi..
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Akkuyu NGS'de tarihi prova: 163 temsili yakıt demeti reaktöre yerleştirildi
ABD'de korkutan olay! Millilere eşlik eden konvoyda kaza: Görevliler yardıma koştu