Kim haklı?

  • Kim haklı?
    İbrahim Kahveci
    Yeni Şafak

18 Aralık 2008 08:02 - 1 Yorum - 6,224 Okunma

Güneşli havada şemsiye satılıp, yağmurlu havada toplanan reel sektör mü haklı? Yoksa kaynakları kuruduğu için fon aktaramayan bankalar mı haklı?



Güneşli havada şemsiye satılıp, yağmurlu havada toplanan reel sektör mü haklı? Yoksa kaynakları kuruduğu için fon aktaramayan bankalar mı haklı? Bir anda kredileri keserek birçok şirketi batıran, çok sayıda kişiyi işinden eden bankalar neden böyle davranıyor? Sorun ne?

Öyle görülüyor ki, ülkemizde bankacılık sektörü ile reel sektör arasındaki bağ artık eskisi gibi sağlıklı işlemiyor. İki taraf arasındaki bağlantı her geçen gün biraz daha açılıyor. Aslında her iki taraftan yapılan açıklamalara bakılacak olursa; sorun çok büyük.

Reel sektörden gelen şikâyetlere bakılacak olursa, bankacıların ani dönüş yaptıklarını söylüyorlar. “Daha dün kredi için kapımızı aşındırıyorlardı; oysa bugün uzun vadeli yapılandırılmış kredileri dahi bir anda isteyebiliyorlar” deniyor. Bir anda sanki planlı-organize şirket batırılışları yaşanıyormuş izlenimi piyasada hâkim görüş oluyor. Bankaların biri durduk yere bir takibat başlatıyor ve peşi sıra diğerleri de otomatik takiple, milyonlarca YTL değerdeki şirketlerin sadece o anlık nakit sıkıntısı ile kapılarına kilit vurabiliyormuş.

Adeta komplo teorisi gibi işliyor bu şikâyet konusu banka takibatları. Türkiye ekonomisini baltalamak istiyorlar sanki. Şirketler batsın ve insanlar işsiz kalsın isteniyormuş gibi. Kısaca bu bankalar; Türkiye'nin çökmesini mi istiyor diye sorası geliyor şikâyetleri duyan herkes.

Ama durumun tam da bu noktada olmadığını dün Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince açıkladı. Özince'nin açıklamalarını destekleyen rakamları da Merkez Bankası açıkladı: Türk mali sisteminde bulunan yabancılara ait mevduatta büyük kaçış var.

Sadece son iki ayda yabancı para ve yurtdışı kredilerinden dolayı ülkemiz mali kesiminin kaynak tarafı 15,7 milyar dolar azalış yaşamış. Kaynakları azalan bankalar da kredilerde 9 milyar YTL eksiltmiş. Ama bu dönemde yine YTL mevduatı ve repo geliri 12,5 milyar YTL artış göstermiş.

Özince özetle diyor ki; kaynağı azalan bankalar kredileri de kısıyor ve bu normal. Hatta mevcut yasal ortamda riskli kredi vermek bankacıları çok korkutuyor ve zimmet suçu ile yargılanabildiklerinden kriz riskini üstlenmekten kaçınıyorlar.

Bizce Özince'nin açıklamasını şu cümle özetliyor: “Benim bankamın 9 milyar YTL öz kaynağı var. Hiç mevduat toplamayıp ve hiç kredi vermesem sadece bu parayı devlet kâğıdına yatırsam yılda 1,8 milyar YTL kâr ederim. Oysa bu kâr bankamda yok.” Bunun ters anlamı şudur: Mevduat toplamak ve kredi vermek aslında zararlı bir iştir.

Her iki tarafın açıklamaları aslında rakamlara yansıyor. Bankaların kredi verme oranları 2 tam puandan fazla gerileme yaşadı. Bankalar paraları daha fazla oranda kasalarında tutuyorlar. Daha fazla devlet kâğıdını tercih ediyorlar ki tahvil faizleri 27 Ekim'de yüzde 25 iken dün yüzde 17,86'ya düştü. Çok ama çok büyük bu düşüş gösteriyor ki bankalar kredi için “güven” arıyorlar. En güvenilir kurum da devlet.

Ayrıca Merkez Bankası bankalara adeta para musluğunu faiz indirimleri ile vermeye başladı. Ama sorunun para kaynağında olmadığı; risk karşılamada olduğu bankaların nakit pozisyon artışından anlaşılıyor. Doğal olarak bütün dünyayı etkisi altına alan “güven krizi” ülkemizde de etkisini artırıyor. Devlet faizi düşerken kredi faizleri düşürülmüyor.

Ve bu güvenin kim tarafından nasıl üstlenileceği hâlâ bilinmiyor.
  • ETİKETLER

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 132 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 72 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 78 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 44 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen

İbrahim Kahveci Diğer Yazıları

  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8425 %0.00
  • EURO: 2.3065 %-0.60
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
3:37 5:31 13:08 17:04 20:33 22:17

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim